Araba Alırken İyice Bilmeniz Gereken Teknik Terimler

Araba alırken nelere dikkat etmek gerekir? Sıfırdan bir araba almaya karar verdiniz ancak bu dünyaya biraz yabancıysanız bir motor ustasından imdadınıza hızır gibi yetişecek bir liste.
Araba Alırken İyice Bilmeniz Gereken Teknik Terimler
iStock

bir akşam evde otururken dertsiz başınıza dert almak isteyip otomobil almaya karar verdiniz

özel bir durum yok ise ya da hiç işi bilen biri değilseniz eğer, bir süre sadece karar verdiğinizle kalırsınız. "iyi bakalım alalım, tamam alalım da ne alalım" gibi sorular aile içinde ya da arkadaş çevresinde sıkça konuşulur, sarı kırmızı yeşil siteler gezilir, yoldan geçen arabalara durup şöyle arkasından bakılır, işten anlayan dayılar amcalar veyahut arkadaşlar devreye sokulur, "sanayide tanıdık halit amca var bir de ona danışırız" falan denilir. bu beğenme süreci bitip de bir süre sonra iş ciddiye binince araştırmalar derinleşir ve yakıt, sınıf, segment, hatchback, station vagon, beş kapı üç kapı, yüksek alçak, spor, aile gibi bir sürü şey çıkar karşımıza. bunları da araştırmak için genelde internet kullanılır. her üretici kendi arabasını över, youtube'da para karşılığı yapılan inceleme videoları sizi alır farklı yönlere götürür ve kafanız karışır kalırsınız öylece. şikayet sitelerinde millet arabanın mühendisine kadar hatim indiriyorken, otomobilin üstadı vb gibi youtube sayfaları ya da internet siteleri araba hakkında övgüler dizebilir. bu hengamede yapılan seçimler genelde yanlış olur ve aldığınız arabanın size yetmediğini anlayınca iş işten çoktan geçmiş olur.

terimler

sıfır otomobil alırken satış temsilcisi ya da ikinci el seçerken karşımıza çıkan seçeneklerden gördüğünüz ve duyduğunuz terimleri şimdi ben size detaylıca anlatayım.

anlatayım ki aldığınız otomobilin ne olduğunu bilin öncelikle.

sedan: iki ya da dört kapısı olan, bagaj kısmı iç kalbinden tamamen ayrılmış olan otomobillere denir. şu bildiğimiz şahinler varya, işte onlar sedan bir otomobildir.

hatchback: üç ya da beş kapısı bulunur. beşinci ve üçüncü kapı olayı bagaj kapağıdır. otomotiv dünyasında bagaj kapakları da her ne kadar içine giremesek de kapıdan sayılıyor. eğer bagajı açtığınız an içeri giremiyor fakat rahatça çantanızı arka koltuğa koyabiliyorsanız, hatchback bir otomobil sahibisiniz demektir.

liftback: bagaj hacmi çok geniş arabalara verilen isimdir. sedan arabalar kadar rahattır fakat hatchback'ler gibi bagaj kapağı arka camla birlikte açılır. arka koltukları tam olarak yatırılıp çok geniş bir bagaj hacmi elde edilebilir. bazı modellerine bagaj tarafından buzdolabı bile sığabilir, o derece yani :) ayrıca yine bazı modellerinde ekstradan koltuk bile bulunur.


tek kapı: bir kapısı var tavanda ve merdivenle çıkıp oradan giriyorsunuz :) kötü bir espri olduya neyse. tek kapı dedikleri sadece sürücü ve ön yolcu tarafında kapıları olan, arka koltukları bulunan fakat yine arkaya oturmak için ön koltukların ileri gidip yatırılması sayesinde içeri giriş çıkış yapılan otomobillere denir. sedan olanlarına tek kapı deniliyor.


üç kapı: hatchback otomobiller gibi olur. arka bagaj kapağı açılınca arka koltuklara ulaşılabilir fakat arka yolcu kapıları yoktur. arka koltuklara giriş çıkış yine tek kapılı modellerde olduğu gibi ön taraftan koltukların yatırılması ve ileri alınması ile yapılır.


beş kapı: dört kapısı ve bir bagaj kapağı bulunan, yine bagaj tarafından arka koltuklara ulaşılabilen hatchback ve liftback otomobillerin diğer adıdır. 


segment / sınıf olayı

bunda biraz çuvallayabilirim. çünkü teknoloji o kadar gelişti ki, adamlar a segment otomobilin kaput altına yerinde duramayan dehşet bir motor yerleştiriyor. ben bazen mercedes c serisi ile yakalayamıyorum bazısını. ama genel olarak aşağıda yazdığım şekilde oluyorlar.

