Japonya'nın Rusya'nın Doğu'daki Yayılmacı Politikasını Bitirdiği 1904-1905 Rus-Japon Savaşı

Bir Asya devletinin modern çağda ilk kez bir Avrupa devletini yenilgiye uğratması gibi önemli bir özelliği olan savaşı inceliyoruz.
Japonya'nın Rusya'nın Doğu'daki Yayılmacı Politikasını Bitirdiği 1904-1905 Rus-Japon Savaşı

Nedir, ne değildir?

19. yüzyılın sonlarına doğru rusya ve japonya çin üzerinde hem stratejik hem de ekonomik sebeplerden dolayı büyük bir rekabete girdiler. 1894-1895 çin-japon savaşı sonucunda japonya, kore'yi çin imparatoru'nun elinden söküp almıştı. bunun dışında çinliler güney mançurya'da bulunan liaotung yarımadası'nı da japonlara bırakmıştı. buna karşın, çin topraklarına büyük ilgi duyan ve japonya'nın bu ülkeye girişinden büyük rahatsızlık duyan rusya, japonlara liaotung'dan geri çekilmeleri için büyük baskı yaptı. akabinde ruslar yarımadaya girerek çinlilerden, arthur limanı'nda bir deniz üssü kiraladılar ve böylece tüm yıl sıcak kalan pasifik sularına açılabilecek bir kapı elde ettiler. bu liman ile kara iletişimi sağlayabilmek için sonraları çin doğu tren yolu olarak bilinen mançurya'yı baştan sona katederek vladivostok'a ve trans-sibirya tren yoluna bağlanan hattın inşaatına başladılar. ayrıca tüm bunların yanında japonya'nın kore üzerindeki ekonomik menfaatlerini baltalamaya başladılar. tüm bu gelişmelerden rahatsız olan japonlar, ruslarla bir anlaşmaya giderek onların mançurya'daki egemenliklerini tanımalarına karşılık kendilerinin de kore'deki egemenliklerinin tanınmasını teklif ettiler. bu pazarlıklar istenildiği gibi sonuçlanmayınca da japonlar 1904 şubat'ında arthur limanı'nda konuşlanmış olan rus donanmasına sürpriz bir saldırı düzenlediler.

1904-1905 tarihli "rus-japon savaşı" boyunca çarlık güçleri hem kara hem de denizde bir dizi yenilgiye uğradı ve arthur limanı dahil birçok yeri kaybetti. her iki tarafta onbinlerce kayıp verdi. rusların bu askeri yenilgisi, zorba çar ll. nikolay'ı otokratik rejimi düzeltmesi için ikna etmeye yönelik bir dizi grev, protesto ve şiddetli ayaklanmayla vücut bulan 1905 devrimi'nin ortaya çıkmasında pay sahibi oldu. hem içte hem de dışta zayıf bir duruma düşen çarlık, 1905 eylül'ünde japonya ile oldukça ağır hükümler içeren portsmouth antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı.

ruslar bu savaşta yenilmek için ellerinden geleni ardına koymamışlardır

özetle:

- daha savaşın başlarında yetersiz rus pasifik donanması vladivostok limanına hapsolur, japonlar port arthur ve civarında rus kara kuvvetlerini silkelemeye başlar.

- ruslar baltık donanmasını pasifiğe göndermeye karar verir.

- rusların sahip olduğu en modern 6 savaş gemisi yola çıkar ama ne gemiler ne tayfa savaşa hazır haldedir

- oryol zırhlısı daha limanı terk edemeden batar.

- oryol tekrar yüzdürülür ancak bu defa da bir amerikan yelkenlisinde bulunan minyatür bir denizaltı bütün üssü sinsi bir japon saldırısı ihtimaliyle alarma geçirir.

- sonunda rus hükümetinin amerikalılardan bir denizaltı satın aldığı ve söylemeyi unuttuğu anlaşılır.

- bir şekilde 1904 sonbaharında kuzey denizine doğru takvimin gerisinde yolculuk başlar

- japonya'nın müttefiği olan birleşik krallık bizzat savaşta değildir ama ruslar britlere güvenmemektedir.

- bir gece yarısı, filo dogger bank civarında seyrederken ikmal gemisi kamchatka alarm verir ve torpido botlar tarafından saldırıya uğradığını bildirir.

- bütün filo geminin yardımına koşar ve silahlar ateşlenir.

- çatışma sırasında rus kruvazörleri aurora ve donskoy düşman gemisi sanılarak defalarca kendi gemileri tarafından vurulur, 2 denizci ölür.


