Stalin'in Almanlara Esir Düşen, Nefret Ettiği Büyük Oğlu: Yakov Cugaşvili

1907-1943 yılları arasında yaşayan ve Josef Stalin'in dört oğlunun en büyüğü olan Yakov Cugaşvili'nin hikayesi.
Stalin'in Almanlara Esir Düşen, Nefret Ettiği Büyük Oğlu: Yakov Cugaşvili

josef stalin'in en büyük oğlu yakov cugaşvili, ikinci dünya savaşı sırasında kızıl ordu'da görev yapan bir askerdi ve sovyetler birliği'nin almanlar tarafından işgalinin ilk aşamalarında yakalanıp esir edildi.

1907 doğumlu yakov, stalin'in ilk eşi ketevan svanidze'den doğan ilk oğluydu. annesi, yakov'un doğumundan birkaç ay sonra ölmüştü. bunun üzerine yakov, annesinin amcası tarafından büyütüldü ve yüksek öğrenim için moskova'ya gönderildi. moskova'da ana dili gürcüce olduğu için evvela rusça öğrendi ve sonunda bir askeri akademiden mezun oldu. yakov ve babası stalin, asla anlaşamıyorlardı; iddialara göre stalin, yakov'u katıksız bir çaylak olarak adlandırmaktaydı.


baba oğul arasındaki gergin ilişki, yakov’un 1925 senesinde ortodoks bir rahibin kızı olan zoya gunina ile birlikte yaşamaya başlamasıyla kırılma noktasına geldi. çileden çıkan stalin, yakov’un daha önceden sınıf arkadaşı olan bu kadını gelini olarak görmeyi reddetti. bu sert anlaşmazlıkların sonucunda kalbi kırılmış olan genç yakov intihara kalkıştı. aşk acısı ile dolan yakov'un sıktığı mermi kalbini ıskaladı ama akciğerini deldi. bu elim olaya stalin, alaycı bir yorumda bulundu: “intiharı bile doğru düzgün beceremiyorsun!”

bir süre sonra iyileşen yakov, almanların avrupa sahnesinin doğu cephesini açması ile büyük anayurt savaşı'na sovyet topçu subayı olarak dahil oldu. alman ordularının hızlı taarruzları ardından 16 temmuz 1941’de yakov, smolensk muharebesi sırasında almanlara esir düştü. yakov’un sonuna dek savaşıp yakalandığı mı, yoksa teslim mi olduğu sorusu ise hala bir muamma. alman der spiegel dergisi, şubat 2013’te yakov’un teslim olduğunu beyan eden bir takım belgeler yayımladı. der spiegel’in yayımladığı cugaşvili’nin tugay komiseri tarafından kızıl ordu politik direktörüne yazılan mektupta, cugaşvili’nin topçu bataryasının almanlar tarafından baraj ateşi ile bombalanmaya başlamasının ardından yakov ve bir diğer sovyet askerinin hemen sivil kıyafetlerini giyerek kaçtıkları, yoldayken yakov’un yorgun düşmesi üzerine dinlenmek istediğini söyleyerek geride kaldığı belirtiliyor.


bir kaynağa göre, kaçan cugaşvili’nin kolhoz sisteminden ve sovyet iktidarından nefret eden mutsuz rus köylüleri tarafından almanlara teslim edildiği söylenmektedir. bir diğer iddia ise, bombardıman ve bozgun ile paniğe kapılan genç yakov'un, subay rütbelerinden kurtulup savaş esirleri yığınının arasına karıştığı ancak talihsiz bir şekilde yoldaşlarından biri tarafından tanınıp ihbar edildiği yönündedir.

esir düşen topçu subayı yakov cugaşvili, alman istihbaratı abwehr’in en tecrübeli rus uzmanları tarafından sorgulandı. söylediği tüm sözler dikkatle yazıya dökülmüş olmasına rağmen, bunlardan sadece bir kısmı kamuoyu ile paylaşıldı. yapılan ilk sorgulamanın kayıtlarına baktığımızda, cugaşvili’nin kendini almanlar karşısında asla küçük düşürmediği sonucu malumdur.

sorgunun dozunun artmasının ardından cugaşvili, kaçınılmaz olarak daha açık hale gelmişti. kendi birliği ve savaşa yetersiz bir şekilde hazırlanmış olan kızıl ordu hakkında olumsuz düşünceleri vardı. kendisini sorgulayan abwehr görevlilerine, kızıl ordu komutanlarının barış zamanında ve hatta muharebe esnasında uygunsuz hareket ettiklerini iletti. ardından, daha öncesinde çarlığın ve burjuvazinin koruyucusu olarak anılan zengin toprak sahibi kulak'ların sovyet sistemini ele geçirdiklerini ekledi. ailesi ile alakalı sorulara cevap verirken babasıyla olan bağının nasıl koptuğunu da açıkça anlattı. üvey annesi nadejda alliluyeva'nın ölüm tarihini 1932 yerine 1934 olarak söyledi ve küçük kardeşi vasili yosifoviç’in yaşını tam olarak söyleyemedi.

