Patisi Kesilen Kedi ve Köpek Sayısında Önemli Payı Olan Şey: Medyum Büyüleri

Haberlerde sıkça gördüğümüz patisi kesik kedi ve köpek olaylarının arkasında medyumların yaptığı büyüler olduğuna dair şiddetli bulgular var.
Patisi Kesilen Kedi ve Köpek Sayısında Önemli Payı Olan Şey: Medyum Büyüleri

son zamanlarda hiç dikkat ettiniz mi? patileri kesilen kediler, bacakları kesilen köpekler... “cani insanlar” diye geçiştiriyorsunuz ama işin gerçek yüzü öyle değil. o masum hayvanların patileri bile bile, büyü yapma amacıyla kesiliyor.

evet yanlış duymadınız: canlı canlı, acı çeke çeke hayvanların patileri ve bacakları kesiliyor.

şizofren ve hastalıklı mahluklar, “eve bağlama büyüsü” adı altında medyumlara büyü yaptırıyor. medyumlar da bu büyüler için, ticari amaçla hayvanları kullanıyor. artık olay öyle bir boyuta gelmiş durumda ki; büyücüler kendilerine özel kedi köpek çiftlikleri kurmuşlar. ankara'da medyum olarak tanınan sadiye servet g.'nin evinde bulunan kedi köpek çiftliğine baskın yapıldı örneğin.

peki sokaklarda sessiz sakin, acı içinde ölen hayvanlar?

işin ciddiyetini görün diye birkaç tane de onlardan paylaşayım.


2 hafta önce pamuk isimli köpeğin bacakları kesilmişti. caninin açıklaması “tavuklarıma saldırıyor” olmuştu. (gerçekten böyle bir şey olsaydı köpeği öldürürdü.) ben o hayvanın da bacaklarının büyü amaçlı kesildiğini düşünüyorum. aynı şekilde (bkz: sakarya'da tüm patileri kesilen köpek) “iş makinesi kesti” denildi ama bulgular kesici bir aletle düz bir şekilde kesildiğiydi. kimse bu konuda mantık bile yürütmedi.

her gün yüzlerce masum hayvanın patileri canlı canlı kesiliyor ve o hayvanlar köşe başlarında can veriyor. bu katliama dur deyin. konuyla alakalı acil gündem yaratarak savcıların bulundukları illerde soruşturma açması sağlanmalı. büyü yapan ya da yaptıran kişilere ağır ceza ve yaptırımlar getirilmeli.

sokakta gördüğünüz o minik hayvanların canlı canlı kesilmesini istemiyorsanız, bu katliama bir çığlık da sen atmalısın.

Ekşi Sözlük'ten diğer yorumlar da şu şekilde

türkiye'de büyücü büyücü gezen bir grup insan vardır. bu gerçektir. hiç mi kahveye gitmediniz, hiç mi ev kadınlarının arasında bir öğle vakit geçirmediniz de bu kadar şaşırıyorsunuz?

bu ülkede üniversite mezunları bile büyücüye gidiyor. yıllar önce üniversiteden bir arkadaşım büyücüye gitmişti, erkek arkadaşı onunla evlenmek istemiyor diye. büyücü de ona demiş ki erkek arkadaşının eski kız arkadaşı meğerse büyü yaptırmış. bu sebeple evlenesi yokmuş. bu büyünün bozulması gerekiyormuş.

buyuz abi. biz bu kadarız işte. 2020de orta çağ karanlığını yaşıyoruz. bunu açıkça söylemeden, kabul etmeden iyileşmeye başlayamayacağız.

ülkede bilim ve teknoloji alanında gerileme oldukça normal bir durumdur. bilimle ve teknikle işi olmayan insanlar, mantıklı ve analitik düşünemediği için çözüm üretme kabiliyetinde değillerdir. bu yetiye sahip olamadıkları için cinle, ruhla, büyüyle saçma sapan işlere girişir.

bu ülkede büyü yaptığını sanan ve bu büyülere inanan cahil ruh hastaları o kadar fazla ki, hayvanları uygulanan şiddetin belki %80'i bunu kapsıyor. biz hala komşunun köpeğini vuran adam, köpeğe tecavüz eden adam şeklinde algılıyoruz hayvana şiddet olayını. bunların sayısı da az olduğu için "hayvana şiddet" yasası bir türlü gündeme gelmiyor.