Arap Ayaklanmasının Mimarı Arabistanlı Lawrence'ın Karışık Duygularla Okuyacağınız Hikayesi

"Arabistanlı Lawrence" olarak bildiğimiz Britanyalı asker ve diplomat, Thomas Edward Lawrence'ın zamanında neler yaptığına dair akıcı bir biyografi.
Arap Ayaklanmasının Mimarı Arabistanlı Lawrence'ın Karışık Duygularla Okuyacağınız Hikayesi

tam adı thomas edward lawrence olan, arabistanlı lawrence olarak da tanınan lawrence, aynı zamanda 1927'den itibaren t.e. shaw ismini kullanır. 16 ağustos 1888 tremadoc, caernarvonshire, galler doğumludur ve 19 mayıs 1935'de clouds hill, dorset, ingiltere'de ölmüştür. birinci dünya savaşı'nda orta doğudaki faaliyetleri ile tanınır ve bilgeliğin yedi sütunu adlı eserinde bu faaliyetleri hakkında bilgiler verir.

erken dönemi

lawrence, sir thomas ve kızlarının westmeath’teki bakıcısı olan sara maden’ın oğluydu. irlanda'dan ve sir thomas'ın evliliğinden kaçan bu çift, bay ve bayan lawrence olarak din işlerinde çalıştılar ve 5 çocuk yaptılar, t.e. ikincisiydi. 1896'da aile oxford’da yer satın aldı. burada isimlerin baş harfleri olan t.e.'yi kullanmayı tercih eden thomas edward, lise'ye ve sonra da isa koleji'ne girdi. ortaçağ askeri mimarlığı ilk ilgi alanıydı ve 1909'da suriye ve filistin'deki haçlı kalelerini inceleyerek 1910'da birinci sınıf onur odülunü kazanmış olan bu konuyla ilgili tezini sundu. (ölümünden sonra, 1936'da haçlı kaleleri olarak yayımlandı.) oxford'dayken yetenekleri fark edilerek magdalen koleji'nden bir demyship bursu edindi. önce d.g. hogarth ile, sonra da sir leonard woolley ile boş zamanlarını değerlendirdiği, kendi başına yolculuk ederek hem dilleri, hem de insanları tanıdığı, fırat'ta hitit yerleşimini araştıran bir kazı gezisine katıldı. 1914'ün başlarında lawrence, woolley ve yüzbaşı s.f. newcombe, süveyş'in doğusundaki türk sınırında kuzey sina'yı keşfetti. sözde bilimsel bir keşif olan bu gezi, aslında filistin araştırma fonu tarafından desteklenen, gazze'den akabe'ye, neredeyse acil bir stratejik değere sahip olan bir harita yapımı keşfiydi. kapak çalışması yine de gerçek bir bilimsel öneme sahipti; lawrence ve woolley tarafından birlikte yazılmış ve 1915'te the wilderness of zin olarak yayımlanmıştır.

büyük cihan harbi'nin başladığı ay lawrence, askeri açıdan yararlı bir sina haritası hazırlamakla görevli olarak londra'daki savaş ofisi harita dairesi'nin sivil bir çalışanı oldu. aralık 1914'te kahire'te teğmen olarak atandı. arap meseleleri üzerine uzmanlar - özellikle biz türklerin elinde olan arap topraklarında seyahat edenler - nadirdi ve bir yıldan fazla zaman harcadığı ve çoğunlukla mahkumlarla görüşerek, haritalar çizerek, arkasındaki ajanlardan veri alarak işlediği istihbarat görevine atandı. düşman hatları ve türk ordusu hakkında lawrence, bir el kitabı üretiyordu. 1915'in ortalarında, kardeşleri will ve frank'in fransa'da öldürülmesiyle batıdaki cephenin daha aktif ve acımasız olduğu lawrence tarafından fark edildi. o zamanlar mısır, olağanüstü verimsizliğe sahip orta doğu askeri operasyonları için hazırlık alanıydı. arabistan gezisi, lawrence’ı, almanya’nın türk müttefiklerini baltalamak için alternatif bir yöntem olduğuna ikna etti. 1916 ekim'inde diplomat olan sir ronald storrs'a, bir önceki haziran’da türklere karşı bir isyan başlatmış olan mekke şerifi hüseyin bin ali'nin yanına, arabistan’a olan bir misyonda eşlik etti. storrs ve lawrence, hüseyin'in oğlu abdullah’la görüşmüş ve lawrence, daha sonra medine’nin güneybatısındaki bir arap kuvvetine komuta eden başka bir oğlu faysal’la istişarede bulunma izni almıştır. kasım ayında kahire’ye geri döndüğünde lawrence, üstlerini, genel askeri stratejiden bağımsız olarak arzularını yerine getirmek adına silah ve altınla isyan çabalarını arttırmaya ve muhalif şeyhlerden faydalanmaya ikna etti. faysal’ın ordusuna siyasi ve irtibat subayı olarak katıldı.


