MI6 İçin Çalışıp KGB'ye Casus Olarak Sızan Oleg Gordievsky'nin Film Gibi Hikayesi

İngiliz ve Rus istihbarat teşkilatları arasında ikili oynayan ajanın hikayesi, casus filmlerinde gördüğümüz şeylerin hiç de abartılı olmadığını gösteriyor.
MI6 İçin Çalışıp KGB'ye Casus Olarak Sızan Oleg Gordievsky'nin Film Gibi Hikayesi

kgb içinde faaliyet gösterip mi6 için çift taraflı çalışan oleg gordievsky'i her şeyi göze alıp yaptıkları kurtarma operasyonunu yazmak istedim.

MI6: Gizli İstihbarat Servisi veya İngiliz Dış İstihbarat Servisi olarak bilinir. Birleşik Krallık Hükümeti'nin dış istihbarat servisidir.

o dönem kgb gibi güçlü ve profesyonel bir istihbarat teşkilatından tereyağından kıl çeker gibi bir ajan kurtarılacağı söylense hayal denebilirdi. zira bu bir tutsak takası değil, kurtarma operasyonuydu.

18 mayıs 1985'te gordievsky, londra'dan moskova'ya geri dönmüştü. bir gün önce terfi aldığına ve ilgili prosedürleri tamamlamak için geri gelmesi gerektiğine dair bir bildirim aldı.

mi6 istihbarat personeli bunun bir tuzak olduğundan şüphelendi ve gordievsky'yi geri dönmemesi gerektiğini söyledi. ancak gordievsky aynı fikirde değil, kgb içindeki hiç kimsenin onun gerçek kimliğine ulaşamayacağından emindi.

moskova havalimanına indikten sonra gordievsky uçaktan indi ve kontrol noktasını sorunsuz geçti. normalde, onun seviyesinde bir yetkili rusya’ya döndüğünde, birisi onu havaalanından almaya gelmeliydi ancak o gün kendisine eşlik edecek bir kgb memuru ortalıkta görünmüyordu.

kgb onu alması için kimseyi göndermemişti, bu da gordievsky'ye rahat bir nefes almasını sağladı. bir taksi çağırdı ve leninsky bulvarı'ndaki evine gitti.

gordievsky anahtarı çıkarıp dairenin kapısını açtı, sonra ikinci kapıyı başka bir anahtarla açtı ve ardından üçüncü kapıyı açmaya çalışırken sorunu buldu. üçüncü kapının anahtarını evvelen kaybettiği için bu kapı hiç kilitlenmemiş olduğunu anımsadı ama şimdi kilitli vaziyetteydi. o anda anladı ki: kgb evini çoktan ziyaret etmişti fakat çıkarken evden yanlışlıkla üçüncü kapıyı da kilitlemişti.

gordievsky bir şeylerin ters gittiğini biliyordu, şüphelenmişti. 20 yıldan fazla bir süredir kgb için çalışan bir ajan olarak, kgb'nin yöntemlerinin tamamen ayırdındaydı. odasına ve telefonuna böcek yerleştirilmiş olmalıydılar. bu andan itibaren dışarı çıktığında yakından izlenecekti. muhtemelen kgb yalnızken nereye gideceğini görmek istediği için onu bugün kimse havaalanından almamıştı. kgb dışarı çıktığında nerede olduğunu daha iyi anlayabilsin diye, dolabındaki mont ve ayakkabılara radyoaktif toz serpilmiş olmalıydı...

kgb'nin hainlere nasıl davrandığını çok iyi biliyordu. gizli bir hücrede günler süren bir sorgulama, ardından kafaya bir ateş ve sonunda da isimsiz bir mezarda ebedi istirahat eden istihbaratçı. rusya’ya hiç dönmemeliydim düşüncesi sardı bedenini ama artık çok geçti.

ertesi gün gordievsky endişeyle kgb karargahına rapor verdi. birkaç gün boyunca anormal bir şey olmadı. amiri kısaca londra'da çalışma hayatını sordu ve ondan ofisine geri dönmesini istedi. amir kgb yöneticilerinin bugünlerde onu görmeye vakti olmadığını ve birkaç gün daha beklemesi gerektiğini bahane olarak öne sürdü.

sonraki birkaç gün içinde gordievsky, gözetim altında olduğunu biliyordu

kgb ajanları çok profesyoneldi, herhangi bir anormallik tespit edemeseler de takipte kalmaları gerektiğini biliyorlardı. kgb'nin çok iyi hesap ettiğini biliyordu, kanıt arıyorlardı, hata yapmasını bekliyorlardı.

