Zirveye Oynayan Başakşehirspor'u Eleştirmeden Önce Yapılması Gereken Özeleştiriler
İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü, Süper Lig'de yoluna dolu dizgin devam ediyor. Oynadıkları iyi futboldan ziyade siyasi bağlantıları, sponsorluk anlaşmaları vb. konularla eleştirilen Başakşehir mevzusuna farklı bir açıdan bakıyoruz.
Zirveye Oynayan Başakşehirspor'u Eleştirmeden Önce Yapılması Gereken Özeleştiriler


kuruluşlarının üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçen kulüpler maddi sorunlarla uğraşıyorlarsa ve devletin onca desteğine rağmen bu haldelerse bi' zahmet 100 yılı aşan kulüplere laf edin

milyonlarca taraftarın olsun, stat gelirlerin olsun, devlet gerektiği zaman devreye girsin, vergi borçlarına müdahale etsin, bunlara rağmen milyarlarca lira borç yarat. bugün gs'nin toplam borcu 2 milyar 600 milyon lira civarında. bjk'nin 1 milyar 900 milyon lira, fb'nin 1 milyar 750 milyon lira. aşağı yukarı böyle. sorması ayıp, bu kulüpler tam olarak ne yapıyorlar? altı üstü bir spor kulübüsün ya. 3 büyük dediklerimizin bir tek borçları büyüyor nedense. ts'nin borcu da 1 milyara yaklaşmış. dördünün toplam borcu 7.25 milyar lira. yedi milyar, iki yüz elli milyon lira. altı üst 4 tane spor kulübünden bahsediyoruz.

sportif başarı desen, kulüplere en çok yük futbol tarafından biniyor. futbolda adam akıllı ilk ve tek başarı da 2000 yılındaki uefa kupası. o dönem doğanlar bu sene 18 yaşlarını bitirecekler. basketbolda fb'nin son dönemde bir atılımı var ama onun da bütçeye artısı devede kulak.

neyse bu bütçe olayı biraz değişik, siyasetin de işin içinde olduğu muhakkak ama biz bu ülkede borsa manipülasyonuyla küçük yatırımcının götüne koyup parayı götüren kulüpler de gördük. spk harekete bile geçmedi. niye? çünkü o büyük kulüp. ona her şey mübah.

bir başka gereksiz algı yaratma çabası, hiç kırmızı gösterilmemesi mevzu

mümkün mertebe bütün maçlarını izliyorum başakşehir'in ve hatırladığım bir kırmızı kartlık hareket yok. gözümden kaçmış olabilir, hakemin de gözünden kaçmış olamaz mı? daha bu hafta ts'ye 2 kırmızı verilmedi, fernandao'ya kırmızı verilse kim itiraz ederdi? bu mu yani başakşehir'in iyi oyununun sırrı. büyük camia denilen camiaların bahanelerine bak.

avrupa'dan bilerek elenme mevzusu

sanki her sene avrupa'da bir kupamız var gibi, başakşehir devam etseydi avrupa kupasını alırdı goygoyu yapıyorlar. avrupa kupasını alabilecek seviyeye geldiyse başakşehir, bırakın şampiyon da olsun. bir de ne zaman bu derece milliyetçi oldunuz siz ya? elenin de kasamıza para girsin goygoyu yapmıyor muydunuz kardeşim? hatta 2016 yılı euroleague final maçından önce gelip, fenerbahçe inşallah kaybeder, bizim şampiyonluk gölgelenmesin diyenler vardı. silmedilerse girin bakın başlığa.

bir de adebayor'a nasıl bu kadar para verdiler falan diyorlar

adebayor'un başakşehir'e gelmeden evvel kulüpsüz olduğundan haberiniz var mı? herif 6 ay kulüpsüzdü. başakşehir getirdi, şu anda başakşehir'in vazgeçilmez oyuncusu kıvamında. muhtemelen kulüpsüz adebayor'u 3 büyüklerimizden birisi transfer etmeye kalksaydı, en başta taraftarlar karşı çıkardı "kulüpsüz kalmış çöpü takımımda istemiyorum" diyerek.