- birçok gemi torpido saldırısına uğradığını bildirir, hatta borodino japon askerlerinin saldırısına uğradığını bildirir ve kaptan gemiyi tahliye etmeye kalkar.

- 20 dakikalık çatışmadan sonra ateş kesilir, arama ışıkları yakıldığında düşmanın oldukça korkmuş ingilizlerle dolu bir grup balıkçı teknesi olduğu görülür.

- teknelerden biri batmış, 3 ingiliz balıkçı ölmüştür.

- rus filosu hiçbir şey olmamış gibi yola devam eder.

dikkat edilirse rus filosunun balıkçı teknelerine karşı kayıp oranı 2'ye 3 ölüdür, oryol 500 top mermisi ateşleyip hiçbir şeyi vuramamıştır ve bu filonun vladivostok'u japonlardan kurtarması beklenmektedir.

- sabah olduğunda ingiliz balıkçılar limanlarına dönüp olanları anlatınca ingiliz donanması cinnet getirir ve bütün kanal donanması denize açılır.

- ruslar birdenbire, kuyruklarında kendilerini takip eden 28 savaş gemisi bulurlar.

- ingilizler rus filosunu ispanya açıklarında yakalayıp kuşatır ve ancak st. petersburg resmi olarak özür dileyip ingilizlerin intikam olarak bütün rus gemilerini batırmaması karşılığında yeterli tazminatı ödedikten sonra bırakırlar.

- filo sonunda tam yol okyanusa açılır ama ümit burnunu dönene kadar ikmal gemilerinin yarısı mekanik arızalar yüzünden bozulur.

- madagaskara vardıklarında ise, ikinci bir emir gelene kadar orada kalmaları istenir: görünüşe göre rus hükümeti başta çok eski oldukları için filoya katılmayan diğer baltık filosu gemilerinin de pasifiğe gönderilmelerine karar vermiştir.

- ruslar 2 uzun ve sıcak yaz ayı boyunca madagaskar limanında beklerler, denizcilerin gemilerden çıkmasına izin verilmediği için içerideki yaşam şartları gittikçe güçleşir, sıtma salgınları başlar ve filo mürettebatı üç ayrı isyan çıkarır.

- sıkıntıdan atış tatbikatı yapılmasına karar verilir; gemilerin hiçbiri, hedef gemiyi çeken bir tug dışında hiçbir hareketli hedefi vuramaz.

- tatbikat erkenden iptal edilir çünkü limandan yeterli cephane alınmadan yola çıkıldığı fark edilir. bu sırada ikmal gemisi kamchatka ortada bir neden yokken batmaya başlar ve kruvazörlerden biri ana toplarından birini tıkayan "oldukça büyük bir yılan" yüzünden ateş edemediğini iddia etmektedir.

- nihayet destek gemileri gelir ve pasifiğe doğru yola çıkılır, bu sırada limanda ölen denizciler için cenaze töreni yapılır ama borodino selamlama salvosu sırasında gerçek cephane kullanarak aurora'yı tekrar vurur.

- filo nihayet pasifiğe ulaşır ve vladivostok'a gitmek üzere tsushima boğazına girer.

sonrası için (bkz: tsushima deniz savaşı)

rus japon savaşı, türk tarihini yakından ilgilendiren çok önemli bir savaştır

çarlık döneminde rusya'daki türk topluluklarının seslerin en çok duyurulabildikleri dönemlerden birini getirmiş bir savaştır. özellikle kırım tatarları'nın edebi, bilimsel ve siyasi yayınlar yaparak ve konferanslar düzenleyerek çok iyi değerlendirdiği ve bugün de tanıdığımız birçok entelektüelin daha da fazla tanınmasını sağlamıştır.

ekim 1905'te rus ve türk halklarının baskıları sonucunda çar nikola'nın emriyle rusya imparatorluğu'nda bir meclis açıldı. bu sayede türk yazarlar, siyasetçiler ve bilim insanları meclise katılarak, çeşitli yayınlar yaparak ve konferanslar düzenleyerek rusya'da yaşayan türk topluluklarının daha iyi şartlarda yaşaması için faaliyetlerde bulundular.

savaş döneminde, yani bu görece özgürlük döneminde rusya türkleri içinde en çok faaliyet gösteren insanlar mir yakup duvlat, abdullah tukay, abdürreşid ibrahim, ismail gaspıralı, yusuf akçura gibi isimlerdi. bu isimler savaş dönemine ve sonrasına rastlayan, ifade özgürlüğü açısından eskiye nazaran daha yumuşak olan dönemde çıkardıkları dergilerde, yayınladıkları kitaplarda; konferanslarda, kongrelerde ve mecliste yürüttükleri faaliyetlerle rusya'daki müslümanlar ve türkler için modern ve yenilikçi bir eğitim-öğretim anlayışını, edebiyatı, dil birliğini ve yenileşmeyi temellendirmeye çalıştılar.

