3 Bin Kişiyi İdam Eden, Fransız İhtilali'nin Baş Celladı: Charles-Henri Sanson

Fransa Kralı XVI. Louis de dahil, 3000 kişinin idamından sorumlu olan meşhur cellat Charles-Henri Sanson'un hikayesi.
3 Bin Kişiyi İdam Eden, Fransız İhtilali'nin Baş Celladı: Charles-Henri Sanson

charles-henri sanson, kendi memleketleri fransa'da cellat olarak hizmet eden altı sanson neslinden dördüncüsüydü. o kesinlikle ailesinde ilk değildi, ama açık ara en dikkate değer olanıydı. 15 şubat 1739'da paris'te doğan charles-henri sanson, 26 aralık 1778'de “fransa'nın kraliyet cellatı” yapılmadan önce babası jean-baptiste'in yanında çıraklık yaptı. “birinci fransız cumhuriyeti'nin yüksek cellatı” ve kralın kendisi, kral xvı.louis de dahil olmak üzere yaklaşık 3.000 kişiyi idam etmişti.

halk, sanson ailesi gibi aileleri les bourreaux - "cellatlar" olarak tanıyordu. okullar çocuklarını kabul etmeyi redd ediyor ve çoğu zaman şehir sınırlarının dışında yaşamak zorunda kalıyor. fırıncılar, cellatların ekmeğini ayrı tutuyor, böylece diğer müşteriler yiyeceklerinin bozulduğunu hissetmezdi. kilise genellikle, diğer bourreaux ailelerinin üyeleri dışında, bourreaux ailelerinden insanlarla evlendirmeyi redd ediyordu. bourreaux o kadar dışlanmıştı ki, 1981'de bu uygulama kaldırıldığında, tüm aktif fransız cellatları soylarının izini bir avuç insana kadar izleyebiliyordu.

pierrepoint'ler gibi, sanson'lar da idamları bir aile mesleği haline getirdiler. bu gerçekten bir tesadüf değildi. anlaşılabileceği üzere erkekleri les bourreaux(cellatlar) arasına sokmak zordu ve bu nedenle yasa, bir cellat bir çırak bulamazsa, oğlunun veya damadının yerlerini alması gerektiğini söylerdi. ticareti üstlenen ilk kişi charles sanson de longval adında fakir bir asilzadeydi. bir celladın kızıyla ya aşk için ya da babasının serveti için evlendi. her halükarda bir nedeni olmalıydı, çünkü onun ailesiyle evlenmenin damgası ve bedeli de istisnaiydi. babasının oğlu olmadığı için, yasalar charles'ı kayınpederinin çırağı olmaya zorladı. yazılanlara göre, yardım ettiği ilk infazda bayıldı, ancak kısa sürede uyum sağladı. yaptığı en kötü şöhretli infaz, kocasını öldürmek için adam tutmaktan hüküm giyen soylu bir kadın olan angélique-nicole carlier tiquet'inkiydi. bu girişimden kurtulan o koca, kraldan onun için merhamet dileyenlerden biriydi. saldırının arkasında olduğuna dair çok az kanıt vardı ve ayrıca başarılı da olmamıştı. ama böyle bir saldırı, ataerkil toplumun dokusuna yapılmış bir saldırıydı ve merhamet beklenmiyordu. suç ortağı olduğu iddia edilen kişi sıradan biriydi ve bu yüzden asıldı. angélique-nicole bir soyluydu ve bu yüzden başının kesilmesi “ayrıcalığına” sahipti. başını vücudundan ayırmak için charles sanson'dan cellat kılıcının üç vuruşu gerekti.

charles'ın evliliğinden, karısı yine charles adındaki oğullarını doğururken öldü.zorunlu olarak charles, babasının işini üstlenmek için büyüdü ve anne-marthe adında müthiş bir kadınla evlendi. charles junior 1726'da öldü ve arkasında charles-jean-baptiste adında yedi yaşında bir oğlu ve nicolas-charles-gabriel adında beş yaşında bir oğlu kaldı. resmi olarak charles-jean-baptiste artık paris'in eyalet infazcısıydı, kazançlı bir pozisyonu vardı ve anne-marthe sanson'dan vazgeçmeye hiç niyeti yoktu. böylece genç çocuk, “yardımcıları” infazı gerçekleştirirken meşruiyet vermek için ayakta durarak iskelede büyüdü. sonunda hem charles-jean-baptiste hem de nicolas-charles-gabriel büyüyüp bıcağı kendileri kullanacaklardı. charles-jean-baptiste'in yedi oğlu vardı ve bunların hepsi sonunda cellat oldu. 1739'da doğan en büyüğü charles-henri sanson'dı.

onu “işin” rezaletinden korumak için, genç charles-henri, rouen'deki sisters of providence tarafından işletilen oldukça prestijli bir okula isimsiz olarak kaydoldu. orada aile mesleğinden kaçabilmeyi umarak tıp okudu. ne yazık ki, 14 yaşındayken babası başka bir öğrencinin babası tarafından tanındı ve sınıf bilincine sahip ebeveynler, charles-henri'nin okulu bırakmaya zorlandığı bir skandal yarattı. özel hoca ile eğitimini tamamladı. bunu yaparken babası felç geçirdi ve görevini yerine getiremez hale geldi ve emekli olmak zorunda kaldı. charles-henri on altı yaşına geldiğinde, büyükannesi anne-marthe tarafından babasının işini üstleneceği söylendi. hayatları kurtarma arzusu onun yerine onları kurtarma arzusuna dönüşmek zorunda kaldı.

