Bir Motor Ustasından: Standart Aile Otomobillerinde Yakıt Tasarrufu Yapmanın Yolları

Yakıt tasarrufu için yapılması gerekenler, yakıt tasarrufu sağlamak için, yakıt tasarrufu araçlar, yakıt tasarrufu nedir kısaca... Bu kelime grupları aklınızı kurcalıyorsa doğru yere geldiniz. İşte tecrübeli bir motor ustasından 1.6 motorlu otomobiller için yakıt tasarrufu sağlamanın isabetli yöntemleri.
Bir Motor Ustasından: Standart Aile Otomobillerinde Yakıt Tasarrufu Yapmanın Yolları
iStock

ülkemizde akaryakıt fiyatları almış başını giderken ben de kendi çapında bir usta olarak elimi taşın altına koymak istedim ve yakıt giderlerinizi nasıl düşürebilirsiniz, aracınızın bakımlarını nasıl yapabilirsiniz diye bir yazı yazmak istedim.

bu yazıda, 1.6 motorlu, manuel vitesli ve benzinli standart aile otomobilleri baz alınmıştır. 4.0 motor bir otomobilde bu içeriği uygulayıp kendi oranları içerisinde bir düşüş sağlayacaktır. aracınızın eski ya da yeni olması fark etmiyor. 2018 model araç bile çok yakıyor diye şikayete getiriliyor.

öncelikle kullanım tarzınızı değiştirerek işe başlayabiliriz

aynı kilometre ve model aracı, belli bir güzergah içerisinde farklı kişilere kullandırırsanız yakıt oranları değişiklik gösterebilir. kullanım tarzı en önemli etken. doğru bildiğimiz yanlışların sayısı o kadar fazla ki... bir tam günümüzü özetleyerek işe başlayalım. daha sonrasında teknik olarak neler yapabileceğimize bakalım.

sabah aracınızı çalıştırdığınız zaman kesinlikle gaz vermeden çalıştırmayı deneyin. sağlıklı bir motor gaz vermeden çalışacaktır. jikle olan araçlarda jikle çalıştırılmadan önce çekilmeli, karbüratörlü araçlarda ise yine marş öncesi iki veya üç defa gaz pedalına basılmalı. daha fazla basmanız durumunda araç boğulur ve çalışmaz. araç çalıştıktan sonra ilk dakikalarda kesinlikle gaz verilip motor ısıtılmamalı. aracın olduğu yerde çalıştırılıp motor ısınsın da hareket edeyim mantığı çok yanlıştır. araç çalıştıktan 10 saniye sonra, az biraz ayağınıza güveniyorsanız gaza basmadan sadece debriyaj kullanarak aracı kaldırın ve rölanti devrinde yavaş yavaş giderek aracı ısıtabilirsiniz. hem zamandan hem yakıttan tasarruf edersiniz. gaza basmanız gerekiyor ise dokunarak, hafif hafif devir yükseltebilirsiniz. hararet 60 dereceye gelince normal kullanıma geçebilirsiniz.

aracınızın soğuk havalarda gürültülü çalışması normaldir. soğuk ve akışkan olmayan motor yağı supapları yağlayamaz ve ses yapar. motor ısındıkça ses gidecektir. bu sesi motor ısındıktan sonra yapmaya devam ediyor ise yağ eksiktir veya yağ pompası basıncı düşüktür. ilk 0-30 arası ses yapıp 30-60 arası kesip 90'a doğru tekrar yapmaya başlıyorsa yağ çok incedir ya da kalitesizdir. acil olarak motor yağını değiştirin. eksiltme yapıyor ise bir üst viskozite yağ koyun. benim katalog değerim 10/40 yazıyor başka koymam demeyin. soğuk iklime doğru değerleri düşürün, sıcak yerlerde yüksek tutun. 5/30 yağ olan bir araçta eksiltme var ise 10/40'a doğru yol alın derim.


kullanım tarzı ile madde madde devam edeyim

1. benzinli araçlarda genel olarak 2500 devirde vites değiştirin. vites değiştireceğim diye dip gaz yapmayın.

2. çoğu araçta ayağınızı gazdan çekince yakıt akışını tamamen kesen bir sistem bulunur. bunu gayet güzel kullanabilirsiniz. rampa aşağı inerken bir yüksek vitese geçirip kendi akıntısı ile bedavadan rampayı inebilirsiniz. hatta hava sıcak ise klimayı açıp bedavadan serinleyebilirsiniz. bu sistemi ayrıca duracağınız bir yere yaklaşırken de kullanabilirsiniz. hem yakıt yakmayacak hem motor rahatlayıp turbo normal devrine inecektir dizel araçlarda.

