Deprem Öncesi ve Sonrasında Güvende Olabilmek İçin Yapmanız Gereken Şeyler

30 Ekim 2020 İzmir depremi de bir kez daha gösterdi ki bu işin şakası yok. İşte öncesi ve sonrasıyla deprem sürecinde yapmanız gerekenler.
Deprem Öncesi ve Sonrasında Güvende Olabilmek İçin Yapmanız Gereken Şeyler
iStock

deprem hepimizin bildiği üzere kaçınılmaz bir gerçek

hava durumu olayları gibi tahmin de edilemiyor. deprem konusunda ilk yapmanız gerekeni en başta hızlıca yazıyorum; şu facebook, twitter gibi yerlerde türeyen deprem tahmin gruplarından ivedi bir şekilde ayrılmanızı tavsiye ediyorum. bir insanın psikolojisini bozmaktan başka bir halta yaradıkları yok. olamaz da zaten. 

öncelikle oturduğunuz evin depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ederek ve ettirerek işe başlayabilirsiniz. oturduğunuz binanın tam anlamıyla depreme dayanıklı bir kondisyona sahip olup olmadığına, bu işi yapan uzman kuruluşlar tarafından karar verilebilir. ama kendiniz tarafındanda bir şeyler yapabileceğinizi anlatmaya çalışacağım. odanın köşesinde oluşan küçük bir çatlak, binanın depremde yıkılacağı anlamına gelmez. küçük bir çatlağa bakıp panik yapmayın.


- binanın inşa yılı 1999’dan önce ise zaten büyük bir risk altındasınız demektir. gölcük depreminden sonra deprem yönetmeliği değişti ve bir nebze olsun daha sağlam binalar yapıldı. temel muhendisliği falan daha farklı bir boyut kazandı. dayanıksız yapıların yıkılıp tekrar inşa edilmesi sağlandı vesaire. kısaca oturduğunuz yapı 1999 yılı öncesine aitse risk altındasınız demektir. 

- giriş katında iş yeri olmayan binaların daha dayanıklı olduğu tespit edildi. bu demek değildir ki altında her iş yeri olan bina yıkılacak. hayır tabi ki ama dükkan sahiplerinin fazla alan açmak için hatalı tadilat yapması, binanın yıkılmasına sebep olabilir. örnek veriyorum istanbul’un maltepe ilçesinde bir bina bu sebeple yıkılmıştı (bkz: 6 şubat 2019 maltepe'de bina çökmesi). altınızda bir iş yeri var ise mutlaka ziyaret edip kesilen ve parçalanan bir yer var mı diye bakın. galericiler özellikle bunu yapabiliyor içeriye daha fazla araç almak için. aynı durum binanın alt katlarında yaşayanlar için de geçerli. oda genişletmek, amerikan mutfak yapmak, balkonla oturma odasını birleştirmek için duvarı yıkmak gibi sebeplerle kat planının yapısıyla oynayabilirler. bu da çok riskli bir durumdur. 

- evinizin duvarlarında su lekeleri görüyorsanız binanın su yalıtımı yok ya da zayıftır. su alan duvarların yapısı çok çabuk bozulur. sadece üst komşunuzdan kaynaklı gelen bir su var ise çok problem olmayacaktır ama yağmurda dış cephe duvarlarının su alması, zayıf kondisyona sahip bir yapıda oturduğunuz anlamına gelebilir. 

Su lekesi örneği
Su lekesi örneği

- bodrum katına inerek kolonları incelemeniz sizin açınızdan faydalı olacaktır. kolonlar üzerinde meydana gelen derin çatlaklar, o binanın depremde yıkılacağının en önemli kanıtlarından biridir. acil olarak uzman kişilerle iletişime geçin. bağlı bulunduğunuz belediye birimleri size bu konuda yardımcı olacaktır. oturduğunuz yapı ortak kullanım içindir. kimse evinde keyfi olarak tadilat yapamaz. böyle bir durumla karşılaşırsanız acil olarak müdahale edin ve gerekli yerleri arayın. örnek veriyorum dubleks katın terasına tekrardan bir kat daha yapılıyor ve bu yapının üzerine düşen yükü arttırıyor. ekstra kat çıkmak gibi durumlarla karşı karşıyaysanız acil olarak önleminizi alın.