27 mayıs'ta gordievsky'nin amiri aniden onu öğle yemeğine davet etti. ikili, kgb'nin vip'leri eğlendirmek için özel olarak kullandığı bir yere arabayla seyahat etti. tam gordievsky ve amiri oturduğu sırada, iki yabancı adam içeri girdi ve onlara katıldı. amir bu iki kişiyi takdim etmedi, sadece onların da kgb'li olduklarını söyledi. öğle yemeği başladıktan sonra, amir iki şişe viski çıkardı ve dördü birbiri ardına içiyorlardı. gordievsky kısa sürede bilincinin bulanıklaşmaya başladığını fark etti. içtiği viskiye kgb'nin "hakikat iksiri" dediği sıvı karıştırılmıştı.

gordievsky daha sonra iki yabancının kgb iç güvenlik karşı istihbarat merkezinin başı olduğunu öğrendi. şaşkınlık içinde beş saat sorguya çekildi. ne dediğini hatırlayamıyor. sadece bilinçaltında kendine her şeyi inkar etmesini söylediğini biliyordu.

ertesi sabah gordievsky tuhaf bir yerde uyandı. dünden kalan o iki yabancı tekrar göründü ve onunla ciddi bir konuşma yaptılar, ardından onu eve yolladılar.

aynı gün, londra'daki bir sovyet yetkilisi gordievsky'nin eşi leila'yı buldu. yetkili leila'ya kocasının moskova'da hasta olduğunu söyledi. sovyet hükümeti onlar için birinci sınıf bilet düzenledi.

üçüncü gün gordievsky, önceki öğleden sonra ne olduğunu hatırlamamış gibi davranarak her zamanki gibi kgb merkezinde çalışmaya devam etti. başka da aklına bir şey gelmemişi.

o gün amir gordievsky'yi ofise çağırdı ve onunla tüm gerçekleri yüzüne söyleyerek hesaplaştı.

"gordievsky, teşkilat’a ihanet ettiğini zaten biliyoruz. londra'daki görevinizi sonlandırmaya karar verdik. yarından itibaren tatile çıkabilirsin. ayrıca, bu andan itibaren birleşik krallık'ta hiç kimseyle iletişim kuramayacaksın!"

gordievsky, neden bahsettiğini anlamadığını ancak teşkilat’ın şart koştuğu yeni kurala uyacağını söyledi.

gordievsky ofisine döndükten sonra soğuk terler döküyordu, kalbi şiddetle vuruyordu göğüs kafesine. teşkilat, onun bir hain olduğunu öğrendiğine göre neden tutuklanmamıştı? kovmak şöyle, tatile çıkmama izin mi verdiler sahiden?

kgb bir çırpıda yumuşak kalpli bir kırmızı başlıklı kız mı olmuştu? tabii ki hayır. kendisinden çok daha düşük mevkilerde ihanete düşenler görmüştü, çabucak tutuklanıp idam edilmişlerdi. hala hayatta olmasının tek nedeni, kgb'nin ingilizler için casusluğunun ayrıntılarını henüz çözmemiş olmasıydı. onu vurmadan önce, ingilizlere hangi bilgileri sızdırdığını kgb bilmek istiyordu. bu yüzden kgb onunla adım adım oynamaya karar verdi. gordievsky'nin kaçışından endişe duymuyorlardı çünkü şimdiye kadar hiç kimse kgb cenderesinden sağ çıkamamıştı.

şimdi, gordievsky’nin tek umudu mi6 ile temasa geçmek ve ingilizlerin onu kurtarmasını dilemekti

ama kgb'nin yakın gözetimi altında ingilizlerle nasıl iletişime geçebilirdi? kgb de bir yandan ingilizlerle temasa geçmesini beklemiyor muydu?

mi6 de profesyonel bir istihbarat teşkilatıydı ve elbette bu konuyu uzun zaman önce ele almışlardı. bu önemli muhbir gordievsky'yi korumak için yedi yıl önce bir kaçış planı oluşturmuşlar ve bu planı harekete geçirme yöntemini önceden belirlemişlerdi.

