Tüm Zamanların En Önemli Rus Bestecilerinden Çaykovski'nin Yaşam Öyküsü

Günümüz klasik müzik repertuarında yer alan en popüler konser ve gösteri müziklerini yazan Rus besteci Pyotr İlyiç Çaykovski (7 Mayıs 1840-6 Kasım 1893) kimdir, kısaca hayatı nasıldır ve önemli eserleri nelerdir diyorsanız doğru yerdesiniz.
Tüm Zamanların En Önemli Rus Bestecilerinden Çaykovski'nin Yaşam Öyküsü

tüm zamanların en popüler rus bestecilerinden olan çaykovski, 25 nisan (7 mayıs) 1840'ta, votkinsk, rusya'da doğmuştur ve 25 ekim (6 kasım) 1893'de, st. petersburg'da ölmüştür. müziği, istisnasız her biri derin bir duygusal tepki uyandıran, zevkli ve açık yürekli melodileri, etkileyici armonileri ile renkli ve pitoresk düzenlemeleri sayesinde bütün uluslardaki insanlar için her zaman büyük çekiciliğe sahip olmuştur. 7 senfoni, 11 opera, 3 bale, 5 suit, 3 piyano konçertosu, 1 keman konçertosu, 11 uvertür, 4 kantat, 20 koro eseri, 3 yaylı çalgılar dörtlüsü, bir altılı çalgılar dörtlüsü ve 100'den fazla şarkı ve piyano eserleri üretmiştir.

erken yılları

çaykovski, kamsko-votkinsk metal işleri müdürü ilya çaykovski'nin ve bir fransız göçmeni olan alexandra assier'in hayatta kalan altı çocuğunun ikincisiydi. çocukluğundan itibaren müziğe açıkça ilgi duyuyordu ve ilk müzikal izlenimlerini, aile evindeki bir orkestrinden sağladı. dört yaşındayken, kız kardeşi alexandra ile birlikte bir kompozisyon çalma girişiminde bulundu. 1845'te yerel bir öğretmenden piyano dersleri almaya başladı ve fryderyk chopin’in mazurkalarıyla ve friedrich kalkbrenner'in piyano parçalarıyla tanıştı. o zamanlar rus kurumlarında müzik eğitimi verilemediğinden çaykovski’nin ailesi, oğullarının müzikal bir kariyer yapabileceğine ihtimal vermemişti. bunun yerine, kamu hizmetinde bir kariyer için yetiştirmeyi seçtiler.

O yılların Rusya'sına dair bir çizim.

1850'de çaykovski, dokuz yıl geçireceği, erkekler için yatılı bir okul olan st. petersburg'daki prestijli imparatorluk hukuk okuluna girdi. akranları arasında popüler, çalışkan ve başarılı bir öğrenci olduğunu kanıtladı. aynı zamanda çaykovski bu erkek-erkek ortamında, okul arkadaşlarının birçoğu ile yoğun duygusal bağlar da kurdu.

1854 yılında annesi kolera hastalığına yakalandı ve öldü. pyotr'ın okuldaki son yıllarında babası, nihayet oğlunun yeteneğini kabul etti ve profesyonel öğretmen rudolph kündinger’i, ona piyano dersleri vermesi için davet etti. 17 yaşında çaykovski, müzikal yeteneklerini takdir eden ilk kişi olan italyan luigi piccioli'nin etkisi altına girdi ve italyan müziğine ömür boyu süren bir tutku edindi. wolfgang amadeus mozart’ın don giovanni’si, müzikal zevkini derinden etkileyen başka bir ilham kaynağıydı. 1861 yazında ilk kez rusya dışına seyahat etti, almanya, fransa ve ingiltere'ye gitti ve o yılın ekim ayında yeni kurulan rus müzik topluluğu tarafından sunulan müzik derslerine katılmaya başladı. petersburg konservatuvarı bir sonraki sonbaharda açıldığında, çaykovski okulun ilk öğrencileri arasındaydı. hayatını müziğe adama kararını verdikten sonra, memur olarak çalıştığı adalet bakanlığı'ndan istifa etti.