3. kalkışlarda araca asla yüklenmeyin. gaza dokunarak aracı bağırtmadan sakince kaldırın. arkanızdan korna çalan tiplere aldırış etmeyin. bir sonraki lambada genellikle yine arkasına durmuş olduğunuzu göreceksiniz. siz sol şeridi boş bıraktığınız sürece kimse size bir şey diyemez. sürekli sol aynadan gördüğünüz ve geçmek için fırsat kollayan tipler ya şirket arabasıdır ya da kiralık araç.

4. manuel vitesler için kesinlikle şunu diyebilirim ki; elinizi vites kolunun üzerinde tutmayın! bir süre sonra sekromençler ağlıyor aşağıda. sonra "usta benim araba vitesten geri atıyor" diye geliyorlar. hani nasıl atıyor diye bir test sürüşüne çıkartıyorum, adam üçüncü vitese takıp daha da ileri kastırıyor kolu. bakın şu vites kolu olayını şöyle anlatayım; düz bir zeminde aracı boşa alın ve el frenini bırakın. debriyaja basmadan sanki birinci vitese takıyor gibi hafifçe zorlayın. göreceksiniz araç hafif hafif ileri gidecektir vitese girmeden. sen yolda vitese baskı yaparsan aynı oranda yiyor dişlileri ve sekromençleri. ayrıca vites değişimlerinde araca biraz zaman tanıyın. hart diye üçten dörde geçirmeyin. ilk boşa çıkarıp sakince dörde alın mesela. şöyle boşu bir gösterin şanzımana.

5. debriyaj üzerinde ayağınızı tutmayın. hem baskı balatayı erkenden bitirirsiniz, hem güç kaybı yaşayacağınız için yakıt tasarrufu sağlayamazsınız. baskı balata bittiği zaman orada kalırsınız. böyle bir durumla karşılaşırsanız yarım saat bekleyip, aracı ikinci vitese alıp çalıştırın. debriyaja asla basmayın. marş yaptığınız an yürür gider şansınız varsa. ikinci viteste dörtlüler yanık halde sağdan sağdan sanayiye ya da güvenli bir noktaya aracınızı götürebilirsiniz. bunu sürekli yapmayın, araca zarar verirsiniz. tavsiye eder misin diye sorarsanız hayır derim. ama öyle bir yerde kalıyorsunuz ki mecbur yapmak zorundasınız. yeri gelmişken debriyaj teli kopmasına da değineyim. debriyaj teli koparsa aracı aynı şekilde marş ile kaldırıp uygun devirlerde vitese geçirebilirsiniz. düşük devirlerde ve gayet sakince araç 5 ve geri hariç tüm viteslere geçer. siz yine de çekici çağırın.

6. ne kadar az frene basarsanız o kadar ekonomik gidiyorsunuz demektir. virajlara gelmeden gaz kesin. hem yakıt tasarrufu sağlarsınız hem viraj ortasında fren yapmazsınız. balataların aşınması da engellenmiş olursunuz.

7. rampa çıkarken her zaman çıkabileceğiniz vitesten bir düşük viteste çıkın. hem hararet yapma riskini ortadan kaldırırsınız hem aracınız daha ekonomik çıkacaktır.
8. düz yollarda mümkün olan en yüksek vitese çıkıp 90 - 100 arası sakin sakin gidin. camların açık olması aracın yakıtına ciddi oranda balta vuruyor. süratli giderken camlarınızı kapatın.

9. yüksek rakımlarda araç performansı düşer. 2000 metre üzeri geçitlere tırmanırken yakıt hava karışımı tam olarak ayarlanamaz ve oksijen sensörü bunu ecu'ya bildirir. yeterli hava girmediğinden yakıt oranı düşürülür. buna aldanıp araca yüklenmeyin hararet yaptırırsınız. bir düşük vitese alıp rahat rahat çıkabilirsiniz.

10. dizel motorlar için turbo sistemine çok dikkat etmelisiniz. aracı stop etmeden kesinlikle 1 dakika kadar beklenmeli. siz aracı stop ettiğinizde turbo dönmeye devam eder. zamanla yataklar yağsız kalır ve ciddi zararlar açar. bir de bu motorlar hakkında ambeleye kalkma durumu vardır ki düşman başına. araç kendi kendine kontrolsüz olarak gaz vermeye başlarsa, hemen ama hemen hiç panik yapmadan el frenini çekip beşinci vitese aracı takıp debriyajdan hızlıca ayağınızı çekin. çıkan duman yüzünden aracın yandığını düşünüp araçtan inmeyin. iki üç defa beşinci, olmuyorsa dördüncü ve geri vitesleri deneyin. zaten şanzıman gitmiştir o anda. motoru kurtarmaya bakın. son çare kaputu açıp hava filtresinin hava deliğini kapatın ya da içeriye yangın tüpü sıkın. kontak kapatmak akü sökmek işinize yaramaz. tak diye sert bir ses duyduğunuz an motor devri kendi kendine yükseliyor ise hemen ne oluyor falan demeden vitese alıp stop edin. en yüksek devire geldiğinde iş işten geçmiş olacak.


teknik konular daha bir detaylı ve uzun anlatımlı olacaktır, haydi başlayalım

kullanım tarzınız ne kadar iyi olursa olsun ve aracınızın kondisyonu sağlam olsun, havası doğru olmayan, yanlış ebatta bir lastik tüm her şeyi mahvedebilir. lütfen aracınızın katalog değerlerine göre jant lastik takın. artistlik olsun diye geniş taban ve daha büyük çapta lastikler kullanmayın. lastik markası önemli değil ama ebatlarına kesinlikle uyun. 40 numara ayakkabı giyen biri daha seksi görüneyim diye 45 numara giyebilir mi? bot giyersiniz, terlik giyersiniz, çizme giyersiniz ama numara aynıdır. asla lastik ölçülerinizi değiştirmeyin. hem güvenliğiniz hem ekonominiz için.

lastik basınç değerleri için lastiği üreten firmanın verdiği değerlere mutlaka uyun. kimi 30 olur kimi 32 kimi 40. ve lastik basınçlarını her hafta düzenli olarak kontrol edin. farklı yerlerde kontrol etmeyin, sürekli gittiğiniz petrolde kontrol edin. kendiniz lastik değiştirmeye kalkarsanız lastiğin dönüş yönüne dikkat edin. lastiğin üzerinde rotation ve dönmesi gereken yön ok işareti ile belirtilir. farklı yönde takarsanız, sert bir frende alabora olursunuz. lastiğe nitrojen basılması konusunda bir fikrim yok. iyi mi kötü mü bilmiyorum.

her aracın yanına geldiğinizde lastikleri gözle bir kontrol edin. ayda bir elinizle lastik sırtını yoklayın. bir tarafında yeme başladıysa alt düzen ile ilgili bir problem var demektir. ön lastik için salıncakların, arka lastik için fişeklerin değişmesi gerekebilir. boş vaktinizde aracı krikoya kaldırıp lastikleri yukarı aşağı ve öne arkaya doğru sallayın. ayrıca kendinizde doğru çekip bırakın. en küçük bir oynama halinde rot balansçının yolunu tutun. onlar size ücretsiz olarak nelerin bozuk olduğunu yazıp verirler. bozuk parçaları değiştirdikten sonra rot balans ayarına yine aynı yere gidersiniz. aracın kasıntılı olarak gitmesi fazla yakıt tüketimi olarak size geri dönecektir.

usta aracım çok yakıyor, sebebi nedir diye geliyorlar. bunun yüzlerce nedeni var, ben de bilmiyorum valla diyorum. bir bakalım belki anlarız diyorum. sorunu hemen bulursak arızayı çözüyoruz ama öyle araçlar geliyor ki, bir türlü işin içinden çıkamıyorum.

nerelere bakıyoruz? tek tek anlatacak ve sizin de yapmanız gerekenleri madde madde yazacağım

umarım yardımcı olurum.

1. aracı ilk olarak bilgisayara bağlıyoruz. bakıyoruz değerler ne alemde. şimdi burada değerlerin ne olması gerektiğini yazmayacağım ama sorun çıkaran parçaları yazabilirim.

2. oksijen sensörü: en lanet parçadır. egzozdan çıkan gazın değerlerini ölçüp ecu'ya bildirir. o da enjektörlere ne kadar yakıt püskürtme yapacağı konusunda bilgi verir. arızalı ise işiniz zordur. yenisi çok pahalıdır ve almanız gerekiyor ise orijinal olmak zorunda. temizliği ile bir noktada doğru sinyal alınabilir. arıza durumunda araç sarı motor lambası yakabilir. bazen hiçbir belirti vermeden kendi halinde takılır. bilgisayara bağlanınca belli olur.