kadro kalitesi de öyle ahım şahım boyutta değil

büyük kulüplerin çöp diyerek kovaladıkları oyuncularla bir sinerji yarattılar. bu sezon toplamda 9 golü, 12 asisti olan visca 2011'den beri başakşehir'de takım küme düşünce de gitmedi. karabük maçındaki 11'ine bir göz atalım:

- volkan babacan: fenerbahçe'nin çöp diyerek gönderdiği kaleci, manisa'dan da bonservissiz gelmiş)

- clichy: bonservissiz.

- epureanu: 2014'te anzhi diye bir kulüpten transfer edilmiş, o kulüp şu anda rusya ligi sonuncusu. bu da bonservissiz bu arada.

- júnior caiçara: schalke'den gelmiş, 3 milyon euro bonservis.

- emre belözoglu: fenerbahçe'den ayrılışını defalarca kez anlatan ve kırgın olduğunu söyleyen emre'yi de bonservissiz kaptılar.

- visca: 2011'de transfer edilmiş, bonservisi 400 bin euro.

- márcio mossoró: ahli'den 2014'te transfer edilmiş, bonservissiz.

- mahmut tekdemir: altyapı.

- gökhan inler: beşiktaş'ın çöp diyerek kovaladığı adam, bu da bonservissiz.

- emmanuel adebayor: az evvel yazdım zaten, boştaydı. bonservissiz.

- stefano napoleoni: atromitos'tan 2016'da transfer olmuş. bonservisi 400 bin euro.


işte tablo bu

yani bugün ilk 11'lerinde 8 tane bonservissiz adam var. 2 tanesinin bonservisi için 500 bin euro bile ödememişler. bir tanesini de 3 milyon euro'ya almışlar. ilk 11'leri için toplamda 4 milyon euro bile bonservis ödememişler.

biz bugün kadro dışı bıraktığımız ozan'a 7 milyon euro bonservis verdik. ya, anladınız mı neden büyük kulüpler ekonomik olarak sıçıyor da akbilci başakşehir iyi durumda? bu kadar net bir tablo var ortada.

siyaset ilk defa bu dönemde futbola sıçramadı. tarihteki ilk belediye takımı da başakşehir değil. ancak bir belediye destekli takım tepeye oynadı mı, nasıl da tutuştu bizim aşırı güçlü üç büyüklerimiz değil mi? vay be, ne büyükmüşüz öyle.

şampiyon olurlar mı bilmiyorum. şu anda hakikaten en iyi topu oynayan ekip konumundalar. yani lig sonuncusuna karşı bile olsa, 5 tane gol atıp, 826 başarılı pas yapabilmek kolay değil. fb aynı karabük'ü 60 dakikaya yakın bir süre açamadı, toplam 500 pas yapamadı. gs 90. dakikada bulduğu golle kendi evinde zor şer 3-2 yendi, toplam 500 pas yapamadı. beşiktaş 1-0 yendi karabük'ü, toplam pas sayısı 250 bile değil. hakikaten iyi oynuyorlar, özellikle abdullah avcı'yı tebrik ediyorum. muazzam bir başarı. emre'yi de saha içi liderliği yönünden kutlamak lazım.

bir seviye tutturduklarını söylemek zor değil. 14-15'te 4., 15-16'da 4., 16-17'de 2., 17-18'de şimdilik 1., en kötü 2. olurlar. saman alevi demek zor. başarılı transferlerine devam ederlerse, ya zirvede, ya da zirveye yakın bir yerde bitireceklerdir hep ve insanları da kendilerine çekmeye başlayacaklardır. bizi çekecek değiller ama yeni nesli çekmemeleri için hiçbir sebep yok. bir şampiyonluğa bakar. bir fb-gs kadar taraftarı olmaz ama stadı doldurmaya başlarlar bir süre sonra.

DAHA FAZLA İÇERİK