moskova'da kutz caddesi üzerinde küçük bir fırın vardı. insan sirkülasyonunun çok olduğu bu bölgede çoğu yakınlarda yaşayan çeşitli ülkelerden diplomatlar mevcuttu. gordievsky sovyetler birliği'ndeyken, bir ingiliz istihbarat subayı her salı gecesi 19:30'da fırının önünden geçiyordu. bu kaçış planının başarısızlığa uğrama olasılığı %99,9 idi, son yedi yılda mi6 personellerinden ancak yalnızca %0,1’i olasılıkla sadakatle yerine getirdi.

gordievsky'nin kaçış planını etkinleştirmek istiyorsa, yalnızca belirli bir salı saat 19:30'da safeway'den plastik bir poşetle fırının dışına çıkması gerekiyordu. bu süpermarketin plastik poşeti üzerinde kalabalığın içinde tanımlanması kolay büyük kırmızı bir s harfi vardı.

mi6 ajanları gordievsky'yi görürse, elinde yeşil bir çanta tutan ve çikolata yerken gordievsky'nin yanından geçeceklerdi. iki kişi arasında hiçbir söz veya fiziksel temas olmayacak. gordievsky bu adamı gördükten sonra, kaçış planının başarıyla etkinleştirildiğini biliyordu.

gordievsky bir kaçış planı kullanıp kullanmamayı uzun süre düşündü. karısı leila ve iki küçük kızı, sovyet hükümeti tarafından evlerine götürüldü. kendi kaçsa bile kimse, sovyetler birliği'nde minik canların sağ kalacağına garanti veremezdi öte yandan hep beraber kaçacak dört kişinin başarı oranı daha da düşüktü.

başarı oranına ek olarak, leila'nın kendisine kaçmaya istekli olup olmadığı da bir soruydu. şimdiye kadar leila, ingilizler için casusluk yaptığını bilmiyordu. onurlu bir sovyet generalinin kızı olan leila, ülkesindeki her şeyi bir kenara bırakıp sovyetler birliği'ne ihanet etmek ve sürgüne gitmek için ona katılmaya razı olur muydu?

bir gece gordievsky, leila'yı balkona çağırdı ve yarı şaka yarı ciddi ona sordu: "londra'yı çok seviyorsun, ne zaman birlikte londra'ya göç edeceğiz?"

leila ona tuhaf bir bakış fırlattı ve "şaka mı bu? aptal olma!" diye cevap verdi.

gordievsky derin bir nefes aldı ve hemen başka konulara döndü. 11 yıl önce anayurduna ihanet etmeyi seçmişti, ancak eşinin bunu yapmaya niyetli olmadığı açıktı. ailesini terk etmeli ve tek başına kaçmalıydı.

leila'nın babasının azerbaycan'da küçük bir villası vardı ve leila'dan iki torununu yaz tatili için oraya götürmesini istedi. leila ve iki küçük kız, gordievsky'nin yurtdışına kaçmaya karar verdiğinin tamamen farkında olmadan mutlu bir şekilde isteği kabul ettiler.

azerbaycan'a gidecekleri gün gordievsky onları tren istasyonuna gönderdi. gordievsky bunun karısını ve kızını en son gördüğü zaman olabileceğini biliyordu ama hiçbir şey söyleyemedi. iki kızına tekrar sarılmak istedi, ancak iki küçük kız çoktan heyecanla süpermarkete koşup oyuncaklara dalmıştı. leila da aceleyle onu yanağından öptü ve arkasına bakmadan süpermarkete girdi. bu, kendisi ile eşi ve iki kızı arasındaki son vedaydı...

15 temmuz 1985, pazartesi. gordievsky, shakespeare'in bir kitabını apartmandaki kitaplıktan alıp bir suya attı. on dakika sonra kitabı çıkardı, kitabın kaya gibi sert kapağı yumuşamıştı. arka kapağı bir bıçakla dikkatlice kesti ve plastiğe sarılı bir kağıt parçası çıkardı. bu belge, kaçış planının tüm ayrıntılarını ayrıntılı olarak kaydeden kurtuluş reçetesiydi. her kelimeyi belleğine kazıyana kadar defalarca okudu.

gece yatağa gittiğinde, kağıdı komodinin üzerine bir kutu kibrit ile koydu. gecenin bir yarısı birisi içeri girerse, onu yakmak için vakti olmalıydı.

ertesi gün salı, aynı zamanda mi6'e sinyal göndereceği gün. başucundaki masanın üzerindeki kağıdı son bir kez okudu ve sonra yaktı.

