Sabah Kendine Gelmek İçin Başlanılan Ancak Kısa Sürede Kaçınılmaz Hale Gelebilen Kahve Bağımlılığı
Güne başlarken en büyük yardımcılardan biri olan kahve bir süre sonra vazgeçilmez oluyor. Bir fincanla başlayan süreç 10'ları görebiliyor. Kahveye düşkün Sözlük yazarlarından konuyu ayrıntılı dinleyelim.
Sabah Kendine Gelmek İçin Başlanılan Ancak Kısa Sürede Kaçınılmaz Hale Gelebilen Kahve Bağımlılığı
iStock.com

en hassas duygunun tezahürüdür. hem de üçü bir arada denilen şey nedeniyle, askerde hür kahve isteği törpülenmiş bünyenin evci iznine gelen annesine "kahve istiyorum anne!" diye haykırmasıdır, don, çorap ve bilumum nesne yerine.

kahve bağımlılığının sadece kafein nedenli olduğunu düşünen yanılır, nitekim kahve yerine kafein tableti bile yutsanız bi eksiklik hissedersiniz... ister sıcak ister soğuk olsun (ki sıcak her daim tercihimdir) bir bardak kahvenin yerini hiç birşey tutamaz... fincandan yayılan kokuyu çekersin içine, köpüklerin aldığı şekillere bakıp hayal de kurabilirsin tabi, bir yudum alırsın önce damağına yayılan tat ile şöyle bir gerinip kendine gelirsin sonra... sonra bi bakarsın ikinicisi gelmiş, üçüncü gelmek üzere...

iStock.com

yoğun yaşadığım çarpıntıların sebebi olan bağımlılık. sabah iş yerinde ilk iş 500 ml demliyordum bir saatte bitiyor soğusa da içiliyor gavurun malı. öğle yemeğinden sonra bir beşyüzlük daha deviriyordum. arada toplantı filan olursa bir iki fincan da öyle gidiyor. günde bir litre garanti yani.

iStock.com

 
derken ardı arkası gelmeyen çarpıntılar başladı. panik atak krizleri geçirdim. testler holterler sonucu bir sorun çıkmadı. stres sıkıntı psikolojik dedik. sonra kendimi gözlemledim ne yaparsam oluyor bu diye. kahveyi kestim çarpıntıdan kurtuldum. abartmamak lazım benim gibi. bir süredir hiç içmiyordum şimdi günde bir iki fincan içiyorum bir sorun yok. ama kokusu yeter yahu. çok seviyorum kendisini.

gastrit,reflü gibi mide rahatsızlığı olanların hiç bulaşmaması gereken bağımlılık. kendime hakim olamadığım için her gün en az 2 kahve ve tabiki sonrasında gelen mide yanması için 1 talcid ile günü tamamlıyorum. önceden daha çok içiyordum şimdi günde 2ye düşürdüm. haftada 2-3 kereye düşürerek bağımlılık düzeyimi azaltmayı planlıyorum. ama bunu planlarken bile canım kahve istiyor. lanet olsun

daha detaylı örneklemek için kafein'i inceleyelim.

iStock.com


kafeini hayatında ilk kez alan bir kişide kafein, beyinde halihazırda bulunan nörotransmiterlerin (sinir iletimini sağlayan madde) yanında ekstra güç olarak işe girişir ki bu, kişinin uyarılması, kendine gelmesi, mayışıklık halinden zınk diye sıyrılması demektir.

diyelim rıza da her sabahki gibi uyandığı gibi kahvesinin yanında sigarasını yakan kişi olsun. rıza'nın "sabah kalkınca kahve içmeden kendime gelemiyorum abi" demesine sebep, beyinde belli bir düzeyde bulunan nörotransmiterlerin, belli bir süre sonra "eeh kafein yapıyo abi bizim işi, biz o kadar kasmayalım kendimizi" demeye başlayıp, normalden az düzeyde salgılanmaya başlamasıdır. fakat kişi o sabah kahve içmezse, bu maddeler bunun farkına varıp "şşş, olm bissürü iş birikti koşun lan" diye eski çalışma tempolarına dönmeyip kafeini beklerler.
son vurucu detay da "abi yarın sınavım var, kahve de kesmiyo napsam artık" diyen kişinin de aynı iffet'in sigaradan sonra başka maddelere alışması gibi daha güçlü veya farklı yapıda uyarıcılara** başvurmasıdır.

sonuç olarak insan bedeni, herhangi bir maddeyi alsa da almasa da bildiğini okuyacak, aynı insan olacaktır. ne daha yaratıcı, ne daha zeki, ne daha güçlü...