Novosibirsk'te Yaşayan Bir Sözlük Yazarının "Buraya Gelmeyin" Tadında Şehir Rehberi

Rusya'nın en kalabalık üçüncü şehri olan ve aynı zamanda Sibirya'nın da başkenti olarak anılan Novosibirsk'te yaşayan bir Ekşi Sözlük yazarı, Novosibirsk'e gitmeyi düşünenler için şehir hakkında epey fikir verebilecek bir yazı paylaşmış.
Novosibirsk'te Yaşayan Bir Sözlük Yazarının "Buraya Gelmeyin" Tadında Şehir Rehberi

gelin, bugün size biraz rusya'nın novosibirsk şehrinden bahsedeyim. allah yolunuzu pek düşürmesin ama eğer ki bir şekilde gelecek olursanız bu yazıyı açar okursunuz.

ilk olarak hava durumundan bahsedeyim ki ona göre önleminizi alıp gelin 

burada sokakta gezerken öyle yakışıklı/güzel görüneyim gibi bir takıntınız olmasın. çok soğuk günlerde bir kadınla erkeği ancak kıyafetinden ya da kafasındaki berenin topuzundan ayırt edebilirsiniz. berede topuz varsa kız, değilse erkektir :) türkiye'den alıp geleceğiniz kıyafetlerinizin çoğunu burada giyemeyeceğinize garanti veriyorum. ben bile türkiye'de çorabı kaliteli giyerken, burada sokakta yaşlı teyzelerin sattığı yün çoraplardan üst üste iki adet giyip çıkıyorum. buna rağmen uzun süreli yürüyüşlerde ayak parmaklarınız yavaş yavaş ıslak gibi olacaktır. üst üste iki üç termal içlik, çok kalın yünlü bir mont, çok sağlam deri eldivenler, bere, atkı vb olmalı.

şehre sürekli olarak kar yağıyor fakat sıcaklık -25 altına düştüğü zaman esas şenlik başlıyor. masmavi gökyüzü olmasına rağmen lânet şehre yine kar yağıyor. ilk geldiğimde çok şaşırmış ve sonradan bunun donan nemle alakalı olduğunu öğrenmiştim. türkiye'de olduğu gibi sert rüzgarlar olmuyor fakat az biraz rüzgar şiddetini arttırırsa, soğuk sizi üşütmez fakat resmen keser. burada böyle söylüyorlar. birini soğuk kestiği zaman düşüp bayılıyor ve hemen kıyafetlerini çıkarıyorlar. -25 altında nefes alırken ağzınızı ve burnunuzu kapatmanız tarafınıza olacaktır, yoksa burnunuzun içi donuyor ve sürekli olarak elinizi burnunuza sokmak durumunda kalıyorsunuz. inanılmaz rahatsız edici bir durum.

kısacası novosibirsk rusya'nın sibirya bölgesinin biraz güneyinde kalıyor fakat nedense sibirya'nın merkezinde baş gösteren soğukları alabiliyor. gelirken önlemleri alın.


novosibirsk'e türkiye'den direkt uçuş yok ve genelde moskova aktarmalı geliniyor

yaz sezonu sonunda ucuza antalya'dan direkt uçuşlar var, yakalarsanız hızlı bir şekilde gelme imkanınız olur. kış mevsiminde havalimanına inerken inanılmaz bir adrenalin yaşayabilirsiniz. öyle istanbul havalimanına pamuk gibi inmeye benzemez. pilot arkadaşlar daha detaylı bilirler fakat geçen arkadaşım buraya geldiğimde uçak pistte kayınca, pilotlar uçağı tekrar havalandırmış ve yarım saat sonra pist temizlendikten sonra uçak inmişti. pist o kadar bozuk ki, uçak indiğinde adeta zıplıyor pistte. eğer ki ucuza iç hat bileti alıp moskova'dan ya da başka şehirden buraya gelmeye kalkarsanız, tupolev tarzı bir uçakla gelebilirsiniz ve saçlar üç dört saat içinde beyazlayabilir. geçen yıl bir keresinde pilotlar apolet gömlek elinde alet çantası ile iniş takımlarında bir şeyler yaptığını hatırlıyorum uçak kalkmadan. dedim inşallah inerken bu takımlar açılır.. neyse, gelirken aeroflot ya da pobeda'dan şaşmayın. pobeda 10 kilo bagaj hakkı veriyor ve uçak içinde karı koca ayrı yerlere oturtuyor. itiraz etmeyin ve 20 euro ödeyin yan yana oturmak için. uçakları boeing 737-800.


şehirde hiçbir zaman temiz bir zemine rastlayamazsınız, her yer ya kar ya buz

yollar da dahil. hatta otobüslerin içi bile. burada arabalar zincir takmıyor ve takana gülerler. lastikler de öyle kış lastiği falan değil, ne bulursa takıyorlar ve öyle gidiyorlar. bir video yükledim: link. çok ilginç, türkiye'de bir saat kar yağar ve herkes zincir takar ama burada yok öyle, o araba gidiyor her şekilde. sürücülerin %90'ı kadın. troleybüs, tramway, metro, taksi vs hepsi kadın. kış mevsimi yaklaştığında bazı insanlar araçlarını kış uykusuna yatırıyor. motorun suyu boşaltılıyor, akü sökülüyor ve araba kaderine terk ediliyor. kullanılan otomobiller de ise kumanda ile çalışan webasto sistemi, araç çalıştırma sistemi vs bulunuyor. gece otomobiller kendi kendine programlandığı gibi belirli saatlerde çalışıyor. öyle arabayı akşam park edip sabah çalıştırmaya kalkarsanız hapı yuttunuz demektir.

halk asla ingilizce bilmez ve çat pat bildiğiniz rusça da burada pek işe yaramaz

sürekli "ne diyorsun sen ya" modunda suratınıza bakıp kafa sallarlar. burada konuşulan rusça ile batı tarafında konuşulan rusça gerçekten çok farklı.

burada soğukta kalmanız mümkün değil

herhangi bir binaya dahi girseniz sizi kimse çıkartmaz ve şehirde boş olsun ya da olmasın tüm daireler ısıtılır. siz istemeseniz bile mecburen ısıtılıyor ve ısınma problemi yok. sıcak su devlet tarafından evlere dağıtılıyor. hem banyodaki sıcak su, hem ısınma için bu ay yaklaşık 80 lira fatura ödedim. soğuk su dahil.


