Bir Otomobilin Başına Gelebilecek En Berbat ve Masraflı Arıza: Yatak Sarması

Bir arabanın başına gelecek en berbat, sinir bozucu ve cüzdan yakıcı arıza olan motor yatak sarmasından bahsetmiş motor ustası bir Ekşi Sözlük yazarı.
Bir Otomobilin Başına Gelebilecek En Berbat ve Masraflı Arıza: Yatak Sarması


motor yatak sarması nedir?

yatak sarması dediğimiz arıza, motor ısısının teknik bir sebep ile yükselip motorun çelik parçalarının deformasyona uğraması ve ardından blok içinde hareket eden parçaların sağa sola temas edip ya da yukarı aşağı vurması ve fiziki yapısını yitirmesi şeklinde oluşur.
tehlikeli hatta çok tehlikeli bir arızadır. motorun komple kaldırılıp çöpe atılmasına sebep olabilir ve günümüz itibarıyla standart bir binek otomobilin eski yürür haline getirilebilmesi için harcayacak olduğunuz tutar 40 bin lirayı rahatlıkla geçebilir.

yatak sarması neden olur?

sebeplerine gelecek olursak karışımıza iki ana neden çıkar; motorun soğutma sistemi ve yağlama sistemi. soğutma sisteminde oluşabilecek bir arıza ya da soğutma sıvısının eksilmesi, yağ seviyesinin kritik düzeyde azalması veya yağ pompasının arıza yapıp işlevini kaybetmesi. bu arızalar her otomobilin başına gelebilecek gayet olağan arızalardır, fakat bu arıza esnasında arabanın göstergeleri çıldırmış vaziyette ve ikaz lambaları disko topu gibi yanarken, sürücünün bunları görmeyip ya da aldırış etmeden motoru stop etmemesi ile oluşur. en son aşamada gaz pedalından da hissedilebilen bir vuruntu ile motorun güç kaybetmesi (gaz yememesi), motor sesinin daha gürültülü / harıltılı hale gelmesi ve bu belirtiler dikkat çekici olup en sonunda bir yerde durmak zorunda kaldığınız zaman, rölantide gelen tak tak tak şeklinde ses duyulması ile motorun yatak sarmış olduğu anlaşılabilir. bu aşamadan sonra yapılabilecek tek şey motorun stop edilmesi ve kurtarıcı çağırılması olacaktır. bu belirtilere rağmen stop etmediğiniz takdirde motor bir süre sonra fiziksel yapısını ciddi şekilde kaybedecek, ardından kilitlenecek ve tamamen sönecektir.

şimdi özellikle ikinci el otomobil alırken dikkat etmeniz ve ders almanız gereken bir hikaye anlatayım başımıza gelen

bir arkadaş kendine 2005 model fakat düşük kilometreli bir otomobil alıyor. motor hiç açılmamış ve triger seti yaklaşık olarak 20 bin kilometre önce değiştirilmiş sonradan öğrendiğimiz kadarıyla. bu arkadaş trigerin kilometre olarak değişim zamanı gelmemesine rağmen, yıl olarak sürenin dolmuş olması nedeniyle triger setinin değişimini farklı bir yerde yaptırıyor. triger ve devirdaim pompası birlikte değişiyor, tekrardan soğutma sıvısı ekleniyor, bujiler, v kayışları falan tamamen değişiyor ve hem 10 bin, hem 50 bin, hem de 80 bin bakımlarının çoğunu güzelce yaptırıyor. ustalar arabayı teslim ediyorlar ve ertesi gün gece saatlerinde motor arıza lambası ilk ve direkt olarak kırmızı şekilde yanıyor. soğutma fanı devreye girmiyor ve hararet 103-106 seviyelerine çıkıyor. bir süre sonra hararet normal seviyelere iniyor fakat bu arkadaş eve doğru giderken aynı şey tekrar ediyor. bizim o saatlerde arkadaşlar ile oturup sohbet ettiğimiz bir yerin tam karşısında bu arkadaş durmak zorunda kalıyor ve kaputu açıp sağına soluna bakıyor cep telefonunun ışığı ile. motorun yatak vurması gece sessizliğinde karşıdan duyulunca, ben de yanımdaki arkadaşa; "git şuna motoru stop etsin" diye söyledikten bir süre sonra olaya müdahil oluruz. evet motor yatak sarmıştır, 4 numaralı piston vuruyordur. 

arkadaş ayaküstü olayı bize anlatıyor ve biz de aracı yapan ustaları aramasını ve gelip bakmalarını söyledikten sonra araç yanından geçmiş olsun diyerek ayrılıyoruz. adamın led şerit takan bir iş yeri sahibi olması sebebiyle, ihtiyaç olur diye telefon numarasını alıyoruz ve kendimizinki de veriyoruz. ustalar bir süre sonra arabanın bulunduğu noktaya geliyor ve yatak sarmış olan arabayı alelacele çalıştırıp götürüyorlar.

ertesi gün ben sırf merakımdan adamı arayıp sordum ne olduğuna dair. adam ise; "yatak vurma yokmuş abi ya, buji çalışmamış ondan olmuş" deyince benim jeton düşüyor. yaptıkları hata neticesinde tüm masrafın kendilerine kalacak olduğunun farkında olan ustalar, gece motora kalın bir katkı koyup, sistemin havasını alıp sabah bu arkadaşın arabasını teslim ediyorlar. ben arkadaşa müsait olduğu zaman bizim yere gelmesini söyleyip telefonu kapatıyorum ve arkadaş geldiğinde ücretsiz olarak motor yağını salıp değiştiriyorum. yağ değişiminden sonra motor aynı vuruntu sesini ciddi bir şekilde yapmaya başlayınca adamın kaynar sular başından aşağı dökülüyor doğal olarak. "istiyorsan şu zift gibi yağı koyup tekrar keseyim mi" dediğim zaman adam ikinci şoku yaşıyor. kendi ustalarını arayınca, "24 saat geçti artık bizi ilgilendirmez" deyince geçmiş olsun dedim adama. dava açabileceğini de belirttik. aracın bakımları yapılırken devirdaim pompasını değiştiren ustalar sistemde ciddi bir şekilde hava bırakıyor ve soğutma sıvısının ısısını okuyamayan fan rezistansı, fanı devreye almayınca, termostat ile fan rezistansı arasında bir çakışma olduğunu anlayan ecu kırmızı motor arıza lambasını yakıyor. normalde çoğu otomobil bu tip arızada en yüksek santigrat derece olan sensörü birinci olarak görmeye başlayıp tam kademe fanı devreye alması gerekiyor, fakat bu araç nedense 110 santigrat derece sonrası fanı açıyor fakat iş işten geçmiş oluyor. böyle bir olay başınıza gelirse klimayı açın ya da hararet müşirinin soketini çekin. fan hâlâ girmiyorsa devreye motoru stop edin. hatta normal bir şekilde giderken (rampa inmiyorsunuz), hararet göstergesinin durduk yere anormal şekilde düşmesi de tehlike işaretidir. (bkz: gizli hararet)

peki ne oldu? adam tekrar katkı koyulmasını istedi ve arabayı o şekilde satacak. satıp birinin başını yakacak 10 bin kilometre sonra. siz siz olun, ikinci el alırken yağ değişimini mutlak yaptırın.. böyle de pislik, yalan ve dolan bir ortam..