Bir Otomobilin Sel Hasarlı Olup Olmadığını Nasıl Anlarsınız?

Sel felaketlerinin yaşandığı şu günlerin ardından, yaz sonu sel hasarlı arabaların satışa çıkacağı günler yakındır. Peki bir arabanın sel hasarlı olduğunu anlamanın yolları nelerdir? Peki ondan önce şunu da soralım: Sel hasarlı araba alınır mı? Bir motor ustası cevaplıyor.
Bir Otomobilin Sel Hasarlı Olup Olmadığını Nasıl Anlarsınız?
iStock

ülkemizin içinde bulunduğu meteorolojik koşulları göz önünde bulundurduğumuz zaman, bu yaz sonuna doğru birçok sel hasarlı otomobilin piyasaya ya da ilan sitelerine düşeceğine size garanti verebilirim. düşmesi sorun değil, birçok kişi yılların emeğini ortaya koyup hevesle bir otomobil almaya karar verdiğinde, sel hasarlı bir otomobil aldığını asla bilmeyecek... üzücü olan da tam olarak bu!

sıfır otomobil fiyatlarının ve alım gücümüzün durumu ortadayken, ikinci el otomobil piyasası geçmiş yıllara oranla daha hareketli geçiyor. ikinci el ve sıfır araç fiyatlarının bu sene sonuna doğru bir tık daha yukarı doğru gideceğine emin olan satış lobisi, bu tür hasarlı otomobilleri arada kaynatmak için fırsat kolluyor. yaz sıcağında temizliği yapılan ve tamamen kuruduğuna emin olunan otomobil, yaz sonuna doğru orada burada satışa hazır hale getiriliyor. kimisi alelacele elden çıkarılmak üzere kabaca temizleniyor, kimisi ise profesyonel anlamda ince işçilik ile elden çıkarılmaya çalışılıyor. işi bilmeyen alıcı ise, boyasız ya da hasar kayıtsız bu otomobili gönül rahatlığı ile alıyor. peki ya sonra..

sel hasarı yemiş bir otomobilin tam olarak eski haline getirilmesi mümkün değil arkadaşlar, mümkün değil! bilerek ya da bilmeyerek aldığınız bu otomobil, kuluçka dönemini geçirdikten çok kısa bir süre sonra ilk arızaları vermeye başlayacaktır. hiç bir şekilde arıza vermese bile, airbag (hava yastığı) başta olmak üzere, yüzlerce güvenlik ekipmanından çoğu aktif hale gelmeyecektir tehlikeli bir durum içerisinde. bu araçlar diğerlerine oranla çok hızlı bir şekilde çürümeye başlarlar ki, bu zaten başlı başına büyük bir sorundur.


sel hasarı almış bir otomobilin motoru da bir şekilde suyu içeri emmiş, yağı bozmuş ve yağlama kalitesini sıfıra indirmiş olabilir. turbo yatağı, şarj dinamosu, far içleri, ecu, marş motoru, yani aklınıza gelen tüm parçalar suyun içinde kalmıştır. keza bu su arabanın içine girmiş ve neredeyse tüm ön konsol su içinde kalmış olabilir. döşemeler, kapı içleri ve bagaj, düşünün hepsi şu içindeydi ve belki günlerce bu şekilde bekledi. tüm elektronik kartlar su içerisinde kaldı...

olağan dışı bir hava durumu sonrasında sele girmiş ve çıkarılmış hasarlı bir otomobili suya girdiği için kaldırıp çöpe atmıyorlar, aşama aşama ilk önce kaba temizliği ve kurutma işlemi yapılıyor. genelde komple taban döşemesi ile birlikte koltuklarını falan çıkarıyorlar. arabanın tamamen kuruduğuna emin olduktan ve birkaç ufak tefek parçasını kontrol ettikten sonra ilk kez kontağı açıyorlar fakat motoru çalıştırmıyorlar. elektronik olarak çıkan hataları düzeltiyorlar ve ardından marş yapıyorlar. çalışıyor ise ne âlâ, bir süre bu şekilde geziyorlar ve bir problem yok ise detaylı temizlik işlemine alıyorlar arabayı.


sel suyuyla oluşan çamurlu suyun bıraktığı tüm izleri ince bir işçilik ile tamamen yok ediyorlar, gözle gördüğünüz ve aklınıza gelen her yeri. ardından pasta cila ve satış işlemi.


peki anlamanın yolu var mı?

