Büyük İskender Öldükten Sonra Fethettiği Topraklara Ne Oldu?

MÖ 336 - MÖ 323 yılları arasında Makedonya Kralı ve tarihteki en büyük imparatoru olan İskender'i hep dünyanın yarısını ele geçirmesiyle biliyoruz. Peki ya sonra?
Büyük İskender Öldükten Sonra Fethettiği Topraklara Ne Oldu?
Alexander (2004)

büyük iskender'in satrapları, iskender imparatorluğu'nun topraklarını, iskender öldükten sonra triparadisus şehrinde paylaştılar.

Satrap: Satraplık, İran medeniyetinde ülke topraklarının ayrıldığı idari birimlere verilen ad veya Persler'in valilik atamaları olarak da adlandırabileceğimiz sistem.

ne kadar büyük bir paylaşım olduğunu, iskender'in fetihleriyle hatırlamak gerekir elbette. mö 336'da 19 yaşında tahta geçip mö 323'de 32 yaşında ölen bir kralın bu kadar kısa bir sürede, bilinen dünyanın neredeyse tamamını fethetmesi de oldukça büyük bir başarıdır:


fetihleri sırasıyla şöyle

iii. alexander, babası ii. filip'in öldürülmesinin ardından generaller tarafından kral ilan edilmiş ve babasının asya seferi için topladığı ordusunun da başkomutanı olmuştur. önce trakyaya girer sonra da yunan devletlerini bir bir kendisine bağlar ve sparta hariç bütün yunanistan iskender'e boyun eğer. asya seferine, tıpkı okumaktan zevk aldığı homeros'un ilyada destanındaki gibi başlar ve troia'da achilleus'un mezarına bir çelenk bırakıp seferine devam eder yani dünyanın fethine.

granikos'ta ilk defa perslerle karşılaşan iskender, savaşta persleri yener ve anadolu'nun kapısı biz türklerden yüzyıllarca önce ona açılır. batı ege'de kuzeyden güneye lidya, efes, priene, miletos, karya ve halikarnassos'a kadar ilerleyen iskender, bu bölgenin fehtini tamamlar ve atını issos'a sürer ama önce lykia'yı ve perge'yi fetheder, oradan da kuzeye yönelir yani frigya'ya. burada, kehanetlerle ünlü kral midas'ın düğümünü kılıcıyla çözer ve asyanın hükümdarı olacak kişi olarak anılır hatta tanrısallaştırır kendisini. ankara, kapadokya ve kilikya'yı geçen iskender, tarsus üzerinden onu bekleyen pers ordusu ile issos'da çarpışır. pers hükümdar iii. darius bu savaşta kesin bir yenilgi alır hatta ailesini savaş esiri bırakarak kaçar. fenike'ye ve suriye'ye inen iskender, kolayca şehirleri ele geçirir ta ki tiros şehrine kadar. bugün sur olarak bilinen kentte sert direnişle karşılaşır iskender ilk defa. iii. darius'un barış önerisine karşı, kendisini asya'nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını ister. tiros şehrine karşı uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın, bu müstahkem ada kenti yedi ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. kuşatma sürerken iii. darius, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve fırat ırmağı'nın batısında kalan topraklarını bırakmayı önerdi. bu olayla ilgili iskenderun komutanı parmenion'un "iskender'in yerinde olsam kabul ederdim" dediği, buna karşılık iskender'in de "parmenion olsaydım, ben de kabul ederdim" biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.

nitekim şehir daha fazla kuşatmaya dayanamaz ve iskender tarafından ustaca düşürülür. e tabi bu kadar uzun bir kuşatma yağmasız geçilmez. şehirdeki bütün erkekleri öldürür iskender'in ordusu, kadınları ve çocukları da köle olarak satar ve daha da güneye iner. hedef artık o firavunları ile ünlü mısır'dır. yol üstünde gazze'yi de fetheden iskender, mısır'a girer. mısır'da adeta bir kurtarıcı tanrı gibi karşılanır ve memphis'te başına firavun tacı takar. burada iyiden iyiye tanrısallaşan iskender kışı atlatır ve iskenderiye kütüphanesini kurdurur.