gelelim şu meşhur deprem çantası olayına

herkesin dilinde bir deprem çantasıdır gidiyor. nedir bu deprem çantası ve neye benzemesi gerekiyor? deprem çantası kısaca, depremden sonra hayatta kalanların 24 saat kadar kendi kendine hayatta kalmalarına yardımcı olacak gıda, ilaç ve soğuktan korunma ekipmanları içerir. yardım ve kurtarma ekipleri gelene kadar bu çanta sizin eliniz ayağınız olur. ayrıca diğer insanlara yardım etmenizi sağlayabilir. deprem anında ve sonrasında bu çantayı hazırlamak için zamanınız olmayacağı için, önceden hazırlanıp evinizde dış kapı yanına, arabanızın bagajına ya da ofisinize koyup acil bir tahliye durumunda hızlıca yanınıza almanız gerekmektedir. 

deprem çantası dendiğinde aklınıza öyle makyaj malzemeleri çantası ya da tekerlekli bir bavul gelmesin. spor salonuna giderken kullanılan bir sırt çantası ya da şu şekilde bir çanta işinizi görecektir.


tavsiyem, evde kaç yetişkin yaşıyorsa her biri için ayrı çanta hazırlanmasıdır. bu sayede çok daha uzun bir süre ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

peki deprem çantasının içerisinde neler olmalı? deprem çantasının içerisinde neler olması gerektiğini, ev içerisinde yaşayan insanların durumuna göre karar verilmelidir. bebek vardır, tansiyon hastası vardır, ilaç kullanan vardır vesaire. mesela benim deprem çantamın içerisinde mutlaka bir şişe konyak olurdu. ama temel olarak almanız gerekenleri liste halinde yazıyorum.

benim önerim şu şekilde

- uyku tulumu (kış ise) 

- battaniye (yaz kış fark etmez)
- yağmurluk (sigara paketi büyüklüğünde satılıyor) 


- çorap (kış ise – mutlaka ıslanır o ayaklar)
- el feneri (yedek pilleri ile)
- pilli radyo (piller duracell falan olsun)
- spor ayakkabı
- kalın inşaat eldiveni (bir şey kaldırmanız gerekebilir)
- ilk yardım çantası (muayene istasyonlarında satılanlardan değil)
- düdük
- konserve (tat pilaki, dardanel ton balığı gibi ve bol bol)
- bisküvi kraker vesaire
- çikolata (bol bol)
- küçük su (4 şişe)
- karton bardak
- çakmak
- kullanıyorsanız ilaçlarınız ve sigara
- toz maskesi (bol bol alın)
- kulak tıkacı
- islak mendil
- selpak mendil
- maket bıçağı
- çöp poşeti bir rulo
- kişisel temizlik malzemeleri (sabun, diş fırçası ve macunu vesaire)
- dokümanlar (hiç olmazsa fotokopileri)
- arabanız varsa yedek anahtarı
- ve makul bir miktar nakit para

bu çantayı ya da çantaları hazırladıktan sonra en önemli nokta o birkaç saniyelik anda yanınıza alabilme kabiliyetiniz. korku ve panikle unutma gibi bir durum da söz konusu. bunun için ne yapacağız peki? şimdi açıklayacağım. öncelikle şunu belirteyim; 1999 depremi gece olduğu için insanların aklına sürekli olarak depremin gece olacağı algısı yerleşmiş durumda. bütün yazılıp çizilmeler farkındaysanız çanta ve yatak ikilisine bağlanıyor. gündüz zaten dışarıda olduğunuzu var sayarsak depremden etkilenmeyeceğinizi düşünüyorsunuz. ofiste çalışırken deprem olursa bizim deprem çantasına ne olacak, eve gidip onu mu alacağız diye sorarsanız cevabım hayır tabii ki. sabah evden ayrılırken arabanın bagajına koyabilir, akşam tekrar eve getirip dış kapının yanına yerleştirebilirsiniz. arabası olmayanlar ise bir deprem çantası daha hazırlayıp, çalıştığı yere koyabilir. hatta durumu olanlar sürekli olarak arabada bir çanta daha bulundurabilirler. arabası olanların, olmayanlara göre dışarıda yaşama şansları diğerlerine göre kat kat daha fazla. bunu bilin.

