Yıllarca Akıllarda Yer Edinen, Anlattıkça Gülümseten Çocuklarla Girilmiş Komik Diyaloglar
Çocukların bazen ne söyleyebileceğini kestirmek imkansız. Öyle sorular sorar, öyle şeyler söylerler ki yıllarca dost meclislerinde anlatılır. Sözlük yazarlarının çocuklarla girmiş oldukları yaran diyalogları paylaşıyoruz.
Yıllarca Akıllarda Yer Edinen, Anlattıkça Gülümseten Çocuklarla Girilmiş Komik Diyaloglar
iStock.com

romica ile 4 yaşındaki oğlu, karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, bir arabanın hızla üzerlerine gelmesi sonucu yaşanan diyalog:

romica: allah kahretsin çocuk bile umurunda değil hayvanın.
ege: horoz bu çocuk!
romica: o ne demek ege?
ege: babam araba kullanırken horoz bu çocuğu diyor ya!
romica:!!!

7 yaşındaki kızımla alerji testi için hastanede sıranın bize gelmesi beklenmektedir:
- ne o kızım? mırıl mırıl ne konuşuyorsun?
- dua ediyorum baba?
- ne duası?
- alerji duası.
- nasılmış o dua?
- allaam n'olur brokoliye alerjim olsun, çikolotaya olmasın.

*-sen beni temizlerken iğrenmiyor musun? (tuvalet temizliği sırasında)
anne - hayır
* - tabi iğrenmezsin, ben senin içinden çıktım ondan değil mi? sürpriz yumurta gibi. sen çikolatasın, ben oyuncağı.

patronun 3 yaşındaki yeğeni dalıp gidince:

- ne yapıyorsun?
+ düşünüyorum
- ne düşünüyorsun?
+ bilmiyorum, daha yeni başladım.

böyle bir cevabı yer yüzündeki hiçbir büyük akıl edemez. okul körleştiriyor sanırım.

elinde oyuncak şırınga, o doktor ben hasta, oynuyoruz:

- baba aç kolunu! domuz gribi aşısı yapacağım!
- tamam.
- pıst*. geçmiş olsun. şimdi de omzunu aç.
- tamam.
- pıst. geçmiş olsun.
- bu ne aşısıydı?
- bu da omuz gribi aşısı. hahahahahahaha!

ailece akşam yemeğinde anaokuluna yeni başlamış ilay (4,5) ve ilkokula yeni başlamış ege (6,5)...

ilay: durun durun, yemeyin, önce yemek namazı yapmamız lazım...
romica: yemek namazı da nedir?
ilay: açın elinizi, benim bağırdığımı bağırın benden sonra, tamam mı?
romica: tamam.
ilay: kan içelim, kan içelim!!!
romica: o ne be???
ege: of ilay, öyle değil o... yediğimiz can olsun, içtiğimiz kan olsun, hepimize afiyet olsun!

pipisini yara bandıyla bantlayan 3,5 yaşındaki yeğenimi binbir zorlukla bu durumdan kurtardıktan sonra soruyorum:
-neden yaptın yavrum bunu?
-artık işemek istemiyorum.*

yiğit (5 yaşında)

y_sen mimarmışsın..
s_evet mimarım..
y_napıyosun yani?
s_ev çiziyorum..
y_ben de annanemin evini çizmiştim.. çok kızmıştı..

oyuncak tavşanının boncuk gözlerini ısırıp kopartmış, yutup yutmadığını anlamaya çalışıyorum:

- ılgın nerede bu tavşancığın gözleri?
- ben onları ısırıp koparttım!
- ama yutmadın, di mi?
- (eyvah yakalandık bakışı) yere attım.
- eğer yuttuysan altını değiştirirken kakanda görürüm biliyorsun değil mi?

bu yeni bilgiyle ufku iki katına çıkan kızım birkaç dakika sonra yanıma geliyor ve:

- baba ben artık kakamı tuvalette kendi başıma yapmak istiyorum. sen gelme. ben yaparım.

39 derece ateşle yatan 6 yaşındaki yeğenim dedesiyle konuşmaktadır:

dede:
-gel kızım sana bir okuyayım da, allah şifa versin benim güzel kızımaa.

dede içinden duasını okur bitirir. torun sorar:
-okudun mu dede?
-okudum kızım.
-ne yazıyormuş?

baba çalışıyor, anne tv'ye dalmış, defne ültimatom veriyor.

- sevgim azalıyor!

- nassssıl yani?

- beni bugün yeterince öpmediniz. öpmeyince sevgi bitiyor.

- oooo hemen öpelim o zaman (yumuluyoruz)

- öpücük benim benzinim! şimdi doldum.