Yılların Bitmeyen Tartışmalarından Biri: Ay'a Hiç Gidilmediği İddiası
Düz Dünya teorilerinden sonra uzaya dair en çok konuşulan konulardan biri de Ay'a hiç gidilmediği, o fotoğrafların bir stüdyoda çekildiği iddiası. Bu konuyu her iki tarafın görüşleriyle mercek altına alıyoruz
Yılların Bitmeyen Tartışmalarından Biri: Ay'a Hiç Gidilmediği İddiası


ay'a insan inmedi. araştırmak isteyenlere konu hakkındaki ana başlıklar

- van allen radiation belt sorunu (coca cola tenekesi inceliğinde aluminyum cidarlı parodi uzay aracı ile nasıl aştın, kızarmadan ölmeden devam ettin, indin geri döndün)

- hubble teleskobu'nun 20 cm lere kadar ay dan görüntü alabileceği halde nasa'nın saçma sapan cevaplarla geçiştirmesi.

- 4 günlük ay yolculuğu, dönüş ve oradaki enerji ve yaşam destek üniteleri sorununun 1969 yılındaki teknoloji ile nasıl çözüldüğü (bugün bile karşılığı yok)

- yolda iken ay yörüngesine inerken nasıl hangi yakıtla uzay ortamında milimetrik yavaşlama manevralarını yapabildin ve nasıl indin? inerken kullanman gereken yakıt miktarı ortada, hadi oldu bir mucize indin, küçücük bavul kadar yakıtla nasıl tekrar ay yörüngesine çıkabildin? atmosferi yok diye, dünyanın 6 da biri diye kolay mı o işler?


- bir düşün, dünya yüzeyinden ayrılmak için boğaz köprüsü nün ayağı kadar bir roket, ucunda misminnacık iniş modülü ve uzayda randevular, kenetlenmeler ayrılmalar, yer ekibinde çalışan tüm proje toplamı beş yüz bin kişi 500.000! ve sen buradan roketleyip kalkıp gittin..
peki ay yüzeyinden nasıl döndün baba? nasa kendi çomarlarına açıklamış, iniş modülünün altında büyükçe bavul kadar bir yerde yakıt varmışmış..o yakıtı mylar (alemyon folyo:) ile kaplamış korumaya almışmış, işte ay atmosfer sahibi olmadığından hooop! diye o bavul fırlatmış 7 metrelik modülü ay yörüngesine, sonra ay yörüngesinde bekleyen dönüş modülündeki arkadaşa yanaşmak için birkaç tur attırmış o yakıt yörüngede, efenim buluşmuşlar, hadi artık basalım gaza geri dönelim demişler. fakat hayret ediyorum, bu saçmalığa inanan amerikalı düz dünya teorisine daha kolay inanır.

- inemezsin, inemedin... ay iniş bilgisayarı ve kodları internette. ne hızı ne donanımı ne dünya da yardım aldığı bilgisayar ile olan gecikme süresi ve daha bir sürü karmaşık sorun... dünya'da bir tane bile doğru dürüst iniş denemen yok... ilk defa gittiğin bir yerde 7 mt yükseklikte kocaman uzay gemisini nereye nasıl hangi manevra mantığı ile indireceksin? 3 - 5 tane sprey'e gecikmeli manevra yaptırarak mı?


- iniş fotolarında pudra gibi ay toprağında hani ana iniş roketi nin krateri?
kalkış zaten tamamen parodi ve çocuk oyunu..

- elbiseler ve izolasyon...  ama şunu söylemeli ki, teknik lise (bakın üniversite demiyorum) mezunu biri bile götüyle güler o işe, buhar tahliye hortumu bile yok, eşofman gibi şeyler. oysa ki gerçek olan yörünge yürüyüşlerinde günümüzde bile kat kat daha büyük ve hantal giysiler kullanılıyor.

