İngiltere'den Amerika'ya Uzanan Yolculuklarıyla Pilgrim Fathers'ın Tarihe Geçen Hikayesi
Tarihin neden güzel olduğunu, çok uzak geçmişte yaşanan olayların bile hala kalbimize dokunabileceğini bazı sağlam hikayeler aracılığıyla daha iyi anlıyoruz. Sözlük yazarı "guru"nun anlattığı hikaye de kesinlikle bunlardan biri.
İngiltere'den Amerika'ya Uzanan Yolculuklarıyla Pilgrim Fathers'ın Tarihe Geçen Hikayesi
The Embarkation of the Pilgrims (1857) - Robert Walter Weir / Wikipedia


yil 1607, ingiltere'deyiz. ingiltere'de hakim din "church of england".

dinin hakimiyeti, church of england'a bagli olmayanlara baski seviyesinde. soyle ki, pazar gunleri ve dini gunlerde church of england'a bagli olan kilisilerden birine gitmemenin para cezasi var. tekrarlanirsa para cezasi giderek artiyor ve hapis cezasina donusuyor. eger kisinin church of england'a bagli olmayan bir "kacak kilise" ye gittigi tespit edilirse ceza on yillarca hapis veya olum cezasina donusuyor.

bu ortamda kendilerine "separatistler" diyen bir grup var. bunlar oliver cromwell'in siyasi etkisi altindaki bir grup ve church of england'dan ayri bir dini yapi dusluyorlar. church of england'i yeterince reformist bulmuyorlar ve kralin etkisinden [kral, church of england'in basi] sikayetciler. ? e dogal olarak da kralin gozunde hem vatan haini hem de din dusmani ilan ediliyorlar.

bu gruba bir sureligine "congregationalists" diyecegiz, yani bildiginiz "cemaatciler", o donemde oyle adlandirilmislar zira.

1600'lü yıllardan kalma St. Mary Kilisesi

konu cok acaip bi yere geldi lan?

1607'de archbishop (bas piskopos) tobias matthew organize bir saldiri duzenleyip bu cemaatcilerin evlerini yakip, yikiyor. [inlerine giriyor]. bunun uzerine baskilara uzun sure dayanamayan cemaatciler, 1609'da o donem icin cok daha liberal ve ilimli bir ortam sunan hollanda'ya topluca goc ediyorlar.

cemaat hollanda'da kendisine gayet dostane bir ortam buluyor ve leiden kentinde yasamaya basliyor, bu arada da anavatanlari ile iliskilerini surduruyorlar.

yalniz soyle bir problem var ki, bu insanlarin tamami ciftci kokenli iken yerlestirildikleri leiden sehri bir sanayii sehri. bu yuzden yillar icerisinde gecim sikintisi ve kultur uyusmazligi yasamaya basliyorlar.

kendileri acisindan daha sakincalisi ise, dini olarak church of england'a karsi olmakla beraber, ingiliz milli kimligini reddetmeyen, hatta baska bir ulke icerisinde ona daha da sarilan bir grup bu. bu yuzden zaman icerisinde cocuklarinin ingilizliklerini yitirip, hollandalilastigini, dahasi ahlaken coktuklerini [gittikleri ulkeyi ahlaken daha dusuk goruyorlar, evet. cok tanidik bir gurbetci tepkisi di mi ?] dusunuyorlar. 

1600'lü yıllarda Leiden'i tasvir eden bir çizim.

cocuklari hollanda ordusuna katilmaya baslayan, bununla beraber hollanda'da olmalarina ragmen anavatanlarindaki sorusturmalardan da korunamayan cemaat iyice rahatsiz oluyor. ornegin liderleri hakkinda acilan bir davadan dolayi ıngiliz devleti hollanda'dan iade istiyor ve istegin yerine getirilecegi aciklaninca, cemaatciler "biz burada da guvende degiliz" dusuncesinden iyice emin oluyorlar.

