New York Kütüphanesi'ne Göre Amerikan Edebiyatının En Önemli 25 Eseri

Büyük oranda Türkçeye çevrilmiş olan kitaplardan oluşan özenli bir liste.
New York Kütüphanesi'ne Göre Amerikan Edebiyatının En Önemli 25 Eseri
iStock

başlık "amerikan edebiyatının okunması gereken 25 klasik eseri" olmalı iken malum sınıra takıldı. new york public library, amerikan edebiyatında okunması gereken kitapları listelemiş. şanslıyız ki kitaplar büyük bir oranda çevrilmiş durumda.

betty smith – a tree grows in brooklyn (bir genç kız yetişiyor)

francie nolan adında bir genç kızın büyüme serüvenini anlatan kitap smith'in güzel anlatımı ile bizi bir genç kızın yüzleştiği durumlar ile baş başa bırakıyor ve genç bir kızın 20.yy'daki hayatına tanık olmamızı sağlıyor.

mark twain – the adventures of huckleberry finn (huckleberry fin’in maceraları)

önce tom sawyer'da gördüğümüz haylaz huckleberry finn'in maceralarına tanık olduğumuz kitap ayrıca bize amerikan ırkçılığını gösteriyor. kitap amerikan müfredatında olduğu için pek çok amerikalının aşina olduğu bir eser. ayrıca (bkz: mark twain/#74529958)

ayn rand – atlas shrugged (atlas silkindi)

kapitalizm'i aşığı rand, distopik bir amerika'yı bize anlatıyor. incil'den sonra amerika'yı en çok etkileyen düşünsel kitaplardan biri olduğu kabul ediliyor.

kate chopin – the awakening (uyanış)

önemli bir feminist eser olarak kabul edilen uyanış, bir kadının 19. yy'da evlilik bir dışı yaşamasını ve kocasından bağımsızlığını kazanmasını konu alıyor. çıktığı dönemler konusu ve ele alışı ile çok eleştirilse de giderek önemli bir kitap haline geldi.

emily dickinson – the collected poems

özellikle şiir sevenlerin okuması gerektiğini düşündüğüm kitap, dickonson'ın ingilizceyi nasıl kullanabildiğinin bir kanıtı. toplam 1800 şiiri bulunuyormuş.

alice walker – the color purple (renklerden moru)

pulitzer ve ulusal kitap ödülünü aynı anda kazanan kitaplardan biri. zenci bir kadının hayatını, zorluklarını, ırkçılığı konu alıyor. steven spielberg tarafından filmi yapıldı.

arthur miller – the crucible (cadı kazanı)

arthur miller'ın oyunu olan kitap adı üstünde salem'de gerçekleşen cadı mahkemelerini konu alıyor. amerika'da olan bağnazlığı, şiddeti ve zulmü anlatan eser ardıllarını oldukça etkilemiştir.

ray bradbury – fahrenheit 451

distopik itfaiyecilerin kitap yaktığı ve kitapların yasak olduğu bir gelecekte geçen kitap kendi de bir itfaiyeci olan guy montag'ın değişimini konu alıyor. nedense bu sıralar türkiye'de oldukça popüler. şöyle bir neden okumalıyım videosu bile var.

edgar allan poe – the fall of the house of usher and other tales (usher evinin çöküşü)

poe'nun birkaç hikayesini derleyen bu kitap, korku edebiyatının zamanında değer görmeyen yazarı poe'nun kasvetli, ilginç, hüzünlü dünyasını gösteren güzel bir kitap. ancak tabii derleme bir kitap yerine pekala toplu eserlerini de alabilirsiniz. ayrıca (bkz: edgar allan poe/#74931369)

john steinbeck – the grapes of wrath (gazap üzümleri)

pulitzer'i ve ulusak kitap ödülünü kazanan bu kitap 1930'larda amerika'da olan ekonomik krizi konu alıyor. fakir bir ailenin yolculuğunu konu alan bu kitabın ardından steinbeck, nobel ödülünü de kazandı.

edith wharton – the house of mirth

henüz dilimizde olmayan bu kitap, bir genç kızın zengin olabileceği birini aramasını konu alıyor. zengin halası ile yaşayıp bu yaşamını sürdürmek isteyen kızın sosyetik sınıf içinde yaşadıklarını konu alıyor. bir de filmi bulunuyor.

jacob riis – how the other half lives

yine dilimizde olmayan bir kitap olan how the other half lives, 19. yüzyılın sonunda new york'ta yaşayan işçi sınıfın kötü hayatını göstermek için hazırlanmış bir çalışma. içerisindeki bir çok fotoğraflar, istatistikler, çizimler ile bu hayatı gözler önüne seriyor.