1757'de, charles-henri'yi kralı rezil edecek bir şeyi yapmaya çalışan bir adam üzerinde 18. yüzyılın en kanlı idamlarından birinin asistanlığını yaptı. robert-françois damiens, bir tür akıl hastalığından muzdarip olduğu anlaşılan işsiz bir eski hizmetçiydi. louis xv'i jansenizm ile(katolikliğin bir mezhebi) sapkın olarak yönetmekle suçladı ve bu nedenle kral arabasına binerken ,korumalarının yanından geçti ve onu bir kalem bıçağıyla bıçakladı. sadece küçük bir yaraydı, ama ölmek üzere olduğuna ikna olan “güneş kralı” için yeterliydi. bu terör, bir yüzyıldan fazla bir süredir hiçbir fransız'ın başına gelmemiş bir kaderdi.


charles-henri işinden nefret etmesine rağmen, bunu yapmaktan başka seçeneği yoktu. ayrıca zamanında bazı ünlü ölüm cezalarını da infaz etti. 25 nisan 1792'de paris'teki place de gréve'de giyotinle dünyanın ilk infazını gerçekleştirerek soyguncu nicolas jacques pelletier'i öldürdü.giyotinin yapımı esnasında bıcağın şekli ve yapısı ile ilgili katkıları vardı. charles-henri ayrıca danton ve robespierre gibi fransız devrimi'nden rezil figürleri idam etti. yukarıda da bahsettiğim gibi, “büyük sanson” ayrıca 21 ocak 1793'te paris'teki place de la révolution'da kral louis xvı. de idam etmiştir. ilk idamının, kral'a itibar suikasti girişiminde bulunan robert francois damien'ınki olduğu düşünülürse, hayatın ironisi anlaşılabilir.

david jordan'ın notlarına göre, "hiçbir cellat bir kralı infaz etme onuruna sahip olmamıştı ve sanson kesin talimatlar istiyordu." sanson, devrimci paris'in siyasi ve psikolojik baskılarını yaşadı. oturmakta olan geçici hükümetin gücü altında louis xvı'yı idam etme görevi vardı. bir cellatlar silsilesinin varisi olmak, bu görevi reddetmek, aile adına utanç, kendisine ve aile üyelerine tehlike getirirdi. devrimci bir değişim zamanında iktidardakiler hızla değişirken, yalnızca kralı değil, aynı zamanda ardı ardına devrilen memur dalgalarını da idam etmek zorunda olmanın stresini yaşadı.

ancak, louis xvı'nın infazı özellikle önemliydi. kurtarma çabalarından korkan louis'in arabası, 21 ocak 1793 günü sabah saat 10.00'da iskeleye varmak için kasvetli iki saatini aldığından, paris sokakları askerlerle doluydu. sanson saçını etkili bir şekilde kestikten sonra, louis kalabalığa hitap etmeye çalıştı, ancak louis kalabalığa seslendi.diz çöktürüldü, davul sesiyle susturuldu ve louis'in kafası kesildi, sanson'ın kalabalığa göstermek için hemen ardından kafasını sepetten çekti.

ancak infaz mümkün olduğu kadar sorunsuz gitmemiş olabilir: "louis'in ölümüyle ilgili iki açıklamadan biri, bıçağın tüm boynunu tek seferde kesmediğini ve temiz bir kesim elde etmek için cellat tarafından itilmesi gerektiğini gösteriyor. " o zaman, büyük olasılıkla, infaz hızlı ve acısız olmaktan daha zor ve acı verici olmaya gitmişti kral için. bununla birlikte, david andress'in belirttiği gibi, "omurgası zaten kopmuş olsa da, louis'in iddia edildiği gibi bir 'korkunç çığlığı' atmış olması pek olası değildir."

sanson'ın günlüğü 14 temmuz 1789 ile 1 ekim 1796 arasında 2.548 kişiyi idam ettiğini belirtiyor. bunlardan 370'i kadın, 22'si 18 yaşın altında ve dokuzu 80 yaşın üzerindeydi.

cellat olarak kırk yıllık saltanatı boyunca, yaklaşık 3.000 kişi kaderini onun elinde yaşadı. oğlu henri ve torunu henri-clément, aile işini sürdürdüler ve talihsiz sanson cellatlarının son nesilleri oldular.

ailenin terör saltanatı, henri-clément'in kendini borç içinde bulması ve giyotini rehin vermesiyle 1847'de sona erdi. şans eseri, hükümetin kısa bir süre sonra bir kafa kesmeye ihtiyacı vardı ve sanson'a sahip değildi. hükümet onu rehinci dükkanından geri aldı ve henri-clément'i kovdu. ceza, elbette onun rahatlamasına yetmedi, eski aletini kapsamıyordu.