bunun uzerine "baska nereye gidebiliriz ?" uzerinde konusmaya basliyorlar. ilk once hollanda'nin amerika kitasindaki kolonisi "new netherland" dusunuluyor ama "e biz zaten hollanda kulturunden kacmiyor muyuz hacilar ?" diye dusunuyorlar ve nihayetinde "london company" [ingiliz kralina ait devlet sirketi]'ye amerika kitasinda bir toprak parcasi icin basvuruyorlar. ? "london company" cemaat icin "hudson nehri'nin denize acildigi yer" yakininda bir toprak parcasi [gunumuzdeki new york] icin anlasiyor.

simdi diyebilirsiniz ki, "madem bu adamlar ıngiltere'de sorusturmaya ugruyorlar ve kacaklar, ayrica kral tarafindan dusman ilan edilmisler, nasil oluyor da kralin sirketi bunlara yardim ediyor ?" ve cok hakli olursunuz bu soruyu sormakla.

cevabi su: bu sirket sadece krala ait degil, bir ortaklik. bu cemaatin amerika'ya yerlesmesinden gelir kazanacak para babalari var. bunlar masraflar icin cemaate yatirim yapiyorlar ve daha sonra faiz karsiligi o parayi geri alacaklar. kaldi ki ıngiltere adina bir koloni kurulmasi kralin da isine geliyor.

1600'lü yıllarda New York.

dolayisi ile cemaatin hollanda'dan ayrilip, amerika'ya yerlesmelerine onay veriyor. cografi olarak uzaktalar neticede. "allah belasini versin bunlarin, gitsinler dunyanin ote tarafinda ne bok yerlerse yesinler" diye dusunuyor kral herhalde.

sonucta, alinan yatirimlarla ayarlanan bir gemi [speedwell] 1620'de hollanda'nin delfshaven limanindan ayriliyor.

ilk once cemaatin genc ve guclu, kuvvetli bireyleri onden gidip yerlesim kuracaklar daha sonra da eslerini, dostlarini yanlarina aldiracaklar, plan bu. gemi yola cikiyor ve once ingiltere'nin "plymouth" limanina ugruyor zira yolda su aliyor. bu su alma mevzuu biraz tuhaf zira daha sonra amerika'ya gitmek istemeyen gemiciler tarafindan ozellikle sabotaja ugratildigi dusunuluyor.

plymouth limaninda ayarlanan diger gemi olan mayflower' a geciliyor. artik yolcularimiza "cemaatciler" degil "hacilar" adi veriliyor, yani pilgrims.

bu yolcular daha sonra gunumuzde abd'nin massachusetts eyaletine varan ve abd'nin kurulmasinin tohumlarini atan "father pilgrims" olarak anilacaklar.

Mayflower ile Amerika'ya açılmaya hazırlanan Pilgrims kafilesi.

yalniz soyle bir sey var. mayflower gemisi amerika'ya ilk varan ıngiliz gemisi, bu kisilerin kurdugu koloni de ilk kurulan koloni degil. bu insanlar kitaya vardiginda ıngiltere'nin zaten bir kolonisi (virginia) var. peki neden abd'nin kurucusu olarak onlar degil de bu insanlar aniliyor ?  cunku karaya cikmalarindan once bu insanlar henuz daha gemideyken bir araya gelip "mayflower compact" adinda, koloninin nasil yonetilecegine dair bir sozlesme hazirliyorlar.

bu koloni aslinda virginia kolonisine tabii olacakken firtinada kuzeye suruklenip massachusetts'de karaya cikiyorlar dolayisi ile de "abi biz mecbur muyuz bu adamlara ? niye kafamiza gore takilmiyoruz" diye dusunup kendi kendilerini yonetmeye karar veriyorlar.

Pilgrims, Mayflower Compact'i hazırlarken.

bu sozlesme halen gunumuzde, yazili ilk anayasa metni sayiliyor ve abd anayasasi'nin kokeni olarak tarihe geciyor.

DAHA FAZLA İÇERİK