binanızın dayanıklılığına göre zaten psikolojik olarak kendinizi rahat ya da sıkıntılı olarak hissedersiniz. kaderciler gelmeden hemen yazayım. 9 şiddetinde deprem oldu japonya’da, bir tane bina yıkılmadı. ama bizim ülkemizde ne yazık ki öyle değil. ağır hasarlı bir aracı bile para karşılığında orijinal diye geçiren ekspertiz firmaları var mesela. binayı yapan müteahhit, çok basit bir şekilde depreme dayanıklı raporu falan alabilir. halbuki bina deniz kumundan yapılmıştır orasını allah bilir. sizin depreme dayanıklı dediğiniz bina, daha ilk başlardan alabora olup gidebilir. burası türkiye. siz yine de dayanıksızmış gibi davranın. yapı denetim firmaları olayına hiç girmiyorum. 

bu işleri tamamladıktan sonra geldi küçük bir tatbikat ve düzenleme işlemlerine

madde madde yazıyorum. ama yazmadan önce size örnek olması açısından saniye saniye olabilecekleri yazmak istiyorum. iki farklı ailenin deprem anında gösterdikleri reaksiyonu kafanızda canlandırmanızı istiyorum.

1. saniye: ilk sarsıntı hissedilir.
3. saniye: ahmet’in eşi uyanır ve deprem olduğunu anlar.
5. saniye: ahmet’in eşinin gözleri bir anda açılır ve bağırarak “deprem oluyor ahmet kalk” der.
8. saniye: ahmet olayı anlayamaz ve deprem olmadığını, birazdan geçeceğini söyler.
10. saniye: ahmet durumu idrak eder ve bir anda fırlar yerinden.
13. saniye: ikisi de diğer odada uyuyan çocukları düşünerek, çocukları kurtaralım diye bağırırlar.
15. saniye: ahmet ve eşi yataktan kalkmaya çalışırlar ama ani kalkma, tansiyon ve sarsıntı gibi etkilerle hemen düşerler. düşmeseler bile nereye gideceklerini şaşırırlar.
16. saniye: elektrikler gider ve ortalık zifiri karanlık olur. düşen eşyaların sesi bağırış seslerini bastırır.
17. saniye: ahmet koşmaya çalışırken düşer ve kafasını bir yerlere çarpar. kafası ciddi biçimde yarılmıştır. kendine gelemez bir kaç saniye.
19. saniye ahmet’in eşinin üzerine gardırop devrilmiş ve kolu kırılmıştır.
25. saniye: ahmet çocukların yanına ulaşır ve gayet sağlam yatan iki çocuğu almaya çalışır.
28. saniye: ahmet’in eşi bir şekilde kurtulmuş ve kolu kırık şekilde odaya girer.
34. saniye: sarsıntı durmuş ve akabinde dış kapıya ulaşılmıştır.
35. saniye: kapı bir türlü açılamaz. kasıntı yapmıştır zorlanıyordur ve kilitli olduğunu düşünüp tekrar tekrar kapatıp açarlar. birbirlerine telefonun lambasını yak diye bağırırlar.
40. saniye: telefon bulunamaz. zar zor kapıyı açarlar ve merdivenlerden aşağı düşe kalka, diğer insanların çarpmaları ile ilerlemeye çalışırlar. patlayan su boruları ve gaz boruları içerisinden zor bela kendilerini dışarı atarlar.

şimdi cem ve eşini ele alalım

1. saniye: ilk sarsıntı hissedilir.
3. saniye: cem’in eşi uyanır ve deprem olduğunu anlar.
5. saniye: cem’in eşinin gözleri bir anda açılır ve sakince eşini uyandırıp deprem oluyor der.
8. saniye: cem olayı anlamaz ve deprem olmadığını, birazdan geçeceğini söyler.
10. saniye: cem olayı idrak eder. ve eşine sakin olmasını söyler.
13: cem ve eşi daha önceden planladıkları gibi yataktan yuvarlanarak yatağın kenarına yere yatarlar.
15. saniye: cem ve eşi telefonları alıp fenerleri açarlar.
20. saniye: her ikisi de yatak yanında duran deprem çantalarını ellerine alırlar.
30. saniye: cem ve eşi sarsıntı durunca hızlıca çocukların yanına gider ve çocukları alırlar.
35. saniye: cem’in eşi feneri tutarken cem kapıyı açar ve acil olarak evi terk ederler. evi terk etmeden kapı yanında bulunan sigortaları kapatırlar ve anahtarı alıp kapıyı çekerler. aynı şekilde gaz vanasını da kapatırlar.

gördüğünüz gibi panik sizi daha zora sokarken, sakinlik ve planlı davranmak o an yaşayacağınız 30 saniyenin gidişatını ciddi bir şekilde değiştirebilir.

