Yılların Sorunsalı: Sanat Sanat İçin midir Yoksa Toplum İçin mi?

Bu tartışmanın Dünya genelinde az çok nihayete erdiğini söyleyebiliriz ancak yine de cevaplanmaya değer bir soru. Sözlük yazarı "round midnight" bu ihtiyaca cevap vermiş.
Yılların Sorunsalı: Sanat Sanat İçin midir Yoksa Toplum İçin mi?
Tayvan asıllı ABD'li ressam ve illüstratör James Jean


sanat toplum için midir sanat sanat için midir sorusu, sanata dair ne idüğü belirsiz bir soru

yıllardır güya entelektüel bir tartışma zannedilip boş boş konuşulup duruyor. (ortaya ilk kim attıysa allah onun da belasını versin.)

"sanat için sanat" ya da "toplum için sanat" laflarının ifade ettiği şey nedir mesela en başta? "sanatı ilerletmek için sanat" mı? ya da "toplumu geliştirmek için sanat" filan mı? (az sonra!)

belki önce sanatın ne olduğunu anlarsak bu abuk tartışmalar son bulur, gidip bir yüzyıl da başka kavramların içini boşaltırız.

sanat neden var? yani nereden çıkmış? delinin biri "getirin ben mermeri oyacağım" demiş olamaz, sanatçılar aklından zoru olan insanlar değillerdir.

abd'li şarkıcı ve söz yazarı bruce springsteen.

öyleyse, insanın sanat yaratma dürtüsünü tetikleyecek başka büyük çaplı birtakım değişkenlerden söz etmek durumundayız

maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst basamaklara baktığınızda "estetik kaygı", "bilişsel gelişim", "kendini gerçekleştirme" gibi kavramlara rastlarsınız. kısacası güvenlik kaygısı olmayan, karnı tok-sırtı pek, seven-sevilen ve belli bir derece eğitim alan insanlar bu ihtiyaçları karşılandığında daha üst tabaka ihtiyaçlar duyarlar: hayatlarının her alanında bir estetik anlayış yakalama uğraşı baş gösterir (masaya koyduğunuz çatal-bıçağın aynı takımdan olmasına özen göstermek de buna basit bir örnektir, gidip resim sergisi gezmek ya da konsere gitmek de öyle). entelektüel bir birikim yakalama kaygısı beraberinde gelir, kafanızı çalıştırmak, cevaplar arayarak düşünüp durmak, araştırıp öğrenmek sizin için bir ihtiyaç halini alır mesela. 


bunların sonucu olarak "kendini gerçekleştirmek" bir ihtiyaç olarak kendini hissettirir. nedir bu?

şu ana kadar biriktirdiğiniz ne varsa, estetik algı anlamında, entelektüel birikim anlamında ya da hayat tecrübesi olarak; bir sonuç üretme ihtiyacıdır. bütün girdilerden sonra size özgü bir sentezden oluşan bir çıktı verme ihtiyacı, gerçek potansiyelinizi kullanarak ortaya bunun ürününü koymak ihtiyacı yani.

bir hocam, "entelektüel insan dediğin, kafasında her daim bir sorun olan, bu sorunu çözmeye çalışırken gece uyuyamayan insandır." derdi (abartmayı severdi). 12 yaşında bu lafı pek anlamıyorsunuz belki ama büyüdükçe (ve uyu-ya-madıkça) anladım. sanatçı, -onun bir sanatçı olmasına sebebiyet veren üst tabaka ihtiyaçlarının da bir sonucu olarak- entelektüel olmak durumundadır.

Ünlü fantastik yazarı Neil Gaiman'ın devasa kitaplığı.

onun dışında özel hayatında bir pislik torbası olabilir; kumarbaz, utanmaz ve yalaka olabilir; en güzel kitaplarını kumar borcu ödemek için yazmış olabilir (belki abartıyorum) ama entelektüeldir; kafasında her daim bir problem, bir soru ve bu soruya cevap arayışları olmak durumundadır. çünkü onun bu soruna bakış açısını ortaya koyuşuna biz "sanat eseri" deriz (ve emekli hanım ve beylerin çizdikleri meyve tabaklarına demeyiz).

sanatçının kafasındaki toplumsal bir sorun da olabilir, kişisel ve entelektüel bir sorun da olabilir. hatta ontolojik bir sorun da olabilir (kimse bu sebepten ölmüyor). bu sanat eserini "toplum için" ya da "sanat için" yapmaz (allah belanızı versin).

charles bukowski.

elbette çağlar boyu sanatın gidişatını etkileyen, yönünü değiştiren bir sürü değişken olmuştur.

yalnız, sanat felsefeden bağımsız düşünülemez. felsefi akımlar sanata her zaman yön vermişlerdir, içinde bulunduğu çağın ihtiyaçları ya da sanatçının içinde bulunduğu sanat çevreleri ve bu çevrenin sanat alıcılarının beklentileri de öyle.

sanat, sanat ya da toplum için değildir; sanat, sanat üreticisinin kendini ifade etme isteğine bağlı olarak şekillenir. herkes tarafından anlaşılma kaygısı sanatın kalitesini ve ifade gücünü bayağılaştırır, onu özgün olmaktan çıkarır.

zaten sanat kendisini ortaya çıkaran koşullar yüzünden de herkes tarafından anlaşılmamaya mahkumdur.

Soyut Dışavurumcu Jackson Pollock'ın Sanatı Neden Leonardo da Vinci ile Yarışacak Nitelikte?