gerilla lideri

lawrence yükselen yeni arap isyanına katılan tek memur değildi ancak arap yarımadası’nın küçük bir köşesinden hızla - özellikle kendi hesaplarından da fazla- büyüyen örgüt gücü, kahire’yle, edmund allenby'nin ordusuyla irtibat kurdu ve önemli bir faktör haline geldi. türk hatlarının ardında açılan küçük ama rahatsız edici ikinci cephe, köprülerin ve tedarik trenlerinin sabotajına ve arap birimlerinin önce bir yerde, sonra bir diğerinde ortaya çıkmasına odaklanan ve bir başka yere gelecek olan türk kuvvetlerini aşağı çeken bir gerilla operasyonuydu. başka bir yere konuşlandırılmış olan türk ordusu takviyeleri, şam-medine demiryolu'nun büyük ölçüde çalışmaz hale getirilmesi nedeniyle, ayaklanmayı bastırmak için çaresiz kalmıştır. böyle bir şekilde lawrence - hayranları bedeviler tarafından “şerif dinamit” olarak anılır olmuştur. kendi kendine hizmet eden şeyhleri lawrence, krallık düşüncesi güden bir arap milleti vizyonuna adadı. onları, kişisel cesaret örnekleri ile peşine taktı ve onlara düşman ganimeti, ingiliz altını ve egemenlik vaadiyle rüşvet verdi.

akabe - kızıldeniz'in en kuzey ucunda -, arap gerilla güçleri için ilk büyük zaferdi; 6 temmuz 1917'de iki aylık uzun bir çöl yürüyüşünün ardından ele geçirilmişti. bundan sonra lawrence arap hareketlerini, kısmen başarılı olan bir taktik ile kudüs'e ilerleyen general sir edmund allenby'nin seferiyle koordine etmeye çalıştı. kendi anlatılarına göre kasım ayında lawrence, türkler tarafından dar'a'da arap giysileri içindeyken yakalanırken bölgeden feragat etti, kaçmadan önce görünüşü sebebiyle tanındı ve eşcinsel bir şekilde tacize uğradı. her ne kadar bazı biyograflar bu hikayeye meydan okuyor olsa da, lawrence tarafından daha sonra çeşitli şekilde bildirilen veya gizlenen deneyimler, genel olarak asla iyileşmediği ruhunun üzerine hem fiziksel hem de ruhsal yaralar bırakmış olarak tanımlanmaktadır. yine de sonraki ay lawrence, kudüs'teki zafer geçit törenine katıldı ve faysal’ın güçlerinin kuzeye yönelik giderek artan başarılı eylemlerini yönetmek için geri döndü. lawrence, seçkin servis emri (dso) ile albay rütbesine yükseldi.


binbir kabilenin birlikteliğinden oluşan arap ordusu 1918 ekim'inde şam'a ulaştığında, lawrence bedeninin ve ruhunun kırılma noktasını zorlayan bir şekilde, fiziksel ve duygusal olarak tükenmişti. birçok kez yaralandı, yakalandı ve işkence gördü; açlık, hava ve hastalık muhalefetlerine katlanmıştı; türklere vahşice saldırmaya, gözü dönmüş olarak yönlendirilmişti. şam'ın kargaşasında, araplar adına kazandığı zaferlerin, zafer sonrasında masada yenilgiye dönüşmesine ve arapların hizipçilikleriyle ulus olma kabiliyetine sahip olamamalarına tanık olmuştu. (lawrence, sykes-picot anlaşması’nda resmileştirilen anglo-fransız’nın dualitesinin, arapların almayı beklediği ganimetler vaadine çoktan ihanet ettiğini biliyordu.) 30 ekim 1918’de, “ganimeti elimde tutuyorum” diyen kral v. george, orta doğu için nihai hükmü vermişti. 31 temmuz 1919’da albay olarak ordudan terhis edildi. gertrude bell (the queen of desert) gibi nice misyoner ile çok yakın ilişkiler kurdu ve orta doğu'nun sınırlarının çizilmesinde en büyük katkılara sahip insanlardan birisiydi.

savaş sonrası etkinlikler

30 yaşında bir albay olan lawrence hala sözü geçen birisiydi. 1919 paris barış konferansı'na, arap cübbesi içinde gelerek arap bağımsızlığı için lobi kurmaya çalıştı ancak arapların geri kalanından suriye ve lübnan'ın koparılmasına karşı çaresiz kaldı. bu arada savaş hatıraları üzerinde çalıştı, bu amaçla oxford'da bir araştırma bursu aldı, kasım 1919'da 7 yıl süreyle yazdı. o zamana kadar eseri, geniş bir kitleye duyuruldu. ağustos 1919’da londra’da bir amerikan savaş muhabiri olan lowell thomas, “filistin’de allenby ve arabistan’da lawrence” ile son derece popüler bir dizi resimli derse başladı. son bölümü lawrence, kendisini görmek için merak etmişti ve katıldı.