1904’de başlayan ve rus yöntemini ağır bir yenilgiyle çok zor duruma düşüren bu savaş; rusya’da türklerin ve müslümanların kendilerini daha rahat ifade etmelerini sağlayan ve hürriyetleri için çalışıp mücadele etmelerine yardımcı olan bir döneme girilmesine sebep oldu. rusya müslümanları 1905’ten başlayarak yaklaşık on yıl boyunca basın-yayın faaliyetlerine önem verdiler ve seslerini duyurmaya çalıştılar. rusya içinde birçok teşkilat, cemiyet, komite ve çalışma grupları kurmakla yetinmeyip osmanlı ülkesinde, doğu avrupa’da, orta doğu’da hatta avrupa'nın içlerinde ve japoya’da faaliyetlerde bulundular.

deyim yerindeyse rus-japon savaşı’nın sonuçları ve getirdiği yenilikler; rusya'daki türklere ve müslümanlara altın tepside sunulmuş bir fırsattı. onlar da olabildiğince iyi değerlendirmeye ve aktif olmaya çalıştılar. ancak rusya’daki değişim savaş sonrası ılımlı bir yönetimin ve genel bir serbestinin oluşmasıyla sınırlı kalmadı. 1914’te başlayan dünya savaşı rusya’yı da içine almıştı. ve sonuçları ülkeyi kaosa sürükledi: savaşın bitmesine az bir sure kala rusya’da halk sefaletten ve ezilmişlikten bıkmış bir şekilde baş kaldırdı. önderleri, kendilerine bolşevikler diyen sosyalist ve komünist nitelikli devrimcilerdi. kısa sürede halkı yanlarına çektiler ve büyük bir devrim başlattılar.

elbette buna karşı olanlar da vardı: çar yanlıları “beyazlar” ile devrimci sosyalist “kızıllar” arasında kanlı bir mücadele başladı. iç savaş müslümanları hazırlıksız yakaladı. onlar deyim yerindeyse sudan çıkmış bir balık gibi hangi yola gideceklerini ve ne yapacaklarını bilemeden oradan oraya savruldular. tabii olarak 1905’ten bu yana sürdürdükleri faaliyetlerine eskisi gibi devam edemediler. çar’a karşıt olan sosyalistlere yakınlık gösterseler de milli duygularından ve hedeflerinden asla kopamadılar. bir sure sonra gücü ele geçiren sovyet yönetimi de onları ilkin kullandı, sonra da haykırışlarına hiç kulak vermeden bütün müslümanları etkisiz hale getirmeye ve susturmaya başladı.

Japon hükümdar, zaferden sonra olay yerine varıyor.

Savaşın günlük hayata ilginç bir etkisi ile bitirelim

rus-japon savaşı türk düşünce dünyasını da çok etkilemiş olan bir harp. osmanlı imparatorluğu'nun "düşüş"ü üzerine düşünen, kaygılanan pek çok aydın ve devlet adamı için heyecan verici bir gelişme sayılmıştır japonların ruslar'ı yenmesi. kafalarda bir "japonlar koskoca rusya'yı hacamat etti... ulan yoksa?" sorusu yaratmıştır. bir de örnek verelim bu heyecan dalgasının osmanlı üzerindeki etkisini anlamak için.

efendim, japonların muzaffer amiralinin adı togo'dur. o dönemde osmanlı topraklarında, özellikle de istanbul'da pek çok çocuk "togo" adıyla çağrılmaktadır. pek çok kaynakta karşımıza çıkan ve "böyle isim mi olur müdür?" diye düşünmemize yol açan halide edip adıvar 'ın ikinci çocuğunun adı "zeki hikmetullah togo"nun kaynağı işte bu harp ve bu harbin muzaffer amirali togo'dur. bu harp, halide edip adıvar'ı da heyecanlandırmış ve zeki hikmetullah, o dönemde mahallesinde doğan diğer erkek çocuklar gibi "togo" namıyla çağırılmıştır.