o gece gordievsky, elinde plastik bir safeway poşetiyle saat 19:30'da fırının önündeki kaldırıma geldi ve bir sigara yaktı. bekledi ve bekledi ama aradığı kişi hiç gelmeyecek gibiydi. 19:45'te, tam ayrılmak üzereyken, yeşil çantalı bir adamın kendisine doğru yürüdüğünü gördü. adam gordievsky'nin yanından geçerken cebinden bir çikolata çıkardı ve bir ısırık aldı ve sonra arkasına bakmadan uzaklaştı. gordievsky, kaçış planının başarıyla başlatıldığını o an anlamıştı.

plana göre gordievsky'nin yapacağı bir sonraki şey, üç gün sonra yani cuma gecesi leningrad'a giden gece trenine binmesi yeterliydi

çarşamba günü gordievsky dairesinden ayrıldı ve gara gitti. önce bir bilet almalıydı tren için. casus okulunda öğrendiği tüm becerileri, onu takip eden kgb ajanlarından kurtulmak için kullandı. büyük mağazaların arasında yürüdü, sonra aniden bir köşede belli bir süre hızlandı ve sonra bir merdiven boşluğuna döndü. sonra otobüse, taksiye ve metro vasıtasıyla tren istasyonuna gitti. cuma akşamı 17: 30'da hareket edecek leningrad' trenini nakit ile bir bilet aldı.

kaçışından önceki gün perşembe günü gordievsky kız kardeşini ve annesini ziyaret etti. kaçışın başarılı olup olmadığına bakılmaksızın, bu iki akrabasını son kez görmüştü. tabii ki kaçış hakkında tek bir kelime etmedi, ucundan kıyısından tek laf söylemedi. kendi çizgisindeki insanlar duygularını nasıl sınırlayacaklarını bilmelidir dedi kendi kendine.

eve döndükten sonra, özellikle gelecek hafta buluşmak için randevu almak için kız kardeşini bile aradı. tabii ki, bu sadece kgb'nin gözetimini felç etmek için kullandığı bir aldatı yöntemiydi. önümüzdeki hafta ya ingiltere'de ya da bir kgb hapishanesinde olacaktı.

2.800 kilometre uzaklıktaki londra'da mi6'in istihbarat personeli de konuya tam odağını vermiş ve birkaç gün içinde operasyon için hazırlanmaya başlamıştı. prosedürlere göre, plan resmi olarak uygulanmadan önce başbakan margaret thatcher'ın onayını almaları gerekiyordu.

perşembe günü, mi6'nın direktörü, downing street'teki başbakanın ofisine geldi. margaret thatcher o gün londra'da değildi, tatilini kraliçe ile bir iskoç şatosunda geçiriyordu. başbakanın özel kalem müdürü tarafından kabul edildi. müdür, kalem’e, sovyetler birliği'nden bir kişiyi kurtarmak için başbakan'ın özel bir operasyonu onaylaması gerektiğini söyledi ve ekledi: bu kişinin özel kimliğini başbakana bile açıklayamayız. bu adama "bay collins" adını verdi ve operasyonun ayrıntılarını kısaca açıkladı.

sekreter bu konuyu bizzat başbakan'a sormayı kabul etti. ama başbakana nasıl anlatacaktı? telefon hattı yeterince güvenli değildi. sekreter o öğleden sonra downing street'ten ayrıldı ve heathrow havalimanına tek başına gitti ve iskoçya'ya giden bir uçağa bindi.

iskoçya'nın aberdeen şehrine indikten sonra, başbakan sekreteri bir araba kiraladı ve sağanak yağışta şatoya doğru yola çıktı. sekreter o gece şatoda başbakanla görüştü ve kurtarma operasyonunun ana noktalarını ve olası diplomatik sıkıntılarından kısaca bahsetti. başbakan operasyonu ivedilikle onayladı: "onu kurtarmaya söz verdiysek, o halde sözümüzün yerine getirileceğini de göstermeliyiz."

19 temmuz 1985 cuma günü kaçış günü gelip çatmıştı. gordievsky, öğleden sonra saat dörtte son kez dairesinden ayrıldı ve tren istasyonuna yöneldi. sonsuza dek bu ülkeyi terk etmek üzereydi ama hiçbir akrabasına veda edememişti: karısı, kızı, annesi ve kız kardeşi.

yapması gereken ilk şey, kgb tarafından peşine takılan elemanlardan kurtulmaktı. bir spor kıyafeti giydi ve koşuyormuş gibi yapmak için ağaçlarla dolu bir parka gitti. hızlıca parkın içinden ve ardından ön kapıdaki ve arka kapıdaki birkaç dükkandan geçti. sonunda metro istasyonuna girdi. burada çeşitli standart takip önleme tekniklerini kullandı: metro kapısı kapanmadan bir saniye önce metroya koştu; sonraki tren birkaç durakta bir, bir sonraki trenin gelmesini bekledi; sakin gibi davranarak.

