Sanayinin İşsizliği Artırdığı Düşüncesiyle Vuku Bulan Teknoloji Düşmanlığı: Ludizm

Sanayi devriminden beri devam eden, nitelikli çalışanların işlerini yok ettiği düşüncesiyle nefret edilme özelliğini muhafaza etmeyi başaran ludizmi (luddism) inceliyoruz. Nedir, ne değildir diyenler için gelsin.
Sanayinin İşsizliği Artırdığı Düşüncesiyle Vuku Bulan Teknoloji Düşmanlığı: Ludizm

sanayi devriminin arifesinde 1700’lü yıllarda, çoğu avrupa ülkesinde hakimiyet, aristokratların ve elitlerin elindedir. bu kesimin başlıca gelir kaynağı köleler, arazilerden gelen gelirler ve kendilerine sağlanan ticari ayrıcalıklardır. ancak ingiltere’de 1688’de gerçekleşen “görkemli devrim” ve sonrasında başlayan sanayi devrimiyle kralın ve aristokrasinin gücü zamanla zayıflar. sanayi ve ticaretin gücü; toprak ve tarımdan oluşan iktisadi güce baskın gelir.


sanayi devriminin tek kaybedeni aristokratlar değildir. endüstrileşmeyle beraber kısıtlı miktarda üretim yapan zanaatkarlar, el işçileri ve tekstil işçileri de iktisadi gücünü ve hatta işlerini yitirirler. kapitalizmin çalışma mantığı olan “yaratıcı yıkım” devreye girmiştir. bir sektör doğup girişimcileri ve yeni işçileri bünyesine çekerken, diğer bir sektör çöker. dolayısıyla, sanayi devrimi öncesinde evlerde tekstil ürünleri üreterek geçimlerini sağlayan zanaatkarlar ve işlerinden olan tekstil işçileri bu yeni teknolojik gelişmelere düşman olur.


1779 senesinde akıma ismini veren “ned ludd” isimli işçi, işten çıkarılmasına tepki olarak iki tekstil makinasını kırarak bu hareketi başlatır. tabi, aslında bundan daha önceleri de 1733’te atkı mekiğini icat eden john kay’in evi 1753’te luddistler tarafından yakılmıştır. 1800'lü yılların başında da ingiltere’de özellikle nottingham’da organize olan işçilerle ordu arasında çatışmalar yaşanır. ancak aristokratların başaramadığını bir kısım işçinin başarması mümkün değildir ve sanayi devrimi mutlakiyetçi rejimlerle yönetilen rusya ve avusturya-macaristan’ın aksine ingiltere’de başarılı olur.

Ned Ludd

sanayi devriminden bu yana, teknoloji yoğun sektörlere sahip ülkelere bakıldığında luddistlerin iddia ettiği gibi yeniliklerin işsizliğe yol açmadığı istatistikî olarak ispatlanabilir. nitekim ingiltere’nin yıllık işsizlik oranı, 1880'den bu yana dünya savaşları hariç %14'ü geçmemiştir ve yatay bir seyir izler. çünkü kapitalizmin lokomotifi “yaratıcı yıkım” sonucunda bir sektör yıkılırken diğer bir sektör doğar ve bu sektörün aradığı niteliklerdeki işçiler istihdam edilir. gelecekte teknolojinin daha da ilerlemesiyle de olacak olan budur. bazı meslekler yok olurken yeni meslek dalları ve iş sahaları açılacaktır.


bugün neo-ludizm denilen, ludizmi çevrecilikle ve hümanizmle yoğuran yeni bir akım bulunuyor. sol tandanslı neo-luddistlere göre yeni teknolojinin kullanımı çevrenin, doğa örtüsünün zarar görmesine, bitkilerin ve hayvanların ölmesine sebep olurken; sağ tandanslı neo-luddistler geleneksel ve milli değerlerin eriyip gitmesine sebep olduğu için teknoloji ve yeniliklere kapalı olduklarını ifade ediyor. ancak şu da bir gerçek ki, eğer ilk luddistler başarılı olmuş olsaydı bugün hala monarşik ve mutlakiyetçi bir düzende yaşıyor olabilirdik tüm dünya olarak. hayatta çalışarak sosyal sınıflarımızı değiştirmemiz mümkün olmazdı diye düşünüyorum.

yazımı bugün yaşasa neo-luddist sayılabilecek bir kızılderilinin sözüyle bitirmek istiyorum:

“çok hızlı giderseniz ruhunuz geride kalır.”

kaynak: ulusların düşüşü, daron acemoğlu ve james robinson

ingiltere işsizlik datası: https://en.m.wikipedia.org/…t_in_the_united_kingdom

Gelir Adaletsizliği ve Şehir Yaşamını Meydana Getiren Büyük Sanayi Devriminin Tarihi

Bir Intel Çalışanından Endüstri 4.0'ın İş Kolları ve Sanayiyi Nasıl Etkileyeceğinin Vizyoner Analizi