3. map sensörü: bu sensörün görevini ve ürettiği sinyaller gibi teknik bilgileri yazmayacağım. arızalı ise araç zengin karışım yapar. rölantide düzensizlik, kendini toparlayamama, çekiş düşüklüğü gibi problemler ortaya çıkar. temizliğini kendiniz yapabilirsiniz. çok basit bir işlemdir.

4. vuruntu sensörü: bu sensör motorun ürettiği darbeleri elektrik sinyaline dönüştürür. anormal bir sarsıntı durumunda yakıtı kesip motoru koruma amaçlıdır. arızalı olması durumunda araç gaz yemez, rampaları birinci viteste çıkarsınız. çekiş tamamen düşer. vuruntu sensörü anormal olarak sinyal veriyorsa, öncelikle motorda vibrasyona sebep olan problemlerede bakılması gerekir. silindirlerde yakıt hava karışımının zamansız ateşlenmesi vuruntuya sebep olur. vuruntu sensörünün amacı sadece silindirleri dinleyip avans ayarı yapıyor diyenler var. değil kardeşim, allah korusun kaza halinde de yakıtı keser bu parça. çalışan motora al bir çekiç vur şöyle sağlamından, motor stop eder bu sensör vasıtasıyla. bu sensör temizlenmez. kendiniz zaten sökseniz bile takamazsınız. belirli bir tork değeri vardır, ne eksik ne fazla sıkmayacaksınız. görevini yerine getiremez yanlış montaj sonrası.

5. krank sensörü: bu sensörün yakıta etkisi tartışılır. zaten arızalı olması durumunda araç patırtılı çalışır ya da hiç çalışmaz. ateşleme zamanında yapılmayacağı için çiğ yakıt atar araç ve siz bu durumda aracı kullanamazsınız. zaten durduk yere stop eder. motor sıcakken çalışmaz. soğukken çalışır. araç durduk yere stop edip tekrar çalıştırmaya kalktığınızda patırtılı çalışıyorsa sorun bu parçadadır. ahım şahım pahalı bir parça değildir. bu parçadan şüpheniz var ise, soketleri falan kontrol edin. söküp balata spreyi ile temizleyin. baktınız olmuyor değiştirin. ben aracımda her zaman bu parçanın yedeğini bulundururum. arızası adamı kanser edebilir.

6. triger: işi bilmeyen yerlerde yapacağınız triger kayışı değişimi başınıza ciddi sorunlar açabilir. sentesi yanlış takılırsa araç çok yakar, motor düzensiz çalışır. motorun fiziksel parçalarına ciddi zararlar verebilirsiniz. çok sert kullanım ve vuruntu sebebi ile aracın sentesi kendiliğinden bir diş atlayabilir. aracınızın çalışması, sesi, çekişi ve yakıt giderleri bir anda değiştiyse acil olarak triger kayışını kontrol ettirin. trigeri zincir olan araçlarda triger sente atlatmaz. takılırken yanlış takılır. önemli bir bilgi vermek istiyorum, triger kayışını zamanından önce değiştirin. yolda giderken kopması motorun tamamen baştan yapılması anlamına gelir. bazen çok değişik durumlarla karşılaşabiliyoruz; trigeri rölantide kopmuş bir aracın sadece kayışını değiştirip gönderdiğimiz oldu. ama yolda giderken kopması ve aktarma organları sebebiyle motoru çevirmeye devam etmesi ciddi sorunlara yol açıyor. motor durduk yere stop ederse tekrar marş yapmadan önce inip triger kayışına bir bakın (triger olmadan yapılan her marş 1000 tl'ye mal olabilir). kısacası triger sente ayarı yanlış ise aracınız çok yakacaktır.

7. ateşleme sistemi: bobin, bujiler ve kabloları hakkında birkaç şey yazmak istiyorum. arızalı bir bobin, krom bağlamış buji ya da ömrünü tamamlamış buji kablosu ateşlemeyi senkronize bir şekilde yapamaz. tam zamanında ateşleme yapmayan bir buji, yakıtın çiğ olarak atılmasına ve performans kaybına sebep olur. güç kaybı yaşanacağı için sizde gaza daha fazla yüklenecek ve yakıtın artmasına sebep olacaksınız. bujileri ve kablolarını gerektiğinde değiştirin. unutmayın ki silkeleme problemlerinin çoğu ateşleme sisteminden kaynaklanır. bir hırdavatçıdan buji anahtarı alın. bu anahtarın fiyatı 30 tl değildir. bujileri kendiniz sökün. o kadar basit bir işlemdir ki yapınca hayret edersiniz. bujileri sırasıyla tek tek çıkarın ve hangisinin hangi sırada olduğunu karıştırmayın. karıştırsanız da çok önemli değil (uçlarında yağ varsa ayvayı yediniz demektir). çok krom kapladıysa tel fırça ile uçlarını temizleyin ve zımpara yapın. birinde problem varsa hepsini beraber değiştirin. bujiler tek olarak değişmez. sıkarken çok kuvvet uygulamayın.