a segment: piyasadaki en küçük otomobiller olarak bilinir. bu otomobiller gayet ekonomik, trafikte fazla yer kaplamayan, iç ve bagaj hacmi çok dar, motor gücü düşük otomobiller olarak bilinir. hyundai i10, citroën c1 gibi. kadınların en çok tercih ettiği sınıf olur kendileri.

b segment: a segment otomobillerin bir gömlek üstü denilebilir. yine ekonomik olmaları ve motor performansı nispeten düşük olan otomobiller olarak özetleyebiliriz. wolksvagen polo, renault clio gibi. çoluk çocuğa daha karışmadıysanız eğer, bu tür otomobiller sizin için uygun olacaktır.


c segment: türkiye'de satılan otomobillerin liderliğini elinde tuttuğu sınıf. türkiye piyasasında en çok bu sınıf otomobiller satılıyor ve tutuluyor. örneğin fiat linea ya da wolksvagen golf bu sınıftadır. aile otomobili olarak göze çarparlar ve genelde 1.6 motor hacmine sahiptirler. peugeot 3008 gibi suv tarzı otombillerde bu sınıfa girer. seat leon, wolksvagen golf örnek olarak verilebilir. türkiye şartlarında ailecek alıp kullanacağınız segment budur.


d segment: üst ve orta sınıf olarak bilinirler. a, b, c segment otomobillerden daha güçlü bir motor performansı ve hacim olarak karşımıza çıkarlar. bmw 3 serisi, audi a4, citroën c5.


e segment: piyasada gördüğünüz o heybetli lüks araçların bulunduğu üst ve lüks sınıf olarak geçiyor. vergileri ve yakıt giderleri bir hayli yüksektir. kendilerinin fiyatı da yüksektir. konfor ve güç olarak üstün performans sergilerler. executive car olarak da bilinir. bmw 5, audi a6 gibi.


f segment: bu otomobiller sedan tarzında olur genelde ve öyle her adamın alıp bineceği türden otomobiller değildir. silindir sayısı bol, içi dört kişi yatıp uyuyacağınız kadar geniştir. donanım ve konfor olarak en üst seviyede otomobiller olarak bilinirler. örneğin diyanet işleri başkanında ve nihat hatipoğlu'nda vardır bunlardan bir tane. devlet büyüklerini taşırlar. bmw 7, audi a8, mercedes s serisi örnek olarak verilebilir.


j segment: dört tekerden çekiş özelliğine sahip tüm arazi taşıtları, yani off-road araçları bu kategoriye girer. piyasada suv diye bilinen otomobiller bu kategoride değildir. mesela dacia duster gibi suv'lar, bu kategoriye girmez. duster ile en fazla şantiyede gidebilirsiniz, fakat j segment araçlar derelerden geçer, taşlardan zıplar vesaire. jeep wrangler, ford edge gibi.


s segment: spor otomobillerin bulunduğu sınıf olarak bilinir. ferrari gibi herkesin almak isteyip alamadığı o rüya otomobiller bu sınıfa örnek olarak verilebilir. illa rüya olmasına gerek yok, piyasada makul fiyatlara da s segment spor otomobiller bulunur. genelde iki kişilik olurlar. hızlanma ve motor performansı gibi özellikleri en üst seviyededir. ferrari, porsche, lamborghini gibi.


suv: hem çekiş, hem hacim, hem de spor amaçlı kullanılan taşıtlara verilen isimdir. hafif arazi koşullarına uygun olsalar da, safkan bir arazi taşıtı değildir.


bunları öğrendikten sonra geldik motor hacmi olayına

ekşi sözlük'te ve ortamlarda sürekli tartışılır bu konu 1.0 motor alınır mı diye. ülkemiz koşulları göz önüne alındığında alınır ve gayet güzel binilir. fakat şöyle dezavantajları vardır baştan söyleyeyim; çok güç beklemeyin, rampalarda yanınızdan kamyon tır falan sizi sollar geçer, içine dört kişi binip klima açık giderseniz bayağı bi rezil olursunuz. fakat hem tek kişi kullanıyor, hem de şehir içinden çıkmıyorsanız alınır ve gayet güzel de tasarruf edersiniz.
bu noktadan sonra yelpaze genişliyor, tek tek yazmayacağım fakat bir sınır var ki 2.0 motor. bu tip motora sahip bir otomobil alırsanız eğer, yıllık vergisinin bir hayli yüksek olduğunu belirteyim. vergi olayı şimdi otomobilin yaşına göre yapılıyor. örneğin sıfır 1.6 / 1.8 hacim aralığında bir motora sahip otomobil alırsanız eğer, yıllık vergisi 3.260 tl. 16 yaş üzeri bir otomobil alırsanız yine 1.6 / 1.8 arası motor hacmine sahip, yıllık vergisi 355 lira. sıfır alacağınız 2.0 ve üstü motora sahip bir otomobilden devlete ödemeniz gereken vergi tutarı yıllık 7.704 lira. sıfır ve 1.0 motor hacmine sahip bir otomobil için ödeyeceğiniz vergi tutarı 964 lira yıllık. 4.0 motor bir otomobil alırsanız yıllık vergisi 45.924 liracık...
bu arada belirtmeliyim ki, arabanın değerine göre vergi oranları değişiyor fakat öyle ahım şahım bir rakam değil. detaylar