çaykovski, yaklaşık üç yılını st. petersburg konservatuvarı'nda geçirdi, nikolay zaremba ile ahenk ve kontrpuan üzerine ve anton rubinstein ile kompozisyon ve enstrümantasyon üzerine çalıştı. en eski orkestra çalışmaları arasında, dramatik müzikteki olgun bir girişim olan the storm (1864'te oluşturuldu) isimli bir uvertürü vardı. genç johann strauss ii, tchaikovsky’nin karakteristik danslarına, 1865 yılında, st. petersburg yakınlarındaki pavlovsk'ta düzenlediği bir konserde yer verdi ve böylece çalışmaları ilk kez halka açık bir performansta sergilenmiş oldu.


orta yılları

aralık 1865'te mezun olduktan sonra çaykovski, sonradan adı moskova konservatuvarı olan rusya müzik topluluğu'nda müzik teorisini öğretmek için moskova'ya taşındı. öğretmenliği ilk başlarda zor buluyordu, ancak ona pozisyonu teklif eden nikolay rubinstein'la olan dostluğu, bu işi eğlenceli hale getirmeye yardımcı olmuştu. çaykovski beş yıl içinde ilk senfonisi olan symphony no. 1 in g minor'u (1866; winter daydreams) ve ilk operası olan the voyevoda'yı (1868) üretti.

1868'de çaykovski, evlenmeyi düşündüğü bir belçika mezzo sopranosu olan désirée artôt ile tanıştı, ancak nişanları hüsranla sonuçlandı. voyevoda operası, çaykovski’nin müziğinin kozmopolitizmini hiç takdir etmeyen, etkileyici bir milliyetçi rus besteci topluluğu olan the five (the russian five) tarafından dahi takdir edildi. 1869'da çaykovski, shakespeare’in oyununun dramatik yapısını yansıtmak için sonat formunu zarif bir şekilde müziğe uyarladığı romeo ve juliet'i tamamladı. nikolay rubinstein ertesi yıl bu çalışmaya rehberlik etti ve sonunda standart uluslararası klasik repertuarda yer alan tchaikovsky’nin kompozisyonlarının ilki oldu.

Tchaikovsky - Romeo & Juliet 


1871 mart'ında moskova’nın soylularından oluşan izleyiciler, çaykovski'nin string quartet no. 1'inin başarılı performansına tanıklık ettiler ve 1872’de, the oprichnik adlı bir diğer operasını tamamladı. yaz aylarını kız kardeşinin ukrayna'daki mülkünde geçirirken 1872 yılında, sonradan tamamladığı symphony no. 2 in c minor (the little russian) üzerinde çalışmaya başladı. oprichnik, ilk olarak 1874 nisan'ında st. petersburg'daki maryinsky tiyatrosu'nda sahnelendi. ilk başarısına rağmen bu opera, eleştirmenleri başta ikna etmemişti. bir sonraki operası, daha sonra cherevichki (1885; the little shoes) olarak revize edilen vakula the smith (1874) de benzer şekilde sahnelendi. ilk operalarında çaykovski, yaratıcı tutkusu ile devam eden çalışmalarının, eleştirel olarak değerlendirilmesi ile öne çıkıyordu. enstrümental çalışmaları, itibarını iyice arttırmaya başladı ve 1874’ün sonunda çaykovski, rubinstein’ın kompozitörlük teklifini reddine rağmen, şöhrete yönelik bir eser olan no. 1 in b-flat minor piyano konçertosunu besteledi. konçerto, 1875 ekim'inde boston'daki bir konserde başarılı bir şekilde hans von bülow tarafından sahnelendi. 1875 yazında tchaikovsky, symphony no. 3 in d major'u besteledi ve rusya'da, neredeyse anında beğeni topladı.

Tchaikovsky : Symphony No.3 in D major, Op.29 "Polish"


şöhret yılları

1875'in sonunda çaykovski, avrupa'ya seyahat etmek için rusya'dan ayrıldı. paris, opéra-comique'de georges bizet’nin carmen performansından çok etkilendi; buna karşılık, 1876 yazında almanya'nın bayreuth kentindeki festivale katılan richard wagner'e karşı, soğukluk hissetti. 1876 kasım'ında, üzerinde çalışırken kendisini özellikle memnun hissettiği bir eser olan francesca da rimini'ye son rötuşları yaptı. o yılın başlarında çaykovski, ünlü bale üçlemesinden ilki olan swan lake'in (kuğu gölü balesi) kompozisyonunu tamamlamıştı. balenin prömiyeri 20 şubat 1877'de gerçekleşti, ancak kötü sahneleme ve koreografi nedeniyle bir başarı elde edemedi ve kısa süre sonra repertuardan çıkarıldı.