- öncelikle evde kimle yaşıyorsanız bir plan yapmak zorundasınız. sabah kahvaltısı esnasında, banyo yaparken, uyurken, birinizin evde olmadığı durumlarda gibi bütün olasılıkları tek tek planlamalısınız. öyle bir kulaktan girip diğerinden çıkmayacak şekilde ciddi ciddi bir yuvarlak masa toplantısı yapmanız gerekir. çocukların okulda, babanın işte, annenin evde olduğu bir an meydana gelebilecek bir depremde ne yapılması gerektiğini açık ve net bir şekilde planlamalısınız. aile fertlerinin birinin ya da daha fazlasının dışarıda olması durumunda yapılacak şey bellidir. eve yakın bir noktada buluşma noktası ve saati planlamaktır. mesela deprem olduktan tam 2 saat sonra, bizim mahallede bulunan migros’un önünde, hayatta kalan herkes oraya gelecek. yürüyerek ulaşılabilir süreler hesaba katılmalı. bu plandan diğer akrabalarında bilgisi olmalıdır. evde bulunan kişi çantaları alıp gelmekle yükümlüdür. gelmediyse topyekun kurtarmaya gidilir. buluşma noktasına gelenler ile topluca hareket edilmelidir. kriz masası orada kurulur ve gelmeyenlerin kurtarılması için planlar orada yapılır. okulda olan öğrenciler için de bir deprem planlaması vardır okul yönetimi için ama o esnada herkes kendi ailesinin derdine düşeceği için, kimsenin sizin çocuğunuzla özel olarak ilgilenmesini bekleyemezsiniz. çocuk, okuldan çıkıp gelemeyecek kadar küçükse, defalarca telkinde bulunup okul çevresinde planlanan bir yerde beklemesini söylemeniz gereklidir. eğer bu şekilde bir durum söz konusu ise, buluşma noktası okulun yanı olarak ayarlanmalıdır. unutmayın ki önce çocuklar.

- ev içerisinde birkaç düzenleme yapılması gerekmektedir. yerinden oynatamadığınız gardırop ya da yatak odasından dış kapıya giden koridorda bulunan bir eşya, deprem anında yerinden zıplayarak hareket edebilir. tahliye esnasında yolunuza düşüp engel olabilecek tüm eşyaları ya sabitlemelisiniz ya da farklı bir noktaya taşımalısınız. hangi oda olursa olsun kaçış yollarında engel olabilecek her hangi bir eşyanın varlığı düşünülemez. radikal bir kararla ev düzenini değiştirin.

- benim hiçbir yerde okumadığım ama sürekli olarak arkadaşlarıma tavsiye ettiğim bir fikrim var. kriko! evet bildiğiniz hidrolik bir araba krikosu. birçok depremden kurtulan arkadaşımın anlattıklarına göre, depremden sonra kapıyı çok zor açtıklarını, hatta açamayıp farklı bir şekilde dışarı çıkan olduğunu duydum. evet, kapılar kasıntı ile açılmıyor ve sıkışıyordu. evde o an bulunan bir erkek belki kapıyı bir şekilde açabilir ama bir kadın için bu mümkün değildir. böyle bir durumda ne yapabiliriz? dış kapı yanına koyacağınız basit bir hidrolik kriko ve kalın uzun bir demir işinizi görebilir.

kapı kenarlarına karşılıklı olarak koyduğunuz kriko o kapıyı açacaktır. önemli olan nokta, kapınıza uygun bir demir ve kriko bulmanız. 10 tonluk kaliteli bir kriko almanız işinizi fazlasıyla görecektir. ayrıca bu krikoyu yanınıza alırsanız, enkaz altında kalan insanların kurtarılması konusunda ciddi bir şekilde yardım edebilirsiniz. deprem sonrası kurtarmanın tek bir yolu vardır; kaldırmak.

