Red Kit'teki Dalton'ların Annesine İlham Kaynağı Olan Çete Lideri: MA Barker

Red Kit'teki Dalton'ların Annesine İlham Kaynağı Olan Çete Lideri: MA Barker


fransız çizgi roman red kit’teki dalton'lar ve annesi, izlediğimiz gangaster filmlerindeki kadın mafya analarının hatta boney m'in ünlü ma baker şarkısının ilham kaynağının asıl adı kate barker olan ma barker lakaplı, 1873-1935 yılları arasında yaşamış dört çocuk annesi bir kadın, mafya ve barker çetesi lideriymiş.

ma barker; güçlü, maskülen ve oğullarından vazgeçmeyen bir kadındır. oğulları ile beraber bir dönem abd'nin tozunu attırmış, banka soygunu ve haraç başta olmak üzere birçok suç dalında kariyer yapmıştır. dönemin fbi başkanı j. edgar hoover tarafından "son 10 yılın en tehlikeli ve acımasız kriminal beyni" olarak tanımlanmış. acımadan adam vurduğu, oğullarına "kimseyi ardınızda bırakmayın" diye öğüt verdiği söylenmektedir. fbi'la girdiği bir silahlı çatışma sırasında da öldürülmüştür.

MA Barker


boney m'in ma baker şarkısı sözleri ve çevirisi:

she was the meanest cat
(en acımasız kadındı)
ın old chicago town
(eski şikago kasabasında)
she was the meanest cat
(en acımasız kinci kadındı)
she really moved them down
(onları gerçekten düşürdü)
she had no heart at all
(onun kalbi yoktu)
no no no heart at all
(hayır, hayır yoktu)

she was the meanest cat
(en acımasız kinci kadındı)
oh she was really tough
(gerçekten sertti)
she left her husband flat
(kocasını terketti)
he wasnt tough enough
(o yeterince sert değildi)
she took her boys along
(oğullarını aldı)
cos they were mean and strong
(çünkü onlar da güçlü ve acımasızdı)

ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
(fırıncı kadın – dört oğluna öğretti)
ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
(fırıncı kadın – silah kullanmasını)
ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
(fırıncı kadın – ağlamayı bilmezdi)
ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die
(fırıncı kadın – ama nasıl ölüneceğini bilirdi)

they left a trail of crime
(delil bıraktılar)
across the u.s.a.
(a.b.d ye koz verdiler)
and when one boy was killed
(ve bir oğlu öldürüldüğünde)
she really made them pay
(onlara bunu ödetti)
she had no heart at all
(onun kalbi yoktu)
no no no heart at all
(hayır hayır yoktu)

ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die

she met a man she liked
(hoşlandığı bir adamla karşılaştı)
she thought she’d stay with him
(onunla yaşayabileceğini düşündü)
one day he formed with them
(adam onlara uyum sağladı)
they did away with him
(birlikte uzağa gittiler)
she didnt care at all
(kadın arakasına bile bakmadı)
just didnt care at all
(hiç umursamadı)

“here is a special bulletin.
(işte özel bir bülten)
ma baker is the fbı’s most wanted woman!
(fırıncı kadın en çok aranan insan)
her photo is hanging on every post office wall.
(her posta duvarına onun resimleri asıldı)
ıf you have any information about this woman
(eğer onunla ilgili herhangi birşey biliyorsanız)
please contact the nearest police station…”
(lütfen en yakın polis merkezine başvurun)

- don’t anybody move! the money or your lives!
(kimse kıpırdamasın! ya paranız ya canınız!)

one day they robbed a bank
(bir gün bir bankayı soydular)
ıt was their last foray
(bu onların son baskınıydı)
the cops appeared too soon
(polisler çok yakında belirdi)
they couldnt get away
(kaçamadılar)
and all the loot they had
(ve aldıkları tüm ganimetleride bıraktılar)
ıt made them mighty mad
(bu onları delirtti)
and so they shot it out
(ve onlar ateş etti)
ma baker and her sons
(fırıncı kadın ve oğulları)
they didnt want to hang
(asılmak istemediler)
they died with blazing guns
(kendi kafalarına sıktılar)
and so the story ends
(ve işte hikayesinin sonu)
of one who left no friends
(arkasında kimseyi bırakmayanların…)

ma ma ma ma - ma baker - she taught her four sons
ma ma ma ma - ma baker - to handle their guns
ma ma ma ma - ma baker - she never could cry
ma ma ma ma - ma baker - but she knew how to die