ABD'nin İstifa Eden Tek Başkanı Nixon'ın Oval Ofis'te Cümle Alemi Dinletmesi Skandalı

1972-1974 yılları arasında Nixon'ın Demokrat Parti'yi dinletmeye çalıştığının öğrenilmesiyle patlak veren Watergate skandalının ardından eski başkanın Oval Ofis'i de dinlettiği ortaya çıkmıştı. Detayları bir görelim.
ABD'nin İstifa Eden Tek Başkanı Nixon'ın Oval Ofis'te Cümle Alemi Dinletmesi Skandalı

nixon'ın dillere destan paranoyaklığına en büyük delalet beyaz saray'da ondan evvel senelerdir bulunmakta olan, franklin d. roosevelt döneminde başlatılmış ve nixon'ın ardından yine eski haline geri döndürülmüş olan normal manuel ses kayıt sistemini otomatik hale getirmesidir. derler ya "kişinin kendine verebileceği büyüklükte zararı yedi düvel biraraya gelse ona veremez". nixon'ı tüm aleme rezil rüsva eden de işte paranoyasının mahsulü bu ses kayıt sistemi oldu.

kendisinden önce bu kayıtlar sadece önemli toplantılar sırasında yapılır ve toplantıda bulunanlar kayıtta olduklarından haberdar edilirlerdi. çünkü maksat fişlemek, delil toplamak, işbirliği kanıtlamak vs. değil sadece konuşulanları hataya mahal vermeyecek biçimde kayıt altına almaktı.

nixon bu sistemi odadaki sese duyarlı biçimde otomatik kayda başlar hale getirtti ve bunu sadece yönetim bölümü olan batı kanadı (the west wing)ndaki odalarla sınırlı tutmayıp rezidans bölümündeki odalar da dahil neredeyse tüm beyaz saray'a yaydırdı. bu şekilde nixon'ın önemli gördüğü her odadaki her konuşma kayda alındı. ve bundan nixon'ın kendisi, sekreteri, sistemi kurdurduğu danışmanları ve sistemi işleten birkaç görevli haricinde kimse haberdar değildi. öyle ki, bu sayede onların hiç haberleri olmaksızın karısını, çocuklarını bile dinletti bu sistemle.


nixon bu sırrın hiç ortaya çıkmayacağından o kadar emindi ki, ta ki watergate skandalı patladıktan çok sonra skandalın temsilciler meclisindeki soruşturmaları sırasında sistemi işletmekle görevli olanlardan alexander butterfield'in ifadesinde sistemi sürpriz biçimde ifşa edişine kadar dahi kayıtlar alınmaya devam edildi. bu sırada zatürre teşhisiyle hastanede yatmakta olan nixon haberi alınca apışıp kaldı elbette. panik ortamında, avukatlarından bir kısmı tapeleri yakmasını çünkü skandaldan en az hasarla kurtulmak için bunun en iyi yöntem olacağını telkin ederlerken; diğer bir kısmı ise tapeleri yok etmenin daha büyük skandala yol açacağında, çünkü bunun nixon'ın suçlu olduğunu bizzat kabul etmesi anlamına geleceğinde ısrar etmişlerdi.

sonuçta nixon gözü gibi baktığı tapelerini yaktırmadı ama arada bir 18.5 dakikalık kısım "kim sildi"ye gitti: beyaz saray yönetimi tapelerin o kısmının nixon'ın sekreteri rose mary woods tarafından mevzubahis tapelerin yazıya aktarılması sırasında yanlışlıkla silindiğini iddia etmişti ama silinen kısmın skandalın kronolojisindeki yeri bu iddiayı gülünç kılar. zira kaybolan kısım amiyane tabirle tam da zurnanın zırt dediği yerdir.

Nixon'ın sekreteri Rose Mary Woods.

nixon'da azıcık akıl olsa hiç düşünmeden yakardı tabi bütün kayıtları ve sonra da bir şekilde sıvışmaya çalışırdı. ama o tapeleri kendi şahsi malı olarak gördü ve mahkemenin bunları alabileceğine ihtimal vermedi. nixon önceleri kayıtları vermemekte ısrar edip sadece transkriptlerini açık etti ama mahkeme istedikçe birer birer asıllarını da vermek durumunda kaldı. skandalı örtbas etmeye çalıştığını ayan beyan gösteren tape de ifşa olduktan sonra meclisteki tüm desteği eriyip bitince kendisine tek çıkar yol istifa etmek kaldı. ne de olsa istifasının ardından yerine başkan olarak geçecek olan, ilk başkan yardımcısı spiro agnew'ü evvelden bir vergi skandalına kurban verdikten sonra bizzat bugünler için başkan yardımcılığına seçtirdiği, gerald ford denen herif onu tüm suçlarından azad edecek şekilde başkanlık affına tabi tutacaktır ve bu şekilde nixon hiçbir zaman mahkemeye çıkartılamayacaktır. işlediği suçlardan ötürü mahkemeye çıkmadı evet ama ömrünün geri kalanı tapelerin halka açılmasını engellemek üzere mahkemelerde geçti.

herhalde sırf şu kesit bile niye skandaldan geriye kalanları bile devlet mercilerine vermemek için canhıraş didindiğini açıklar: "şimdi bu pandaların sorunu ne biliyo musun? bunlar nasıl seks yapacaklarını kendi başlarına bilemiyorlar. illa da başka pandaları iş üzerinde seyretmeleri icab ediyor ki aynısını tekrar edebilsinler. anladın?"

nixon çok yırtınmıştır yırtınmasına fakat günümüz itibarıyla tüm tapeler (silindi denilen kısım hariç tabi) halka açılmış durumdadır. nixon'ı istifa ettiren ve tapeleri halkın bilgisine sunan demokrasinin ve hukuğun bir gün bizim topraklara da uğraması dileğiyle...

ekleme: şuradan kayıtları dinleyebilir ve ingilizce transkriptlerini okuyabilirsiniz.