şehirde güvenlik problemi yok fakat başıboş pitbull cinsi köpeklerin son zamanlarda sayısı bir hayli arttı 

saldırı haberleri gelmeye başladı. gece kuytu köşelerde dolaşmayın diyeceğim fakat gün zaten çok kısa sürüyor. güneş çok geç doğuyor ve tepeye hiç çıkmadan ufuk çizgisi üzerinde bir süre devam edip batıyor. sürekli akşam üstü ya da sabah havası var şehirde. türkiye ile saat farkı 4 saat.

geceleri sağda solda içip bağıran tipleri görebilirsin, hatta geçenlerde birbirlerine şaka mahiyetinde silahla ateş ediyordu bir grup manyak. kavgayı gürültüyü sevmezler, çok sakinler fakat türkiye'de olduğu gibi değil. çok damarlarına basarsanız gömerler karın içine ve yaz gelince bulunursunuz.. şehirde polis görmek zaten mucize. sağlık ve emniyet birimlerine çok güvenmeyin.

yolda yürürken binalara çok yakın yürümeyin, yüzlerce kiloluk buz kütlesi düşebilir kafanıza ve orada kalırsınız. yerel yönetim çatıları temizlemek zorunda fakat kimse işini doğru düzgün yapmıyor ve sırf bu sebepten her yıl burada yüzlerce insan ölüyor.

yemek konusunda eğer takıntınız var ise aç kalırsınız

dana eti bulmak mümkün değil ve nereye giderseniz gidin domuz eti yersiniz. türk pazarı var burada yufka falan satıyorlar fakat türkçe konuşan yok. bu pazarda da nedense kafalarına fes takmış kişiler çalışıyor. bir tanesine; "lan biz böyle mi giyiniyoruz türkiye'de" dedim, "ben özbek seni anlamıyorum" demişti. helal diye sattıkları çoğu şeyin at eti olduğunu da belirteyim.

trafik kuralları çok saçma fakat yayalara yol veriyorlar. arabaların neredeyse tamamı sağdan direksiyonlu japon arabaları. fiat, ford, volvo, mercedes, bmw gibi arabaları burada göremezsiniz. en revaçta olanı toyota. toyota gerçekten bu koşullarda hakkını veriyor.


şimdi türkiye güzellemesi yapıyor diyeceksiniz fakat gerçekten bizim ülkemiz birçok konuda çağ atlamış

burada bir pasaport bile yaklaşık 40 günde çıkarılıyor ve sırf bunun için günlerce uğraşabilirsiniz. bürokrasi aşırı yavaş, belediye çalışmıyor ve bir şeyi herhangi bir yere şikayet etme şansınız yok. yol kardan kapanıyor ve canları isterse ertesi gün bir traktör gelip yolu açmaya çalışıyor. antalya'da yaşayan ruslar ise otobüs şoförünü bile hemen belediyeye şikayet ediyor. bir ara denk gelirsem fotoğrafını çekerim 65 numaralı dolmuşu görseniz, fizik kurallarını tekrardan gözden geçirirsiniz. o kadar insan o arabaya nasıl biniyor hayret verici. binmesi sorun değil, şoför o kadar insan içerdeyken dışarı çıkıyor ve sigara içiyor :)

unutmayın ki; burası zamanında bir sürgün şehriymiş. sevilmeyen sanatçılar, politikacılar buraya sürgün edilirmiş. bu sebepten şehirde kültür ve sanat almış başını yürümüş. sokakta eğer bir kitap tezgahı açılırsa, sanki bedava bir şey dağıtılıyor gibi onlarca insan başına toplanıp kitap almaya çalışıyor. gençler telefon bağımlısı değil bizim gençler gibi abuk subuk tiktok videoları çekmiyorlar. bu arada, unutmayın; telefonları dışarıda çok kullanmayın, kapanıyor soğuktan.


"her şeyden bıktım, yeter artık" deyip gelmek ve burada yaşamak isterseniz kiralar yüksek fakat yaşam ucuz

gece hayatı içine girmezseniz gül gibi yaşanıp gidilir. sessiz sakin bir şehir. burada herhangi bir konsolosluk ya da temsilci yok. moskova büyükelçiliği ile irtibata geçeceksiniz herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda ve telefonları hemen yanıtlayıp sizinle inanılmaz derecede ilgileniyorlar. 

burada qr kodu isteniyor her yerde ve aşı karşıtları çok fazla olduğu için kimsede qr kodu yok. burada covid olayına inanmıyorlar. mcdonald's gibi yerler direkt sokaktan satış yapıyor ve oturmak kesinlikle yasak. fakat siz pasaport ve vizenizi gösterirseniz her şey serbest. toplu taşıma ve mağazalarda maske zorunlu.

geçen gün şehirde biraz gezdik ve fotoğraf çektik bol bol.

park:


merkez:


metro istasyonu:


yollar:


troleybüs içi:


merkez:


burada kimse çocuklarını gidip okul önünde beklemez arabayla. anlık bir ilkokul çıkışı: