Bir Motor Ustasından: İlk Kez Uzun Yola Çıkacak Sürücülere Tavsiyeler

Arabayla uzun yol tavsiyeleri, uzun yola çıkarken araçta bulunması gerekenler, uzun yola çıkmadan önce alınacaklar, uzun yolda yorulmamak için neler yapmalı... İlk kez uzun yola çıkacaksanız ve neler yapmanız gerektiğini kara kara düşünüyorsanız bu liste tam size göre.
Bir Motor Ustasından: İlk Kez Uzun Yola Çıkacak Sürücülere Tavsiyeler
iStock

ilk kez uzun yola çıkacak sürücülere tavsiyeler, yolun uzunluğuna göre değişir diyerek başlayayım. "50 kilometrelik yol ile 5000 kilometrelik yol arasında ne fark var" diye soranlar olabilir, cevap yazının devamında.

kendimden bahsederek başlayayım

özel olarak dünya turuna çıkan kişiler hariç belki de sözlükte tek seferde en uzun mesafeli yolu gitmiş olabilirim. antalya'dan başlayıp rusya'nın novosbirsk şehrine gidiş dönüş uzanan bir yolculuğun üstesinden gelmiştim. türkiye içerisinde gezi düzenleyip belki çok daha fazla kilometre yapmış olanlarınız olabilir, fakat ben antalya'dan hareket ettiğimde hedefim gideceğim yere varmaktı. yani "şurayı göreyim, şurada eğleneyim" gibi bir plan kurmadan çıktım gittim. bu seyahatin benim aracıma +14000 kilometre yazdığını da belirteyim. bu yolculukta kullandığım araç ise 300 bin kilometre civarında 2001 model fiat brava sx olmuştu (bu araç ile ilgili bir yazım var, dileyen okuyabilir #102201070). aylardan ekim, gürcistan'da kazbegi dağlarının geçilmez olduğu bir kış başlangıcında ve çinlilerin yediği yarasa daha doğmamışken kalkıştım bu işe. ayrıntılara girmeden esas konumuza dönelim ve uzun yolda problem yaşamamak için ne gibi önlemler almanız gerektiğini anlatayım.

öncelikle benim gibi ülkeler arası ya da ülke içinde uzun bir seyahate çıkacaksanız kesinlikle kullanacağınız otomobilin bakımlarının eksiksiz olduğuna emin olmalısınız. yeni bir otomobile sahipseniz bu bakım işinin bazı kısımlarını pas geçebiliriz fakat yaş olarak beş yıldan eski bir otomobilde bu konuya dikkat etmelisiniz. benim gibi otomobil tamircisi değilseniz, en küçük bir problemde başınız ciddi şekilde ağrıyabilir. başka bir ülkede ve dağın başında otomobilin akis kestiğini düşünebiliyor musunuz, ya da triger kayışının kopmasını... sıcak yatağınızda okumaya hiç benzemiyor inanın bana. dağ başında bir gece yarısı kaldığınızda aradığınız usta o an ne isterse sizde mecbur tamam diyecekseniz. sanayide 100 lira, dağda 1000 lira, işinize gelirse der kapatıverir telefonu. ben gitmeden önce yaz mevsiminden başlayan bir hazırlık sürecine girmiş ve boş vakitlerimde sürekli bir parçasını (arızalı olmasa bile) değiştirmiş, çıkan parçaların yine bakımlarını yapıp bir çantada bagaja atmıştım. arabanın üstünde sıfır akis var ama bagajın içinde çıkan sağlam olanı da var. böyle bir hazırlık. eski bir otomobil ile gitmenin verdiği tedirginlik bana trigerinden contasına, termostattan radyatöre, şanzımanı indirmekten tutun aracın iç yalıtımına kadar olan tüm onarımları yaptırmış, günlerce süren "şöyle olursa ne olur, böyle olursa ne yaparım" gibi detaylı bir çalışma yaptırmıştı.


aracınızda bulunması gerekenler

kış mevsimi ile yaz mevsimi arasında yanınıza alacak olduğunuz araç gereçler değişiklik gösterse de, hemen hemen aynıdır. aracınızda bulundurmanız gereken ihtiyaçları tek tek yazayım. gidilecek olan mesafe uzadıkça bu listeye eklemeler yapabilir fakat çıkarma yapamazsınız.

- yangın tüpü
- ilk yardım çantası
- basit bir alet çantası
- tüm ampullerin yedekleri
- tüm elektrik sigortalarının yedekleri
- 5 litrelik su
- el feneri
- yedek lastik
- kriko, bijon anahtarı
- lastik tamir kiti (sprey olanlar)
- mevsim kış ise kar zinciri
- üçgen reflektör
- bir adet battaniye
- lastikleri mevsime göre seçin ve havalarını tamamlayın
- silecek suyunu tamamlayıp silecek lastiklerini gözden geçirin
- fren ve direksiyon hidroliklerini kontrol edin
- yolculuk süresince aracınızın yakıtı yarım depodan aşağı düşmesin. hatta her fırsatta girin bir petrolde doldurun.
- aracınızın sigorta ve muayenesinin geçerlilik tarihlerini kontrol edin.
- gitmeden önce akü durumunu kontrol edin. bir akücüye gidip ölçüm yaptırın.
- kaliteli bir yol kayıt kamerası alın ve aktif hale getirin.
- hgs ya da ogs gibi geçiş sistemlerinin bakiyelerini kontrol edin.

unuttuklarım olabilir fakat ortalama bir hazırlık bu şekilde olmalı uzun yola çıkmadan önce.

şimdi gelelim vereceğim tavsiyelere

dağ bayır giderken sis içerisine girebilirsiniz. artistlik yapayım diye sol şeritten basıp gitmeyin, sağ şeritten görüş mesafesine göre risk almayacağınız bir sürat ile gidin. uzun farları yakmayın görüşü daha kötü hale getirir, kısalar ve sis farlarını açın. dörtlüleri açıp gitmeyin, yol kenarında durursanız dörtlüleri yakın. piyasada satılan sis gözlüğü gibi şeylerden uzak durun ve numaralı gözlük harici başka bir şey kullanmayın. sürekli sis içerisinde gitmek gözlerinizi bir müddet sonra yorar ve en önemlisi algılarınız sapıtmaya başlar, rampa iniyor muyum çıkıyor muyum diye düşünürsünüz. her 15 dakikada bir güvenli bir yerde durup gözlerinizi kapatın ve dinlenin. kış mevsiminde özellikle sisli yollar çok kaygan olabilir, temkinli gidin.

yolda arabam arıza yaptı diye size el işareti yapan kişilere yardım için durmayın. üzgünüm ama durmayın işte. genelde para istiyorlar bu kişiler. çok acil bir durum var ise polisi ya da jandarmayı arayabilir bu kişiler. yine otostop çeken kişileri aracınıza almamanızı öneririm. otostop çeken kişinin görünüşü de çok önemli bu konuda, durup birkaç soru sorduktan sonra eğer içinize sindiyse alırsınız. fakat unutmayın ki kaçak bir mülteciyi, çantasında uyuşturucu olan bir kuryeyi, birini öldürüp ormana atmış bir katili aracınıza alıyor olabilirsiniz. bu tür durumlarda siz kurtulursunuz fakat tüm seyahatiniz kabusa döner. ayrıca bu yolculuk paylaşım platformlarına da güvenmeyin kesinlikle. gasp edilmeniz ve aracınızın çalınması gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. otobüslerin sürekli kimlik kontrolüne takılması riski olduğundan, hatta bir terör örgütü mensubunu bile aracınıza almış olabilirsiniz.

yemek, tuvalet ya da alışveriş gibi her türlü ihtiyacınız sebebiyle arabanızı terk ederken kesinlikle kapıları kilitleyip anahtarı yanınıza alın. iki dakikadan bir şey olmaz demeyin, kilitleyin arabanızı. bir yerlerde araç içerisinde uyurken yine kilitleyin kapıyı camı. yeri gelmişken çok sorulan bir soruyu cevaplayayım. araç rölantide çalışırsa kalorifer açık, bir sıkıntı olur mu? hayır olmaz. bilinen kronik bir yağlama problemi yoksa asla olmaz. yağ eksik ya da niteliğini kaybetmiş ise sıkıntı çıkarabilir. dizel ya da benzinli fark etmez, üç beş saatten bir şey olmayacaktır fakat tehlike şudur; egzoz gazının içeri girmesi.. eğer böyle bir durumdan şüpheniz var ise çalıştırmayın. hayır yok ise ön camlar tamamen kapalı ama sirkülasyon açık şekilde aracı çalıştırıp uyuyabilirsiniz.

