İskoçya'nın Sizi Orta Çağ'a Alıp Götüren Masalsı Kaleleri

İskoçya'da savunma amaçlı inşa edilmiş birçok kaleyle birlikte, klan liderlerinin ve soyluların özel kullanımı için yapılmış bir sürü şato da mevcut. Gotik mimariye, asimetrik pencerelere, hayaletli hikayelere sahip birbirinden farklı, gezilip görülesi bir sürü kale var. İşte onlardan bazıları.

inveraray şatosu

gotik, barok ve rönesans mimarisini birleştirmiş bu şato, iskoçya’nın en uzun körfezi olan loch fyne kırsalında, şirin inveraray kasabası yakınlarında 16 hektarlık bir arazi üzerinde bulunuyor. argyll düküne ev sahipliği yapmış şato, günümüzde ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor ve içerisinde 1.300 civarında tarihi eser bulunmakta. 1400’lü yıllarda inşa edilen şato, esasen vanbrugh isimli mimarın tasarımıyla şekilleniyor ve son haline 1877’deki yangın sonrasında kavuşuyor. kalenin sahibi de iskoçya’da ve hatta dünyanın birçok bölgesinde üyesi bulunan campbell klanı. buraya giderken yapacağınız şeylerden birisi iron maiden’ın virtual xi albümünü indirip, şatoya girerken “clansman” şarkısını çalmaya başlamak. yakınlarda da loch fynn hotel diye bir otel bulunuyor ki mobilya ve iç döşemeleriyle o dönemin ruhunu yansıtan cinsten.

craigievar şatosu

aberdeen piskoposu william forbes tarafından 1546 yılında yapımı başlatılan şato, tamamlandığı yıl olan 1626’dan beri neredeyse hiç değişime uğramamış veya zarar görmemiş. aberdeenshire’da bulunan ve tarihi dokusunu koruyan şato, farklı rengiyle ve asimetrik pencereleriyle de diğer şatolardan epey farklılık arz ediyor. şato içerisinde bulunduğu tepe ile birlikte, bir masalın resme dökülmüş hali gibi duruyor. bir rivayete göre de, walt disney’in sindirella kalesi’nin de bu şatodan esinlenerek yapıldığı söyleniyor. şato 1960’lı yıllarda sahibi sempill lordu tarafından national trust for scotland’a (iskoçya tarihi koruma kurumu gibi bir şey) bağışlanmış ve günümüzde ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. şatonun iç tarafında eski sahibinin dileği doğrultusunda yapay ışık kullanılmıyor ki bu da şatoyu daha da mistik bir yere çeviriyor.

fraser şatosu

tarihinin 1450’li yıllara dayandığı tahmin edilen şato, iskoçya’da en büyük burçlara sahip kalelerden birisi. 400 yıl boyunca fraser ailesine ev sahipliği yapmış binanın her köşesi aile fertlerinin portreleriyle donatılmış. aberdeenshire bölgesinde bulunan şatoda zaman zaman düğün gibi organizasyonlar da düzenleniyor. aberdeen’de bulunan craigievar şatosu ile beraber gezilebilir diye düşünüyorum. konaklamak için de iskoçya’nın kuzeydoğusundaki aberdeen şehri güzel bir seçenek.

dunrobin şatosu

burası kuzey iskoçya’nın incisi olarak anılıyor ve 189 odası ile iskoçya’nın en büyük en eski kalelerinden bir tanesi. fransız şatolarını andıran yapının tarihi 13. yy’a kadar dayanıyor. dun robin ismi galcada robin’in kalesi anlamına geliyormuş. yapıya bugünkü şeklini veren ingiltere’deki parlemento binasının da mimarı sir charles barry imiş. sutherland’de bulunan şato, muhteşem güzellikte bahçelere sahip ve bahçede bahar ve yaz aylarında şahin uçurma gösterileri düzenleniyor. şatonun içerisinde müze ve kafe de bulunmakta. ne bileyim, iskoçya’da şurayı görmeden ölürsem heralde gözüm açık gider diyeceğiniz cinsten bir yer burası.

