Etkisi Hayatın Geri Kalanında Devam Eden Sessiz Zulüm: Akran Zorbalığı

İlkokul ve lise döneminde akranların zorbalığına maruz kalanlar iyi bilir. Bunu bir şekilde deneyimleyen Sözlük yazarlarının tecrübelerini aktarıyoruz.
Etkisi Hayatın Geri Kalanında Devam Eden Sessiz Zulüm: Akran Zorbalığı
Geleceğe Dönüş

Nedir, ne değildir?

1982 senesinde norveç'te akran zorbalığı nedeniyle intihar eden üç erkek çocuğunun ülkede yarattığı şokun ardından literatüre giren kavram. ergenlik döneminde yaşanan intihar nedenlerinin içinde en yüksek oranı alan neden olduğu bilinmektedir. her suçta olduğu gibi tamamen önlenebilmesi mümkün olmasa da, zorbalığa uğrayan bireylerin sorunlarını paylaşabilecekleri kişi ya da kurumlara sahip olabilmeleri hayati önem taşır. sadece fiziksel değil sözlü şiddeti de içeren bu zorbalık biçimini "çocuktur yapar" mantığıyla değerlendirirsek bu gençler ilerleyen senelerde mevcut deneyimin neden olduğu travmaların etkisiyle çok daha ciddi psikolojik ve sosyal sorunlarla boğuşmak zorunda kalabilirler. üstelik okul ortamından soğumaları ve akademik başarının düşüşü de kaçınılmazdır.

Ben X (2007)

Hakkında bazı istatistikler

akran zorbalığı, çocukların ne kadar acımasız olabileceğinin kanıtıdır. geçen hafta ingiltere'de anti-bullying (anti-zorbalık) week idi. 2019 anti-bullying week sloganı change start with us. 11-16 yaş arasındaki 1000 öğrenci ile bir rapor hazırlamışlar. bu rapora göre:

- %24'ü haftada en az bir kez zorbalığa uğruyor. %3'ü(neredeyse her sınıfta 1 öğrenci) her gün zorbalığa uğradığını ifade etmiş.
- %11'i zorbalık nedeniyle okulda devamsızlık yapmış.
- %19'u zorbalıktan kaçınmak için arkadaşları ile zaman geçirmekten sakınıyor.
- %19'u zorbalık nedeniyle sosyal medyadan ve online oyunlardan kaçınıyor.
- çocukken zorbalığa uğramanın yetişkinliğe kadar süren etkilerinin olabileceğini belirtiyorlar.
- %76'sı sosyal medya ve oyun platformlarının zorbalıkla başa çıkma yöntemlerini değiştirmek için daha fazlasını yapması gerektiğini, %48'i okullarının daha fazlasını yapması gerektiğini belirtmiş.
- %44'ü medya ve influencer'ların zorbalığı azaltma gücüne sahip olduğunu söylemiş.
-% 73'ü yetişkinlerin sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olmak için adım atması gerektiğini ve % 25'i yetişkinlerin online ve yüz yüze davranışlar için iyi rol modelleri olmadıklarını, çocukların % 23'ü ebeveynlerinin kendileriyle zorbalık hakkında konuşmadıklarını söylemiş.

kaynak

veriler ne kadar gerçeği yansıtıyor bilemiyorum fakat farkındalığı arttırma konusunda gayet başarılı olmuşlar. bizim ülkemizde neden doğru düzgün bir şey yapılmıyor merak ediyorum.

Peter Parker vs Flash Thompson

Deneyimleyen biri anlatıyor

akran zorbalığı... yazarken bile ellerimin titremesine, tüylerimin diken diken olmasına ve gözlerimin dolmasına sebep olan ahlaksızlık.