uyumanız gerekiyorsa gelişigüzel yol kenarına çekip uyumayın. kalabalık benzin istasyonları, jandarma ya da polis merkezleri önü, hatta rutin kontrol yapan trafik ekiplerinin olduğu yerleri tercih edin. polislere "denetleme bitip giderken beni de uyandırır mısınız" derseniz adamlar giderken sizi kaldırır. şehirler arası yollarda trafik polisleri ve jandarma gerçekten çok yardımcı oluyor. aracınız arıza yaparsa, lastiği patlarsa, benzini biterse arayın yani. onlar birilerini mutlaka yönlendirir ya da gerekirse gelirler. "ben burada kaldım tamirci sabah gelecek" diye ararsanız sizi gelir alırlar ve karakolda sabaha kadar misafir ederler.

uykunuzun geldiğini anladığınız an hemen durun ve arabadan inin. arabanın etrafında yürüyün, derin nefes alın ve spor hareketleri yapın. ardından arabaya binip ilk benzin istasyonuna çekin ve hemen uyuyun. yok kahveydi, enerji içeceğiydi falan geçiniz efendim. uyuyun. bakın 30 dakika uyusanız bile yeter. ama mutlaka çekin ilk yere ve hemen uyuyun. direksiyonda uyumayan adam bilmez, öyle gözler kapanıp horul horul uyunmuyor. gözler açık, yanınızdaki konuşuyor gayet güzel duyuyorsunuz ve bir bakmışsınız yol kenarından chucky'nin gelini çıkıyor ve çarpmamak için aniden sola kırıyorsunuz :) sonrası malum. direksiyonda uyumayan adamlar yazmış da yazmış başlıkta.

100 ile gayet güzel gidiyorsunuz ve beş haneli yirmi nüfuslu bir köyün içinden geçerken oraya bir tabela koymuşlar 50 ile gidiniz diye. siz bu kurala uymuyor ve devam ediyorsunuz... veeee şak! sarı bir ışık kaplıyor her yanı. arkasından e-devletten cezanızı görebilirsiniz. ben bucak'ta bir girdim bunlara, fotoğraf da göndermişler eve :) bir de telefonla konuşuyorum koltuğa resmen yatmışım. allah'tan telefonu yazmamışlar :) o sarı ışık patladığı an artık geri dönüşü yok yani. lütfen tüm kurallara uyun.


uzun yolculuklarda ekonomi yapmak hobi haline gelsin sizde. hatta aracınızın ne kadar yaktığını test etmek için sakin sakin gidebilirsiniz. aldığınız yakıtı hesaplayarak bir sonraki yakıt alımında daha da düşürmeye çalışın kilometre başına yaktığınız miktarı. küçük bir oyun gibi düşünerek aracınız için en ekonomik kullanım tarzını bulabilirsiniz bu şekilde. kimseyle yarışa girmeyin, at arabası gelsin geçsin sizi umurunuzda olmasın. ehliyeti yeni alıp altına şirket arabası çeken tipler selektör yaparak gelir arkadan, hemen atın kendinizi sağa bırakın gitsin. çok gördüm ben direksiyon mili bir tarafına girmiş abi kurtarın beni diye ağlayan. hızlı gitmeyi erkeklik göstergesi olarak gören bir toplumda yaşıyoruz maalesef. siz gezerek ve görerek gidin. en hızlısının mezarda olduğunu unutmayın ve sizi bekleyen insanlara da acıyın bence. bırakın geç geldi desinler ama hiç gelmedi demesinler.

aracınızı zorlamayın. sakin sakin onun istediği şekilde gidin, agresif kullanım mutlaka bir sorun olarak geri döner. sizin gibi o da yorulacak ve dinlenmeye ihtiyaç duyacaktır. gereksiz atraksiyonlu işlere girmediğiniz sürece eminim ciddi bir problem yaşamazsınız.

karlı ve buzlu zeminlerde daha dikkatli olmalısınız, yol gidilemeyecek kadar tehlikeli ise çekin bir petrole bekleyin. bu konuda detaylı entrylerim var. şuradan okuyabilirsiniz:


şehirler arası yollarda giderken önünüze şehir içinde olduğundan daha fazla yabani hayvan çıkabilir

bu gerçekten ciddi bir sorundur ve böyle bir durumda yapabileceğiniz tek şeyin sadece ve sadece frene basmak olduğunu unutmayın. asla ve asla direksiyonu sağa sola kırmaya kalkmayın. zemin ıslak ise frene de çok fazla basmayın. evet üzücü bir durum fakat sizin ve ailenizin canı bu konuda daha önemli. süratiniz düşük bile olsa direksiyonu kırmayın, sebebi ise arkadan gelen birinin kaza yapmasına sebep olabilirsiniz. durursa durur, durmazsa yapacak bir şey yok.

