Kübik ve Açık Ofis Sistemlerinin İş Hayatında Değiştirdiği Şeyler

Günümüzde yaygın olarak kullanılan açık ofis ve biraz eskide kalmış olan kübik ofis sistemlerini anlatan, özet niteliğinde bir yazı.
Kübik ve Açık Ofis Sistemlerinin İş Hayatında Değiştirdiği Şeyler
The Wolf of Wall Street (2013)

değişim, mimari ve tasarımın önemli bir parçasıdır. kullanıcılar talep eder, mimarlar ve tasarımcılar da bu ihtiyaca cevaben yeniden tasarlar ve dizayn eder. 20 yy. ve sonrasında iş yeri mimarisine damgasını vuran bir tasarım varsa bu da “açık ofis”tir. bu oturum tertibi, duvarları ve sınırları kaldırarak teorik olarak işçiler arasında sosyal iletişimi artıracak, verimliliği artıracaktır. en azından ilk tasarlandığında amaç budur. ancak teori ve pratiğin farklı sonuçlar verdiği vakalardan biri olmuştur.

1900’lü yılların ortalarından itibaren açık ofis tasarımı yaygınlaşmaya başladı

ilk tasarımlarda aşağıdaki resimde görüleceği üzere uzun masalar boyunca yan yana çalışan işçiler görülmektedir.


daha sonra bugün modası geçmiş bir tasarım olarak nitelendirilen kübik/yoncalar icat edildi. bir önceki tasarımlarda yan yana çalışan işçilere kıyasla insanlara daha fazla kişisel alan yaratacağı düşünülerek dizayn edilmişti. ayrıca verimliliği artıracağı düşünülüyordu. ilk açık ofis planları gibi bu da teoride mükemmeldi ancak pratikte duvara tosladı.

kübik ofis modeline ilk olarak robert propst'un "action office i" isimli dizaynıyla geçildi

bunu versiyon 2 izledi. ancak sonraları anlaşıldı ki bu plan verimliliğin düşmesine ve insanlar arasındaki diyaloğun azalmasına sebep oldu. ancak buna rağmen çok sattı çünkü şirketler için yer tasarrufu sağlıyordu, birbirine yaslanan masalar daha az malzeme gerektiriyordu ve çalışanlar özel işleriyle ilgilenemeyecek kadar açık ve izlenebilir bir alanda bulunuyordu. anlayacağınız kapitalizmin tam aradığı şeydi bu kübik tarlalar.


"action office system ii" herman miller şirketinin gelmiş geçmiş en başarılı projesi oldu

tasarımcı robert propst ile tasarım sürecinde fikir ayrılığına düşen ve görevden alınan george nelson 1970 senesinde firmanın yönetimine yazdığı mektubunda projeyle ilgili düşüncelerini şöyle ifade eder: "'action office system'in çalışanların memnuniyetini artırmaya yönelik tasarlanmadığını görmek için eleştirel bir gözle bakmaya gerek yoktur. ancak bu tasarım insanları balık istifi bir yerlere tıkmak, zombiler, yürüyen ölüler ve sessiz bir çoğunluk yaratmak isteyen şirketler için idealdir."

bugün açık iş ofisinin en uç örnekleri google, facebook gibi şirketlerde görülebiliyor. herkesin istediği yerde çalışmasına imkan veren, çalışanların ellerinde laptoplarıyla ordan oraya dolaştığı mekanlar. bir örneği de robert de niro'nun kıdemli stajyer rolünde olduğu ve genel müdürün odasının bulunmadığı "the intern" filminde görülebilir:


velhasıl mutlu olmayan, sürekli izlenen ve balık istifi şeklinde çalıştırılan işçilerin verimli olması mümkün değildir. ayrıca mekanın cennet olsun "george nelson", kimse hatırlamasa da ben hatırlayacağım seni.

kaynaklar:
https://www.terramai.com/…ory-future-office-design/
https://en.m.wikipedia.org/wiki/action_office
royalsociety

Tek Kelimeyle Duygulara Tercüman Olabilen Almancanın 10 Harika Kelimesi