Nazi Almanyası'nda Zorla Yapılan Ötenazi Programı: T4 Operasyonu

Yahudileri ölüm kamplarına gönderen korkunç Nazi planı T4 Operasyonu hakkında bilinmesi gerekenler.
Nazi Almanyası'nda Zorla Yapılan Ötenazi Programı: T4 Operasyonu

eylül 1939'dan ağustos 1941'e kadar yapılan çalışmalar, 1945 ve hatta ötesine de nazi rejiminin dağılana kadar gayri resmi olarak devam etti. t4 programı "ırk hijyeni"nin nazi partisi'nin politikasını geliştirdiği düşünülürse, alman halkından engelliler dahil "çürük ırk" elementlerinin "temizlenmesi" gerektiği inancı vardı. bu görüşe göre, ötenazi programı daha sonra avrupa yahudilerinin holokost'a karşı politikasında bir evrimi temsil etmektedir.

ırksal hijyen fikirler nazi hareketine uzaktı. sosyal darwinizm fikirleri ve düşünceleri 20. yüzyılda tüm batı ülkelerinde yaygın olan öjeni hareketinin özellikle de amerika birleşik devletleri'nde güçlü, eğitimli insanlar arasında birçok taraftarı vardı. taşınan kalıtsal kusurların, sterilizasyon ve kalıtsal antisosyal davranış olduğu düşünülüyordu. bu düşünceler amerika birleşik devletleri, isveç, isviçre ve diğer ülkelerin hukukuna girmiştir. örneğin 1935 ve 1975 yılları arasında, 63.000 kişi isveç'te öjeni gerekçesiyle sterilize edilmiştir.

nazi almanyası ii. dünya savaşı'nda avrupa'yı işgale başlarken iyileşemeyecek durumdaki, sakat ve yaşlı hastaların ötanazi yöntemi ile öldürülmesi ve de krematoryumlarda yakılması için faaliyet göstermiştir. ss doktorları tarafından t4 raporu verilen kişiler, avusturya'daki 6 ayrı toplama kampında zoraki ötanazi ile öldürülmüştür.

bugün yanma odasına girerseniz, halen öldürülen insanların küllerine rastlayabildiğiniz hadamar krematoryumunun bacası, ölüme gönderilen 15.000 insanın dumanını atmosfere salmış, "hadamar sakinleri" de bu havayı kuzu kuzu solumuştur. gri otobüslerle hadamar'a taşınan hiçkimsenin ömrü 24 saatten uzun olmamış, oraya giren herkes aynı gün içinde bazen zehirle, bazen ilaçları verilmemek suretiyle, bazen şiddetin farklı bir türüyle, çokça da gaz odalarında infaz edilip yakılmıştır. orası bir tedavi ya da bakım evi değil, bir dehşet evidir zira.

akıllara durgunluk verecek kadar büyük bir dehşet ve kabustur bu ve beraberinde de bir o kadar büyük bir insanlık utancını taşır. 1941 yazında hadamar krematoryumu personeli 10.000 kurbanını birer bira ile kutlamıştır. tesisin yöneticisi philipp bouhler maalesef 19 mayıs 1945'te mavi bir zehir hapını yutarak acı çekmeden hayatına son vermiştir.

1942 sonrası başhekim olarak görev yapan adolf wahlmann, önce 1946'da idama mahkum edilmiş, sonra bu ceza ömürboyu hapse çevrilmiş sonra da 1953'te salıverilmiştir. acımasızlığı ve şiddet düşkünlüğü ile bilinen ve yakma işleminden de sorumlu olan hastabakıcı karl willig ise idam edilen az sayıdaki caniden biri olmuştur.