dunnottar kalesi

iskoçya’da doğayla bütünleşmiş kalelerden en güzeli belki de bu kale. ayrıca tarihi de en eskiye dayananlardan bir tanesi. kalenin tarihi 3.yy’a kadar dayanıyor. 9. yy’da vikingler tarafından saldırıya uğramış. 1297 yılında william wallace kaleyi ele geçirmiş ve içerisindeki ingiliz askerlerle beraber yakmış. 14. yy’dan itibaren keith ailesine ev sahipliği yapmış. bu keith ailesi kimdi diye zihnimizi kurcalayacak olursak, brave heart’ı hatırlamamız gerekir hemen. filmin sonunda yer alan bannockburn savaşını yöneten kişi robert the bruce ve burada atlı ordusunu yöneten de robert the keith oluyor. bu tarihlerde iskoçlar’ın kaderi dönüyor. böyle de tarihi bir kale. buraya düzenlenen pek çok tur var. kaleden geriye çok fazla bir şey kalmamışsa bile kayalıklara çarpan denizi izlemek ve dinlemek için gidilebileceğini düşünüyorum. kaleye girerken james horner’dan brave heart’ı duyar gibi olursanız şaşırmayın.

balmoral kalesi

aberdeenshire bölgesinde bulunan ve tarihi 1400'lü yıllara dayanan kale, 1852 senesinde kraliçe victoria'nın eşi prens albert tarafından satın alınarak kraliyet ailesinin özel mülkü haline gelmiş. kale kraliyet ailesi tarafından satın alındıktan sonra çok küçük bulunmuş ve etrafındaki 20bin hektarlık arazi satın alınarak devasa bir bahçe yapılmış. kale ve kraliyet ailesinin burayı ziyaretleri bir çok filme de konu olmuş. netfix'te yayınlanan "the crown" dizisinde de kraliçe elizabeth'in burada geçirdiği zamanlar sıkça ele alınıyor. (dizide balmoral kalesi diye gösterilen yer aslında ardverikie house denen farklı bir malikane) iskoçya merkez bankası tarafından basılan 1987 tarihli 100 pound'un arka tarafında kalenin resmi bulunuyor. kalenin belli bazı kısımları ziyaretçilere açık ve nisan ayında burada balmoral koşu festivali düzenleniyor.

edinburgh kalesi

bu kale, yazımda belirttiklerim arasında bir şehrin merkezinde bulunan yegane kale. ayrıca en popüler olanı. kuvvetli bir kayanın üzerine inşa edilmiş, şehre tepeden bakan ve iskoçların gurur duydukları bir tarihi miras burası. daha önce savaş esirlerinin tutulduğu garnizon, kraliyet ailesinin ikametgahı ve hapishane olarak kullanılmış. tarihiyle ilgili ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. anlattıklarım arasında tek ziyaret ettiğim kale burası. içeride ücretsiz olarak kalenin hikayesini anlatan bir operatör bulunuyor. kalenin içini gezdirerek ingilizce olarak aktarıyor hikayesini. yazın yarım saatte, kışın saatte bir düzenleniyor bu turlar. ayrıca içeride hatırladığım kadarıyla temsili olarak william wallace’a ait olduğu düşünülen bir kılıç var, gidip onunla poz verebiliyorsunuz. soluklanıp, bir şeyler atıştırmak için bir kafe var. biz denk gelemedik ancak arada burada canlı performanslar oluyor, kalenin tarihindeki karakterler canlandırılıyor veya gayda ile geleneksel iskoç müziği icra edilebiliyor, bazı akşamlar ordu bandosu gelip konser veriyor. edinburgh’a gitmeden önce şu siteyi bir kurcalamakta fayda var diye düşünüyorum: https://www.edinburghcastle.scot/

kaynak: https://www.visitscotland.com/