çaykovski’nin müziğinin rusya içinde ve dışında artan popülaritesi, kaçınılmaz olarak kendisine ve kişisel hayatına duyulan bir ilgiye de yol açtı. her ne kadar eşcinsellik rusya’da resmen yasadışı olsa da, yetkililer üst sınıflar arasında buna göz yumabiliyorlardı. ancak sosyal ve ailevi baskılar ve özellikle küçük kardeşi modest'in de aynı cinsel eğilimleri sergilemesinden duyduğu rahatsızlıktan ötürü çaykovski, 1877 yazında, kendisine aşık genç ve saf bir müzik öğrencisi olan antonina milyukova ile evlenme kararı verdi. çaykovski’nin eşcinselliği, çiftler arasında neredeyse tam bir uyumsuzluk ile birleşince, evlilik felaketle sonuçlandı. birkaç hafta içinde yurt dışına kaçtı ve bir daha asla karısıyla yaşamadı. bu deneyim çaykovski'yi, sosyal sözleşmelerle saygınlık bulamayacağını ve cinsel yöneliminin değiştirilemediğini fark etmeye zorladı. 13 şubat 1878'de, erkek kardeşi anatoly'ye, floransa'dan yazdı: "ancak şimdi, özellikle evlilik adını verdiğimiz hikayemden sonra, nihayet, kendi doğam olanı inkar edip, onu olmak istememekten ve ona karşı yüzmekten daha anlamsız bir şey olmadığını anlamaya başladım."

1876 yılı, çaykovski ile zengin bir demiryolu işletmecisinin dulu olan nadezhda von meck arasında gelişen olağanüstü ilişkinin başlangıcıydı; sonraki 14 yıl boyunca bu ilişki, her ikisinin de yaşamlarının önemli bir parçası oldu. çalışmalarının büyük bir hayranı olan nadezhda, çaykovski'nin patroniçesi oldu ve ona düzenli bir aylık ödenek sağladı. bu durum çaykovski'nin, 1878'de konservatuvardan istifa etmesine neden oldu ve kendisini müzik bestelemeye adamasına olanak sağladı. artık kışları avrupa'da geçirmeyi ve her yaz rusya'ya dönmeyi göze alabilirdi. çaykovski ve nadezdha neredeyse hiçbir zaman yüz yüze görüşmemelerine rağmen, oldukça fazla bir şekilde yazışmalar yaptılar. bu yazışmalarda, siyaset ya da ideoloji ile başlayan ve yaratıcılığın psikolojisi, dini inanç ve sevginin doğası gibi konularla biten geniş bir yelpazedeki konularda görüşlerini açıkça birbirlerine belirttiler.

Çaykovski ve Nadezhda Von Meck

çaykovski’nin moskova’dan ayrılmasından sonraki dönem oldukça yaratıcı bir şekilde verimli geçti. 1878'in başlarında en ünlü kompozisyonlarından bazılarını bitirdi (eugene onegin, the symphony no. 4 in f minor ve violin concerto in d major.) aralık 1878 - ağustos 1879 arasında, özellikle iyi karşılanmayan the maid of orleans operası üzerinde çalıştı. gelecek 10 yılda tchaikovsky, mazepa (1883; aleksandr sergeyeviç puşkin’in poltava’sı) ve the enchantress (1887) operalarını ve manfred (1885) ile symphony no. 5 in e minor (1888) senfonilerini besteledi. bu dönemin diğer önemli eserleri arasında serenade for strings in c major, opus 48 (1880), capriccio italien (1880), ve 1812 overture (1880) vardır.

son yılları

1885'in başlangıcında, yurt dışı seyahatlerinden bıkan çaykovski, moskova dışında yer alan klin civarında kiralık tuttuğu bir kır evine yerleşti. kır evinde sürekli okuma, sabahları ormanda yürüyüş, öğleden sonraları besteleme ve akşamları arkadaşlarıyla piyano düeti çalma gibi düzenli bir günlük rutini uyguladı. 1887 yılının ocak ayında, uzun süredir düzenlemesiyle uğraştığı operası cherevichki’nin galasına katıldı. aynı yılın aralık ayının sonunda, bir şef olarak leipzig, berlin, prag, hamburg, paris ve londra'yı içeren ilk avrupa konser turnesine başladı. büyük başarı sağladı ve 1889'da ikinci bir tura çıktı. ekim 1888 ve ağustos 1889 yılları arasında, ikinci balesi olan the sleeping beauty'yi besteledi. 1890 kışında floransa'dayken çaykovski, sadece 44 günde yazılmış olan ve en iyi operalarından biri olarak kabul edilen, kendisinin üçüncü puşkin operası olan maça kızı'na odaklandı. daha sonra çaykovski, nadezhda von meck tarafından, patroniçenin iflasa yakın olduğu ve ödeneğine devam edemeyeceği konusunda bilgilendirildi. bunu, çaykovski'nin büyük ölçüde üzüntü duymasına neden olan, aralarındaki yazışmalarının kesilmesi izlemiştir.