stalin, oğlunun yakalandığını almanlar tarafından gönderilen bir paketteki fotoğrafla öğrendi. haberi aldığında küçük oğlu vasili’ye dönerek, “aptal, kendini öldürmeyi bile becerememiş!” diyerek yakındı. söylentilere göre stalin, oğlu yakov’u düşmana korkakça teslim olmakla suçlamıştı. elindeki kozun farkında olan alman propagandası vakit kaybetmeden sovyet siperlerini broşür yağmuruna tuttu. bu broşürlere göre, komutanlar ve yahudiler hariç tutulmak üzere silahsız teslim olan kızıl ordu askerlerine iyi muamele edilecekti. birçok broşürde etrafını saran wehrmacht subaylarına gülerek bakan cugaşvili’nin fotoğrafları vardı. propaganda fotoğraflarının birinin arka fonunda yakov’un babasına yazdığı mektubun bir kopyası mevcuttu. yakov'un yakalanmasının hemen ardından almanlar tarafından el konulup diplomatik kanallar vasıtasıyla babasına iletilen mektupta şunlar yazıyordu:

“sevgili baba! esir düştüm. sağlık durumum oldukça iyi. kısa bir süre sonra almanya topraklarında subaylar için ayrılmış olan bir kampa geçeceğim. burada bana iyi davranıyorlar. size sağlıklı günler dilerim. herkese selamlar. yasha."

savaşın ilerleyen safhalarında, almanlar esir tutulan bir alman subayına karşılık –çoğu kişiye göre yakın zamanda stalingrad’da teslim olan olan generalfeldmarschall friedrich paulus- stalin’in oğlunun verileceği bir takas önerdiler. fakat stalin, bu teklifi kendisinin esir tutulan bir oğlu olmadığını söyleyerek katı bir şekilde reddetti, stalin'e göre teslim olmak kabul edilemezdi. daha sonra ortalarda dolaşan bir söylentiye göre stalin, bir feldmareşali bir teğmenle takas etmeyeceğini söylemişti.

alman gizli servisi, geçici olarak berlin’deki bir villada tutulan stalin’in büyük oğlu yakov'dan sonraki aylarda pek az yeni bilgi alabildi. joseph goebbels ve propaganda bakanlığı çalışanları, başlangıçta yakov’u bir kuklaya çevirip rusça yayın yapan propaganda kanallarına dahil etmeyi ummuşlardı. almanların bu husustaki umutlarının suya düşmesiyle birlikte, orada geçirdiği zaman boyunca sinirleri açıkça yıpranmış olan yakov cugaşvili, birçok subayın ofisinde sorgulandıktan sonra heinrich himmler’in emriyle sachsenhausen toplama kampı'na gönderildi.

bu toplama kampı, yakov'un 14 nisan 1943 gecesi bugün hala belirsiz olan sebepler sonucu öldürüldüğü yerdi. genel olarak kabul gören bir iddiaya göre yakov beklenmedik bir şekilde kampın dışına doğru yürümeye başladı, kasten veya kazara kampı saran dikenli tellere ulaştı ve dokundu, bunun üzerine de muhafızlar tarafından öldürüldü.


gizliliği yeni kalkmış olan belgelere göre ise cugaşvili, bir muhafız tarafından emirlere uymayı reddettiği gerekçesiyle vurulmuştu. cugaşvili kampın dışına doğru yürürken, muhafız ona durmasını emretti ve bu emre uymazsa ateş edeceğini belirterek koğuşa geri dönmesi emrini verdi. cugaşvili reddederek, “vur!” diye bağırdı ve muhafız tarafından kafasından vuruldu. babasının kendisini umursamaması, almanlar tarafından sürekli sorgulanıp kullanılmak istenmesi, kendi halkı tarafından hain olarak görülme korkusu ve bunun gibi bir sürü ağır sebepler yakov'u yıpratmıştı.

gençliğinden beri intihara yatkınlığı olan yakov’un bu şekilde intihar ettiği düşünülmektedir. durum ne olursa olsun, berlin’den video kameraları ve ses kayıt cihazlarıyla gelenlerin üzerinde yarattığı baskıyı kaldırmakta zorlanıyordu. kendisini küçük düşüren ve birçok kez kendisine saldıran ingiliz esirlerle kavga etmişti ve hatta öldürüldüğü gün de böyle bir kavgaya karışmıştı. her ne şekilde olursa olsun oğul yakov'un ölümü, stalin tarafından onurlu bir ölüm olarak görüldü ve stalin’in ona karşı tavrı yumuşadı: çünkü sonunda kendini öldürmeyi becermişti. yakov cugaşvili ise babasına ve ülkesine layık olmaya çalışan bir evlat olarak göçmüştü dünyadan ve babasının kendisi ile gurur duyduğunu yaşarken asla göremedi, bir oğulun en büyük acısı bu olsa gerek.

Josef Stalin'in, Tarihe Karanlık Bir İsim Olarak Geçmesine Sebep Olan Kanlı İcraatları