Bir Tankın Nelere Kadir Olabileceğini Gösteren Olay: 1969 Sovyet - Çin Tank Çatışması
Sovyetler Birliği ile Çin arasında 1950'de başlayan sınır ihlallerinin bir sonucu olan Sovyet - Çin tank çatışması ilginç anlara sahne olmuş.


yıllardan 1969. vietnam savaşı kanlı bir şekilde devam ediyor, led zeppelin, led zeppelin ve led zeppelin ıı albümlerini çıkarmış keyfini sürmekte, beatles, abbey road ile milletin gönüllerini fethetmekte, ilerleyen yıllarda rol alacağı bridget jones karakteri ile erkekleri bayan ama bekar orta yaş grubu kadınların ilahesi haline gelecek renée zellweger ile hiç yaşlanmayan taş ablamız jennifer aniston gözlerini dünyaya henüz açmış, ülkemizde ise millet sağcı-solcu diye birbirleriyle yeni yeni dalaşmaya başlamış.

ve tam da bu zamanda, amerika ve sovyetler birliği arasındaki soğuk savaş tam gaz devam ederken sovyetlere hiç beklemediği bir darbe ideolojik kardeşleri çin'den gelecek. işte bu entry'nin konusu da bu darbe ile ilgili.

malum, sovyetler 2.dünya savaşı ile nazi belasını defetmenin verdiği gazla 1950'lerden itibaren dünyaya racon kesen bir moda geçti. bu sırada güney komşusu olan çin'de de iç savaş, milliyetçi-komünist mücadelesi, açlık, huzursuzluk vs. tam gaz devam ediyordu. çin milli birliğini oluşturma yolunda ilerleyip en sonunda tamamen komünist bir devlet haline dönüştükten sonra da her kafası çalışan devletin yaptığını yaptı ve silah geliştirme programına yüklendi. yüklendi ama elde yok avuçta yok. ne doğru düzgün eğitimli biri ne de uygun fabrika, teçhizat filan olmadığından bu işler güç bela ilerledi ama çinlilerin feci azmi bu gibi sorunların kolaylıkla önüne geçti. 1960 yıllar biterken çin çoğu silahı ama kopya ama kendi tasarımı olarak bir şekilde üretmeyi başarmıştı ve daha fazlasını istiyordu. tam bu anda hiç beklenmedik bir olay hızır gibi yardımlarına yetişti.

sovyetler birliği ile çin arasındaki sınır ihtilafları 1950 gibi başladı (bkz: çin-sovyet ayrılığı). her iki tarafın kendilerince haklı nedenleri vardı ve aralarındaki sınırın düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. 1950'den 1960'ların sonuna dek defalarca sınır ihlalleri, çatışmalar, gerginlikler yaşandı. bu dönemde iki devletin en üstündekiler arasında da çeşitli sebeplerle sıkıntılar oldu. özellikle küba füze krizi sonrası çin lideri mao zedong sovyet lideri nikita kruşçev'i doğrudan suçladı ve iki ülke arasındaki ilişkiler iyice limoni bir hal aldı.

sovyetler teknolojik olarak daha ileride olmalarına çin de sahibi olduğu insan gücündeki aşırı kalabalığa güvenmekteydi. 1964 yılına gelindiğinde mao bombayı patlattı ve sovyetlerle aralarındaki sınırı düzenleyen 1860 tarihli pekin anlaşmasının çin aleyhinde olduğunu, çeşitli sınır düzenlemeleri yapılması gerektiğini belirtti ve ussuri nehri üzerinde sovyetler birliği kontrolünde olan zhenbao (rusça isimlendirmesiyle damanski) adasının kendilerine verilmesini talep etti. hepi topu 0,74 kilometre karelik bir adanın çok da önemli olmadığını düşünen kruşçev çin ile aralarındaki gerginliği sonlandırmak için burasını ve diğer sorunlu olan toprakları çin'e vermeyi başlangıçta kabul etti. gelgelelim ağzını tutamayan mao bu karardan hemen sonra yaptığı bir konuşmada şaka yollu rusya'nın has toprakları olan sibirya, uzak doğu ve kamçatka topraklarını işgal edeceğini söyledi. kruşçev bu lafları duyduktan sonra dellendi ve toprak düzenlemesinden vazgeçtiğini bildirdi, sınırın kendilerine ait olan tarafının tahkimini emretti ve mao'nun saldırması durumunda nükleer silahları kullanacaklarını açık açık duyurdu.

bundan sonra işler tam bir saçmalık haline gelmeye başladı. her iki taraf birbirlerini durmaksızın sınır ihlali yapmakla suçladı. çinliler topraklarını işgal ettiklerini iddia ettikleri sovyetleri sınırdaki sınırda yaşayan siviller aracılığı ile "barışçıl olarak" protesto etmeye başlarken sovyetler tam tersini söylüyor ve kendi sınır muhafızlarına bağırıp çağırıldığını, hatta mao'nun kızıl kitap'ının sovyet sınır muhafızlarının yüzlerine doğru kışkırtıcı bir şekilde sallandığını belirtiyordu. 