maya angelou – i know why the caged bird sings (kafesteki kuşun neden öttüğünü biliyorum)

maya angelou'nun otobiyografisi bize büyük bunalım zamanını, ırkçılığı, cinsel saldırıları ve siyahi bir kadının ayakta kalmasını konu alıyor.

harriet jacobs – incidents in the life of a slave girl

henüz çevirisi olmayan bir otobiyografi olan kitap, 1800'lerde zenci kadın kölelerin yaşadığı zorlukları, taciz ve tecavüzü, çocuklarının nasıl satmaya zorlandıkları gibi konuları ele alarak bize kölelerin neler yaşadığını anlatıyor.

ralph edison – invisible man (görülmeyen adam)

ulusal kitap ödülünü kazanan kitap, siyah bir adam olmanın, o dönemdeki toplumda, görünmez bir adam olmak olduğu gözler önüne seriyor. yine ırkçılık üzerine yazılmış bir amerikan klasiği.

upton sinclair – the jungle (şikago’nun mezbahaları)

chicago'ya gelen göçmen işçilerin yaşadığı dramı konu alan kitap, kötü iş koşullarını, işçilerin sefilliğini konu alıyor. bu kitabın ardından hükümet, halk tarafından işçi koşullarını iyileştirme ve araştırmaya zorlandığı için önemli bir yeri var. hala kötü iş koşulları ve yemek güvenliği/sağlığı yasaları söz konusu olduğunda referans gösterilen bir eser.

walt whitman – leaves of grass (çimen yaprakları)

walt whitman'ın hayatı boyunca yazdığı şiirleri içeren kitap, 400'den fazla şiiri içerisinde barındırıyor. amerikalı olmak ne ifade ediyor gibi konuları içeriyor.

stephen crane – maggie a girl of the streets (sokak kızı maggie)

günümüzde amerikanın en önemli realistik (gerçekçi) romanlarından biri olarak kabul edilen kitap, new york gecekondularında yaşayan maggie adında bir kızın 19. yüzyılda geçen hikayesini anlatıyor.

jack kerouac – on the road (yolda)

beat kuşağının en önemli eserlerinden biri olan on the road, jack kerouac'ın amerika'daki fiziksel ve ruhsal yolculuğunu konu alıyor. annesinin daktilo ile temize geçtiği roman * bana kalırsa her gencin okuması gereken kitaplardan biri.

henry james – the portrait of a lady (bir hanımefendinin portresi)

isabel archer'in amerika'dan avrupa'ya halası tarafından getirilmesi, ona uygun bir eş bulmasını ve ana karakterimizin bunu özgür olmak için bu fikre direnmesini konu alıyor.

tim o’brien – the things they carried (taşıdıkları şeyler)

kitap, o'brien'ın vietnam savaşındaki deneyimleri ve yine savaş sırasında olan diğer hikayeleri derliyor. farklı hikayeler ve deneyimler ile savaşı bize gösteren bir eser.

zora neale hurston – their eyes were watching god (tanrıya bakıyorlardı)

harlem rönesansı'nın önemli isimlerinden biri olan zora neale hurston, janie crawford karakterinin bir kaç evlilik ile kendini keşfetmesini konu alıyor.

harper lee – to kill a mockingbird (bülbülü öldürmek)

capote'un biricik arkadaşı ve aslında gazeteci olan harper lee'nin başlarda tek kitabı olan (ancak geçtiğimiz yıllarda devamını yazdığı) to kill a mockingbird, amerika'daki ırkçılığı anlatan en önemli eserlerden. tecavüz ile suçlanan bir zencinin kitabın ana karakterinin avukat olan babası tarafından savunulmasını anlatıyor.

kurt vonnegut – slaughterhouse-five (mezbaha no 5)

kendi ikinci dünya savaşı sırasında dresden'in bombalanışını gören kurt vonnegut, billy pilgrim isimli karakterin yaptığı zaman yolculuklarını anlatıyor.

henry david thoreau – walden 

büyük bir kapitalizm eleştirisi olan walden, bir amerikalının sadeliği, doğallığı yeniden nasıl bulmaya çalışmasını konu alıyor. çok güzel bir eleştiri olan kitabı ünlü film into the wild'da da görmüştük.

kaynak

Rock Yıldızlarının Hayatını Birinci Ağızdan Okuyabileceğiniz Otobiyografik Kitaplar