bilmediğiniz yolların virajları keskin, zemini kaygan, gizli buzu çok olabilir. bir yolu bilmiyorsanız yavaş gidin. ayrıca navigasyona güvenip köy yollarına dönmeye kalkmayın, ana yollarda kalın ve o şekilde devam edin. köy ve küçük yerleşim yerlerinden geçerken dikkat edin, bu tür yerlerde üzerinde bir tek lamba olmayan bir traktör önünüzde gidiyor olabilir. ayrıca bu tür yerlerden geçerken, nisan mayıs ayları ve sonrası koyunların gece otatmaya çıkarıldığını unutmayın. karanlık bir yolda sürü aniden karşınıza çıkabilir. kısaca dikkat edin köy çevrelerinden geçerken

yurt dışına gidiyorsanız eğer sınırı geçtikten sonra tam bir 70'lik teyze gibi kullanın arabayı

tüm kurallara kesinlikle uyun ama kesinlikle! şerit değiştirirken sinyal verin, yaya geçitlerinde durun falan. türkiye gibi değil yani, hart diye geçirirler cezayı.

çıkmadan önce aracınız için yeşil sigorta, kendiniz için sağlık sigortası yaptırmayı unutmayın. bulgaristan gibi ülkelerden çıkarken sınırda cama yapıştırılan bir şey veriyorlar "vinetka" mı nedir ismi, onu mutlaka alın. bakın sınırlarda problem yaşarsanız türk tırları her yerde, gidin birinin yanına sorun. adamlar binlerce kez geçmiş gitmiş o kapıdan. özel bir gezi için gidiyorsanız ve gün probleminiz yok ise kesinlikle cuma ve cumartesi ve pazar geçmeyin kapıdan, çok bekletiyorlar. ayrıca hristiyanların dini bayram tatillerini mutlaka araştırın, bu dönemlerde işler inanılmaz yavaşlıyor.

yurt dışında polisle tartışmaya girmeye kalkmayın kesinlikle. bu kesin tavsiyem yani, öpüyorlar direkt. giderken küçük lokumlar alıp götürün hediyelik, polisler durdurursa ikram edersiniz turkish delight diyerek. ben polis her durdurduğu zaman elimde pasaport, ehliyet ve lokumla gidiyordum :)

yine yurt dışına çıkıp latin alfabesi yerine kiril alfabesi yazılı tabelalara bakıp "bu ne kardeşim ya" dememek için, telefonun görüntülü çevirme özelliğinden yararlanın. inanılmaz işe yarıyor. ayrıca navigasyona güvenmeyip bir de kapsamlı bir karayolları haritası alın elle tutulur gözle görülür. çıkmadan önce telefonunuzun internetini kullanıp türk gsm operatörleri tarafından düdüklenmemek için sınırda hemen bir sim kart alın gittiğiniz ülkenin. ben farklı bir telefonun içine bu sim kartı yerleştirmiş ve araç içinde dağıtıcı olarak kullanmıştım. tablet, pc, telefon hepsi bağlanıyordu.

ara sıra çekin bir petrole ve yürüyün

açın motor kaputunu bakın yağına suyuna, sigara içiyorsanız yakın bir sigara kahve keyfi yapın şöyle gezin ortalarda. lastik havalarını kontrol edin, eğilin bakın arabanın altına sarkan, kopan, damlayan bir şey var mı diye. farları, sinyalleri vs tüm lambaları kontrol edin. bunlar önemli şeylerdir. yapacağınız küçük kontroller, büyük sorunların önlenmesine yardımcı olur.

bir arabada mühendis de sizsiniz, kaptan da, tamirci de, muhasebeci de... uçak değil yani yer hizmeti ayrı, yardımcı pilot ayrı. otobüs değil muavini ya da ikinci şoförü yok. dağ başında siz her şeysiniz.

mümkün olduğunca gece yolculuklarından kaçının. ben antalya'dan hopa'ya kadar gelmiş, gece sahil kenarında iki bira yuvarlayıp arka koltukta deliksiz uyumuş gitmiştim. gürcistan'ı gündüz geçmek için çünkü. "ya bu da yapılır mı şimdi" demeyin, hayat kısa arkadaşlar. hayallerinizi yaşayın, korkmayın.