Ağır Vasıta Ehliyeti Alıp Tır veya Otobüs Şoförü Olmak İçin Yapmanız Gerekenler

Ağır vasıta ehliyeti nasıl alınır? Nasıl tır şoförü olunur? Zamanında tır sürücülüğü yapmış tecrübeli bir Sözlük yazarı anlatıyor.
Ağır Vasıta Ehliyeti Alıp Tır veya Otobüs Şoförü Olmak İçin Yapmanız Gerekenler
iStock

ağır vasıta ehliyeti... kimi zaman herkesin, özellikle erkeklerin çocukluktan başlayan ve koca adamlar olana kadar içinde bir heves olarak vardır bu. dev gibi arabaları kullanmak, onlara bazen uzun uzun bakıp iç geçirmek... "başlarım işine gücüne" deyip basıp uzaklara gitmeyi mutlaka bir kez olsun düşünmüşsünüzdür.

eğer aramızda ciddi ciddi bu işi yapacak olanlar var ise gelin ben size anlatayım. ben bir dönem hem tır, hem otobüs şoförlüğü yapmış biri olarak ilk ağızdan izlemeniz gereken yolları göstereyim. ne saçma değil mi. oturdum can sıkıntısından neler yazıyorum.

öncelikle şoförlük kariyerinizin başlaması için en başta çok önemli bir seçim yapmanız gerekiyor; gömlek kravat mı, atlet şort mu.. evet bu seçim, şoförlük kariyerinizde çıkacağınız basamakları direkt olarak etkileyecektir :) "lan bu işin kariyeri mi olur amk" demeyin, valla oluyor. diyelim tır şoförü oldunuz ve yaptığınız iş burdur dağlarından antalya limanına mermer çekmek de olabilir, yine antalya'dan ingiltere'ye meyve sebze işi yapmak da... örneğin tenteli bir tır sürersiniz ve ömrünüz sınır kapılarında dorse yanında ve elinizde çay bardağı ile beklemekle geçer, fakat termoking bir tır sürdüğünüz vakit, sınırlardan direkt olarak geçer gider, işinize bakarsınız.

geçiş üstünlüğü muhabbeti hakkında genelge: link

şimdi arkadaşlar ben size bu yazıda tır şöförü olmak için neler yapılır anlatayım

tır şoförü olucem ulen diye karar verdikten sonra ilk yapmanız gereken şey elinize kimliğinizi alıp doğum tarihinize ve medeni durumunuza bakmak. yaşınız 21'den küçükse maalesef bekleyeceksiniz gençler. evliyseniz hiç gidemezsiniz söyleyeyim. öyle sabah işe geç kaldım diye eşinizi öpüp, akşam market poşetleriyle eve döneceğiniz bir hayatı unutun. çocuğu olanlar ise bu yazıyı okumayı burada bırakıp üst komşu rezalet başlıklarında gezinsin.

sınıflara göre yaş limitleri:


yaşınız 21 olmuşsa ilk yapacağınız iş bir ehliyet kursuna yazılıp, "ce" ehliyet almak için müracaat etmeniz olacaktır. bu ehliyet kursu önemli bir detay, kursa yazılmadan önce hangi tip araç ile öğretecekleri çok önemli. yarım dorse kum tırları ile ehliyet verenler var ki hiç girmeyin, bazıları sal dorse dediğimiz orijinal boyutlarda çekici-dorse kombinasyonu ile eğitim veriyor, tercihimiz bu yönde olsun:


kurs süresince pratik eğitimlerin tamamına katılın, asla kaçırmayın ve gerekirse ekstra ücret ödeyip ekstra eğitim alın. bir tırı ileriye doğru çocuk bile sürer fakat geri geri gelip manevra yapmak her babayiğidin harcı değildir. eğitim alırken geri geri gidin :) "kafayı topla" muhabbeti çok olur bu işte, geri geri giderken direksiyonu çok hafif döndürmeniz ve çok eğip bükmemeniz gerekir dorseyi. işler çığırından çıktı mı hemen birkaç metre ileriye gidip düz hale getirmelisiniz dorseyi. bu da tüyo olsun.

sınav günü geldi, başarıyla geçtiniz ve kursun verdiği evraklar ile bir o kadar daha para bayılıp ehliyeti aldınız, peki hemen başlayabilir misiniz işe? elbette hayır. ehliyeti aldıktan sonra ikinci yapmanız gereken iş ise src 2-4 belgesini almak olacaktır. bu belge olmadan tır süremezsiniz ve sizi zaten işe almazlar. bu belgeyi almak için de yine eğitim sınav muhabbetine giriyorsunuz ve kimi zaman soruları bayağı kazık haline gelebiliyor, örnek sınav soruları bu şekilde mesela.

fakat şu noktada belirteyim ki; eğer ki elinizdeki ehliyet 25.02.2003 tarihinden önce ise (benim gibi, evet dinozorum), src belgesini kursa gitmeden sınavsız alabilirsiniz. fakat bu ehliyetinizin o dönemden ağır vasıta olma gibi şartları var.

muafiyetli src hakkında detaylı bilgi için link.

ehliyet ücretleri için link.

src ücretleri:


src belgesini de alıp attık cüzdana ve şimdi tır kullanabilir miyiz diye sorduğunuzu düşünüyorum fakat cevap hayır. sırada psikoteknik belgesi var. evet, psikoteknik belgesi veren bir yere gidecek ve refleks testleri gibi şeylerden sonra psikolojik olarak bir sorununuz olmadığına kanaat getirirlerse bu belgeyi almaya hak kazanacaksınız. test yaklaşık 15 dakika sürüyor.

detaylı bilgi için link.