1919 Paris Barış Konferansı'nda; Faysal, T. E. Lawrence ve Hicaz delegasyonu ile birlikte.

arap işleri danışmanı

lawrence 1921 mart'ında, sömürge bakanı olan winston churchill’in arap işleri konusunda danışmanı olarak orta doğu’ya geri döndüğü zaman, hatıralarının üçüncü cildindeydi. lawrence’ın verdiği idealist savaş vaadlerinden birkaçını yerine getiren kahire’nin siyasi çözümlerinden sonra, hükümet içindeki tüm ileri pozisyon tekliflerini reddetti ve savaş arkadaşı olan sir hugh trenchard'ın gizli yardımlarıyla, 28 ağustos 1922'de kraliyet hava kuvvetleri'ne hohn hume ross olarak kaydedildi. o esnada bilgeliğin yedi sütunu'nun 330.000 kelimelik metnini oxford times'da yayımladı ve hatıralarının yazıya dökülmesiyle duygusal olarak zihnini rahatlattı. eserin ünlenmesiyle birlikte bir uçak görevlisinin günlük iki şilin maaşı ve 1.200 sterlinlik sömürge ofisi maaşından vazgeçmeye artık askerlik bunalımından kendini kurtarmak için değil, başka kitaplar yazmak için para kazanmak adına istekliydi ancak sadece kitaplarından ikincisinde başarılı oldu. londra basını, onu farnborough üssünde buldu, daily express 27 aralık'ta lawrence'ın hikayesini ve gizli kimliğini açığa çıkardı ve raf onu gelecek ayın başlarında terhis etti.

eski görevine yeniden atanması imkansız olan lawrence, başka bir hizmet aradı ve savaş ofisinden arkadaşı olan sir philip chetwode'un müdahalesiyle, 12 mart 1923'te kraliyet tank kolordusu'na özel bir kişi olarak kabul edildi. orada kullandığı soyisim olan shaw, rastgele seçtiğini iddia ettiği bir isimdi. ancak savaş sonrası yaşamının en önemli olaylarından birine, 1922'deki buluşmasıyla george bernard shaw'la olan arkadaşlığına dayanıyordu. (1927'de yasal olarak yeni soyismini aldı) dorset'teki bovington kampına gönderildi, daha sonra evi olarak kalan clouds hill yakınlarındaki bir kulübeyi satın aldı. dorset'te yedi sütun'un başka bir versiyonunun yayımlanması için düzenleme yapmaya başladı; arkadaşlarının tavsiyesi üzerine, özellikle oxford metninin büyük bir kısmını gözden geçirmiş olan george bernard shaw tarafından görevlendirilen önemli ingiliz yazarların yardımı ile görkemli bir şekil aldı, basıldı ve ciltlendi.

Bernard Shaw

başlıca edebi eserleri

lawrence’ın bilgeliğin yedi sütunu, destansı figürler yaratmak için ingilizce’deki 20. yüzyıldan kalma birkaç kaynak eserden biri olmaya devam ediyor. her ne kadar sıfatlarla dolup taşmış olsa da, çoğu zaman efektler sanat için zorlayıcı olsa da, lawrence’ın araplarla birlikte çölde gerçekleştirdiği seferleri, aksiyon dolu bir anlatıma sahiptir. kitap, zengin karakter tasviri ve yazarın kendi karmaşık zihinsel ve ruhsal dönüşümünü engelleyen gergin bir iç gözlem, olay ve gösterilerle doludur. kuşkusuz yanlış ve öznel olsa da, kahramanlık destanının kapsamını, otobiyografisi ile birleştirir.