- aracı olanlar olmayanlara göre daha şanslı olabilir. özellikle kışın meydana gelebilecek bir depremde, arabanın içerisinde konaklama yapılabilir. buluşma noktasına daha hızlı gidilebilir (yolların el verdiği kadar). bunun için aracınızı kapalı otopark yerine, herhangi bir yıkıntıdan etkilenmeyecek yere park edebilirsiniz. yedek anahtarını yaptırıp deprem çantasının içerisine koyabilirsiniz. aracında immobilizer olanlar için yedek anahtar olayı daha farklı oluyor. bilmeyenler araştırsın. ayrıca aracınızın deposunu dolu tutmaya özen gösterin. hareket edemeseniz bile ısınmak için aracınızı çalıştırabilirsiniz, devlet tarafından yayınlanan acil uyarıları dinlemek için radyosunu kullanabilirsiniz. bir sitede oturuyorsanız otomatik kapının açılmayacağını da hesaba katmalısınız. eğer yine de site içerisine park etmek istiyorsanız, site otopark kapısının elektrikler gittiğinde nasıl açılması gerektiğini görevliden öğrenebilirsiniz. pim gibi bir şeyi yerinden çıkararak kapının boşa çıkması sağlanıyor diye biliyorum.

- evde bulunan sigorta paneli, gaz vanası ve su vanasının yerlerini öğrenin. çalışıp çalışmadıklarını test edin. sizin kapatmadığınız gaz vanası binada ciddi bir yangına sebep olabilir ve yukarı katlarda dairelerinden çıkamayan insanların ölümüne sebep olabilir.

- çocuklarınız varsa odalarında bulunan kitaplık, gardırop gibi eşyaları sabitleyin. yataklarını cam kenarlarından daha uzak bir noktaya taşıyın ve bu şekilde bir deprem olması durumunda kesinlikle koşmamalarını, sakince yataktan inip kenarına yatmalarını telkin edin. bunun tatbikatını defalarca yapın.

deprem öncesi ne yapılması gerekiyor ise yaptık. peki o lanet gün geldi ve deprem oldu.

bu noktada ne yapmamız gerekiyor?

yazının bu bölümü en kısa bölüm olacak. çünkü deprem esnasında yapabileceğimiz hemen hemen hiçbir şey yok. depremden kurtulmanın tek yolu deprem öncesi ve deprem sonrası yapılacaklar ile ilgilidir. deprem esnasında sakin olmak, panik yapmamak gerekiyor. eğer ben panik yaparım diyorsanız zaten baştan tehlikeye atılmış oluyorsunuz. ben kısaca yapılması gerekenleri tek tek yazayım.

- panik yapmayın! panik sizi ölüme götürür. her ne kadar da o an duyacağınız ses, gürültü, çığlık sesleri ve hissedeceğiniz sarsıntı ile kendinize hakim olamayacaksanız da, yapılacak en önemli şeydir sakin kalmak. kendinizi buna şartlandırın. bu yazıyı okurken bir an durup deprem oluyor gibi düşünün. kendinizi sınayın. 

- sarsıntı esnasında yalnız olmanız sizi daha şanslı kılar. ikinci bir kişiyi düşünmeden tüm kararları kendiniz verebilir, ortamdan hızlıca uzaklaşabilirsiniz. diyelim uykuda yakalandınız. usulca ve sakince daha önceden planladığınız bir yere örneğin yatağın kenarına ve yere yüz üstü yatıp kafanızı elleriniz ile korumaya almalısınız. diğer odada yatan çocuklar varsa, yüksek sesle “yatağın kenarına yatın, kalkmayın, geliyoruz“ şeklinde seri seri bağırmanız gerekir. çocuklar sizin sesinizi duyunca güven duyacak ve denileni yapacaktır. yatak örneğine devam ediyorum. telefonunuzun fenerini sarsıntı zayıflayınca açık hale getirin ve ayağa kalkabilecek konuma gelince acil olarak evi terk etmeye bakın. çocukları alıp, vanaları kapatıp, deprem çantasını sırtlayıp evi acil terk edin. bina yıkılmadıysa bile ikinci sarsıntı ile çökebilir. yaşanan sarsıntı öncü olabilir ve ikincisi daha şiddetli gelebilir. aman şunu alayım, aman şunu unutmayayım derken enkaz altında kalabilirsiniz.

