Nietzsche Felsefesini Dizi ve Stand-Up Gösterileriyle Devam Ettiren Komedyen: Louis CK

Louis CK'e boşuna filozof-komedyen denmiyor. 25 filozofun Louis CK'in dizisi Louie, stand-up gösterileri ve yazdıklarını inceleyerek çıkarımlarda bulunduğu Louis C.K. and Philosophy: You Don't Get to Be Bored kitabından bir makalenin Türkçe çevirisini paylaşıyoruz.

friedrich nietzsche tarihi severdi. felsefe çalışır ya da dilin tarih boyunca gelişimini incelerdi. işlerinin çoğu ahlak geneolojisi (geneology of morals) ve kötülük ve iyiliğin tarihi üzerineydi. şen bilim'in başında modern yaşamlarımız üzerine "varoluş komedisi henüz bilinç kazanmadı ve haliyle bizler hala trajedi çağında yaşıyoruz, ahlak ve dinler çağında." der.

nietzsche dinler çağında yaşadığımızı çünkü varoluşumuzdaki komediyi görmekte başarısız olduğumuzu, o komediyi ve çıkarımlarını görürsek dinin olmadığı bir dünyada yaşayabileceğimizi tartışır. bu fikir dini kurumların hayatımızdaki rolüne dair geniş bir çıkarım içerir. varoluştaki komedinin bilişsel hale geldiği bir gelecekte dini beyhudeliği aşabileceğimizi söyler.


nietzsche'ye göre dini kurumlar eşsiz bir insani ihtiyaçtan doğmuştur

bunlar yaşama bir amaç kazandırır. klasik ekonomi bize bu hikayeyi direkt söyleyebilir; doğamız gereği insanlar bir şeyleri (anlam) talep eder ve piyasa (ahlak ve dinler) bu talebi karşılar. yaşamak için bir amaca ihtiyacımız vardır ve tarih bu amacın ne olduğunu öğretecek insanlarla doludur. özellikle buna bir fiyat biçer. bir diğer deyişle, din iyi bir arabulucudur; gözyaşlarından, yalnızlıktan ve hayattaki tüm bu boklardan anlık olarak bir rahatlık verir.

nietzsche dinin önerdiği (anlam) ve kahkaha arasında bir tevettür olduğunu açığa çıkarır. der ki; "varoluş amacımızın öğretmeni varoluşa, kendimize ya da ona (tanrı) gülmememizi öğretir." yeniden ve yine, insan ırkı, zaman zaman hüküm sürecektir; ortada kahkaha atmayı yasaklayan bir şey var. eğer incelerseniz, incil'de tanrı'nın güldüğü birkaç pasaj vardır. ve bu her gülümsemenin kaynağı neşeden değil istihzadan gelir. tanrı yalnızca kibirli bir alaydan ötürü güler.

neden bazı dini liderler kahkahayı yasaklamak ister?

nietzsche bunun piyasayı, kurtuluşu talep etmeye zorlamalarından geçtiğini söyler; dindarlar kefaret üzerinde bir monopoli ister. bizler dine, varoluşun korkunçluğundan ve absürtlüğünden ötürü sığınırız. fakat ne olursa olsun, kaçınılmaz olarak, bütün bu büyük öğretmenler bu sonsuz varoluş komedisine geri dönerler. komedyenler ve dindarlar nietzsche için paralel bir yerdedir, ikisi de bize hayatın anlamını önerir.

argümanı ileri götürürsek, nietzsche için kahkaha ve mizahın ıslah eden bir kalitesi vardır. kahkaha bize bir anlam verebilir ve bunu yaparken hayattaki tüm kötülüklerden kurtarabilir. bu nietzsche-vari kurtuluş fikri gestalt switch'i içerir. ya da tüm dünyayı, bireysel parçalarının toplamından daha fazla bir şey olarak görmemizi sağlayan bir çerçeve içerir.

louie dizisinin subway/pamela bölümündeki sahneye bakalım


dindar lens iyi ve güzelin (metroda csardas çalan kemancı) kötü ve çirkinle (aynı metroda banyo yapan bir evsiz) yan yana olduğunu görebilir. louis ck buna farklı bir açıdan yaklaşır. o, bu iki olayı bilerek aynı sahnede kullanır ki içimizdeki kahkahayı gün yüzüne çıkarabilsin. kemancının o güzel müziği icra etmesi komik değildir. evsiz adamın metro istasyonunda banyo yapması da. louis bunun yerine hayattaki komediyi çirkin ve güzel arasındaki gerginliğiyle gösterir. bunu yaparak da bu ikisine olan bakışımızı değiştirir. bir başka deyişle, kendimizi amiyaneden, mizahın fark edilişiyle arındırmışızdır.

yalnızca kahkaha değil, sanat da bu varoluşun mide bulandırıcı, korkunç ve absürt yanını dönüştürebilir. mizahi sanat tarzı, bize yarı-dinsel bir form ile kurtuluşu, hayattaki kötü ve çirkinin güzellikle olan bağıyla önerir. nietzsche bu fikirleri dine bağlar ve der ki: "bu kahkaha tacını, bu gül çelengini, size, kardeşlerim, bu tacı size fırlatıyorum!"

romalılar isa'nın kafasına dikenli taç geçirerek onun ölümüyle dalga geçer. tanrı'nın incildeki kahkahaların yalnızca alaycı kahkahalar olduğunu hatırlayın. nietzsche, çarmıha germeyen fakat arındıran bir kahkahanın olasılığından bahseder. bizi dikenli taç ile kışkırtmak yerine, bize gül tacı, kahkaha tacı fırlatır. bu şekilde dünyayı farklı gözlerle görürüz.


louis, nietzsche'nin felsefesinin günümüzdeki vücut bulmuş halidir

o bize hayattaki karanlığın içinde bir aydınlık ve ağırlık olduğunu söyler. nietzsche ve louis ünlü oscar wilde alıntısına eşsiz bir ibrişim önerir: "hepimiz çukurdayız, fakat bazılarımız yıldızlara bakar." bunun yerine nietzsche ve louis şöyle diyebilir: "yalnızca çukurdaysak, bazılarımız yıldızları görebilir."

İbrişim: İpeğin kalınca bükülmesiyle elde edilen iplik. Muhtemelen bir fikri alıp onu geliştirmeyi sembolize etmek için kullanılmış burada.

louis, nietzsche'nin gül tacını giyer, o günümüzün kurtarıcısıdır... bize nasıl güleceğimizi öğretir ve haliyle hayatın karanlıklarıyla nasıl başa çıkacağımızı da. louis'nin mizah dünyasında kült bir takipçisi vardır. bu müritler gösteriyor ki kurtuluş kilise sıralarında değil komedi şovlarının gerçekleştiği alandaki koltuklardadır...

max elder / louis c.k. and philosophy