çocuk sahibi insanları bu yüzden uyarmak istiyorum. çocuklarınızı bu ahlaksızlıktan koruyun. onlara okullarında bir sorun yaşayıp yaşamadığını sorun. lütfen!

yirmili yaşlarda olmama rağmen küçüklükte yaşadığım şeylerin etkisinden kurtulamadım. yirmili yaşlarda akademik anlamda başarılı ve entelektüel birikimi olan biri olsam da sosyal anlamda dibe düşmemek için çırpınıyorum. bu da beni duygusal anlamda çok yoruyor. aynı zamanda derin bir yalnızlık yaşamama sebep oluyor. kağıt üzerinde birçok arkadaşım var ama duygusal anlamda yakın hissettiğim bir arkadaşım yok. şu yazıyı yazdıktan sonra ölsem, ölümümden ailem dışında haberi olacak arkadaşlarım yok.

küçükken cılız, kalıtsal bir hastalığı olan (estetiği etkileyen) ve sessiz bir çocuktum. ezilmek veya zorbalığa uğramak için gerekli parametrelere sahiptim yani. hastalığımla yüzlerce kez dalga geçildi, sırf itiraz edemeyeceğimi bildikleri için onlarca kez iftira attılar. ilkokul ikideyken birçok kez eve geldiğimde hüngür hüngür ağlıyordum. öğretmenim olacak o cani de bu zorbalığa göz yumuyordu. hatta bir keresinde bana atılan iftira sonrasında "mixalis sınıfta yokmuş gibi davranıyoruz" demişti. o sözden sonra arkadaşlarımın bana olan bakışlarını asla unutamıyorum. neredeyse 20 yıl olmuş, düşünün.

mahallede ise birkaç kez ağır şekilde zorbalığa maruz kaldım. benden iki yaş büyük bir ahlaksız, hastalığımla onlarca kez dalga geçiyordu. bana hastalığımın ismiyle hitap ediyordu. bir keresinde beni zorla dondurma almaya göndermişti. yoldayken dondurmayı düşürünce beni dövmüştü. ilk kez fiziksel anlamda zorbalık görmüştüm. mahallede burnu havada olan bir kız vardı. o da bana hastalığımla hitap ederdi.

ergenken, çocuklukta olduğu gibi akran zorbalığına maruz kalmadım. fakat kız arkadaşımın annesi tarafından epey ezildim. ben, kız arkadaşımın okuduğu liseye göre epey kötü bir lisede okuyordum. o ise derece adayı bir öğrenciydi. türk filmlerindeki o klişeyi bizzat yaşadım. sınıf farkını iliklerime kadar hissettim ve bu yüzden acı bir şekilde zorbalığa uğradım. annesi, kız arkadaşımın yanında "kızımın salak insanlarla arkadaşlık kurmasını istemem" demişti.
bu beni o zaman üzdü tabii ki ancak kariyer anlamında şu an bulunduğum konuma gelmem konusunda beni ateşledi. ders çalışırken, kitaplarımın üstüne hakarete uğradığım tarihi yazıp motive olmaya çalışan biriydim.

küçükken ve ergenken yaşadığınız kötü şeyler geçici gibi geliyor. biraz üzülüyorsunuz. zira o yaşlarda amaç hayattan mümkün olduğunca keyif almak. size ne kadar kötülük yaparlarsa yapsınlar, mutlu olmayı sağlayacak pek çok şey bulabiliyorsunuz. fakat bir şeyin farkında olmuyorsunuz, ruhunuzun önemli parçası kapanmayacak şekilde yaralanıyor. ergenlikten çıkınca, üniversite bitip hayata atılınca bu gerçekle karşılaşıyorsunuz. örneğin depresif veya sosyal fobili biri olduğunuzu fark ediyorsunuz. bu duruma kafa yorunca da sebeplerini acı bir şekilde hatırlıyorsunuz.

benim günahım neydi? hayatım boyunca hep iyi bir insan oldum. kötülükten uzak durdum. kalbini isteyerek kırdığım bir insan bile hatırlamıyorum. kimsenin arkasından konuşmadım. kimseye saygısızlık yapmadım. hep vefalı ve sadakatli oldum. fakat yalnızım, mutsuzum ve sosyal anlamda berbat durumdayım. insanlar beni güçsüz görmesin diye ekstra çaba harcıyorum. bu da beni epey yoruyor. ben hayatımın belki de en güzel dönemlerinde acı çekerken, zamanında beni üzen insanlar hayatlarına mutlu bir şekilde devam ediyor. adil olmayan bu durum, beni daha çok üzüyor.

lütfen, çocuklarınızın zorbalık yapmasına müsaade etmeyin. aynı şekilde zorbalığa maruz kalmasına da engel olun. çocuklukta böyle şeylerin normal olduğunu düşünmeyin. yoksa çocuğunuz, yetişkin biri olunca ruhundaki o derin yaraları fark edecektir. çok iyi bir mesleği olsa da sosyal anlamda genellikle başarısız olacaktır. intihar eylemi çoğu zaman aklını meşgul edecektir.

bu lanet şey insanın hayatını özellikle sosyal anlamda mahvediyor. yalnızlık, sosyal anksiyete ve özgüven eksikliği gibi önemli sonuçlar doğuruyor.

Başka bir görüş

akran zorbalığı bütün ortaokul hayatımın özetidir. yaşam pratiklerimi ve dinamiklerimi belirleyen muhtemelen en önemli şeydir. o zamanları düşünmemeye, ön bellekte tutmamaya o kadar özen gösteririm ki, zira insana en korunmasız dönemini yatılı okul ortamında akla hayale gelmeyecek şekillerde psikolojik ve fizyolojik olarak sürekli küçük düşürülerek geçirdiğinde eşek kadar adam olsa bile şu gün şu saatte bile hafakanlar bastırabiliyor. insanlara sırf bu yüzden belli bir mesafeden fazla yaklaşamıyorum, er geç suistimal edecektir ya da fırsatını bulduğunda ortaya alacaktır korkusuyla.

hatta o insanlardan ikisi ile yıllar sonra karşılaştım iş hayatında. o kadar sıcaklar, o kadar yakınlardı ki gördüklerinde. onlar için hiçbir şey olan, akıllarında iz bile bırakmayan şeyler bunlar çünkü. çok istedim bağırmak, hayatımı mahvettiniz orospu çocukları diye ama yine küçük düşen ben olurdum, ironi böyle bir şey işte. onlar gibi sıcak davrandım , geçtim, bir daha aramadım konuşmadım, üç kez davetlerini kibarca reddettim, geçtim.

yaşamayanın anlamayacağı bir sıkıntıdır bu. özetlersek, çok içe dönüklerle çok dışa dönüklere değil, sessiz ama gururlu çocuklara vurur bu piyango.

Malcolm in the Middle 

Final yorumu

eğitim hayatının içindeyseniz ne yazık ki bu durumla çok karşı karşıya geliyorsunuz. gerçekten çok hassas ve hemen müdahale edilmesi gereken bir konu.

bunun birçok sebebinin olduğunu düşünenler olmakla birlikte bence bunun yegane sebebi aile ortamıdır. bir çocuğun çevresinden bir şekilde öğrenmediği bir davranışı göstermesi çok olağan değildir. bu yüzden çocukların eğitimi yanında ailelerin de eğitilmesi gerekiyor. aksi durumda davranış sadece o an bastırılır.

bu zorbalığın şu anda en önemli olanı ise göçmen çocuklarına karşı yapılan zorbalık. çocuklar zorbalığa uğradıkça kendi grubundan başka bireylerle bir araya gelip çeteleşiyorlar ve ortaya çok kötü sonuçlar çıkıyor. ve önlem alınmazsa önümüzdeki yıllarda bu durumun çok çok vahim sonuçları olacaktır.

Atiye Dizisi Üzerinden Kendini Aramak Üzerine Yola Çıkanlara Tavsiyeler

Hayata Kendi Başına Göğüs Germeyi Alışkanlık Haline Getirme Sanatı: Tek Çocuk Olmak