motor seçimini yaptıktan sonra sıra geldi yakıt seçimine

evet burası çok önemli bir konu. çünkü akaryakıt fiyatlarının durumu malum, öyle 2.0 motor bir arabaya binip her seferinde "fulle koçum" diyecek adamlar pek kalmadı piyasada. anca lpg falan varsa ve tank küçükse denilebilir :)

dünyadaki petrol rezervleri yavaş yavaş tükenmeye başlayınca otomobil üreticileri yeni çözüm arayışlarına girdiler ve nükleer enerji hariç tüm yolları denediler. en sonunda elektrik enerjisinden verim alındı ve piyasaya çeşit çeşit sürülüp kullanıcıların beğenisine sunuldu. öncelikle şu duyduğumuz terimleri yine tek tek yazayım.

hibrit otomobil: bu tip otomobillerin normal bildiğimiz içten yanmalı bir motoru vardır fakat üzerinde bir tane de elektrik motoru vardır. araç bu elektrik motorunu kendi kendine şarj eder ve piller dolunca pat diye elektrik motoruna geçer. sıkışık trafikte ya da düşük hızlarda bu döngü devam eder gider. elinizde seyyar priz ile gezmezsiniz. fakat bazı modellerinde aküleri şarj etmek için ayrı bir giriş de bulunur

elektrikli otomobil: üzerinde tek bir motor vardır ve bu da elektriklidir. akaryakıt istasyonu kavramını hayatınızdan çıkarır, çünkü kendisi tamamen elektriklidir. şarj etmek için bir priz bulup fişini takmanız gerekir.

bu iki tip haricinde geri kalanı sıvı ya da gaz ile çalışan ve içten yanmalı motorlara sahip otomobillerdir. benzin, motorin ve lpg gibi. ülkemiz koşullarında en uygun fiyatlısı lpg olsa da, genelde dizel motor tercih edilir.

şimdi kendinize bir seçim yapmanızın zamanı geldi

hangi segment otomobili almak istediğinize karar verdikten sonra son yapmanız gereken şey marka ve model seçimi yapmak olacaktır. bu gerçekten çok kolay bir şey değildir. her üreticinin size sunduğu konfor ve özellikler değişiklik gösterebilir. iş arkadaşınızla beraber almış olduğunuz sıfır otomobil için sabah ofiste şunu duyabilirsiniz; "tatlım açtım koltuk ısıtmayı ve popom ısına ısına geldim". e ama siz aynı gün ve aynı model arabayı almıştınız, fakat sizde öyle bir düğme yok. işte üreticiler buna opsiyonel seçenek diyorlar. siz otomobili alırken bu seçenekler için cüzdanın ağzını biraz daha açmanız gerekebilir. ben de mercedes c200d amg var fakat navigasyon için iki bin liraya yakın para ödemem gerekiyor. hiç ummadığınız bir otomobilde bile navigasyon standart olarak gelirken, ben o navigasyon için para ödemeliyim. yani opsiyonel seçenek dedikleri, sizin otomobilinize sonradan ekstra olarak ilave ettireceğiniz donanımlar olurken, standart dedikleri ise, o modelde çıkan tüm otomobillerde olan özelliklerdir.

işte burada şu konuya dikkat edebiliriz

antalya'da ben popom ısınsın istemiyorum fakat içerisi buz gibi olsun ya da erzurum'da yaşıyorum ve klimaya ihtiyacım yok, popom ısınsın yeter şeklinde düşünebilirim. otomobil alırken bu opsiyonel seçenekleri tek tek göz önünde bulundurun. sonradan ilave etmek istediğinizde bir tofaş şahin parası öder geçersiniz.

ikinci el ya da sıfır fark etmez, alacağınız yeni bir otomobilde ne istediğinize bakın. yaşadığınız yer, kullanım amacı, usta ve parça sıkıntısı, vergisi, yakıt giderleri vesaire. hepsini göz önünde bulundurup ona göre seçim yapın. fakat dertsiz başınıza dert almak istemiyorsanız, en güzel araba şehir içi otobüs tramvay ve dolmuştur. gerisi hikayedir.

yukarıda aklınıza takılan her noktanın cevabı, şurada indekslemiş olduğum yazılarımda var