Moğolların Anadolu Seferlerinin Timur'un İşgaliyle Son Bulan Kısa Tarihçesi

Türkler Anadolu'ya geldikten sonra pek çok farklı millet ile karşı karşıya geldi. Moğollar da bunlardan biri. Bakalım neler olmuş.
Moğolların Anadolu Seferlerinin Timur'un İşgaliyle Son Bulan Kısa Tarihçesi

anadolu'nun moğollar tarafından istila edilişi, 1241-43 yılları arasındaki seferlerle başlar ve kösedağ muharebesi'yle sona erer. selçuklular'ın 1243'te moğollara teslim olmasından, 1335'te ilhanlılar'ın yıkılmasına kadarki süre boyunca anadolu üzerindeki gerçek hakimiyet moğolların eline geçmiştir. selçukluların, moğol hükmüne birkaç kez isyan etmesi üzerine, 1255'te moğollar orta ve doğu anadolu’yu tekrar talan ettiler ve ilhanlı garnizonu ankara yakınlarında konuşlandırıldı. timur'un anadolu'yu işgali ise, kimi tarihçiler tarafından moğolların son anadolu işgali olarak kabul edilir.

14. yüzyılın sonunda anadolu'nun çoğu, selçuklu hanedanının çalkantılı dönemi nedeniyle çeşitli türk beyliklerinin kontrolü altındaydı. türk beylikleri de, selçuklu sultanlarının zaafiyetleri yüzünden selçuklu hükmünü reddederek moğolların kontrolü altına girmişti. beylikler, ilhanlıların sağladığı barış döneminde, onların hamiliğini kabul ederek kendi liderlerinin isimlerinde madeni paralar bastırmadılar ve kendilerine lider olarak bu devleti seçtiler. osmanlı beyliği hükümdarı osman bey, 1320'lerde kendi adına para basan ilk türk hükümdardı. "ertuğrul oğlu osman" yazısı ile basılan bu para, ertuğrul gazi'yi efsaneleştirirken, i. osman'ı da moğollardan bağımsız kılmaktadır. kendi adına para bastırmak, türk ve islam uygulamalarında, yalnızca egemenliğe hak olarak verilen bir imtiyaz olduğundan, osmanlı türklerinin moğol hanlarından bağımsız olduğu sonucunu ortaya çıkarır. anadolu'daki moğol gücünün zayıflaması ile osmanlı'nın gücünün artışı, ters bir orantı grafiği çizerek anadolu'daki türklerin önderliğinin sancak değiştirmesine neden olmuştur.

Ertuğrul Gazi

ilk münasebetler

12. yüzyılda bizans imparatorluğu, batı ve kuzey anadolu'daki kontrolü yeniden ele almıştı. 1204'te latin haçlılar tarafından konstantinopolis'in istila edilmesinden sonra, iznik imparatorluğu ve epir despotluğu adında iki bizans ardılı devlet kuruldu. üçüncüsü trebizond imparatorluğu ise, trebizondlu i. aleksios tarafından, konstantinopolis'in latinler tarafından ele geçirilmesinden birkaç hafta önce kurulmuştu. bu üç halef devletten trebizond ve iznik, moğol imparatorluğu'nun yanında yer aldı. anadolu'nun genel kontrolü ise, daha sonra yunan devletleriyle selçuklu saltanatı arasında bölünmüş, bizans varlıkları kademeli olarak azaltılmıştır.

anadolu'nun özellikle doğu ve kuzeydoğu yönünde faal olan moğol imparatorluğu, 1230 yılında pers diyarını fethetti ve cormagon noyan bu bölgeye askeri vali olarak atandı. bu dönemde selçuklu türkleriyle moğollar arasında hiçbir düşmanlık yoktu. i. alaeddin keykubad ve onun halefi olan ii. gıyaseddin keyhüsrev de yükselen moğol gücünü kabul edip, büyük han ögeday'a haraç ödemesiyle birlikte vasallık yemini etti. ögeday'ın mutlak otoritesi, moğolların vasallarını kontrol altında tutmayı çok iyi götürüyordu ancak ögeday'ın 1241 yılındaki ölümü üzerine, gıyaseddin keyhüsrev moğollara direnecek kadar güçlü olduğuna inanarak vasallık yeminini feshetti. vali cormagon noyan'ın halefi baycu noyan, yeminini yenilemek için keyhüsrev'i huzuruna çağırdı. keyhüsrev'in bizzat baycu'nun yanına gitmesi ve rehineler bırakması bekleniyordu. sultanın bunu reddetmesi üzerine, baycu noyan selçuklulara savaş ilan etti. gelişi malum olan harp ilanının hemen ardından selçuklular da, moğol imparatorluğu'nun bir diğer vasal devleti olan gürcistan krallığı'nı işgal etti.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev

karin'in düşüşü

baycu noyan'ın ordusu, 1241'de keyhüsrev'in itaatsizliği üzerine erzurum yönüne doğru (karin) saldırdı. saldırıdan önce baycu, şehrin teslim edilmesini talep etmek için elçi gönderdi ancak şehrin sakinleri, gönderdiği moğol elçisine hakaret edip kovdu. şehrin moğol diplomasisine direnmeye ve meydan okumaya karar vermesi üzerine, moğollar şehri kuşattı. iki ay süren kuşatmanın ardından moğollar karin'i ele geçirdi ve sakinlerini cezalandırdı. anadolu'daki selçuklu gücünün bilincinde olan baycu, derinlere ilerlemedi ve mugan ovasına geri döndü.