"e şimdi tır sürebilir miyiz, yetti iliğimizi kemiğimizi sömürdü bu belgeler, ucuz da değil" diyorsanız cevabım yine hayır... sırada dijital sürücü kartı var. bu belge takograf cihazının sizi tanımasını sağlar ve olmadan yakalanırsanız dehşet cezalar yersiniz.. bunun için adresiniz ticaret ve sanayi odaları olacaktır. herhangi bir sınav gerekmez ve müracaat ettiğiniz zaman belirli bir süre sonra belgeniz elinize ulaşır.

dijital sürücü kartı ile ilgili tüm bilgileri buradan alabilirsiniz.

tüm belgeleri aldıktan sonra muhtemelen yine tır süremezsiniz. çünkü en fazla eksikliği duyulan ve parayla alamayacak olduğunuz tek şey tecrübe. diyelim bir firmaya gittiniz ve baş şoför sizi teste aldı, çekici yanına götürdü ve "şu karşıdaki dorseye yanaş, bağla ve getir biraz gezelim" dedi. ne yapacaksınız? hiçbir şey. o dorseye çekiciyi ortalayıp yanaşmak, dorseyi çekici üstüne oturtmak, ayakları kaldır, kilitle, havaları elektrikleri bağla vesaire... çok zor işler. ehliyet kursunda bunları öğretmezler genelde.

peki bu sorunları aşmak için ne yapıyoruz?

sektörden bir tanıdığınız yok ise sağda solda bekleyen tır şoförü abilerin nur yüzlü olanlarına gidip rica ediyoruz.. günlerce ve defalarca, hiç utanmadan ve sıkılmadan. "dorse söküp bırakmayı, bağlamayı, iç kabini vesaire hepsini anlatıyorlar size. marka model demeden hepsini öğreniyoruz aylarca belki. hobi haline getiriyoruz bu işi. hatta onlarla uzun yola bile gidip tecrübe adımlarınızı atıyorsunuz. bu noktadan sonra onlarla olan iletişiminiz arttıkça işin inceliklerini öğreniyor, hatta ufak yollu iş kapılarını aralıyorsunuz. bir referans elde etmiş oluyorsunuz. kısaca bu sektörde tanıdığınız bir şoför yok ise işiniz çok zor.


alternatif var mı peki?

evet var. gelin onlardan da bahsedeyim.

paranız vardır gidip bir çekici dorse alırsınız ve kendi işinizi yapar, kimseye minnet etmeden hedefinize direkt olarak ulaşırsınız. tecrübe kazanmadan böyle bir işe girmek ne kadar sağlıklı tartışılır. cesaret edemeyip zamana bırakmak isteyenler ise yine bir tır alıp şoföre verir ve yavaş yavaş işin detaylarını kavramaya başlar.

bu noktada alın işte size iş tavsiyesi. bir tır alıp serbest olarak çalıştırırsanız çok güzel paralar kazanabilir, başkalarına ekmek kapısı olabilirsiniz. ben mesleğim gereği çok gördüm, pilot bir abimizin tır'ı vardı, adam şoföre vermiş çalıştırıyordu gayet güzel. bakımlarını eksik etmez, ödemelerini zamanında yapar kimseyi konuşturmazdı. hatırladıklarım; polis, öğretmen, muhasebeci, diş hekimi, bankacı vesaire. bu insanlar ekstra olarak bu işi yaptılar ve çok iyi para kazandılar zamanında. tır sahibi olmanın hoş bir telaşı olur genelde. her ne kadar lüks bir hayatınız olursa olsun, ara sıra tırınız yaşadığınız yere geldiğinde şoförün yanına patron olarak gider, dorse yanında rakı balık eşliğinde ciddi iş toplantıları yapılır. şoförden eksikler dinlenir ve en sonunda "hymniskim, çelik jant kaç para haberin var mı senin, jant alacağımıza şuna üç beş lastik alıp takalım olmaz mı" şeklinde devam eder. şoförün aksesuar ihtiyacı bitmez de bitmez :) ama iyi bir şoföre denk gelirseniz sayısal lotodan altı tutturmak gibi olur. çok adam bu şekilde şoförlerini kaybetti diye tırlarını satıp sektörden çekilmiştir. çünkü işi hiç bilmeden gireceğiniz bir tır işinde sizi vezir ya da rezil eden yine şoför olacaktır.

uluslararası çalışmak gibi bir hayaliniz var ise kimse size "al anahtarı yurt dışına çık" demez

bu işin öncelikle çok zor günlerden geçeceğiniz aşamaları vardır. şehir içinde dorsecilik, iller arasında taşıma vesaire derken eğer uygun görülürseniz yurt dışına çıkabilirsiniz. bu kurumsal firmalar için geçerlidir tabii ki fakat şahıs olarak faaliyet gösteren kişilerin yanına girerseniz, hızlı bir sürede yurt dışına çıkmanız mümkündür. ben direkt yurt dışına gittim fakat mesleğim ağır vasıta tamirciliği olduğu ve vakit öldürmek için yaptım. eti'nin eskişehir'deki fabrikasından az çikolata çekmedim romanya'ya... ulan o fabrika da bir acayip, şoförlere diyor ki "içeriye girip dilediğinizi ölene kadar yiyebilirsiniz fakat dışarı çıkarmak kesinlikle yasak" bir poşet yap bari de adamlar yolda yiye yiye gitsin.

şimdilik bu kadar.