Better Call Saul Dizisinin Finalinde Yaşananların Akıcı ve Anlaşılır Bir Açıklaması

Breaking Bad'den önce yaşananları üçkağıtçı avukat Saul Goodman (Jimmy McGill) üzerinden anlatan Better Call Saul, 15 Ağustos'ta final yaparak veda etti. Peki final bölümünde yaşananlar da neyin nesiydi öyle? Açıklayalım.
Better Call Saul Dizisinin Finalinde Yaşananların Akıcı ve Anlaşılır Bir Açıklaması

better call saul'un finali, meşhur çöl bölümü ile başlıyor

soru basit: "zaman makinen olsa ne yapardın?" mike'ın derin geçmişini hepimiz biliyoruz zaten. ilk söylediği 8 aralık 2001 tarih oğlunun öldüğü gün, sonra hayır diyor, "ilk rüşvetim." 17 mart 1984. sonra 5-10 yılda bir iyi olup olmadığını merak ettiğim insanlara bakardım diyor. gayet yaşına olgun cevaplar. diğer tarafta ise hala dalavere peşinde olan saul goodman'ın cevabı ise berkshire hathaway şirketinden hisse alırdım oluyor. varsayımda bile hala kısa yoldan zengin olma peşinde, onda bile el altından bir şeyler yapma peşinde, 6 milyon dolara zaman makinesi icat edip 1 milyon dolara hisse alacağını söylüyor. sonra çocuk gibi trilyoner olurdum, var mı öyle bir şey diye soruyor. mike'ın bu mu yani, para mı cevabı üzerine saul'un cevabı da zaten manidar: "başka ne var ki?" değiştirebileceğin başka bir şey yok mu sorusunda da kaçıyor, o da farkında zaten hayatının boşluğundan. onu rahatsız edenlerden, etkenlerden kaçtığından ama durumdan pek de mutsuz değil gibi. abisinin ölümü bile onu pişman etmemiş. çünkü onu kontrol eden bir tek abisi vardı. şu an özgür ve istediğini yapan, kendini inşa eden bir saul goodman var.


tekrar zaman makinesi sorusu, bu sefer walter white ile

walter white'a da bakmak lazım. o kadar yaşanılana rağmen hepimiz walter white'ın jesse'nin hediye ettiği saate baktıktan sonra meth işine girmek olduğunu düşünmüştük pişman olduğu şeyin, ama hayır! kendisi hala gray matter'da yaşıyordu, aklı hala oradaydı, belki de tüm hırsı bu yüzdendi... elinden alınanlar yüzünden bir hiçe dönüştüğünü, orada oturduğunu düşünüyordu. meşhur "i won" repliği de "i did it for me, i liked it" itirafı da anlam kazanmış oldu. kendine ait olanı bir şey yapmak istemişti. adının duyulmasını, egosunun okşanmasını, görmediği saygıyı, görmediği itibarı elde etmişti zaten. ama yine de daha fazlasını istiyordu. hala alamadıklarında, yapamadıklarındaydı aklı. o saat gördüğü saygının sembolüydü belki de... final bölümünde saati bırakmasının sebebi de alacağını aldığını anlamasını. her şeyi kaybettiğini. pişman olduğu şeyin ne olduğunu anlamış olmasıydı.


aynı sahnede tekrar saul goodman'a dönüyoruz

o kadar yaşanılana rağmen, elindeki her şeyi kaybetmiş olmasına rağmen hala pişman olduğu bir şey yoktu. hala istediğini elde edememişti. bütün bunları pişman olacağı bir şey için istiyordu. çevresindeki herkesin bir hikayesi, saygınlığı, itibarı varken 2008 yılından beri tanıştığımız saul goodman'nın belki bizim gözümüzde bile bir hikayesi yoktu. var mıydı sizce? dönüp baktığımızda hiçbir olaya saul goodman bu olay için pişman olmuştur demiyoruz. diyemiyoruz çünkü. walter da aynı cevabı vermişti. gray matter şirketi için keşke bana gelseydin, patent davası açardık diyor saul. walter ise onun için sana mı gelirdim diyor. hangimiz başımız belaya girse saul goodman'ı isterdi gerçek hayatta? hiç kimse. hala para peşinde, pişman olduğu tek şey saçma sapan bir dava için düşüp dizini acıtması. polislere yakalanınca arayacağı hiç kimse yok, dükkanı arıyor. kimsesi yok, ona saygı duyan (o da şüpheli) tek bir kişi var: kim wexler.

ve finale yaklaştığımız muhteşem sahneler

her şeyi özetleyen sahne buydu bence:


çıkış tabelası bir tarafta: 7 seneyi gösteren ok, diğer tarafta susması için ısrar eden bill'i gösteren ok. ikisi de bir çıkış. tam ortada kim wexler ile aynı hizada olan bir çıkış olmadığını gösteren ve bilen, bildiği yolu okuyan, hepimizin tanıdığı, işleri kendi usulünce halleden saul goodman. herkes biliyordu bir çıkış olmayacağını zaten. ikisi de aynıydı: kim wexler ve saul goodman. biri tuz biri soydum gibi, tek başlarına zararsız ama ikisi beraber zehir. biri küçücük bir yere sıkışmış, istemediği biriyle istemediği hayat ile hapis yaşıyordu. diğeri aynı şekilde kaçak bir hayat ile hapis yaşıyordu.

