The Sopranos'un Hayat Dersi Niteliğindeki 3. Sezon 6. Bölümü: University

Dizinin her bölümü nefis ama bazı bölümler bunun bile üzerine çıkabiliyor. University, tam da böyle bir bölüm.
The Sopranos'un Hayat Dersi Niteliğindeki 3. Sezon 6. Bölümü: University

the sopranos hayranları olarak dizinin her bir bölümünün sinema tadında olduğunu biliyoruz. fakat bazı bölümler var ki insanda bıraktığı duygu ve düşüncelerin tarifi mümkün değil. beni duygudan duyguya sürükleyen böylesi bölümlerden biri de "university" isimli 3. sezonun 6. bölümü oldu. bu bölümde bir kez daha görmüş olduk ki dert dediğimiz mevzu gerçekten göreceli. kimine rahat batar; kimi de rahatın yanına bile yaklaşamaz.

Uyarı: Spoiler içerir.

bu bölümde iki karakter üzerinden insanların nelerle uğraşıp nelere üzüldüğünü görüp hem istemsizce güler hem de tuhaf bir şekilde ürpeririz.

tony soprano'nun kızı meadow'un üniversiteden oda arkadaşı derin bir depresyona girmiştir. 1932 yapımı freaks filmini izledikten sonra keyfi kaçmış filmde gördüğü engelli karakterler canını sıkmıştır. bu insanların bu şekilde sirkte çalıştırılması onu derinden yaralamıştır!

meadow'un oda arkadaşı bu tarz sıkıntılar yaşarken; tony soprano'nun işlettiği striptiz barında çalışan daha yirmi yaşındaki tracee ise babasız kızıyla yaşam mücadelesi vermektedir. çalıştığı barda yalnızca striptiz yapmamakta aynı zamanda daha çok para kazanmak amacıyla "vip" odalarına girebilmek için barın korumasına 50 dolar rüşvet verip sonrasında da sakso çekmek zorunda kalır.


bu arada, meadow'un oda arkadaşı perişan haldedir. bir erkek arkadaşı yoktur ve kendini çok yalnız hissetmektedir. meadow'un ilişkisini kıskanmakta ve stres içerisinde arada bir saçlarını yolmaktadır.

tracee ise sopranos ailesinin yakını ralph'den hamile kaldığını iddia eder. tabi hamile kalması çalışmasına engel değildir. özel odalarda bir polis memuruna oral seks yaparken bir taraftan da ralph onu arkadan becermektedir.

meadow'un oda arkadaşı peki bu sırada ne durumdadır. sormayın halini. sokakta gördüğü evsiz bir siyahi kadın sinirlerini altüst eder. hele de evsiz kadının kıçının arasına sıkışmış gazete kağıdını görmesin. ne yapacağını şaşırıp olduğu yerde ağlamaya başlar.

tracee bara uğramaz olmuş ralph'in gizli evinde onunla vakit geçirmektedir. tek hayali ralph'in ona ve karnındaki çocuğa sahip çıkmasıdır. ralph'in ise buna hiç niyeti yoktur. işe gelmediği için silvio dante, tracee'yi ralph'in evinden alır ve kızı bir güzel döver. ralph bu durumda ne yapar peki? ne yapacak, keyifle kahkaha atar.


meadow'un oda arkadaşı kendine gelir gibi olurken bu sefer meadow depresyona girer. çünkü çok sevdiği sevgilisi ondan ayrılmak istediğini söylemiştir.

tracee de ralph'e yüz vermez. ralph buna şaşırır ve ne olduğunu sorar. tracee de ona, adam olmadığını söyler ve aralarında tartışma çıkınca ralph'e tokat atar. bunun üzerine ralph, tracee'yi tekme tokat dövmeye başlar. öyle kötü döver ki daha yirmi yaşında olan tracee, patlamış bir kanalizasyon borusunun hemen yanında pisliklerin içinde ölüverir.

hayat böyle bir şeydir işte

kimi meadow ve arkadaşı gibi sıcacık yataklarında boktan problemleri yüzünden göz yaşı dökerken; kimi de bokların içinde akla hayale bile gelmeyecek dertlerle can verir.