H.G. Wells'in Ekim Devrimi Sonrasını Anlattığı "Gölgeler İçindeki Rusya" Kitabının Özeti

Sovyetleri, bir de dönemin en ünlü bilim kurgu yazarı ve tarihçilerinden birinin gözünden görün.
H.G. Wells'in Ekim Devrimi Sonrasını Anlattığı "Gölgeler İçindeki Rusya" Kitabının Özeti

1917 senesinde, marksist devrim ya da bolşevik devrimi - marx’ın öngördüğünün aksine ingiltere’de değil - rusya’da gerçekleşti. dünya’nın bilim kurgu romanlarıyla tanıdığı h.g.(herbert george) wells de işte 1920’de devrimin henüz çiçeği burnundayken rusya’ya bir ziyaret gerçekleştiriyor, gördüklerini ve lenin’le söyleşisini de kitaplaştırıyor. kitabın adı gölgeler içinde rusya. kitap bolşevik rusyasına ilişkin –bazı rus devrimcilerin dünya’ya söylediği yalanların aksine- objektif gözlemler içeriyor.

kısaca h.g. wells’in anlattıklarını özetleyecek olursak

wells oğluyla birlikte önce st. petersburg’a gidiyor. kitabın ilk bölümünün adı da “petersburg çöküyor” zaten. burada avrupalılar’ın kaldığı ve gözlerinin boyandığı hotel ınternational’da değil, arkadaşı maksim gorki’nin evinde kalıyor. petersburg’da tüm dükkanlar kapalı, kepenkler inmiş vaziyette. birçoğu belki 1-2 yıldır kapalı olduğu için vitrinleri toz içerisinde, kimisi yağmalanmış. insanlar sokaklara çıkmıyor, çünkü sokaklarda dolaşıp bakacakları bir şey kalmamış. nitekim, şehir nüfusu da 1919’dan önce 1,2 milyon iken 1920’de 700 bine gerilemiş. ticaret yapmak tamamen yasak, tüm ticari faaliyetler spekülasyon olarak değerlendiriliyor ve cezalandırılıyor.

wells’in insanlara dair yaptığı bir diğer gözlem de erkeklerin biçimsiz sakal tıraşları

tabi sonra bir konuşmada öğreniyor ki tıraş bıçağını ülkede bulmak mümkün değil. 1 yıldır aynı bıçakla tıraş olan insanlar mevcut. yanı sıra, ekmek, yağ gibi ihtiyaçlar karneyle dağıtılıyor. ilaç bulmak kesinlikle mümkün değil. şehirde birçok insanın burnunu çekerek veya halsiz şekilde dolaştığını görüyor. insanlar her gün aynı kıyafetleri giyiyor genel olarak. çünkü çoğunun 1 takım elbisesi mevcut.

bu çöküşe ve sefalete rağmen ilginç bir durum söz konusu

rusya’da opera ve tiyatro faaliyetleri son hız devam ediyor. entelektüel çevre de baya rağbet ediyor. tiyatroya girişler çoğu zaman ücretsiz. şalyapin dönemin en ünlü sanatçılarından birisi ama o da 1921'de rusya'yı terk ediyor. yanı sıra, wells bilim dünyası için aynı şeyleri söylemiyor. nobel ödüllü pavlov, jeolog karpinski, radloff ve bielopolski çalışmalarını yürütecek teçhizat dahi bulamıyor.

tüm bunları anlatan wells ise sosyalizme sempati duyduğunu söylüyor ve kendisini kollektivist olarak yorumluyor

rusya’nın bu durumda olmasını kısmen uzun süren i. dünya savaşı’na ve kısmen de bolşevik devrimine bağlıyor. çünkü anlattığına göre bolşevik yöneticiler ne yapacakları ve nasıl bir sistem kuracakları konusunda kararsız. çünkü marx devasa kitabı "das kapital"de bu konuda hiçbir şey anlatmamış. üstelik 1920’de lenin dahil birçok bolşevik ingiltere’de işçi devrimi olacağını düşünüyor hala. çünkü marx kitabında devrimin ezilen işçi sınıfının (proleteryanın) yoğun olduğu ingiltere’den başlayıp, almanya’ya ve oradan dünyaya yayılacağını öngörmüş. ancak devrim, işçi sınıfını bırakın sanayinin bulunmadığı rusya’da gerçekleşiyor. oysa marksist komünizmin içimizi ferahlatması gerekirken, rusya’da tam tersine bir çöküş yaşanıyor.

araştıran herkesin göreceği üzere, 1920’li yıllarda rusya'da milyonlarca insan açlıktan hayatını kaybediyor. ancak lenin veya diğer yöneticilere göre toplumsal devrim sırasında yaşanabilecek şeyler bunlar.

kitabın sonunda wells’in lenin ile 1920’de, stalin ile 1934’te yaptığı söyleşiler var. objektif bir bakış açısıyla tarihi öğrenmek isteyen herkesin okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum.

Açıklayıcı Özetlerle Birlikte: İthaki Yayınları Bilim Kurgu Klasiklerinin Sıralı Listesi