Sonrasında Daima Başımızı Ağrıtan İnsan İlişkilerinde Yapılan Sık Hatalar
İnsan ilişkileri genel olarak zaten zorlayıcı iken yaptığımız bazı hatalarla bu ilişkileri biraz daha zorlu bir hale getirebiliyoruz. Üstelik bu hataları her defasında yapma potansiyelimiz de var. Sözlük yazarları insan ilişkilerinde yapılan sık hataları sıralıyor.
Sonrasında Daima Başımızı Ağrıtan İnsan İlişkilerinde Yapılan Sık Hatalar
iStock.com

insanlarla çok çabuk içli-dışlı olmaktır. yeni bir ortama girdiğinizde belli bir süre insanlarla aranıza mesafe koyun, zaman içinde zaten kimlerle bir paylaşım içine girebileceğinizi anlıyorsunuz.

insanları tanımaya çalışmayın, biraz zaman geçsin onlar zaten kendilerini size tanıtacaklar.

empatiyi abartmak.

insanlara haddinden fazla değer vermek. 1gr bile fazla değer vermeyeceksin.

insanları gözünde fazla büyütmek.
onlar zaten kendilerini o kadar büyük görüyorlar ki, bir de sen büyütünce, karşında tanrı pozisyonunda seni yargılayan biri oluveriyor.
"hele bi' otur soluklan yeğenim" jokerinizi elinizden hiç bırakmayın.

iStock.com


sınır ihlali yapmak. kendi sınırına girilmesine izin vermek ya da karşı tarafın sınırını zorlamak. her iki şekliyle de hata

söylemek istediklerini söylememektir. oysa söylesen belki onun için daha iyi olacak.

her düşündüğünü, hissettiğini paylaşmak.

sen doğduğun günden beri kendinle yaşayan tek kişisin. ne ailen ne de arkadaşların varoluş sürecini seninle birlikte geçiriyor. geceleri uyumadan önce, sabah yataktan kalkmayı erteleyip bir o tarafa bir bu tarafa dönüp dururken düşündüklerini bir sen biliyorsun yani. o düşünceleri tam manasıyla anlayabilecek tek kişi de sensin zaten. başkalarına bunu anlatma, açıklama çabasına girmemek gerekiyor. aslında düşünürken yaptığın şeyin düşünceleri kendinle paylaşmak olduğunun bilincine varınca, başkasıyla paylaşma ihtiyacı da duymuyorsun zaten bir süre sonra.

peki diğer insanlarla ne paylaşalım madem? saatlerce, belki günlerce, aylarca üzerine düşündüklerin dışındakileri. sen o düşünceye o kadar zaman ayırmışsın, kafa patlatmışsın. hiç aklın kesiyor mu yani beş dakikada anlatacaksın da karşındaki de anlayabilecek ne demek istediğini, ya da saatlerce anlatmana müsaade edecek de katlanacak sana. o iş olmaz, boşuna zorlayıp insanlarla ilişkini bozma.

susarak anlaşılmayı beklemek.

beklentiye girmek

karşı taraftan beklentiye girdiğiniz an kaybetmenin ilk adımını atmış oluyorsunuz .

iStock.com

hesap kitap yapmadan içinizden geldiği gibi davranmak. taktik insanı değilseniz ve gerçek düşüncelerinizi karşınızdakine söylemekten çekinmiyorsanız yahut başka türlü olmuyorsa başarısız olma ihtimaliniz çok yüksek.

insanlar hakkında siyah ve beyaz kanılara varmak. gereğinden fazla genelleme yapmak.

karşındakinin kendin gibi davranmasını beklemek.

sevilmeyen hareketleri uygun bir dille zamanında söylememek.

beğenilen davranışları takdir etmemek.

duyguları zamanında dile getirmemek.

dış görünüşe fazla önem vermek, buna göre kişiyi çok iyi ve çok kötü olarak ön yargılı değerlendirmek.

herkesin farklı olduğunu bilmemek.

her iyi yada kötü özelliklerin aslında tüm insanlarda bir parça bulunduğunu bilmemek. herkesin aslında aynı kökten geldiğini farketmemek.

kendi sanrılarına inanarak, sadece kendi bakış açına göre insanları değerlendirmek.

kendini sadece karşındakinin gözünden değerlendirmek.

ilişkileri önce ben ne istiyorum, peki o ne istiyor, ortak paydada nasıl buluşabiliriz diye düşünmemek.

romantik ilişkilerde bir olmaya çalışmak ve kendi özün ve de farklılığın getireceği zenginliği anlamamak.

(bkz: daha gider bu)

sorunları konuşup çözmeye çalışmak yerine, içine atmak, zamana bırakmak. içten içe büyüyen sorunların ansızın patlayıvermesi ve artık konuşacak bir şeylerin de kalmaması.

duygusal bir şey hissettiğin ama bunu dile getiremediğin birinin yaptığı her hareketi yanlış anlamak, olumsuzsa durduk yere kızmak, olumluysa sebepsiz ve fazlasıyla mutlu olmak.

DAHA FAZLA İÇERİK