Tarımda Ülke Olarak Dışa Bağımlı Hale Geldiğimizi Kanıtlayan Çarpıcı Bir Veri Analizi

Türkiye tarımda dışa bağımlı hale mi geldi? Uzun süredir tartışılan bu konuya dair rakamlarla konuşan ayrıntılı bir analiz.
Tarımda Ülke Olarak Dışa Bağımlı Hale Geldiğimizi Kanıtlayan Çarpıcı Bir Veri Analizi
iStock

1995-2016 türkiye tarım ürünleri ithalat ve ihracat rakamları 

bu analiz, insanların 2019 ekonomik krizi konusunda tarım ürünlerinin pahalılaşması ve tarım ürünlerinde dışa bağımlılığının artmasından dolayı yaptıkları eleştiriler neticesinde yazılmıştır.

neyi amaçlamaktadır? bu analizin amacı sürekli eleştirdiğimiz tarımda dışa bağımlılık ve fiyat istikrarsızlığını geçmiş verilere dayalı olarak analiz etmektir. bakalım insanlar gerçekten haklı mı değil mi?

ne içermektedir? tarım ürünlerinden oluşan belli bir mal sepetinin 1995-2016 yılları arasında alınan ihracat ve ithalat rakamlarının grafikle ve tablolarla anlatılmasını içermektedir.

giriş

onlarca ithal ve ihraç edilen tarım ürünü olduğundan dolayı en çok tercih edilen tarım ürünlerinden bir mal sepeti oluşturulmuştur.

bu mallar: biber, patates, soğan, domates, çay, buğday.

insanlar bazen haklı olarak ihracat ve ithalatı karıştırıyorlar.

ihracat: bizim dışarıya sattığımız mallardır. diğer bir adıyla dışsatımdır. tabloda ve grafiklerde yeşil renkle gösterilmiştir. ihracatın fazla olması ülkemizin yararınadır.

ithalat: bizim dışarıdan aldığımız mallardır. diğer bir adıyla dış-alımdır. tabloda ve grafiklerde kırmızı renkle gösterilmiştir. ithalatın fazla olması ülkemizin zararınadır.

başlamadan önce, grafikte bazı ürünler çok değişkenlik göstermiş. istikrarlı bir grafik göremiyoruz, özellikle patateste bunun sebebi iklim koşulları vs olabilir. bizim grafiklerde bakacağımız şey trendlerdir. yani ihracat ve ithalat nereye doğru gidiyor, kesişiyorlar mı ona bakacağız.

buna ek olarak, (x milyon $) rakam çarpı 1 milyon dolar anlamına gelmektedir.

tabloda gri renge boyalı yerler türkiye'nin ekonomik kriz yaşadığı ve durağanlaştığı yılları göstermektedir. 1994 yılında yaşanan ekonomik kriz bu veriler içinde olmadığından dolayı 1995'i renklendirmedim. tablo aşağıda:


tabloyu inceleyip, kafanızda bir taslak oluştuysa malların grafiklerini inceleyelim.

biber

1995 yılından sonra ihracatta ve ithalatta gözle görülür bir düşüş yaşanırken 1999 yılından itibaren biber ithalatı istikrarlı bir yükseliş sağlamıştır. buna bağlı olarak 2005 yılında ithalat ve ihracat 5.3 milyon dolar olarak nötr kalmışlardır. türkiye 2005 yılından itibaren biber ihtiyacını kendi karşılayamadığı için biber ithal etmeye başlamıştır. 2005 yılından beridir istikrarlı bir şekilde yükselen biberde dışa bağımlılığın devam edeceğini düşünüyorum.

yakın bir zamanda çıkan bir haber: https://tr.sputniknews.com/…ar-kirmizi-biber-ithal/

türkiye 2012 yılından 2016 yılına kadar biber üretimini %20 arttırsa da biber açığını kapatamamıştır.

kaynak: http://www.uib.org.tr/tr/kbfile/biber-raporu-2017

patates

patateste yer yer ithalat ve ihracat aynı olsa da yakın zamanda patatesin fiyat istikrarsızlığı ve stok haberleri fiyatının artmasına sebep oldu buna ek olarak yıllardır patates ihraç eden türkiye, suriye'den patates ithal etti. kaynak aşağıdadır.