erzrurum seferi

baycu, 1243'te avag zakarian ve shahnshah zakarian'ın komutası altındaki gürcü ve ermeni savaşçıların bir araya gelmesiyle tekrar erzurum'a ilerledi. şehrin valisi yakut'un, şehri teslim etmeyi reddetmesi üzerine, baycu erzurum'u tekrar kuşattı ve on iki mancınıktan oluşan kuşatma gücüyle birlikte erzurum'a saldırdı. erzurum'a yapılan saldırı raporları kendisine bildirildiğinde keyhüsrev, silahlı kuvvetlerini derhal konya'da topladı ve baycu'ya, kendisine ait olan birçok şehrinden yalnızca birini aldığını söyleyerek meydan okudu.

Baycu Noyan, Diriliş Ertuğrul dizisinde karşımıza çıkmıştı.

kösedağ

selçuklu sultanı, baycu'ya karşı kazanmak için dost ya da düşman ayırt etmeden, etrafındaki bütün uluslarla ittifak yaptı. kilikya ermeni krallığı kralı, şart koşarak kendisine destek sözü verdi ancak moğollarla yapılan muharebeye katılıp katılmadıkları hakkında kesin bir bilgi yoktur. keyhüsrev, trebizond imparatorluğu ve halep'teki eyyübi sultanından askeri destek aldı ve frenk paralı askerleri de sefere katıldı. eldeki çok az güvenilir bilgi nedeniyle, tarafların birliklerinin ölçülmesi zordur ancak selçuklu kuvvetinin moğollardan daha büyük olduğu bilinmektedir.

keyhüsrev, konya'dan yaklaşık 350 kilometre ileride yer alan kösedağ'a kadar ilerledi. moğol ordusu, bölgeye 1243 haziran'ında girdi ve selçuklularla müttefiklerini, bu bölgede karşılamak için hazırlandı. savaşın ilk aşaması denk bir şekilde geçiyordu ancak moğol süvarileriyle ermeni-gürcü yaya birliklerini efektif bir şekilde kullanan baycu, keyhüsrev'in ordusuna büyük zayiatlar verdirdi ve keyhüsrev geri çekilmek zorunda kaldı. bu geri çekilme, moğol ordusuna fark ettirmemek için düzenli olarak geceleri yapılıyordu ancak bu geri çekilme, noyan'ın artan agresifliği ile yerini düzensizliğe bıraktı ve geri çekilen orduyu takip eden baycu, erzincan, divriği ve sivas hudutlarını ele geçirdi.

moğollar kamplarını sivas yakınlarında kurdular ve tekrar hareket etmeye hazırlandılar. moğollar kayseri'ye girdiğinde, keyhüsrev onlara burada direnmeyi seçti ancak kısa bir direnişin ardından baycu'nun ordusuna tekrar yenildi. kösedağ'daki felaket haberi kulağına gelen kilikya ermeni kralı i. hethum, 1243'te moğollarla çabucak barış sağladı ve erkek kardeşi sembat'ı, moğol imparatoru güyük han ile bir ittifak görüşmesi için 1247'de, karakurum'daki moğol imparatorluğu'nun kalbine gönderdi.

O yıllarda bölgenin haritası.

sivas barışı

keyhüsrev, daha fazla direnişin yalnızca daha büyük bir felaket üreteceğini fark etti ve yardımcısının başkanlık ettiği bir heyeti baycu'ya gönderdi. baycu, selçuklu sultanının isyanı yüzünden daha ağır şartlar teklif etti. antlaşmaya göre selçuklu hükümdarı, moğol imparatorluğu valisi baycu'ya her yıl düzenli olarak yüksek miktarlarda altın, ipek, deve ve koyun ödemesi yapacaktı. bununla da yetinmeyen baycu noyan, anadolu'daki türk topraklarının da bir kısmını işgal etti. artan moğol varlığı yüzünden anadolu'nun neredeyse yarısı, işgal altındaki bir ülke olmuştu. kösedağ muharebesi'nin kaybedilmesi üzerine trebizond imparatorluğu da moğolların vasal devleti haline geldi çünkü kösedağ muharebesi'nde moğollara karşı savaşmışlardı ve potansiyel bir ceza istilasından korkuyorlardı.

iznik imparatorluğu imparatoru iii. ioannis dukas vatacis, karşısındaki moğol tehdidi için hazırlanıyordu ancak zamana oynamak adına güyük ve möngke'ye elçiler de göndermişti. ioannis, latinlere kaybettiği istanbul'u geri almak için moğollarla arasını iyi tuttu ve moğol imparatorluğu da ioannis'in konstantinopolis'i yeniden fethetme planına zarar vermedi. ioannis'in halefleri olan restore edilmiş bizans imparatorluğu'nun paleologos imparatorları, prenseslerini moğol hanlarıyla evlendirerek moğollarla ittifaklarını sürdürdüler ve son demlerinde olan bizans'ın kıyametini bir süre daha ertelediler.

Moğol Hükümdarlığının Yıllarca Deneyip Hiçbir Zaman Başarılı Olamadığı Japon İşgâlinin Hikayesi