Çin Süper Ligi'nde Dönen Paralara ve Ligin Yükselişine Neden Şaşırmamak Gerek?

Çin Süper Ligi, son yıllarda adını transfer olan yıldız futbolcularla duyurdu ancak bu durum tesadüfi değil; tamamen planlı bir olay.
Çin Süper Ligi'nde Dönen Paralara ve Ligin Yükselişine Neden Şaşırmamak Gerek?


çin'in başkanı xi jinping'in bu konuda 50 maddelik bir planı var. amerikan rüyasına karşılık çin rüyasını tüm dünyaya pazarlamaya çalışıyorlar, çin'in futbol devi olması da çin rüyasının parçalarından biri.

çin'de her haftasonu 2 premier lig maçı yayınlanıyor ve 320 milyon kişi bunu izliyor. adamların planı 2025'te spor liglerinin değerini 850 milyar dolara yükseltmek. xi jinping çin'de mao'dan bu yana en otoriter devlet başkanı olduğu için siyasi çıkarları olan kodamanlar da futbola büyük önem veriyorlar. çin gibi devasa bir nüfusa sahip, sürekli sıcak para akan bir ülkede bunun olmaması şaşırtıcı olurdu zaten. çin'de spor kuruluşlarının özel olarak hizmet aldığı bankalar var, tv gelirleri giderek yükselmeye başladı. 5 yıllık yayın anlaşması 1.2 milyar dolara bağlandı. üstüne üstlük çinliler manchester city'nin %13'lük hissesine sahip, atletico madrid'in %20'si onların. aston villa'yı ve ajax'ı da almayı düşünüyorlar. city'nin etihad campus gibi bir yapısı olduğu için çinlilerin araplarla ortak olması sürpriz değil tabii ki. 

oyuncu yetiştirmeye de başladılar, 10 sene sonra 50.000 adet spor okulları olacak. ekonomistlere göre en büyük sorun şehirlerde uygulanan ağır vergiler ama ''chinese dream'' ayağına xi jinping o yasaları da gevşetti. mls'e tur bindirmeleri an meselesi, abd'de futbol hala beklendiği gibi geniş kitlelere ulaşamadı. erkek nüfusun büyük kısmı amerikan futboluna, basketbola ve beyzbola yönlendirildiği için soccer genellikle kadınlar tarafından oynanıyor. genel olarak futbol amerikan yapısına pek uymayan, sürekli devamlılığı sağlanan bir spor olduğu için abd'de çok büyük kitlelere ulaşmasını beklemek hayalcilik olur.

dünyanın en büyük 2. ekonomisinden ve 1.3 milyar insanı barındıran bir ülkeden bahsediyoruz. bir de buna otoriter bir ülke olmalarını ve bizzat devlet başkanı tarafından büyük şirketlerin spor yatırımlarına ciddi şekilde destek çıkılmasını ekleyin. olur da futbol okulları başarılı olursa dünyaya binlerce profesyonel futbolcu hediye etme ihtimalleri var ve ekonomik büyümeleri son 25 yılın en kötü sonucunu almış olsa da 2030 yılında da yerlerini koruyacaklarına kesin gözüyle bakılıyor. bizim ülkede futbolun başındaki adamlar da fatih terim, yıldırım demirören, aziz yıldırım falan. başımızda bu tip adamlar varken çok iddialı konuşuyoruz sanki. sadece futboldan bahsettim, nba'e olan ilgiye değinmedim bile oraya girsek sabaha kadar çıkamayız. ekonomisi iyi olan kalabalık bir ülkenin liginde tabii ki büyük paralar döner.

http://www.ibtimes.co.uk/…otball-superpower-1541686

http://www.bbc.com/news/business-35019718

http://www.theguardian.com/…us-football-global-game