kaynak: https://www.dunya.com/…n-neden-ithalat-yapti/421111


soğan

grafiğimizde soğanı ihraç ettiğimiz görünüyor. son yıllarda soğan ihracatındaki düşüşü ve ithalattaki artışı göz önünde bulundurursak soğanda da dışa bağımlı hale gelmemiz mümkün. fiyat istikrarını merkez bankası yerine zabıtayla sağlamaya çalışırsak ihraç ürünümüzü de ithal etmeye başlarız. hatta birkaç hafta önce soğan ithalatının önü açıldı. %49.5 olan gümrük vergisi kaldırıldı. kaynak aşağıdadır.

kaynak: https://tr.sputniknews.com/…ruk-vergisi-sifirlandi/

peki biz neden soğan ithal eder hale geldik?

artan nüfusumuzdan dolayı soğan iç piyasadaki talebi karşılayamamış. soğan üretimi 2001 yılından 2017 yılına kadar neredeyse aynı kalmış, hiç değişmemiş. siyaseti, iklim koşulları vs gibi olayları görmezden gelirsek şu sonuca varabiliriz. soğan belli kişilerin ürettiği bir şey. ya tarım sektörüne yatırım yapılmıyor ve bu yüzden verimlilik çok az ya da sektörde rekabet olmadığı için sektöre yeni girişler olmuyor bu yüzden üretimi sadece belli kişiler yapıyor.

kaynak: tüik (sebzelerin üretim miktarları (seçilmiş ürünlerde))

domates

2015 yılında rus uçağının düşmesiyle adını sıkça duyduğumuz domates açık ara ihracattan en çok para kazandığımız ürünlerden.

grafiği incelersek rusya ile yaşanan süreçten sonra epeyce bir düşüş kaydeden domates ithalatı fazlasıyla artmış. tablodan bunu rahatlıkla görebiliriz. belki şimdi değil ama orta vadeli düşündüğümüz zaman bu gidişle domateste dışa bağımlı hale gelebiliriz.

peki domates üretimi ne durumda?

domates üretimi tüik verilerine göre 2011 senesinden 2017 senesine kadar pek değişmemiş. bu da aslında belli kişilerin ve belli kapasitedeki şirketlerin üretim yaptığını gösterir. yani sektöre pek bir giriş olmamış. bu durumda domatesi üreten kişi sayısı bellidir. bu varsayımı iklim koşulları ve siyaseti görmezden gelerek yapıyoruz.

kaynak: tüik. sebzelerin üretim miktarları (seçilmiş ürünlerde)

çay

açıkçası en çok şaşırdığım ürünlerden birisidir. iç talebin çok fazla olduğunu biliyorum fakat ülkenin çay üretiminin ülkenin ihtiyacını karşıladığını düşünüyordum. tablodan ve grafikten göründüğü kadarıyla çaya epeyce para harcıyoruz. buna ek olarak çayda maalesef dışa bağımlıyız ve bu yıllardır hiç değişmemiş. son yıllarda çay ihracatı çok artmasına rağmen bununla birlikte ithalat da fazlasıyla artmıştır.

çay ithalatıyla ilgili haber: "tarım ve orman bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuşan ak parti giresun milletvekili cemal öztürk, çay ekim alanları artmazsa türkiye'nin 2023 yılına doğru çay ithal etmek zorunda kalacağını söyledi."

kaynak: https://www.sozcu.com.tr/…-zorunda-kalacak-2743330/

buğday

yıllardır tartıştığımız buğdaya geldi sıra. açıkçası biz buğday ürünlerini fazlasıyla tüketen bir toplumuz, bu yeni bir şey değil. çok dikkatimi çekti buna rağmen yıllarca buğday ithalatı ve ihracatı neredeyse birbirine denk gitmiş fakat 2006 yılından sonra ithalatta çok büyük bir sıçrama olmuş. tahıl ambarı dediğimiz türkiye maalesef şu an buğday konusunda çok sıkıntı çektiği ortada. son yıllarda buğday ithalatı azalmasına rağmen ihracat yerinde saymaya devam etmiş bu da buğdayın sadece iç pazardaki talebi karşıladığının bir göstergesi.