- nasa'nın sunduğu fotoğraflardaki korkunç komik yanlışlar.. (aynı açıdan iki fotoğrafta kayalar, dağ, çer çöp her şey aynı iken, iniş modülü nün 2 fotoğrafta birbirinden en az 300 mt uzakta değişik yerlerde duruyor olması (taşıdılar herhal)

- nasa'nın, ay'a inilmediğine dair popüler olan ama saçma sapan ezoterik ya da yanlış iddialara cevap verip "hah! işte bak gördünüz mü indik! bunların kanıtarı saçmalık" demesi
fotoğraflardaki bazı ışık ve pozlama ile ilgili basit cevaplar örneğin. ancak yine de, yığınla manda boku gibi sahte olduğu anlaşılan fotoğraf ve kanıt için cevapları yok. 

- okuyun, izleyin, yargıya varın. öyle ezoterik değil, apollo projesinde çalışmış mühendislerin kendi yaptıkları ciddi programlar var. adamlar "bunu sormanıza bile inanamıyoruz, 1969 yılında büyük bir kızkaçıran ile oraya gittiğimize mi inanıyorsunuz? buna cevap vermek bile zul" diyorlar.


- wikileaks'te moon hoax ile ilgili ortaya dökülen mailleri okuyun.

- kullanılan hasselblad fotoğraf makinasının aynı izolasyon ve hardware ile test edildiğinde -10 derecede bile pörtlemesi. ( ay ortamında +280 , - 190 arası değişiyor gölge ve güneş'e göre ısı). aynı şekilde fotoğrafların analog film üzerinde hiç radyasyon bozunumu olmadan çekilebilmiş olması-ki im-kan-sız

- o kadar dip dibe eski usül kablo, küçücük iniş modülünde, eşşek kadar radyasyon ortamında maşallah tık demeden ne canlı yayın ne rasyo sinyalinde cillop sonuç veriyor (ağır taşak geçmişler)

- günümüzde bile canlı yayın yaparken kanalların götü kanıyorken o işi nasıl hallettin?

- ulan madem bi yalan attın ve diyorsun ki yavaşlatma roketi ile ay'a yaklaşma işini öyle çözdük, e be dingil, işini kolaylaştıracak atmosfer olduğu halde neden günümüzde bile iniş kapsüllerini atmosferde kavurma yaparak resmen dünyaya fırlatıp ölümüne risk alıyorsun? (çünkü bugün bile spin attırmadan öyle manevralar yaptıramıyorsun).

- vay efendim inilmedi ise ruslar neden ciyak ciyak bu yalanı servis etmedi?

rusya, abd'nin güya ay inişinden sonra iki adet kendiliğinden inen (insansız, düşme ile inme arası bir şey yapan ve asla geri gelmeyen bir rover olan nükleer yakıtlı lunoxod1 ve 2 isimli yolladı, bunun üzerine ilk defa dünya yörüngesinde kalıcı bir uzay istasyonu kurdu (yanlış hatırlamıyorsam salyut) tüm bu başarılar batı medyasında büyük yankı buldu. ww2 den beri rusya, ukrayna'nın kıtlık ve yetersiz tarım yapması, kendi topraklarında yeterli endüstriyel tarım yapamadığı için 60 ların başından beri amerika dan ucuz tahıl ithal etti. bu ticaret o kadar uzun sürdü ki en ağır askeri krizlerde bile aksamadı. o bomboş bozkırlardaki orta amerika köylüsü paso ruslardan geçindi, rusların da karnı doydu.

kaldı ki her iki süper güç, yaptıkları bu hamlelerle gezegen üstü, zaman ötesi, muhteşem imparatorluk, insanlığın en önünde yürüyen karşıt güçler olarak tarihe geçtiler.. birbirlerinin boklarını karıştırsalardı her iki tarafın da uzay yarışında yaptıkları kazalar, cinayetler ortaya saçılır, rezillikten geçilmezdi

daha tonlarca yalan var bu işte.

olabilme ihtimali olmakla beraber, olmayabilme ihtimali de olandır. ancak ben gidildiğinden yanayım

1) öncelikle şunu bir izlemek gerek: apollo 16 - lunar rover'ın ay zeminindeki gidişi


özellikle ön tekerleklerin ön kısmına ve arka tekerlekleri arka kısmına dikkat çekmek istiyorum çünkü gördüldüğü üzere kumu tamamen saçarak ve dağıtarak ilerliyor. bu ise toprak üzerinde tekerlek izi bırakmasını önlüyor yahut azaltıyor. tekerlek izinin bazı fotoğraflarda gözüküp, bazı fotoğraflarda gözükmesinin sebebi de aracın hızı. 

hatta lro'nun  yakaladığı bir görüntüde rover'ın izleri rahatça görülebilmekte:


bu da ikincisi:

ayrıca daha hesaba katmadığımız yerçekimsiz ortam gibi etmenler var ki buradaki ağırlığın sadece 6'da 1'i orada geçerli.

