Bisiklet Sporunu Hayatının Bir Parçası Haline Getirmek İsteyenlere Tavsiyeler

Bisiklet, hem doğayı keşfederek spor yapmak isteyenler (temiz havası da bonus sayılır) hem de bunu bir hobiye dönüştürmek isteyenler için harika bir fikir. Sözlük yazarı "whokares" detaylıca açıklamış.
Bisiklet Sporunu Hayatının Bir Parçası Haline Getirmek İsteyenlere Tavsiyeler
iStock.com


çok tatmin edici bir hobi/spor. yarı ciddi olarak bu sene başladım. seneye hayli ciddi olarak ilgilenmeyi planlıyorum. hem spor hem de teknik/mekanik işleri birleştiren güzel bir uğraş.

yeni sayılabilecek bir yol bisikletçisi olarak tavsiyelerim:

- ilk bisikletinize aşırı miktarda para yatırmayın, ama çok ucuza da kaçmayın. ben ilk bisiklet olarak tamamı karbon olmayan, ama sadece karbon çatallı, hafif alüminyum alaşım gövdeli bir alet seçtim. bileşenler de aynı şekilde orta halli olsun. shimano sora, ya da biraz daha para ayırabiliseniz shimano ultegra serisi güzel. gerçi sora daha çok cyclecross tarzı bisikletlerde kullanılıyor. shimano sora bileşenli, yukarıdaki tanıma uyan bir bisiklet 900 ila 1,000 dolar arası bir fiyata alınabilir. ultegra tercih ederseniz, fiyat 1,500 - 2,000 dolar bandına çıkıyor. buna bir de tam karbon gövde eklerseniz, ortalama bir bisikletin maliyeti 3,000 - 4,000 dolar civarında. ama dediğim gibi, daha alt seviyeden giriş yapın.


- ben yaşadığım yerdeki iklim nedeniyle disk fren seçtim. fazla yağış alan yerlerde bunu tavsiye ediyorlar (tabii ki yağmurda kullanma merakınız varsa).

- crank-set denen pedal mekanizmasının fiziksel özellikleri önemli. ne tarz bisiklet kullanacağınıza göre bir çap takımı seçin. uzun yol / kısa yol, yüksek tempo / düşük tempo seçenekleriniz var. tarzınıza göre bir set seçin. yoksa boş yere çok zorlanırsınız (ya da tam aksine, fazla zorlanmazsınız). iki durum da kötü bence.

- yanınızda kesinlikle basit tamir işleri için alet bulundurun. onun için de sele altına monte edilen düşük profilli taşıma çantalarından alın. bunların arkasına led sinyal lambası da takılabilmeli. yanınıza en azından bir multi-alet seti, lastik tamir malzemesi ve zincir bakım aleti filan alın. bunlar hafif, fazla yer kaplamayan aletler. ama işiniz düşünce ne kadar değerli olduklarını anlarsınız. benim günlük güzergahım 32 kilometre civarında. nadir de olsa arıza çıkabiliyor. elinizin altında bulunsun bunlar.

- en başta söylemek gerekliydi belki, ama dışarı çıkmadan önce kesinlikle bisikletinizi kontrol edin. lastiklerin hava basıncı, crank-set'i yerinde tutan vidaların sıkılığı, vites sisteminizin rahatça çalışır durumda olması filan önemli. tabii ki frenler. bunların hepsini kontrol etmek beş dakikanızı alır. o kadarcık zaman ayırmaya fazlasıyla değer.


- bisikletiniz için bir bakım ayağı, ya da bakım sehpası filan edinin. bisikletiniz bu aletin üzerindeyken pedal rahatça dönebilmeli. basit bakım için filan şart.

- çabuk kuruyan, yağ bazlı değil de "dry" olarak adlandırılan kayganlaştırıcı alın. bunu periyodik olarak zincire, ve diğer hareketli aksama uygulayın. bu kuru kayganlaştırıcılar yolda fazla kir pas tutmuyor. bisikletiniz daha temiz kalıyor. ama 100 mil ya da üzeri mesafe gidecekseniz, ya da hava şartları fazlasıyla kötü ise, o zaman wet-lube denen modeli kullanın.

- ben temizlik için sprey kutu şeklinde satılan basınçlı kir sökücü kullanıyorum. sihirli bir alet. iki fıs fıs ile ne kadar kir, pas varsa söküp atıyor.

- bisikletinizin arkasına dikkat çekecek parlaklıkta kırmızı ya da portakal rengi bir led sinyal takın. bunu sürekli açık kalmaya değil de, yanıp sönmeye ayarlayın. öylesi daha iyi.


- kask çok önemli. buna biraz para ayırın. işe yarar bir kask 80-90 dolar civarında başlar. bunlar daha düşük profilli, daha rahat, ama darbe emme özelliği daha gelişmiş kasklardır. ucuza kaçıp hantal ve faydasız kask almayın.

- bisiklet eldiveni alın. bunlar parmaksız olup avuç içleri jel gibi bir maddeyle kaplıdır. uzun yolda ellerinizi tahriş etmez. hem de terledikçe artan kayganlaşmayı önler.

- en basitinden bir yol bilgisayarı edinin. ben iphone üzerinde roadbike pro kullanıyorum. nereye gittiğinizi, ne yaptığınızı bilin. kullandığım app sürat, yükseklik (aşağı ve yukarı), nabız, mesafe, vs. gibi verileri ölçüyor. bunları uydu fotoğrafı üzerine bindirilmiş harita üzerinde gösterip parkurun neresinde ne yaptığınızı analiz etmenize yardımcı oluyor. çok güzel ve kullanışlı. üstelik zamanla kaydettiğiniz gelişmeyi de oradan takip edebiliyorsunuz.


- dikkat edin tabii. benim yaşadığım yerde bu iş artık kültürel olarak sindirilmiş, ama her yerde durum bu değil.

- kompresyon sağlayan giysiler giyin. kaslarınız için daha faydalı. sakatlık riskini de azaltıyor bunlar.

- ben bisiklet şortundaki jeli sevmiyorum. onun yerine normal kompresyon şort ya da tayt giyiyorum. özellikle under armour ve nike markalarında bunlardan çok var. jel olayını ise selede çözdüm. sele üzerine jel kılıf ekledim. bunların hayli ince ve kalitelileri var. o sayede istediğiniz şortu ya da taytı giyebiliyorsunuz.

- spor gözlük şart. hava atmak için değil, gözünüzü rüzgardan, yağmurdan, sinekten, böcekten korumak için. bunu su tutmayan, kaygan madde ile kaplayıp kullanın. bunlar sprey şeklinde filan satılıyor. ucuz ve faydalı.


- yanınızda hep su bulundurun, ve bisikletinizi kullanırken su içmeyi öğrenin.
durmayın yani. mecbur kalmadıkça, sakatlık ya da mekanik bir arıza olmadıkça durmayın.

- ne zaman zorlanırsanız, kendinizi daha da iteleyin, hırs yapın. zorlandığınız her an aslında geliştiğiniz andır.

neyse, ben böyle başladım işte...  zevkli bir uğraş. herkese tavsiye ederim.

şimdilik bu kadar.