Yakılmasıyla İnsanlığı Bir Gecede Cahil Bırakan Devasa Yapı: İskenderiye Kütüphanesi


ordusunu da düzenleyen iskender kış arifesinde tekrar tiros'a döner. buradan mezopotamyaya yürür ve darius ile tekrar kapışıp babil'i de fetheder. yetmez zagros dağlarını aşıp iran'a girer ve yunanistan'a büyük acılar çektiren meşhur i. kserkses'in sarayını törenle yakar ve öç savaşını bitirir ve tanrısal boyutunu arşa çıkarır. ne de olsa tanrılar duygusuzdur ve iskender de öyle olmalıdır. devamında media'ya girer ve oradan afganistan içlerine ulaşır. hindikuş dağlarını da aşan iskender, iskitlerle burada karşılaşır ve sert bir direniş görür. ordu içi çatışmalar başladığından bu direnişleri kırması uzun sürer ama yine de sonuçlandırır.

yola çıktığı yunan generaller, iskender'in kurduğu yeni düzene karşı şiddetle tepki gösterirler

ama iskender kararlıdır, bilinen her yeri fethedecektir. tekrar hindikuşu aşan iskender'in bu seferki hedefi hindistan'dır ve indus nehrine inip oraları da fetheder. daha da doğuya gitmek istese de ordu içi isyanlar yüzünden geri döner ve hindistan fethi yarım kalır. hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan iskender, yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş, altısını öldürtmüştü.

büyük doğu seferi için ordusunu çok iyi şekilde hem pers, hem hindu hem de nice ortadoğulu ile güçlendiren iskender, topraklarına düzen amaçlı oyalansa da aklı doğudadır. bütün hazırlıklar nihayete erecekken babil'de 32 yaşında bol içkili bir eğlence sırasında hastalandı ve 10 gün sonra da mö 323 yılında öldü. cenazesi önce memphis'e, oradan iskenderiye'ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu.

ölmeden önce kendisine "bu kadar büyük bir imparatorluğu kime bırakıyorsun" diye sorulduğunda ise son söz olarak "en güçlünüze" der. devasa bir imparatorluk. yunanistan, anadolu, mısır, ortadoğu, iran, hazar denizi güneydoğusu, pakistan-afganistan ve hindistan. neredeyse bilinen dünyanın tümü. ve sahne artık satraplardadır.

büyük iskender'in ölümünün ardından imparatorluğunun komutası üvey kardeşi filip iii arrhidaeus ve iskender'in oğlu iv. iskender'e verildi

ancak, filip'in akli dengesi bozuktu ve iv. iskender babasının ölümünün ardından doğduğu için yönetimde boşluk oldu. perdikas adlı bir kral naibi ortaya çıkar bu dönemde.

birkaç satrap da daha fazla güç kazanmak için fırsat kolluyordu. ptolemy, mısır satrabı diğer generallere karşı isyan etti. perdikas buna karşı çıktı fakat kampındaki askerlerin ayaklanması sonucu öldürüldü. ptolemy kendisine sunulan kral naibliğini geri çevirdi. peiton'u ve arrhidaeus'u tutsak aldı. bu olaya euridis ve deli kral iii. filip'in karısı karşı çıktı. bütün satrapları, topraklarını tekrar dağıtmak üzere, mö 321 yılında triparadisus'ta toplanmaya çağırdı.

antlaşma gereğince

ptolemy mısır, libya ve onların batısında kalan her yeri aldı.
suriye, midillili laomedon'a verildi.
kilikya, daha önce de oraları aldığından dolayı filozenus'a verildi.
mezopotamya ve çevresi, amfimakus'a verildi.
babil, selevkos'a verildi.
pekestas, iran'daki hükümdarlığını onaylattı.
peiton ve filip, part ve medya'yı paylaştı.
hindistan, agenor'un oğlu peiton'a verildi.
frigya ile likya'nın arası antigonos'a verildi.
karya asander'e verildi.
lidya kleitus'a verildi.

ve koca imparatorluk bir sürü parçaya bölündü. iskender'in mirası yerini bulmuştu. en güçlülerine bırakmıştı koca imparatorluğu ama hiçbiri yeterli bir güçte değildi.
zamanla hepsi yok oldu ve birçoğunun adı dahi hatırlanmadı. yalnızca iskender ismi çalındı nesillerce kulaklara, büyük iskender.

Çayınızı Kahvenizi Alın Gelin: Büyük İskender'i Tarih Kitaplarının Dışında Anlatan Bir Biyografi