Çocukluğunun Bir Kısmı Bakkalda Ekmek Arası Yaptırmakla Geçmiş Efsane Nesil

Bazıları buna sandviç dese de biz buna tamamen karşıyız. Onun adı sandviç değil, ekmek arasıdır. Yalnızca yaptıranlar bilir.
Çocukluğunun Bir Kısmı Bakkalda Ekmek Arası Yaptırmakla Geçmiş Efsane Nesil
iStock.com

gerekli doneler:

-bayatlamaya yüz tutmuş, istiflenmekten ezilmiş bir somun ekmeğin yarısı

-dün akşamdan kesilmiş domatis

-az yağlı bol sulu peynir

-kağıt inceliğinde üç dilim salam

-arzuya göre zeytin ezmesi, salça

-yanına fruko ya da kahverengi cam şişede tamek

-sandviçi oturup yemek için kapı önünde konuşlanmış meyve kasası (yandan çivi fırlayanından)

aynı zamanda sokakta top oynayıp terli terli su da içmiştir.

türkiye'nin en karanlık günlerini yaşadığı, bakkalların insanların anasını siktiği, mahalleyi kendine borçlandırdığı efsane yıllardır.

kadıköy'de hala bi çok bakkalda devam etmektedir. sucuk ve kaşar molekküller birbirini zor tutacak seviyede ince kesilir. sucuklu kaşarlı salt ekmek yersiniz. kaşe market'i bu konuda ayrımak gerekir. adamlar kaşe adında hayatımda yediğim en güzel seyyar ürünü satmaktalar.

2 liraya kaşar-salam yaptıranları da bulunduran nesildir. 2 lira lüks idi. malum adam et koyuyor falan. o zamanlar 2 lira magnumdu. yılda bir defa yerdik.

michael schumaer'in bacağının kırıldığı kaza olurken, bakkalda salamlı sandviç yaptırıyordum. o zaman bakkallarda bile f1 izlenirdi.

bizim bakkalımız gerçekten efsaneydi. o ekmek bıçağıyla herşeyi kestiğini bilmemize rağmen ve ellerine herhangi bir eldiven ya da başka birşey takmamış olmasına rağmen o yarım ekmeği yanındaki ayranla beraber afiyetle silip süpürürdük. genelde kaşarlı ya da beyaz peynirli olurdu yarım ekmek. aslında çok üç kağıtçıydı kendisi ama sevdiği insanlara kaşar dilimlerini kalınca keser, diğerlerine ise kağıt gibi verirdi. arada bir kaşar salam kombinasyonunu yapardık cebimizde biraz fazla para olunca. keşke imkan olsa da dönsek o günlere yine yesek çocuksu mutluluğumuzla beraber.

bisikletlere binersin 3-5 arkadaş. göle ya da 3-4 km uzaktaki bir dereye falan gideceksinizdir. yol kenarındaki herşeyi eski püskü bakkalda durulur. abi dersin bize yarım ekmek arası salam, peynir. bakkal abi intizamla hazırlar. birer tane de meyve suyu alır basar gidersin bmx inle, pinokyonla...

ılkokul yillarimda annem calistigi icin yalnizdik kardesimle. acikinca bakkala taze ekmek arasi ceyrek kasar salam yaptirirdik. annem de parasini sonra verirdi. buyuduk ama degismedik. hala her firsatta yapariz ozleriz.

kese kağıdına sarılı ekmek arası salam (karabiberli olanından) - kaşar kokusu beynine kazınmış olan nesildir.

içine koydukları kaşarın tadı yıllar geçse de unutulmaz. bugün bile marketten her defasında farklı kaşar alırım ama bakkal kaşarının tadını yakalamış değilim.