tüm bu tantana olurken sovyetler kendilerine karşı kışkırtıcı hareket yapan çinlileri dürtüp uzaklaştırmak ve sınırın diğer tarafına atmak için sınır muhafızlarının uzun sopalar kullanmasını emretti. çin'in bu hamleye yanıtı daha dramatikti; daha uzun sopalar kullanmak! ilerleyen zamanlarda çinliler daha keskin hamlelere başvurdu, mesela dövüş sanatlarında ustalaşanları ve/veya güreş konusunda yetenekli olanları sınıra eylemlere yolladılar. bununla birlikte tüm bu gülünç eylemlerin tek ortak yönü tarafların birbirleriyle sıcak bir çatışmaya girmekten sürekli kaçınmasıydı. ta o kara güne, 2 mart 1969 tarihine dek.

takvimler bu soğuk günü gösterdiğinde çin sınır birlikleri, sovyetlerin katlettiğini düşündükleri çin sivillerinin intikamını almak üzere zhenbao adası üzerindeki sovyet sınır muhafızlarına saldırdı. çatışmanın sonucu sovyetler için ağırdı; 58 ölü, 94 yaralı ve elden çıkan zhenbao adası. bu rezalete cevap verilmeden durulamazdı. sovyetler 15 martta ada üzerindeki çinlileri sınırın ötesine atmak üzere topçu bombardımanına başladı ve ortalığı cehenneme çevirdi. ancak çinlilerin adadan çıkmaya pek niyeti yok gibiydi. bunun üzerine sovyetler teknolojilerine güvendi ve en gizli silahlarından biri olan yeni t-62 tanklarından 4 tanesini adayı almak üzere saldırıya gönderdiler.

t-62 tankı sovyetlerin modern tank gücünün gözbebeği olan bir makineydi ve o ana dek tüm meraklı gözlerden kendisini saklamışlardı. sovyetlere göre bunun gibi ufak bir mesele de tankın korkutuculuğu ve yetenekleri için kolay sayılabilecek bir görevdi. 4 tanktan oluşan takım nehrin buz tutmuş olan yüzeyi üzerinden ilerlemeye başladı ve bir süre sonra önde bulunan tank adaya tuzaklanmış mayınlardan birine çarparak hareketsiz kaldı. diğer 3 tank geriye doğru kaçarken buzun üzerinde kalan tankın yakınına bir çinli asker sokuldu ve tankın üst kapağını açtığında kendisine doğrultulmuş bir namlu ile burun buruna geldi. tetik düştü ama silah tutukluk yapmıştı ve çinli asker elindeki el bombasını tankın içine atabildi. gelgelelim tankı tamamen ele geçiremediler çünkü sovyet tarafından açılan keskin nişancı ateşi buna izin vermedi. ertesi gün yani 16 martta ruslar ölülerini almak ve tankı geriye çekmek için bir girişimde bulundular ama bu defa da çinliler tarafından püskürtüldüler.

sovyet-çin sınır anlaşmazlığı bir anda şekil değiştirdi tek tankın üzerinde yoğunlaşan bir çatışmaya dönüşmüştü ama olay daha henüz başlamıştı ve komünist askeri doktrinine göre yüzlerce kayıp verilse de yine de karşılıklı saldırılar devam etmeliydi. bununla birlikte sovyetlerin elindeki en modern silahlardan biri neredeyse düşmanın elindeydi ve buna asla izin verilemezdi. 17 martta tankı geriye çekmek içn bir girişim daha yapıldı ama çin topçusu buna izin vermedi. sovyetler 21 martta tankı havaya uçurmak için patlayıcılarda uzman bir ekibi devreye soktu ama bu planda başarısız oldu. sovyet saldırıları hafiflediğinde bu defa devreye çin donanması girdi. çin donanması 28 martta tankı çin tarafına çekmeye çalıştı ama sovyet tarafından gelen ateş buna engel oldu. bunun üzerine çinliler farklı bir şey denemeye karar verdi ve yoğun piyade/tank ateş desteğinde tankı parça parça sökmeye başladı. ancak tarihler 2 nisanı gösterdiğinde sovyetler kafalarını çalıştırdı ve tank yerine tankın üzerinde kaldığı buza ateş ederek ısınan hava sonucu incelen buz tabakasının kırılmasını sağladı ve böylece tank ussuri nehrinin soğuk sularına gömüldü. görev tamamlanmıştı! ortada tank yoktu ve doğal olarak uğruna savaşacak bir şey de kalmamıştı. sovyet askerleri huzur içinde geriye çekildi.

bununla birlikte çinliler için olay daha bitmemişti. çinliler ellerindeki yetersiz teçhizat sonucu onlarca askerinin hipotermi sonucu ölümüne neden olacağını bile bile ussuri nehrinin buz gibi sularına dalgıçlarını gönderdi. sonunda 29 nisan tarihinde tankı suyun dibinde çıkardılar ve lyshuen'deki tank fabrikasına çektiler. 

bunu haber alan sovyetler burada da tankı yoketmeye çalıştı. mayıs ortalarında fabrikanın etrafında bir çanta dolusu patlayıcı ile yakalanan bir çinli, idam edilmeden önceki sorgusunda sovyet ajanı olduğunu ve görevinin tankı yoketmek olduğunu itiraf etti.

sonuç olarak tank çinlilerin elinde kalarak ilerleyen dönemdeki çin tanklarının tasarımı için gayet güzel bir fayda sağladı ve çinlilerin tamamen kendilerine ait olan ilk tankının ortaya çıkmasına yol açtı.