17:30'da trene bindi, yerini buldu ve hemen uzandı. tren, ertesi sabah erken saatlerde sovyetler birliği'nin en büyük ikinci şehri olan leningrad'a vardı. gordievsky trenden indi, ardından tren istasyonunun dışında taksi buldu ve şoförden onu fin istasyonuna götürmesini istedi. (finlandiya tren istasyonu finlandiya'da değil, leningrad'da idi.)

fin istasyonunda, 7:05'te hareket eden küçük zelenogorsk şehrine giden başka bir trene bindi. sovyetler birliği ile finlandiya arasındaki sınırdan sadece 80 kilometre uzaklıktaydı. kaçış talimatlarını takiben, vyborg'a giden otobüse binmeliydi. mi6'dan onunla burada 14:30'da buluşmayı ayarlamıştılar. dört saat erken gelmişti.

aynı zamanda diplomatik kimliklerle gizli iki ingiliz istihbarat personeli, eşleri ve bir bebekle iki araçla buluşma noktasına gidiyordu. bir gece önce, iki ingiliz, dairelerinde bir tiyatral diyalog kurdu ve kulak misafiri olan kgb, seyahatlerinin finlandiya'da bir doktoru ziyaret etmek olduğunu düşündü. biri önde, üçü arkada olmak üzere toplam dört kgb arabası onları iki arabanın önünde ve arkasında takip ediyordu. bu, kgb topraklarındaki yabancı diplomatların rutin gözetim şekliydi.

ingilizler kasıtlı olarak iki arabayı bir süre hızlı, öndeki takipçi için de bir süre yavaş sürdü, bu da kgb'nin aralarında sabit bir mesafeyi korumasını zorlaştırdı. buluşma noktasına yaklaştıklarında, iki araba aniden hızlandı, arkadaki üç arabadan biraz uzaklaştı ve sonra bir virajda saklanmak için yolun kenarındaki küçük bir ormana girdi. böylece takip eden üç kgb aracı fark etmedi.

ingilizler burada çimenlerde yatan ve perperişan olan gordievsky'yi buldu. onu arabaya hemen arabaya sakladılar ve tüm bu süreç toplam 80 saniye sürdü.

gordievsky'nin arabada saklandığı yere gelince, bu nokrada iki farklı görüş var. gordievsky, arabanın bagajındaki özel bir bölmede saklandığını söyledi. ancak bir başka emekli bir cia istihbarat yetkilisi daha sonra ingilizlerin yönteminin bundan çok daha karmaşık olduğunu ortaya çıkardı. bir arabada genellikle yüksek bir çıkıntı fark edilmiştir daima, bu, arabanın tahrik milini koyduğu yerdir. ingilizler tarafından sürülen araç özel olarak değiştirilerek tahrik mili kapının yanında bir konuma taşındı. böylece, tahrik milinin orijinal olarak yerleştirildiği yer bir kişiyi gizlemek için kullanılabilir hale getirildi.

sonuç olarak, ingilizler bir şekilde gordievsky'yi sürdükleri bir arabaya sakladılar. daha sonra iki araba korudan çıktı ve sovyetler birliği ile finlandiya arasındaki sınıra doğru devam etti.

biraz mesafe kat ettikten sonra yol kenarına park etmiş üç kgb aracı gördüler. kgb’liler gözden kaçırdıkları ingiliz araçlarının yeniden ortaya çıktığını görünce rahatladılar. ingiliz aracı geçer geçmez hepsi arabaya binip takip etmeye devam ettiler.

bundan sonra iki araç sorunsuz bir şekilde sınır kapısından geçti

moskova saatiyle 14:15'te finlandiya'ya girdiler. süreci hafife alamazlardı kaldı ki henüz bitmiş değildi. moskova, aradığı sürece finlandiya sınır polisi onları hemen durdurabilirdi. arabadaki ingilizler, gordievsky'yi arabadan çıkarmaya hala cesaret edemiyorlar ve gordievsky'ye finlandiya'ya geldiklerini söylemek için arabada sadece "ode to finland" senfonisini çalmakla yetiniyorlardı.

