II. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın Birleşik Krallık'ı Mütemadiyen Bombaladığı Dönem: The Blitz

Dünya tarihinin karanlık dönemlerinden biri... İnsanların metrolarda yaşamak zorunda kaldığı ve şehre bombaların aralıksız yağdığı bu dönemi aktarıyoruz.
II. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın Birleşik Krallık'ı Mütemadiyen Bombaladığı Dönem: The Blitz
St. Paul Katedrali, Londra / Fotoğraf: Imperial War Museum

the blitz, ikinci dünya savaşı sırasında birleşik krallık'ın almanya tarafından 7 eylül 1940 ile 16 mayıs 1941 tarihleri arasında aralıksız bombalandığı döneme verilen isimdir.

blitz, birleşik krallık çapında birçok kent ve kasabayı etkiledi. ancak asıl saldırı başkent londra'yı hedef aldı. 1941 yılının mayıs ayı sonunda 40 bini aşkın sivil ölürken bir milyondan fazla kişi evsiz kaldı.

hitler, 1941'de rusya'ya karşı saldırı başlatacağı güne kadar ingiltere'yi 7 eylül 1940 ile 16 mayıs 1941 tarihleri arasında neredeyse her gün bombaladı. blitz saldırılarının asıl amacı londra'yı düşürmekti. halk gece evlerinde saklanırken, gündüz yer altındaki metrolarda saklanıyordu.

ikinci dünya savaşı'nın başlamasından sonra hitler'in tam olarak alamadığı yerlerden sadece britanya kalmıştı. fransa zaten teslim olmuştu ve avrupa kıtası almanya'nın kontrolü altına girmişti. hitler büyük bir bombalama kampanyasıyla ingiltere'yi savaştan atmayı ya da işgale hazırlık için hava kuvvetlerini imha etmeyi planlıyordu.

hitler, 19 temmuz’da “ben britanya imparatorluğu’nu yıkmak istemiyorum. benimle barış yapın, pazarlığa oturalım” dedi ama ingilizler bu ültimatomu dinlemediler, savaşmaya devam ettiler.

Broadgate, Central Coventry, 1940 / Fotoğraf: Imperial War Museum

almanya ve ingiltere arasındaki savaş artık denizlere de taşmıştı

almanlar, deniz gücü olarak da ilginç bir şekilde ingilizlere üstünlük sağlıyorlardı. özellikle fransız limanlarını kullanmaları ingilizlerin atlantik’teki hakimiyetini bitiriyordu. ingilizlerin korkulu rüyası alman denizaltıları tam bir baş belası olmuştu. almanlar öylesine denizaltılar üretmişlerdi ki bu denizaltıları 200 metre derinliğe kadar inebiliyor, o basınca bile dayanabiliyordu. alman denizaltılarının en büyük düşmanı da ingiliz destroyerleriydi. denizaltıları takip eden destroyerler, deniz altıların üst hizasında durup sualtı bombaları atıyor, denizaltı mürettebatına adeta kabus yaşatıyorlardı. buradaki en önemli faktör sayı üstünlüğüydü. savaşın başlarında alman denizaltıları sayıca ingiliz destroyerlerine üstünlük sağlıyordu, fakat bu durum atlantik savaşı süresince değişecekti.

Güney Londra'da bir otobüs yıkıntısı. / Fotoğraf: Imperial War Museum

almanlar, ingiltere’nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu

en son şansları deniz aslanı adını verdikleri operasyondu. deniz aslanı operasyonu ingiltere’nin doğrudan işgal edilme operasyonuydu. fakat nazi generallerine göre bu hiç de karlı bir operasyon olmayacaktı. almanya'nın bunun için fazlasıyla harcama yapması, çok güç sarf etmesi lazımdı. bu nedenle de hiçbir zaman bu plan devreye alınmadı. almanlar, ingiltereyi ara verilmeyen bombardımanlarla psikolojik olarak çökerterek masada sonlandırmaya çalıştılar. belki de bu, nazilerin en büyük yanlışlarından birisiydi. çünkü eğer almanya deniz aslanı operasyonunda başarılı olup da ingiltere’yi işgal etseydi, abd dahi almanya ile masaya oturup ortak çıkar hesapları yapmak zorunda kalabilirdi.

Elephant and Castle metro durağında uyuyan insanlar, Kasım 1940 / Fotoğraf: Imperial War Museum

zaman geçtikçe ingiltere’nin direnişi sonuç vermeye başlıyordu

başta luftwaffe’nin üstünlüğüyle başlayan hava savaşı şimdi yavaş yavaş el değiştiriyordu. kraliyet hava kuvvetleri, luftwaffe’nin üstünlük kurmasına izin vermemişti. o dönemde kraliyet hava güçleri yeni yeni radar sistemlerini kullanmaya başlamıştı, alman uçaklarını 5 km öteden tespit edebiliyorlar ve buna göre önlem alabiliyorlardı. bu savaş dünya tarihine radarların kullanıldığı ilk savaş olarak geçti.

işgal için hem hava kuvvetlerinin hem de donanmanın daha güçlü olması gerekiyordu, fakat alman hava kuvvetleri bu şartı şu anda sağlamıyordu. ekonomik nedenlerin yanında, deniz aslanı operasyonu'nun devreye alınama sebeplerinden birisi de buydu aslında.

Londra Oxford sokağında dışarı dağılmış vitrin mankenleri. / Fotoğraf: Imperial War Museum

fakat yine de almanya psikolojik baskı yapıp blitz döneminde ingiltere’yi bombalamaya devam etti

hitler, ingiltere’nin hava kuvvetleri direncini bir türlü kırıp da ateşkese ikna edemiyordu. aslında bu nazilerin ii. dünya savaşı’ndaki ilk büyük yenilgisi ve savaşın seyrini değiştiren ilk direnişti. keza, bu direniş haziran 1941’e kadar sürdü. her ne kadar hitler umudunu ekim sonu gibi kesmiş olsa da haziran 1941'e kadar blitz dönemini devam ettirdi, savaşı artık psikolojik oynuyordu. öte yandan ingiltere de boş durmuyordu. kraliyet hava kuvvetleri, almanya semalarında dolaşıp almanya’nın stratejik noktalarına mermiler yağdırıyordu. tersaneler, fabrikalar, cephaneler. net bir üstünlüğün kurulamadığı bu savaş sonuç vermiyordu ve dışarıdan da balkanlara inen bir sovyet tehlikesi geliyordu. bu nedenle almanya, haziran 1941'de ingiltere'den tamamen elini eteğini çekmek zorunda kaldı.

bu süre zarfında ingilizler büyük başarılar elde ettiler. denizlerde gerçekleşen atlantik savaşı'nda ingiliz destroyerleri, alman denizaltılarına korku dolu anlar yaşattı. birçok denizaltı mürettebatı batan denizaltılarında yaşamını yitirdi.

blitz'in sonuna gelindiğinde yaklaşık 30 bin londra'lı ölmüş ve 50 bin kişi yaralanmıştı.

II. Dünya Savaşı'nda Alman Ordusunun Uyguladığı Savaş Taktiği: Blitzkrieg