Köpeklerin İnsanlarla Göz Teması Kurarak Birçok Duyguyu Hissedebilmesi

Köpeklerin diğer hayvanlara göre farklı bir yanı var ki o da inanılmaz kuvvetli olan hisleri. Birçok şeyi hissedip anlayabiliyorlar. Peki nasıl oluyor? Sözlük yazarı "neferkitty" aydınlatıyor.
Köpeklerin İnsanlarla Göz Teması Kurarak Birçok Duyguyu Hissedebilmesi
iStock.com

az önce bir belgesel izledim hemen orada çıkan bilimsel sonuçları yazıyorum:

--- spoiler ---
konu köpeklerin duyguları ve insanlarla olan iletişimi ve de günümüze kadar nasıl evrildikleri ile ilgili.

ilk olarak köpeklerin iç dünyasında insanlara karşı olan tepkilerini , duygularını anlamaya çalışıyorlar.

bunu anlamadan önce de ilk olarak insanoğlunun kendi içerisinde diğer insanlara vermiş olduğu tepkiden yola çıkıyorlar.
araştırmalara göre bir insan karşısına başka bir insan çıktığında yüzünde ilk olarak sol gözünün olduğu sol köşeye doğru bir refleks ile bakış atıyor ve sonrasında kontrollü olarak odaklanma ile istemli ve detaylı inceleme başlıyor.
bu refleksin beynin duygusal zeka ile ilgilenen yarımküresinin bulunduğu lokalizasyon ve kontrol sahası ile alakalı olduğu belirtiliyor.

bir köpeğin bakış açısına tam uyacak şekilde kafasına kameralar ile donatılmış bir başlık yerleştiriliyor, ona çeşitli objeler, hayvanlar hatta köpek gösteriyorlar , hiçbirinde bu tepkiyi vermiyor ta ki karşısına insan çıkasıya kadar.

evet köpekler de ilginç şekilde insanlarla ilk olarak sol köşeye bir refleks olarak bakıyor ve ortaya sağa ve tekrar sola şeklinde inceleme başlıyor.
bilim adamları burada köpeklerin insanları gördüğünde ''duygusal'' olarak yanıt verdiklerini öne sürüyorlar.

iStock.com


bunu insan dna'sına en yakın olan maymun ve şempanzelerde de test etmek istiyorlar sonuç tam bir fiyaskoya dönüşüyor.
bu anlamda bu tarz bir tepkiyi veren ''insana en yakın'' canlının köpek olduğunu ifade ediyorlar.

köpeklerin insan hayatı ile olan kooperasyon ve uyumunu ölçmek için çeşitli yöntemler deneniyor.

bu alan üzerinde tamamen eğitimsiz köpekler seçiliyor ve sahibi olmayan alakasız bir kişi tarafından 2 tane kapalı kaptan , içinde yemek olan 2 metre uzaktan parmakla gösteriliyor.

köpekler direkt gösterilen tarafa doğru yöneliyor ve sonrasında koku alanına girdiğinden yemeği buluyorlar.
burada insanın yönlendirmesine açık hayvanlar olduğu bariz gözle görülüyor.
üstelik bu tepkiyi henüz minik köpek yavruları bile verebiliyor.

daha da üst seviyesi elle işaret etmekten kişi sadece gözünün ucuyla yemek dolu kaba doğru bakınca köpek ona doğru yöneliyor.
bu anlamda köpekler kesinlikle göz teması kuruyorlar.

iStock.com

yine maymunlarda aynı olay denenmeye çalıştığında maymunların hiçbiri saatler günler sonra bile bu işaret ve yönlendirme olayına sonuç vermiyor.

bir diğer köpek duygularını ölçmek için kullanılan yöntem oldukça çarpıcı.

bilen bilir, yeni doğum yapmış emziren bir annede had safhada bulunan oksitosin hormonu , annenin bebeğe bağlanmasında oldukça etkili bir hormon.
sonuçta bize tamamiyle yabancı olan bir şeyi yakın olarak algılamayı sağlayan hormon gibi düşünebiliriz.

köpek sahipleri ve köpekler birbirlerinden uzakta iken ve birbirleri ile temas etmelerinden belli bir süre sonra kan örnekleri alınıp oksitosin düzeyleri ölçüldüğünde; hem köpek sahipleri hem de köpekte (!) oksitosin hormon seviyelerinin pik yaptığı görülüyor.

yani hem köpek hem de sahibinin sevgilerini ve bağlılıklarını paylaştıkları tıbben ispatlanıyor.

bir diğer göze çarpan araştırma ise şu:

köpekler nasıl evrildi?

yeni doğan kurt yavruları daha çok küçükken alınıp her biri bir bilimadamı tarafından eve götürülmek suretiyle sahipleniliyor.
yatakta beraber yatılıyor, tüm gün ilgileniyor her türlü ilgi alaka gösteriliyor.

kurt yavruları büyümeye başladıkça evet sahiplerine zarar vermiyorlar ancak köpekler kadar itaatkar olmuyor, koopere olmuyorlar.

başlarına buyruk halde yönlendirmelerden uzak kalıyorlar, sahibinin tepkilerini önemsemiyor sadece kendi iç güdülerini dinliyorlar.

kurt yavruları bilim adamları adına tam bir hayal kırıklığı oluyor bu anlamda.

ancak yine yüzlerce kurt ve tilkiler arasında kooperasyona yatkın ve en sakin olanların yavruları alınıp sürekli bu şekilde büyütülmeye devam ettikçe ortaya çarpıcı bir sonuç çıkıyor:

kurt ve tilkilerin kuyruk boyları ve tüyleri gittikçe kısalıp köpeklere benzemeye başlıyorlar.
her sonraki nesil daha ılımlı hale geliyor.

bu anlamda kurtlar ve tilkilerin en ılımlı olan nesillerin insanlara yakın tutulmasıyla fiziksel özelliklerinin ve karakteristik özelliklerin evrimleşme sürecine de şahit olunuyor.

bir de aklımda kalan bir diğer bölüm de şu oldu ki gerçekten inanılmaz:

bir köpeğin 2 yaşındaki bir insan yavrusu ile aynı tepkileri verdiği bölüm.

köpeklere oyuncakların isimleri öğretiliyor , eşlerini diğer odadan bulup getiriyorlar, sadece resimlerini görüp beyinlerinde 2 boyutlu imajı 3 boyuta dönüştürüp başka odadan o nesneyi bulup getiriyorlar.

bu anlamda bunun tamamiyle 2 yaş grubu çocuklarda verilen ortak bir tepki olduğu görülüyor ve köpeklerin de yaklaşık 300 kelimelik bir kelime dağarcıklarının olduğu düşünülüyor.

ve daha nicesini izlemek isteyen:

http://topdocumentaryfilms.com/dogs-decoded/

--- spoiler ---