2) dünya üzerinde nasıl tek tip kum/toprak olmadığı gibi, ay üzerinde de birçok farklı çeşitte kum bulunmakta. 

ufak bir örnek koyup geçiyorum, apollo 17 misyonunda bulunan turuncu renkli toprak:


3) linki koyulan fotoğrafları inceleyelim. birinci fotoğraftaki tekerleğin dizaynı şu şekilde ki bu dizayn yumuşak zeminde iz bırakmaz:


yerçekiminin çok çok düşük olduğu bir ortamdan bahsettiğimizi de unutmayalım ayrıca. (dizaynın dikkatli incelenmesini öneriyorum, çıkıntı neredeyse yok ve şöyle bir zeminde böyle bir tekerleğin iz bırakması bekleniyor.)


ikinci koyulan fotoğraftaki ise gerçek bir rover değil. bir model. üstünde oturan da maket bir astronot. hatta dikkatli bakılırsa modelin araca tam oturmadığı bile görülebilir. bunu bir bilelim:


iki, bu aracın hareket etmediği iddia ediliyor ama ben hemen bir sonraki çekilen fotoğrafında çamurluktan dökülen kumları görüyorum:


üç (kilit nokta), bildiğimiz üzere rover'lar direkt olarak olduğu gibi oraya götürülmüyor. paket halinde götürülüyor ve şu şekilde açılıyor:


aynı zamanda şuraya gerçek açılış - indiriliş videosunu koyuyorum:

peki bu ne demek? ikinci ve üçüncü atılan fotoğraflardaki araçların yeni unpack edilip edilmediğini bilmiyoruz. yani bir bakıma, evet, araçlar yukarıdan indiriliyor.

üçüncü koyulan fotoğraf apollo 15'e ait, o fotoğrafın da tam hali şu şekilde:


aslında tam hali derken, aynı fotoğrafın biraz daha arka tarafını gösteren kısmı da nasa'nın sitesinde mevcut ve tekerlek izleri gözükebiliyor. birden fala fotoğrafın birleştirilmiş hali diyelim.


belirtilen 3 fotoğraf harici tekerlek izi gözükmeyen birkaç fotoğrafa da baktım (zaten çok fazla yok), saydıklarımdan farklı olarak göze çarpan diğer detay ise bu fotoğrafların çekim açısı ve fotoğraflardaki yüksek kontrast. bunun dışında çok da farklı bir fotoğraf veya açıklama yok.

“ay'a gidilmedi” iddiasını savunmanın temelini “80’lerden sonra neden gidilmiyor?” sorusuna bağlayanların cahilliğidir

1- uzay endüstrisi insanların uzaya karşı merakıyla ilişkilidir.challanger faciasını bilirsiniz. 80lerde artan uzay merakı bu olaydan sonra büyük oranda askıya alındı. ciddi yaptırımlar getirildi ve yatırımcılar ellerini çektiler böylesine maliyetli işten.

2- soğuk savaş. kendini kanıtlamak isteyen 2 büyük gücün çekişmesiydi bu ay’a gidilmek için harcanan servetler. amaca ulaşıldı.

3- artık biliyoruz ki ay’da ne değerli bir mataryel, ne de bizim koloni kuracağımız bir atmosfer ve zemin var. ilgimizi çekecek birşey yok. zaten apollo projeleri keşif amaçlı idi. keşif bitince merakımız kalmadı. yeni hedefler koyuyoruz artık. mars en yakını. şuan mars’ta aktif olarak 2 uydumuz var. ondan fazla robot bulunuyor.