evet var. geçmişinde sel felaketi yaşanmış bir şehir ana kriter değil, hiç alakası olmayan farklı bir şehirden aldığınız otomobil de sel hasarlı çıkabilir. sel hasarlı bir otomobilde en önemli kriter, su seviyesinin nereye kadar çıktığı ve su içerisinde ne kadar kaldığıdır. örneğin tavana kadar yükselmiş ve tamamen suyun içerisine girip birkaç saatten fazla beklemiş bir otomobil, ömrü boyunca doğru düzgün yürümez. gündelik olarak arıza çıkarır. sadece taban döşemesine kadar yükselmiş bir su seviyesi, çok fazla bir problem yaşatmaz. tek dezavantajı, küf ve pas kokusuna alışacak olmanızdır. çünkü ne yaparsanız yapın bu koku asla gitmeyecektir. araç satın alırken ince temizliği yapılmış ve içi buram buram parfüm kokan bir otomobilin sel hasarlı olma ihtimali çok yüksektir. satıcılar bir şekilde bu kötü kokuyu parfüm ile bastırmaya çalışırlar araç satış gününde. ayrıca içine süt dökülmüş bir otomobil de arabayı satma sebebidir. bunu da yazın bir kenara.

araba çok detaylı temizlenmiş, her yeri pırıl pırıl bir halde geldiyse şüpheli araç kategorisine alabiliriz. döşemeler, taban halısı vs normalinden fazla temizse ve kilometresi yüksekse hemen atlamayın. belli ki bir sebepten temizlenip de gelmiş. örneğin motoru yağ kaçıran (resmen kusan) bir otomobil için bu detaylı temizlik işlemi satış öncesi yapılır. sizde "aa bak ne temiz motor - araba" diyerek alırsınız.

bu noktadan sonra yapacağınız tek şey bir dedektif gibi arabayı detaylıca incelemek

cep telefonunuzun ışığı ile özellikle ön göğüs altına, bagaj içindeki döşemenin altına ve kenarlarını kaldırıp sac kısmına kadar bakmalısınız. size bir ipucu vereyim; özellikle stepnenin sibobunu sökün ve içine bakın. kıpkırmızı çamur olabilir, lastik ile jant arasına özellikle dikkat edin. toz değil de kıpkırmızı çamur ve pas izi gibi bir şey olacaktır:


arka koltuğu kaldırın, altını özellikle inceleyin

delikler olacaktır orada, onların içine parmağınızı sokun ve sağa sola sürtün:


yine bu arkadaşlar emniyet kemeri tokalarının içini asla temizlemezler, kürdan gibi bir şey ile kontrol edebilirsiniz, hemen belli olur. ayrıca bu kemer tokalarının kırmızı düğmeleri çok su ve özellikle ozon temizlik işlemi (nem kokusu gitsin diye yaparlar) görürse rengi biraz solar... yeni arabanın emniyet kemeri tokası solmuş bir kırmızı renkte olmaz.


kontağı açın ve birtakım lambaların yanıp sönmesini bekleyin

özellikle airbag lambası ya da immobilizer lambası yanmıyor ise kesinlikle airbag hatalı veya teknik bir sorun var.


ampulü sökmüş olabilirler

alacağınız otomobilin kontak açıldığında hangi lambaların yanıp söndüğünü internetten araştırın, videolar izleyin. kontak aç - motor çalıştır arasında yanıp sönen test lambalarını kesinlikle öğrenin:


vites körüğü ve el freni körüğünü kaldırıp altına bakın


hava yağmurlu değilse, camı kapıyı kapatıp içeride tam sıcak üflemeyi çalıştırın

buhar oluşmaması lazım camlarda.


arabanın altına eğilin ve bakın

tapalar göreceksiniz ki eski bir otomobilde bile o tapaları kimse çıkarmaz. fakat araba suya girerse çıkarılır, çünkü suyun boşaltılması için açılması gerekir. bu tapalar oynanmış, zorlanmış, orijinal duruşundan farklı ise bir sebeple açılmış demektir:


bu işlemler sonrasında gerçekten şüphe duymaya başladıysanız, detaylı inceleme yapabilirsiniz. bu kadar inceleme sonrasında satıcı kişiye; "sel hasarlı mı bu" diye sorarsanız, sizin işten anladığınızı düşünüp kem küm etmeye başlayabilir veya kendi de bilmiyor olabilir. yok falan derse, "izniniz varsa biraz daha detaylı inceleme yapacağız" dersiniz ve motor, taban halısı altı vs bakarsınız. her gördüğünüz kırmızı leke, arabanın suya girdiği anlamına gelmez. pas lekesi bulunca bırakıp gitmeyin, detaylıca araştırmaya başlayın.

tavan boyalı araç alabilirsiniz, ağır hasar kayıtlı olanı alabilirsiniz, kısmi yanmış bir arabaya da tamam diyorum fakat sel hasarlı otomobillerden mümkünse uzak durun. hayatınızın en kötü deneyimini yaşarsınız...