yedi sütun basmanın maliyetini azaltmak için lawrence, 130.000 kelimelik bir kısaltma olan çölde isyan'ın ticari bir versiyonunu yazmayı kabul etti. mart 1927'de piyasaya sürüldüğü zaman, her iki basımın da tanıtımından uzakta, hindistan'da bir üsdeydi; yine de ilgi odağıydı. orta asya’ya ve sovyetler birliği’ne karşı bir komploda yer aldığına dair temelsiz söylentiler, raf’ın lawrence'ı, 1925’te george bernard shaw ve john buchan’ın başbakan stanley baldwin’e müdahalesi üzerine 1925’te transfer edildiği hindistan'dan, 1929’da ingiltere’ye getirilmesine neden oldu. bu arada açık bir şekilde whitehall memurlarını dehşete düşürecek olan, yaşamı boyunca hiçbir zaman yayımlanmayıp 1955'te yayımlanmış olan, açık bir şekilde kraliyet hava kuvvetleri işe alım sürecini ve eğitimini eleştiren the mint adlı eserinin taslağını tamamladı. eserin içini, askerin temel istilacı yapısıyla ilgili eleştirilerle ve saygısızlık ile öfke sahneleriyle doldurarak, hava kuvvetleri yaşamından anılarını anlattı. ayrıca, homeros’un odysseia’sının ingilizceye çevirisini yapan bruce rogers’ın ekibinde yer almaya, 1928’de karachi’den 1931’de plymouth’a kadar çeşitli raf üslerinde devam etti. 1931’de odysseia, t.e. shaw'ın eseri olarak yayımlandı.

lawrence tarafından kendisi sağken de başka küçük eserler yayımlandı. gerilla savaşıyla ilgili ünlü bir makalesi ve yedi sütunun ilk taslağının dergi versiyonu da dahil olmak üzere savaş sonrası ilk yazıları, isyanın evrimi olarak yayımlandı. azınlıklar (minorities adlı eseri, lawrence'ın uzun yıllar boyunca bir defterde topladığı 100'den fazla şiirinin bir antolojisini sağladı ve her biri hayatındaki bir şeyle ilgili önemli ve açıklayıcı bir ilişkiye sahipti.

son yılları

lawrence’ın son yılları, raf deniz uçakları ve açık deniz seferleri arasında geçti ancak resmi olarak uçuş iznini hiçbir zaman kullanmadı. ingiliz kanalı'ndaki üslerden kuzey denizi'ndeki bölgelere sefere çıkıp, uçmak yerine yüksek hızlı deniz uçağı ve deniz taşıtları için geliştirilmiş tasarımlar üzerinde çalıştı, bunları zorlu denemelerde test etti ve kullanımları için teknik el kitabı yazdı.

26 şubat 1935'te kraliyet hava kuvvetleri'nden atılan lawrence, 46 yaşında gelecekteki yayıncılık projeleri ile ilgili olarak iyimserlikle dolu bir emeklilikle yüzleşmek için clouds hill'e geri döndü. eski bir arkadaş olan leydi astor, kendisi için “eserlerinde kazaya uğramış bir şey var… ” diye düşünüyordu. 13 mayıs'ta bir motosiklet kazası geleceğinin sorununu çözmüştü. altı gün bilincini kaybetmiş olarak yattıktan sonra öldü.

mirası

lawrence bilgeliğin yedi sütunu'nda, kendi efsanesinin kendi versiyonunu yayımlamadan önce bile kendi yaşamı, ünlü bir figür haline gelmişti. britanya perspektifinden bakarsak, başarıları, üç beş insan ömrü için bile yeterince sağlamdı. arapların türklere karşı ayaklanmasının ardındaki askeri beyin olmaktan öte, bir taktik ve gerilla savaşının oldukça etkili bir teorisyeniydi. bilgeliğin yedi sütunu'nun yanı sıra, the mint ve odysseia'nın kendi tarzındaki nesir tercümesi, lawrence'a kuşağının en büyük yazarlarından biri olarak edebi bir ün sağlamıştır.

lawrence, hırsı için gerektiği kadar umutsuzluk bulmuştu. karakterinin mazoşist tarafında yaşadı ve kendi kendini cezalandırmanın bir parçası olarak, kazandığı tanınmayı inkar ederek yüksek başarısını hemen iptal etmek için derin bir hayal kırıklığı yarattı. en uç noktasında bu itici güç, benlik için sembolik bir öldürme, yeni bir yaşam ve yeni bir isim alma ile ilgiliydi. her ne şekilde olursa olsun, mahremiyetini sürekli aradığı başarısını engelleyen çok taraflı bir dahiydi. efsanesinin üretilmesiyle sağlam temellere dayanarak, kendi şahsiyetinde herhangi bir çağdaş kurguya rakip bir karakterizasyon yaratmıştı. biz türkler için ajan ve hain olarak değerlendirilse de yaşamı bilinmeli ve lawrence gibi nice insanın tekrar şans bulması engellenmelidir. arapların ihanetini kendi amaçlarına evirmiş bir dahidir lawrence.
düşmanını tanı!

Çayınızı Kahvenizi Alın Gelin: Ağır Bir Yenilgiye Uğradığımız Sina ve Filistin Cephesi'nin Uzun Özeti