1891 baharında çaykovski, new york'ta carnegie hall'un açılışı vesilesiyle amerika birleşik devletleri'ne davet edildi. new york'a gelmeden evvel, önce baltimore ve philadelphia'da, sonra da new york'ta coşkulu kalabalığa konser ziyafetleri sundu. rusya'ya döndükten sonra, sahne için son iki kompozisyonunu tamamladı (bir perdelik iolanta (1891) ve iki perdelik bale nutcracker (fındıkkıran) (1892)). 1893 yılının şubat ayında, en ünlü şaheseri olacak olan symphony no. 6 in b minor (pathetique) üzerinde çalışmaya başladı. pathétique eserini, son yıllarında sevgisinin bir nesnesi haline gelen yeğeni vladimir davydov'a ithaf etti. avrupa ve amerika turları ile tüm dünyaya sunduğu yeteneği, haziran 1893'te cambridge üniversitesi'nden aldığı fahri doktora unvanı ile resmileşti.

16 ekim'de çaykovski, yeni senfonisinin (pathetique) prömiyerini st. petersburg'da gerçekleştirdi. izleyicilerden gelen karışık tepkiler, çaykovski'nin, bu senfoninin en iyi eserleri arasında olduğu inancını asla etkilememiştir. 21 ekim'de çaykovski aniden hastalandı ve kendisine st. petersburg'da yaygın bir salgın olan kolera teşhisi kondu. çaykovski'yi kurtarmak için girişilen tüm tıbbi çabalara rağmen, dört gün sonra hastalıktan kaynaklanan komplikasyonlardan ötürü öldü. 20. yüzyılın sonlarında biyografilerinin yazılımaya başlanmasıyla, olası intiharı ile ilgili bazı söylentiler dolaşıyordu, ancak bu iddialar belge kanıtlarıyla desteklenmemektedir.


mirası

20. yüzyılın çoğu bölümünde eleştirmenler, çaykovski’nin hayatı ve müziğiyle ilgili rus müzisyen tarzını ziyadesiyle milliyetçi olarak sergilediğini belirtip kendisine haksızlık ederek şiddetli açıklamalarıyla ona saldırdılar. ancak sovyetler birliği'nde, hiçbir olumsuz eleştiriye uğramadan müzikte resmi bir sembol oldu ve kişiliği hakkında derinlemesine bir yorum yapılmadı. ancak avrupa ve kuzey amerika'da, çaykovski sık sık cinselliği temelinde yargılandı ve müziği, sapkınlığının tezahürü olarak yorumlandı. hayatı sürekli bir duygusal kargaşa; karakteri hastalıklı, histerik veya suçlu biri olarak tasvir edildi ve eserleri kaba, duygusal ve hatta patolojik ilan edildi. bu yorum, onlarca yıl boyunca eşcinselliğe dair yansıtılan algının sonucuydu. 21. yüzyılın başında, çaykovski’nin yazışmalarının ve günlüklerinin nihayet sansürsüz formda bilgi edinebilir olmasıyla sağlanan incelemeler, bu geleneksel tasvirin temelde yanlış olduğunu gösteriyordu. arşiv materyallerinin belirttiği gibi, çaykovski zor da olsa zamanının sosyal gerçekliklerine uyum sağlamıştı. bazı teorisyenlerin iddia ettiği gibi, özellikle nevrotik olduğuna veya müziğinin kodlanmış mesajlar içerdiğine inanmak için hiçbir neden kalmamıştı.

çaykovski'nin sanatsal felsefesi, “duygusal ilerleme” olarak adlandırılabilecek şeye öncelik veriyordu; yani, katarsisin öngörülmesi ve nihayetinde sağlanmasıyla birlikte, halkla derhal bir ilişki kurulmasına. çaykovski'nin müziği asla entelektüel bir derinlik iddiasında değildir, insan kalbinin mutluluklarını, sevinçlerini ve üzüntülerini çarpıcı ve keskin bir samimiyetle aktarır. incelikle yüce olanı (sevgiyi) sentezleme çabasında olan çaykovski, ayrıca daha sonraki rus müziğinin sembolizminde ve rus modernizm kültüründe öne çıkan bir mihenk taşı (denek taşı) oldu.