2006 yılında yaşanan ithalat patlaması için ayrıntılı haber: http://www.hurriyet.com.tr/…ay-ithal-edecek-7641903

peki buğday üretimi ne alemde?


tüik verilerine göre türkiye 2001-2017 arasında neredeyse hep aynı üretimi yapmış. bu da buğday sektörüne kimsenin girmediğinin ve bu sektörün yeterli derecede desteklenmediğini gösterir.

şimdi bana diyeceksiniz ki "biz üçüncü dünya ülkesi miyiz tarım ürünü ihraç edelim?" çok haklısınız.

aşağıdaki görsel türkiye'deki tarım sektörünün gayri safi milli gelir içindeki payını göstermektedir:

kaynak: https://www.theglobaleconomy.com/…e_of_agriculture/

gelişmiş ülkelerde tarım neredeyse %1 ya da %1'in altında. biz tarım sektörünün payını maalesef düşürememişiz. peki bu neyin göstergesi? bu tarım sektörünün gelişmediğinin göstergesi (teknoloji ve verimlilik). son 10 seneye baktığımızda bu oran hiç değişmemiş.

şimdi diyeceksiniz ki tarımı geliştiremedik ama imalat sanayimizin payını arttırdık. üzgünüm, imalat sanayimizin payı 19 senedir aynı. biz kaynaklarımızın büyük bir kısmını sadece inşaata ve gayrimenkul faaliyetlerine aktardık. aşağıdaki görsel bu dediğimi destekler niteliktedir. veri tüik'den alınmıştır.


sonuç: göründüğü kadarıyla bu yazı malumun ilamı oldu

ben sadece bir örneklem alarak analiz yaptım. onlarca tarım ürününün verilerini toplamak çok vakit alırdı. fakat hepimiz biliyoruz ki sadece sebze değil onlarca gıda ürününde şu an dışa bağımlı hale geldik. bunu en azından fiyatlardan anlayabiliyoruz.

"bizi tarımda dışa bağımlı hale getirdiniz" diyen insanların ne kadar haklı olduğunu rakamlarla göstermiş olduk. ülkenin son yıllardaki kaynaklarının nereye ayrıldığını ve tarımda ihraç eden konumdayken nasıl dışa bağımlı hale geldiğimizi gördük. "çiftçi üretimini bu kadar arttırdı, domates, buğday vb tarım ürünlerinde verimlilik çok arttı" diyenlerin aslında nasıl yüzümüze baka baka yalan söylediklerini gördük. onlar inkâr ede dursun şöyle bir gerçek var ki rakamlar asla yalan söylemez.

en kısa zamanda; hayvancılıkta kendine yeten bir ülkeyken nasıl dışa bağımlı hale geldiğimizi inceleyeceğiz. cumhuriyet dönemi kazanımlarından olan şeker fabrikaları fiyaskosunu inceleyeceğiz. cumhuriyet dönemi ekonomi tarihini ayrıntılı inceleyeceğiz. türkiye varlık fonu gerçeklerini konuşacağız. petrolün bitmesi durumunda türkiye'yi bekleyen en büyük ekonomik krizi tartışacağız.

ekleme: hizmet sektörünü sormuş olabilirsiniz okurken. bir ülke gelişirken tarımdan sanayiye geçiş olur daha sonra da hizmet sektörü geliştirilmeye başlanır. hatta bunu savunan bir ders kitabı size tavsiye edeyim: todaro and smith, economic development. bugün çin'de öncelikli olarak imalat sanayiye yöneldi ve sanayinin milli gelirdeki payını %41'e kadar çıkarttı.

not: grafikler ve tablolar kendi çalışmam olup veriler https://atlas.media.mit.edu/en/visualize/tree_map/ adresinden alınmıştır.

Ekmeğini Topraktan Çıkaran Bir Çiftçiden: Türkiye'de Tarım Nasıl Çökme Noktasına Geldi?

Türkiye'de Muazzam Paraların Gömüldüğü İnşaat Sektörünün 15 Yıllık Detaylı Analizi