Yine Türkiye, Yine Mimari Facia: 2 Bin Yıllık Roma Sütununu Apartman Süsü Yapmak
Tarihteki mimari yapıtlarımız, günümüz mimarisiyle kıyaslanamayacak kadar başarılı. Günümüz mimari başarısı ise tartışmaya açık olsa da tarihi yapıtlarımızı koruyamadığımız apaçık ortada olan, üzücü bir gerçek. Son örneği ise, Antalya'da bir apartman girişinde kullanılan iki bin yıllık roma sütunu. Sözlük yazarlarının bu konuda yorumlarına bakıyoruz.



antalya kaleiçi’nde 1996 yılında bulunan roma dönemine ait 2 bin yıllık granit sütunların su altı araştırmacısı mustafa aydemir tarafından muratpaşa ilçesi şirin yalı mahallesi’ne taşınarak kendisinin de oturduğu 3 katlı binanın girişine süs olarak koyduğu ortaya çıktı. olay, sütunları fark edip sosyal medya hesabında “2000 yıllık sütunları yürütüp süs eşyası yapmışlar. bu kadarına pes” yazan emekli sanat tarihi öğretmeni ertekin kaya’ya (66) açılan hakaret ve ceza davası ile ortaya çıktı.

kaynak

sütunları apartmanın önüne koyan adamın oğlu bir yazı yollamış. kendisine cevap hakkı doğduğu için olduğu gibi paylaşıyorum:

“günümüzde sansasyon haberlere bayılır hale geldik. okuduğumuz haberden eğlence çıkaralım da, arkasındaki gerçek olay nedir ne değildir bilmeden yargılayalım geçelim, aslında ülkenin yeni hali bu. 


ilk olarak bu sütunlar devlet tarafından 20 yıl önce oraya konulması için onaylanmış. neden? nedeni şu; kaleiçi'nde eskiden inşaat sırasında çıkan sütunlar müteahhitler tarafından kırılıp çimentoya karıştırılıyordu, çünkü eğer duyarlı olup da müzeye haber verirlerse inşaatları anında duracak, inşaat alanında tarihi eser araştırmalarına başlanılacaktı. devletin politikası, "depolarda binlerce tarihi eser durmakta, öylece yatmalarındansa şehrin farklı yerlerinde sergilenip turistik bir vitrin oluşturması en uygunu görülmektedir" şeklinde. kaldı ki şu bahsi geçen sütunlar antalya'nın en turistik bölgesinde. bu vatandaş alıp şehrin en özel yerine getirilmiş, bu haberi yapan kişinin nasıl bir gazeteci olduğunu hiç araştırdınız mı? peki duyarlı geçinen halk kahramanı olmak isteyen öğretmeni?”

daha da sınır eden şeyler aslında olayların içinde;

*şikayetin üzerine devlet görevlilerinin "sütünların sana ne zararı var, senin işin gücün yok mu" demeleri.

*ev sahibinin dediklerine göre aslında olaydan yetkililerin zaten haberinin olması.

*bu olayın peşinden giden vatandaşa dava açılması.

*ne alaka anlayamadım tam ama "olay dava açılınca ortaya çıktı" gibi bir durumun olması.

herif çıkmış "sütünların sana ne zararı var, işin gücün yok mu" diyebiliyor aymazlıkla. normal şartlar altında buna soruşturma açılması lazımken, türkiye'de haber arasında geçen bir olay olarak kalıyor.

ufalayıp çimento harcına katsa, mangalı sabitlemek için bacağının altına sıkıştırsa, gördüğü ufolara atsa yine haber değeri taşımaz bu ülkede.

(bkz: açık hava sirki)

2 bin yıldır sağlam kalmaları şaşırtmıştır.

bir sanat tarihçisi olarak; korunmuyorsa en azından yok edilmesinden iyidir dediğim olay. evet arkadaşlar öyle, en azından yok edilmemiş.

helal olsun. desteklediğim insan. bu eserlerin kıymetini bilen insanların elinde olması güzel ayrıca evin önüne koyması evin değerini artırmaz. tuvalet taşı merdiven yapanı gördük. bence uygun.

(bkz: yapılmışı var)
(bkz: 1800 yıllık roma sütununa isim kazımak)

bu daha yaratıcı bir girişim olmuş. tek tek uğraşmak yerine bir gün ansızın tümden hebele hübele taşımış işte. buna benzer ufak tefek birkaç rütuş da yaptıysa başı göğe erip oturmuştur evinde.

bu ülkede insana kiymet veren yok ki taşa değer veren olsun.

aynı ile bağlı side sınırları içerisinde korunduğu varsayılan apollon tapınağı ve tarihi devlet agorası ile bizans hastanesinin durumunu giden herkes görmüştür. özellikle agoranın bulunduğu yer bildiğin akşamcı mekanı. sütunların gölgesinde mangal yapan, sağlam kalan duvarın arkasına işeyenin sıçanın haddi hesabı yok. restore edilmiş haliyle zor ayakta duran tapınağın sütunlarının çevresinde bir tane güvenlik yok. barzo turistler bile sütunların üstüne on kişi çıkarak poz veriyorlar. 

bu durumlara göz alıştıktan sonra birilerinin sütunu evinin önüne taşımış olmasına şaşırmıyorum. hatta bunu söylediğim için kendimden utanıyorum ama o evin önünde turistik bölgede tutulmasından daha güvende olduklarını düşünüyorum.

yemin ederim elim ayağım titriyor lan yapmayın şöyle şeyler. yeter bu kültüre, tarihe olan saygısızlığınız.umarım eser en kısa zamanda koruma altına alınır.

DAHA FAZLA İÇERİK