Hepimizin Çocukluk Arkadaşı: Sitede Oturan Basketbol Seven Kıvırcık Ergen İrisi
Hepimizin çocukluğunda böyle bir arkadaş olması harika bir olay değil mi? Eğer onu tam olarak hatırlayamadıysanız size biraz daha tüyo verelim.
Hepimizin Çocukluk Arkadaşı: Sitede Oturan Basketbol Seven Kıvırcık Ergen İrisi
iStock.com

geceleri arkadaşıyla oturup nba maçları izlemeye bayılıyor, üniversite olarak ailesinin de isteği doğrultusunda mimarlık düşünüyor.

"olum t-mac 'in yeni ayakkabısı çıkmış" benzeri üçüncü kişilere bir şey ifade etmeyen cümleleri sıklıkla kurduğu gözlemlenmiştir.

odasında,hiç çalmadığı elektro gitarı vardır.

pelin, melis, ece, deryam, deniz, yağmur ve damla isimli kız arkadaşlara sahip olur. asla hayriye ya da necibe ile çıkmaz.

sırt çantası ve bilgisayar kulaklığıyla dolaşmaktan zevk alır. hafta sonu yüzme kursuna gider.

üzerinde hiç kadir kıymet bilmeden giydiği daima marka kıyafetler vardır, en paçoz tişörtü bile markadır.

ailesiyle en az 2-3 kere yurt dışına çıkmışlığı vardır.

kiloludur ve suratında eblek bir ifade vardır.

basket oynarken bir yandan da sürekli "lebıran ceyms geliyoooooooor, ve lebıran ceeeeeymz!" şeklinde bağrınır.

her iki rebound a kalkışından birinde birilerinin ayak parmaklarını kırar ve farkına bile varmaz. eğer ayağına bastığı çocuk çok bağırırsa, "noooooooliyy yaaa" gibisinden anlamsız anlamsız bakar. kıçıyla dağları devirir.

o günlerde hangi nba oyuncusunun adı ile üretilen ayakkabı moda ise ondan giyer ve sürekli ayakkabılar arasındaki farklardan falan bahseder.

annesi çakma sarışındır ve arada basket sahasının yanından seslenerek buna birşeyler söyler ya da para verir.

her hafta kendine farklı bir konsept belirler. bir hafta sürekli hook atmaya çalışırken ertesi hafta paso stop jump shot kasar.

eğer maç aralarında arkadaşları basket dışında bir konu üzerine konuşacak olursa, birkaç başarısız dahil olma çabasında bulunur ve bir müddet sonra kalkıp şut çekmeye başlar.

özünde iyi çocuktur aslında ama biraz kıldır. hani dövsen, günah yazılmayabilir.

basket oynarken kıçları ve sırtları terleyerek şortu formayı ıslatırlar. gece ntvde çıkan kendileri gibi semirmiş basket yorumcusunu izlerler. cips yerler, sabah kahvaltı yapmazlar. gevrek falan kelogs bişeyler yerler. öğlen bol mayonezli hamburgeri mideye indirirler. evde anneleri bunlara makarna falan yapar. arkadaş grubu zibidi kaynar. türkiye'de savaş çıksa banane abi yeaa derler. konuşurken yabancı kelime falan kullanırlar. nike, adidas giyerler.

isimleri genelde can, tolga, berk, alper falandır. ebebeynleri 30lu yaşlarının ortalarında kariyerlerinden zor bela bir zaman bulup yapmışlardır bunu. tek kardeş olurlar,, en fazla iki. ana okuluna giden bir kız kardeşleri, yada üniversiteye giden taş bir ablaları olabilir. abileri olmaz. olsa da sert çocuk ((bkz: tough guy)) değillerdir. gerçi hava harp okulunda okuyan sinek kaydı traş olan çelik ifadeli abileri olduğu da görülmüştür. bu durum dumura uğratır.

en anadolu çocuğunun ismi umuttur. reebok giyer bu en fazla

osman, muhsin, hikmet, sadi, şükrü ve abdullahtan böyle bir gençlik çıkmaz

kolejde okur. aç karnına kola içer. kafasız dahi olsa sizin daha önce hiç duymadığınız şeylerden bahsedebilir. çünkü kendisiyle aranızda sınıf farkı vardır.

en sevdiği besin hamburgerdir.

44 numara ayakkabi giyer.

DAHA FAZLA İÇERİK