Demokratik Gibi Gözüken Ülkelerin Sıkıntılı Zamanlarda Aldığı Monarşik Önlemler

"Fakir bir demokrasi mi yoksa zengin bir monarşi mi?" sorusu geçtiğimiz günlerde Ekşi Sözlük'te çokça konuşuldu. Bu sorunsal üzerinde düşünmenizi sağlayacak bu üç ülke örneğinin, konuya bir boyut katması mümkün.
Demokratik Gibi Gözüken Ülkelerin Sıkıntılı Zamanlarda Aldığı Monarşik Önlemler

demokratik yönetimler tüm ülke vatandaşlarının gelir seviyesini artırmayı amaçlarken, monarşi ve oligarşi gibi yönetimler sadece elit zümrenin refahının artmasına sebep olur. bugün demokrasiyi ve çoğulcu anlayışı sağlamış gibi görünen birçok ülke esasen hala sömürücü devlet kurumlarını ve tek elden yönetim anlayışını terk edebilmiş değildir. dünya'dan birkaç örnek verelim de net olarak anlaşılsın.

2009 - kuzey kore

2009 yılının kasım ayında kuzey kore hükümeti, bir tür parasal reformu uygulamaya koydu. paradan iki sıfır atılıyordu. yani 100 eski won artık 1 yeni wona karşılık geliyordu. mamafih, çoğu ülkede yıllara yayılarak yapılan değişim için kuzey kore'de vatandaşlara 1 hafta süre tanındı. bundan daha da tuhaf olan şey ise kore hükümeti'nin bir kişinin en fazla 100bin won değiştirebileceğini açıklaması oldu ki bu tutar döviz alım satımının illegal olduğu kore'nin karaborsasında 40 dolara denk geliyordu. vatandaşların tepkisi sonrası limit 500bin wona çekildi. ancak yine de 500bin won üzerinde birikimi olan insanların birikimlerini devlet yutmuş oldu.

kore hükümeti neden böyle bir uygulama yaptı derseniz, 2000 sonrasına bakmak gerekir. 2000 sonrasında korelilerin iç piyasada gıda ticareti yapmasına kısmen izin verildi. dolayısıyla bu ticaretle birlikte zenginleşen bir sınıf oluştu. bu sınıf büyük buzdolabı, renkli televizyon ve dvd player gibi lükslere sahip oldu ki bu da kore gibi sosyalist bir ülkenin anlayışına tersti. ancak söylenenlere göre tüccarlar zaten birikimlerini dolar olarak tuttuğu için olan yine ufak tefek birikimleri olana oldu. yaşasın kim jong il ve onun sosyalist rejimi!

2000 - zimbabve

Robert Mugabe

bir başka tuhaf, üstü örtülü yolsuzluk olayı ise 2000 senesinde zimbabve'de yaşandı. ama aşırı yaratıcı bir şekilde. bir devlet bankası olan zimbabve banking corporation bir piyango organizasyonu düzenledi. bir banka niye çekiliş yapar ki allasen? neyse, çekilişe aralık 1999'da hesaplarında 5 bin zimbabve doları ve üstünde para bulunanlar katılabiliyordu.

çekiliş yapıldı ve devlet başkanı robert mugabe büyük ikramiye olan 100 bin zimbabve dolarını kazandı. ne tesadüf ama! söylemeye gerek var mı bilmiyorum ama mugabe ülkeyi demokratik gibi görünen kurumların arkasından yöneten bir diktatördü. 1980'de bağımsızlığını kazanmasından itibaren 2008'e gelene kadar zimbabve'de kişi başı milli gelir yarı yarıya düştü.

2001 - arjantin

2001 Arjantin protestolarından.

2001 yılı türkiye için olduğu kadar arjantin için de epey zorlu geçiyordu. arjantin'in kamu borcu 132 milyar dolardı ve sürdürülebilir seviyeyi çoktan geçmişti. mudiler dövizlerini hızla bankalardan çekiyordu. bankalar likidite krizine girmek üzereydi. ancak 1 aralık 2001'de devlet başkanı fernando de la rua bankalardan aylık 250$'dan fazla çekilemeyeceğini ilan etti. ayrıca yurtdışına para transferini de kısıtladı. 1 peso -sabit kurla- 1 dolara eşitlenmişti. bu sistemde dolar çekemiyordunuz ancak dolarınızı pesoya çevirip çekebiliyordunuz. bu sistem "el corralito" yani "küçük ağıl" olarak adlandırıldı.

sonra devalüasyon geldi ve 1 dolar 4 peso etmeye başladı. yatırımlarını hala dolarda tutanlar bir nebze mutlu ve gururluydular. ancak bu gurur ve mutluluk uzun sürmedi. hükümet tüm dolar hesaplarını zorla pesoya çevirdi ama eski kurdan (1 dolar eşittir 1 peso)... dolayısıyla halkın tasarruflarının dörtte üçü kamulaştırılmış oldu.

demokratik bir yönetim ve kapsayıcı devlet kurumları bir ülkenin işçisinden işverenine, gencinden yaşlısına, zengininden fakirine, sağcısından solcusuna, toplumun tümüne gereklidir.

kaynaklar:
"ulusların düşüşü" d. acemoğlu, j. robinson
http://arsiv.sabah.com.tr/2000/01/29/d01.html
https://www.nytimes.com/…s-banks-near-collapse.html
http://content.time.com/…cle/0,8599,1945251,00.html

Kuzey Kore'den Kaçan Birinin Gözünden Başkent Pyongyang'daki Günlük Yaşam