şimdi neden 7 sene yatmak varken 86 seneyi tercih etti sorusunun cevabına geliyoruz artık

evet, pişman olacağı bir şeyi artık vardı. öncelikle, mahkemede sürekli kim wexler'e neden baktığının sorusunun cevabı bende yok. anlam yüklemek de gereksiz olabilir, belki onu tanıyan tek kişiye ben buyum demek istedi veya bir şey yap demek istedi. benim elimden gelen buydu demek istedi. bilmiyorum. bahsedildiği gibi de suçlarını itiraf edip kim wexler'ı suçlamalardan kurtarmak istedi. belki yalvarıştı, belki kim wexler'e savunacağı bir dava veriyordu ve kim'i avukatlığa geri döndürmek istiyordu. yeni bir hayat kazandırmak. nasıl walter white kendini bulduğu laboratuvara gidip kendini orada öldürüp imzasını attıysa, saygıyı ölürken bile görmek istediyse, saul da aynı şekilde kendi laboratuvarı olan kim wexler'ın yanında ölmek istedi. ondan saygı görmek istedi. 7 sene kabul edilseydi kim wexler kendi hapis hayatına devam edecekti. bunu saul da biliyordu. kendi dalavereli hayatına 7 sene devam edecekti. 7 sene kabul edilseydi kim wexler kendisine kızgın olmaya devam edecekti. çünkü kim'in hayatını mahvetmişti. kim de saul'un.

saul goodman'ın da itiraf ettikleriyle saul goodman artık yoktu. mahkeme salonunda ölmüştü. öldürüldü jimmy mcgill tarafından. kim wexler hayat kazandı. breaking bad evreninde 271 kişi ölmüştü. saul goodman ile 272 oldu. jimmy mcgill yaşamaya devam etti. hapiste olan saul goodman değil jimmy mcgill idi. çünkü saul goodman'ın pişman olacağı hiçbir şey yoktu. ama jimmy mcgill'in? pişman olacağı bir saul goodman vardı. son sahnesinde abisi hakkında itirafları da bu yüzdendi.

kim wexler kendi elleri ile bir canavar yarattı. burası jimmy mcgill'in tam olarak öldüğü sahneydi:


jimmy hala kendini doğru kararı vermeye çalışırken kim wexler ikisinin adına karar vermişti zaten bu sahnede.

sıra jimmy'de. o da tanıdığı kim wexler'ı aynı şekilde öldürüyor:


sigara içerken tanışan ikili, sigara içerek ayrılıyor.

suçları ile yeni bir hayata başlayan, beyaz tarafta kalan jimmy, bildiği her şey ile simsiyah tarafta kalan kim:


son bölümleri, gene takovic'i gösteren sahnelerin, geleceği, günümüzü gösteren sahnelerin siyah beyaz olma sebebi de buydu belki zaten. ikisinin geleceği de geçmişleriydi.

finaldeki mahkeme sahnesinde saul, zamanda yolculuk edememiştir; ama geçmişini tekrar geri getirmeyi başarmıştır

artık saul değil, yeniden jimmy olabilmiştir. hapishaneye giderken mahkumların hep bir ağızdan bağırarak söylediği gibi başkaları için belki her zaman saul goodman olarak kalacaktır; fakat kendi iç yolculuğunda o, jimmy mcgill'i geri getirebilmiştir. önemli olan da bu değil midir zaten. başkaları ne derse desin, senin hakkında ne düşünürse düşünsün; kim olduğundan emin olabilmek.

Son söz

heisenberg walter white'ı öldürmüştü, saul goodman ise jimmy mcgill'i hapse tıktı. 86 yıl. bu açıdan paralel finaller.

ve bence yine egosunun istediğini yaptı jimmy. walter white'ın kurbanı olarak yedi yıllık hapis cezasıyla yırtabilecekken bu devasa organize suç örgütünün "vazgeçilmezi" olarak hapse girdi. illegal de olsa, bir sürü masumun ölümüne de sebep olsa zekasıyla yarattığını bırakmadı. aynı walter gibi, ailesinden ve hayatından da olsa o laboratuvarda can vermişti. saul ve heisenberg birçok yandan benzer aslında.