Düşünmek İstemediğimiz Şeyleri Kafamızdan Atamayarak Hep Canlı Tutma: Beyaz Ayı Sendromu

Düşünmek istemedikçe aklımızdan çıkaramadığımız o olay, insan, eski sevgili bu düşünceyle birlikte insanın zihnine daha çok saplanıyor. Düşünmemeye çalıştıkça daha çok hatırladığımız bu kısır döngü Tolstoy'un kardeşiyle yaşadığı bir durum üzerine araştırılmış.
Düşünmek İstemediğimiz Şeyleri Kafamızdan Atamayarak Hep Canlı Tutma: Beyaz Ayı Sendromu
iStock

tolstoy'un erkek kardeşine evin köşesinde ayakta durup beyaz ayıyı hiç aklına getirmemesini istemesi üzerine kardeşi tüm çabalarına rağmen beyaz ayıyı düşünmeden edememiş, klinik psikologlar tolstoy'un bu deneyine ithafen insanın bir türlü denetleyemediği ve kendi kendine tekrar ortaya çıkardığı saplantılı düşüncelerine beyaz ayı sendromu adını vermişler. (1)

düşünmemeye çalıştığımız şeylerin aslında buna programlı olduğumuzdan sık sık düşünüp düşünmediğimizi kontrol ederek bir nevi o düşünceleri tekrar canlandırma olayı.


tolstoy'un kardeşi beyaz ayıyı düşünmemesi gerektiğinden aklının bir köşesinde bunu daima canlı tutmuş, tıpkı olumsuz duygularımızdan veya rahatsız edici saplantılarımızdan kaçmamız gibi. ama arada yapıp yapmadığımızı kontrol ederken de o düşünceler tekrar bir canlılık kazanarak taze kalıyor ve döngü devam ediyor.

bu kimi yerlerde olumsuzluklardan kaçarken aslında onlara bağlı kalmakla da açıklanabiliyor. yani kişi ne kadar olumsuzlukları veya bu takıntıları ertelemeye veya düşünmemeye çalışıp üstünü örterse artarak devam edebiliyor. bu sebeple de o olumsuzlukları/saplantıları düşünmemek yerine kabullenip ilerlemek bu olayı hafifletecek çözümler arasında.

(1)-psikeart/obsesyonsaplantıtakıntı murat kemaloğlu

DAHA FAZLA İÇERİK