- gelelim en kötü senaryoya. bina yıkıldı ve enkaz altında kaldınız. hayatta iseniz bir şekilde sizi kurtarmaya geleceklerdir. gündüz yaşandıysa, buluşma noktasına gelenler sizin olmadığınızı anlayacak ve kurtarmaya geleceklerdir. gece yaşandı ise akrabalarınızdan kurtulanlar yine aynı şekilde yardımınıza gelecektir. böyle bir durum ile karşılaşırsanız yapacağınız tek şey beklemek ve dışarıdan gelecek olan sesleri dinlemek ve bir hareketlilik duyduğunuz an var gücünüzle bağırmak. enkaz içerisinde hareket edebiliyorsanız gelecek olan artçı sarsıntılar ile enkazın iyice oturması söz konusu. anlayabildiğiniz kadar sert bir eşya ya da kolon yanına kendinizi taşımakta fayda var. hareket edemiyorsanız elinizden gelen tek şey beklemek. allah kimseyi bu duruma düşürmesin. bir depremin en çaresiz anlarından biridir.

- sarsıntı kesilince dışarı çıkarken çok dikkatli olmalısınız. her zaman alışıp indiğiniz merdivenlerin bir kısmı olmayabilir. karanlıkta kendinizi bir alt katta bulabilir ve hareket edemeyecek derecede yaralanabilirsiniz. dışarı çıktığınız an çevrenizde yıkılan binalar varsa toz bulutundan önünüzü göremeyebilirsiniz. deprem çantanızda bulunan toz maskeleri ve kulak tıkaçlarını kullanın. feneri mutlaka açın.

- binadan çıkınca hızlı bir şekilde açık alana gidin ve ikinci sarsıntıyı bekleyin. arabanızın yanına ya da diğer enkazlara yaklaşmayın. artçı sarsıntı olduktan sonra varsa ve yürüyebilecek konumda ise arabanızı alıp güvenli bir yere gidin.

- evinize dönüp bir şeyler almaya kalkmayın. 

- şoku atlattıktan sonra buluşma noktası prosedürlerine uyun. planladığınız şekilde buluşma noktasına ilerleyin. 

- radyonuzu asla kapalı tutmayın. örnek veriyorum tsunami uyarısı yapılabilir veya başka bir konuda bilgilendirilebilirsiniz. mesela şu ve şu bölgelerde ekmek ve battaniye dağıtımı yapılacak gibi. 

- depreme başka bir binada yakalanırsanız panikle sağa sola koşan insanların arasına katılmayın. sakince yere çöküp etrafınızda üzerinize yıkılabilecek bir şey var mı ona bakın. sarsıntı zayıflayınca binayı terk edin. deprem videolarını seyrederseniz insanların bilinçsiz bir şekilde sağa sola doğru koştuklarını görürsünüz. kimisi sağdan sola doğru kaçarken, diğer soldan sağa doğru kaçar. 

- depreme trafikte yakalanırsanız aracınızı hemen durdurun. köprü, viyadük ve tünel gibi yerlerde denk gelirseniz durmadan ama çok dikkatli bir şekilde bu bölgenin dışına çıkın. size çok yakın binalar varsa yıkılma tehlikesi olabilir, dikkatli bir şekilde çevrenizi takip ederek aracınıza yön verin. bu esnada panikle gaza basıp gitmeyin. önünüze mutlaka koşturan biri çıkacaktır. yavaş yavaş yapılardan uzak bir noktaya çıkmaya çalışın. 

- en tehlikeli yerlerden biri stadyum, konser salonu gibi çok insanın olduğu yerlerde yakalanmaktır. izdiham dolayısıyla bir çok insan ezilir ve ölür. deprem bölgesinde bu tip organizasyonlara katılırken, bulunduğunuz konumu dikkate alın.

deprem oldu bitti, artçılar zayıfladı ve geceyse zifiri karanlıkta, gündüz ise toz bulutu altında inanılmaz bir sessizlik hakim. açık bir alanda yıkılmayan ama her an yıkılacak gibi duran evinize bakıyorsunuz. bu esnada kar yağabilir, fırtına olabilir ve hatta dolu yağışı bile başlayabilir. her şey üst üste gelebilir. çevrenizde yıkılan binalar varsa yüreğinizin kaldıramayacağı türden sesler duyabilirsiniz ilk başlarda. herhangi bir yaralanma durumunuz yoksa, bu enkazın yanında yıkıldı yıkılacak gibi duran bir bina görünmüyorsa, enkazın yanına gidip altında kalanları kurtarmaya çalışabilirsiniz. kurtarma ekipleri gelene kadar orada yardım bekleyen insanlara moral kaynağı olabilirsiniz. enkaz altında 20 kişi sizi duyar ama yukarıda tek siz varsınız. böyle bir durumla karşılaşabileceğinizi unutmayın. çok kötü bir durumdur çok. buna istinaden çok daha farklı manzaralar göreceğinizi de unutmayın. her şeyi hesaba katın.

