Rüyalarda En Çok Gördüğümüz Şeyler ve Bunların Muhtemel Evrimsel Sebepleri

Kovalanmak, yüksekten düşmek, kaybolmak... Eminiz rüyanızda bunlar sık sık başınıza gelmiştir. Merak etmeyin; bu konuda yalnız değilsiniz.
Rüyalarda En Çok Gördüğümüz Şeyler ve Bunların Muhtemel Evrimsel Sebepleri

bilişsel psikolog antti revonsuo’nun, consciousness adlı kitabında belirttiği geniş ölçekte yürütülen rüya bildirimi ve içerik analizi çalışmalarına göre rüyalarda en sık görülen içerik kovalanmak olarak bildirilmiş. tüm farklı ülkeler ve kültürlerden insanlar için evrensel olan bu rüyayı insanların %80'i hayatında en az bir kez görmüştür. benzer şekilde kovalanmak temalı rüyalar çocukların da en çok gördüğü ve en sık tekrarlayan rüya içerikleridir.

diğer en sık görülen içerikler sırasıyla fiziksel olarak saldırıya uğramak, yüksek bir yerden düşmek, kapana kısılmak, kaybolmak ve boğulmak olarak belirlenmiş.

tüm bu evrensel ve tekrarlayan rüyaların da gösterdiği gibi olumsuz temalı rüyalar baskın bir biçimde olumlu temalı rüyalardan fazladır. olumsuz rüyaların oranı 2/3 ila 4/5 arasındadır. en sık bildirilen olumsuz duygu korku ve öfkedir.


bazı bilimadamlarınca kabul gören bir açıklamaya göre sıklıkla olumsuz temalı rüyalar görmek özellikle potansiyel tehlike ve tehditleri simüle eder. böylece uyanıklık halinde bu tür olaylar karşısında hayatta kalmak ve daha hazırlıklı olmamız için alıştırma yoluyla bizi güçlendirirler. bu tip rüyaların bu sebeple evrim sürecinde seçilime uğramış olabileceği ortaya atılmıştır.

en çok görülen olumlu temalı rüya içeriği uçmaktır. rüya, bir uçakta uçmaktan ziyade bedeninin havada süzülmesi şeklinde görülür.

rüyada okumak, yazmak, hesaplama yapmak gibi bilişsel etkinlikleri simüle etmeye pek yatkın gibi görünmüyoruz. tv izlemek, telefon ve bilgisayar kullanmak, arabaya binmek veya asansör kullanmak gibi modern dünyaya özgü teknolojik aletler ise yine sık görülmeyen rüyalar arasındadır. buna sebep olarak bu modern araçların insan türünün başlangıcından bu yana geçen biyolojik sürece kıyasla çok kısa süredir var olmaları verilmiştir.

çalışmanın bir başka önemli başlığı rüyalarda beş duyu deneyiminin de hissedildiği üzerine. görme deneyimi (%70'i renkli rüyalar olmak üzere) açık ara en sık görülendir. bunu sırasıyla işitme, bedensel ve dokunsal rüyalar eşlik eder. koku ve tat deneyimi ise rüyaların yalnızca %1'ini oluşturur. bazen çok gerçekçi ve yoğun bir şekilde hissedilen ağrı deneyimleri ise %1'den de az olarak tespit edilmiştir.


rüyaların yaklaşık %80inde rüya göreni temsil eden merkezi bir kişi veya bir benlik bulunur. rüya içinde genellikle bu “pencereden bakar misali” rüya göreni temsil eden benlik, yaşamımızdaki kişi ile yani kendimiz ile aynıymış hissi verir ya da öyle görünür.
rüyaların %50'sinden fazlasında, rüya gören bu benlik, saldırgan konumundan ziyade kurban konumundadır.

rüya aleminde “genellikle” bellek durumlarına (özellikle otobiyografik bellek) ait birleştirme hataları olduğu için ya da bu bölgeler günlük hayatımızda olduğu şekliyle aktif olmadıkları için rüyaların çoğu bölük pörçük ve anlamsız gibidir, genel bir bütünlük yoktur. zaman ve mekan konusunda karışıklık görülür. ve yine ilgili korteks bölgeleri aktif olmadığı için akıl yürütme kabiliyetimizi yitirmiş haldeyizdir.

belleğe ve anıların erişimine dair tüm bu eksiklikler sebebiyle “çoğunlukla” rüya içinde hikaye uydurma ve sahte anılar üretmeye yatkınızdır. bu sebeple gerçekle bağdaşmayan rüyalar (pembe bir muz görmek, ingiltere kraliçesini evde misafir etmek gibi mesela) ya da gerçek hayatta ölmüş insanları içeren rüyalar çoğunlukla görülen rüyalar arasındadır.

Hayvanlar Rüya Görür mü?

Ebeveynler, Karantinadaki Çocukların Psikolojisi İçin Nasıl Davranmalı?