Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Verisinin Ne Kadar Güvenilir Olduğuna Dair Bir Sorgulama

Bildiğiniz gibi 3 ayda bir GSYİH verileri açıklanıyor. Peki bu açıklanan veri, özellikle şu kriz ortamında ne kadar güvenilir?
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Verisinin Ne Kadar Güvenilir Olduğuna Dair Bir Sorgulama
iStock

ülkemizde üretilen birçok istatistiki veri gibi gayri safi yurtiçi hasıla da manipülasyona açık bir indikatördür. uluslararası alanda resesyonu tespit ederken dahi kullanımı tartışmalı olan bu veri, aşağıda açıklayacağım sebeplerden dolayı türkiye özelinde daha da kullanışsızdır işin gerçeği.

az çok ekonomiden anlayan herkesin bildiği üzere resesyonun gayri resmi bir tanımı bulunmaktadır

nedir bu? reel gayri safi yurtiçi hasılanın iki çeyrek üst üste küçülmesine resesyon denir. ülkemizde hemen hemen tüm iktisat öğrencilerine bu tanım öğretilir. maalesef bu, aşağıda anlatacağım üzere miadını doldurmuş bir tanımlamadır. büyüme verisinin açıklanmak üzere olduğu şu günlerde bu meseleye bir açıklık getirelim.

amerika'da "national bureau of economic research" (nber) isminde bir kurum var ki tarafsız biçimde ekonomik araştırmalar yürütüyor, istatistiki modeller kurarak ekonomi terimlerinin doğruluğunu tartışıyor. birçok iktisatçı için başucu kitabı gibi birçok tez, araştırma yayınlıyor ve araştırmalar tüm internet kullanıcılarına ücretsiz olarak sunuluyor. yani bu işin babası nber kardeşim.

resesyon konusuna dönecek olursak

nber diyor ki bir ekonominin resesyona girmesi için kullanılan üst üste iki çeyrek küçülme tanımı yeterli ve uygun değildir. bunun için de iki sebep sunuyor.

1. gayri safi yurtiçi hasıla (gdp) aslında sürekli revizyona tabi bir indikatördür. dolayısıyla, ekonomi bugün resesyona girmiş gibi görünürken yarın yapılan düzeltmeyle aslında girmemiş görünür. nitekim türkiye'de tüik'in açıklamış olduğu gayri safi yurtiçi hasıla verilerine baktığınızda da birçok revizyonun olduğunu, rakamların ve baz yılların değiştiğini görürsünüz.

tüik revizyonları

2. nber bunun yanında diyor ki gdp 3 aylık bir veri olduğu için kullanıma uygun değildir. neden peki? çünkü resesyon olması için diyelim yılın ilk çeyreğinde küçüldü ekonomi. sonraki nisan ve mayısta da küçüldü. ancak haziran ayında pozitif bir büyüme verisi geldiği zaman ikinci çeyrek verisi pozitife dönebilir. dolayısıyla ekonomi aslında 5 ay boyunca küçülmüş olmasına karşın sadece haziran ayında gelen büyüme verisiyle iki çeyrek peş peşe küçülme kuralını sağlamamış olacak ve ekonomi resesyona girmemiş sayılabilecektir ki bu durumun yaşanmış örnekleri mevcuttur.

3. türkiye'ye özel bir neden de ben eklemek istiyorum bu noktada. tüik, büyüme istatistikleri için baz yılı olarak %4,7 küçüldüğümüz 2009 senesini seçmiştir. dolayısıyla baz yılın çok düşük tutulması sebebiyle, takip eden seneler ve çeyrekler olduğundan daha yüksek çıkmaktadır.

nber, resesyonu şöyle tanımlamanın daha doğru olacağını söylüyor: "resesyon, etkileri sanayi üretiminde, istihdamda, reel gelirde, toptan ve perakende ticarette görülen; birkaç ay süren, ekonomik aktivitedeki önemli düzeydeki düşüştür." nber komitesi, bu tanıma göre aylık üretilen indikatörleri kullanmanın daha doğru olacağını belirtmiş. resesyonu tespit ederken kullandıkları en önemli indikatör aylık işsizlik verisi. diğer kullanılan başlıca gösterge indikatörler ise enflasyondan arındırılmış kişisel gelir, sanayi üretimi, imalat ve ticaret sektörleri satış hacmidir.

özetlemek gerekirse

içinde bulunduğumuz ekonomik krizi açıklarken sadece 3 ayda bir açıklanan gayri safi yurtiçi hasıla verisini kullanmak hatalı sonuçlar üretebilir. nitekim, baz yılı olarak %4,7 küçüldüğümüz 2009 senesini seçtiğimiz için bu veri bizim için resesyonu tespitte kullanılacak en yanlış veridir. gsyih pozitif gelirse de krizden çıkıyoruz anlamına gelmemelidir. dediğim gibi gayri safi yurtiçi hasıla verisine ek olarak mutlaka aylık gelen işsizlik verisi kullanılmalı, yanı sıra enflasyondan arındırılmış harcanabilir kişisel gelir ve sektörlerin üretim ve satış hacimleri dikkatle takip edilmelidir. bu indikatörlerin de an itibarıyla ülkemizde neyi gösterdiğini hepimiz biliyoruz zaten.

okumakta fayda olan bağlantılar:
https://www.nber.org/papers/w14221
http://www.mahfiegilmez.com/…ti-kisi-basna.html?m=1

Kadın Futbolunun Yasakları Aşarak Ses Getirir Hale Gelişinin Öyküsü

Kadın Milli Futbol Takımımızın 10 Numarası Melike Pekel'in İlham Verici Hayat Hikayesi