iyi güzel de bize ne bunlardan
dediğinizi hissedebiliyorum, araç ustaya gitmeden önce şunları sırasıyla yapın

hem motora rahat bir nefes aldırırsınız hem de aracınızdan daha çok keyif alırsınız.

yazmadan önce belirtmem gerekir ki marka ismini burada kullanıyorum. çünkü sonuç alamayacağınız bir marka ile boşuna masrafa girmenize gerek yok.

1. würth enjektör temizleyici alın. kutuda yazan talimatlar doğrultusunda aracınızın deposuna boşaltın. kullanım sonrası aracınızda belirli bir oranda ses azalması ve rahat çalışma hissiyatını anlarsınız.

2. motor yağı değiştirmeden önce würth motor içi temizleyicisini kullanın. ürünün etiketinde yazan talimatlar doğrultusunda aracın yağ haznesine boşaltın. ardından yağı değiştirin. blok içerisin öyle güzel temizliyor ki, eski yağ kalıntıları tamamen dışarı atılıyor.

3. yine aynı işlemi soğutma suyu için yapın. würth radyatör temizleyicisini soğutma sistemine ekleyip temizleyin. ardından tüm suyu boşaltıp aracınıza uygun bilinen bir markanın antifirizini %50 oranda ekleyin. sistemin havasını almayı unutmayın.

4. internetten videolara bakarak oksijen sensörü, map sensörü ve krank sensörü temizliği yapın. antalya'da olanlar bana mesaj gönderebilir. elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

5. lastik havalarını katalog değerlerine göre tamamlayın.

6. gaz kelebeğini temizleyin ya da temizletin. bu işlemden sonra bazı araçlara adaptasyon yapılması gerekebilir. özellikle rölanti dalgalanması, aracın kendi kendine gaz vermesi, gazdan ayağınızı çekince devirin düşmemesi ile ilgili problemler bundan kaynaklanır.

7. şimdi geldik en önemli noktaya. aracınızın ecu'suna kullanım tarzınızı öğretmeye. akünün eksi tarafını ayırın ve 1 saat kadar öyle kalmasını sağlayın. daha sonra tekrar aküyü bağlayıp kontak açık bir şekilde 60 saniye bekleyin. tekrar kontağı kapatıp açın ve aracı çalıştırın. 5 km kadar gayet sakin ve araca yüklemeden aracı kullanın.

8. aracın yağını değiştirin. yağ tavsiyesi isteyen özelden mesaj atabilir. aynı anda yağ filtresi ve hava filtresini değiştirin. yağ filtresi şakaya gelmez orijinal olanı kullanın.

9. aracın tekerlerini bir şeyin sıkmadığına emin olun. arızalı bir kleper balatayı zaman zaman disk üzerine yapıştırır. ya da frenden ayağınızı çektiğinizde bir süre balata disk üzerinde kalmaya devam edebilir.

10. katalizör: egzozdan kötü koku geliyor ise, araç bir türlü devirlenmiyor ve çok yaktığından şikayetiniz var ise katalizörün kontrol edilmesinde fayda var. son zamanlarda temizliğini yapan yerlerin bir hayli arttığını gördüm. değişim yapmaktansa temizlik yapılması daha ekonomik olacaktır diye düşünüyorum. zaten bir muayeneye gittiğinizde yüksek emisyon değeri çıkacak ve mecburen katalizör ya değişecek ya da temizlenecek. tıkalı bir katalizör araca çok yaktırır. sağlıklı bir çalışan bir motor, katalizörü kolay kolay tıkamaz ve kirletmez. motoru yağ yakanlar daha dikkatli olmalı.

11. motorunuzu temiz tutun: motor temizleyici spreyler ile temizliği elden bırakmayın. bir pazar gününüzü bu işe ayırırsanız sıfır görünümlü bir motora sahip olabilirsiniz. motorunuzu yıkamadan önce şu yazıma bir göz atın lütfen:


Atiye Dizisi Üzerinden Kendini Aramak Üzerine Yola Çıkanlara Tavsiyeler

Dizel Araç mı Yoksa Benzinli Araç mı Daha Hesaplı?