yirmi dakika sonra, iki araba yol kenarındaki ormana girdi. diğer üç ajan, gordievsky'nin gelişini bekliyordu. terden sırılsıklam bir vaziyette boğulmak üzere olan gordievsky'yi arabadan çıkardılar, temiz giysiler giydirdiler ve hazırladığı sahte bir pasaportu eline tutuşturdular. hala kutlama zamanı değildi, kaçmaya devam etmeleri gerekiyor.du finlandiya'da kgb canı ne isterse yapabilirdi.

yeni bir arabaya bindiler ve kuzey kutup dairesi yönünde aceleyle, yalnızca yakıt ikmali ve yemek yerken durarak tekrar yola çıktılar. pazar sabahı saat 8'de, kuzey kutup dairesi yakınlarındaki finlandiya sınırında küçük bir kasaba olan karigasniemi'ye vardılar ve buradan norveç'e girdiler. artık güvendelerdi, çünkü norveç bir nato üyesiydi.

sovyetler birliği'nden ayrıldıktan sonra gordievsky, kaçmasına yardım eden ajanlarla topluca bir fotoğraf çektirdi. cuma öğleden sonra bu yana 40 saat geçmişti. bu 40 saat boyunca kgb'nin içinde ne olduğunu bilmek mümkün değil. belki de takip eden ajanlar, amirlerine rapor vermeye cesaret edemedi, sadece gordievsky'nin evine dönüp beklemeyi seçti ve geceleri tek başına eve dönmesini beklemişlerdi. belki moskova'da dip köşe arama yaptılar ama gordievsky'nin nereye gittiğini dair bir ipucu bulamadılar.

norveç'te bir gecelik molanın ardından gordievsky, ertesi gün oslo üzerinden aktarmalı bir sivil uçakla güvenli bir şekilde londra'ya geldi. mi6 sözünü layıkıyla tutmuş, kgb’yi alt etmişti.

sovyetler birliği'nde sular aktı

kgb, gordievsky’nin eşi leila’yı gözaltına aldı ve sekiz saat boyunca sorguya çekti. leila gerçek anlamda hiçbir şey bilmediği için bir şey anlatmadı. eşinin ingilizler için çalışan bir casus olduğunu o gün öğrenmişti. bundan sonra kgb tarafından yakın gözetim altına alındı. kimse iş vermiyordu artık ona ve hiçbir suçu günahı yokken tüm arkadaşları onunla iletişimini bir anda kesmişlerdi.

ingiliz hükümeti, leila ve iki kızını britanya'ya geri götürmek için çeşitli girişimlerde bulundu. gordievsky'nin ailesini geri getirmek için sovyet hükümeti ile gizli bir anlaşma yolunu dahi deneseler de sovyet hükümeti bunu kesin dille reddetti.

sovyetler birliği dağılmıştı. leila ve iki kızı 6 eylül 1991'de londra'daki heathrow havalimanı'na ulaştı. gordievsky onları havaalanında bekliyordu...

aile nihayet yeniden bir araya geldi, ancak aralarındaki güven çoktan kaybolmuştu. leila için, gordievsky'nin yıllar önce yaptığı seçim başlı başına, başlangıçta mutlu olan hayatını mahvetmesine yetmişti. tüm evlilikleri büyük bir yalana dayanıyordu. iki yıl sonra leila, gordievsky'den boşandı ve iki kızıyla yalnız bir yaşamı tercih etti. iki kız da artık gordievsky’nin soyadını kullanmaktan vazgeçmişti.

yıllar önce yapılan seçim buna değer miydi? maalesef bilemiyoruz ve bunun cevabı sadece gordievsky'nin kendisinde var...

kgb'den başarıyla kaçtıktan sonra, sovyetler birliği'ndeki bir askeri mahkeme gordievsky'yi gıyaben yargıladı ve ihanetten ölüm cezasına çarptırıldı. sovyetler birliği dağılmış olsa da, rusların bu cezayı rus istihbarat teşkilatları içerisindeki potansiyel hainler için ingiliz topraklarında infazı pratiğe döküp dökmeyecekleri bilinmiyordu...

gordievsky bugün ingiltere'de bir yerde bir takma adla gizli bir evde yaşıyor. mi6, onu hala 24 saat, sıkı güvenlik önlemleri ile koruyor...