Tchaikovsky - Symphony No. 1 in G minor


çaykovski, karakteristik rus romantizminin lider üssü idi. modest mussorgsky ve nikolay rimsky-korsakov gibi milliyetçi besteciler kadar gösterişli olmasa da, çaykovski açıkça rus halk müziğinden etkilenmişti ve eserleri için halk müziğini ilham kaynağı olarak kullanmaktaydı. rus doğumlu besteci igor stravinsky'nin sözleriyle, “çaykovski, farkında olmadan ırkımızın gerçek popüler kaynaklarından güzellikleri çıkarıp bize sundu.”

ilk büyük rus senfonisti olan çaykovski, melodi ve orkestrasyona özel bir ilerleme sağladı. en iyi çalışmalarında, müzikal temaların altını çizen güçlü melodiler, formel olarak yenilikçi kompozisyonlarla uyumlulaştırılmıştır. enstrümanları becerikli bir şekilde kullanması, eserlerinin çoğunun karakteristik özelliklerine göre kolayca tanınmasını sağlar. çaykovski, öncelikle enstrümental müziğin ustası olarak mükemmelleşti. konu ve tarz olarak eklektik olan operaları ise, eugene onegin ve maça kızı hariç batı'da pek fazla takdir görmez. her ne kadar operalarının çoğu sınırlı başarı sağladıysa da çaykovski, baleyi, sahnelenmiş bir müzikal drama haline dönüştürmekte oldukça başarılı olduğunu kanıtladı ve böylelikle türünde devrim yaratmış oldu.

dahası çaykovski baleye, baleyi senfonik müzik seviyesine yükselten bir tasarım bütünlüğü getirdi. bu amaçla, seleflerinin balelerindeki daha rastgele veya dekoratif düzenden farklı olarak, kümülatif bir amaç duygusu yaratmak için anahtarların düzenli kullanımıyla art arda danslar düzenledi. melodi'nin dansa nasıl katılabileceği konusundaki özel anlayışı, balelerine, dünya tiyatrolarında benzersiz bir yer sağladı. bu tasarımın etkisi, sergey prokofiev ve aram khachaturian'ın balelerinde belirgindir.

çaykovski’nin senfonik şiirleri, franz liszt'in başlattığı tek hareketli programatik çalışmalardaki gelişimin bir parçası ve türü olan, anlamlı ve stilistik özelliklerin gamını kullanır. bir uçta, fatum (1868), modernist bir ifade ile sanatta serbestliği, özgürlüğü gösterir. diğer uçta ise, tutkulu romantizmin sonat formunun zorluklarıyla dengelendiği romeo ve juliet'in klasik duruşu vardır. çaykovski, second string quartet in f major'deki scherzolarına ortodoksluktan uzak bir ölçü sunarak ve finaldeki anahtar hassasiyetini esneterek oda müziğinin dar duvarlarını da kırdı. yenilikçiliği, en çok string sextet olarak bestelediği eser olan souvenir de florence'da (1890) belirgindir.

çaykovski'nin solo piyano müziğine yaklaşımı ise, çoğunlukla geleneksel kaldı. ünlü the seasons eserinde olduğu gibi, genellikle gruplar halinde düzenlenmiş betimleyici başlıkları olan salon parçaları besteledi.

Tchaikovsky: The Seasons, Op.37a (Primakov, Pletnev)


çaykovski, rakipleri olan the russian five'ın çalışmalarında çok belirgin haldeki rus milliyetçi eğilimleri ile konservatuvar eğitiminin cesaretlendirdiği kozmopolit duruş arasında bir yol açtı ve bağlantı kurdu. hem bir rus milliyetçisiydi, hem de teknik beceriye sahip bir batılılaştırıcıydı. son üç senfonisiyle birlikte şahsi damgasını, 19. yüzyılın sonlarında senfoni üzerine vurdu. gustav mahler'i, sergey rahmaninov'u ve dmitri şostakoviç'i etkilemiştir ve onlar da kendi öznellikleri ile çaykovski'nin sanata yapmak istediği etkiyi geliştirmişlerdir.

Büyük Yazar Jack London'ın, Kitapları Gibi Macera Dolu Hayat Öyküsü

Bilim Kurgu İlahı Philip K. Dick'in, Eserlerini de Etkilemiş Olan Sıradışı Yaşam Öyküsü