24 saat kadar kendi bölgenizde bekleyin. yardım mutlaka gelecektir ama gelmediyse daha merkezi bir konuma doğru hareket edin. yol boyunca bir çok hırsızlık ve yağma olayı ile karşılaşabilirsiniz. hiç kimseye müdahale etmeyin. kimseye karışmayın. deprem çantanızda bulunan erzaklar tükeniyorsa, bu yağma değilde ödünç alma olayına sizde katılabilirsiniz. bir yerde bir kalabalık varsa hemen oraya gidin. starbucks'da sıraya girer gibi beklemeyin. dağıtılan bir çorba ya da ekmek çay neyse mutlaka alın. özellikle çadır ve battaniye dağıtılıyor ise ölümüne alın. yardım ekipleri gelse bile size "buyrun ahmet bey, buyrun ayşe hanım yeni evinize götürelim sizi" demezler. bir ihtimal sizi alıp güvenli bir toplanma merkezine götürürler. ya çadırda kalacaksınız, ya da başka şehirlere doğru yola çıkıp bir şekilde konaklayacak yer bulacaksınız. maddi durumunuz ne kadar iyi olursa olsun, ilk gece sokaktasınız. bunu bilin yani. başka şehirlerde aileniz akrabanız varsa gelecekler, sizi bulacaklar, alacaklar falan haftaları geçer. zaten kapalı yollar yüzünden kimse gelemez. sadece sizin için gelmeyecekler, milyonlarca insan gelecek. whatsapp'dan konum atıyorum ben buradayım olayı olmadığına göre ve sizin de sürekli ev yanında durmayacağınıza göre, şehir dışından gelen akrabalar ya da arkadaşlar tarafından bulunma olasılığınız, stadyumda uçan iki sineğin kafa kafaya denk gelmesi ile aynı olasılık.

bir müddet sonra mobil şarj cihazları dağıtılabilir. gsm firmaları acil baz istasyonları kurabilir. böyle şeyleri asla kaçırmayın. bakın böyle durumlarda utanma yoktur. açık sahada kaldınız ve ölebilirsiniz. sen orada bir ekmek alamazken, başka biri gelir 20 tane alır gider. aracı olanlar mutlaka araçlarında çakmaklık şarj cihazı bulundursunlar. bir sinyal yakaladığınız an sizi en çok merak eden bir kişiye sms gönderin: hayattayım ve iyiyim...

buraya kadar standart, evi yıkılmayan, sapasağlam ayakta duran bir kişiyi baz aldık

bir de yaralı olarak enkazdan kendi imkanlarıyla çıkmayı başaranlar var. bu kişiler için durum daha zor. ayağı bacağı kırık bir şekilde hareket edemez, kimse yardım etmez, kanaması varsa acil durdurulması gerekir. maalesef ilk başlarda kendi kendinize yardım etmek zorundasınız. buluşma noktası planınız varsa ve birileri gelene kadar çantanız yanınızda ise çok şanslısınız. değilse kısa bir süre sonra hipotermi riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz kış mevsimindeyseniz. enkazdan çıkarken patlayan su boruları nedeniyle sırılsıklam ıslanabilirsiniz. kan kaybından bilinç kaybı yaşayabilirsiniz. kanamaların durdurulması gerekir ve o anda kendi kendinize müdahale etmek zorundasınız. böyle bir durumda kalırsanız park halindeki bir arabanın camını kırarak içine girmeye çalışabilirsiniz. rüzgar esiyor ve yağmur yağıyor ise bu en güvenli yöntemdir. hava şartlarından korunmak için binalara girmeyin.

bulunduğunuz şehri en fazla bir hafta içerisinde terk etmeniz gerekir. çünkü salgın başlayacak ve daha fazla görmek ve yaşamak istemediğiniz durumlar ile karşı karşıya kalabileceksiniz. kızılay kamp gibi yerler kuracak. bu merkezlere getirilirseniz çadırlar içerisinde yaşayabilirsiniz. başka şehirde kalabilecek bir yakınınız varsa, bir şekilde onlara ulaşmaya çalışabilirsiniz. hiç tanımadığınız insanlar sizlere kapılarını açacak.