Turizm veya Şehirlerarası İşletmek İçin Otobüs Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ağır vasıtalarla oldukça haşır neşir olan bir Ekşi Sözlük yazarı, yatırım için otobüs satın almak isteyenlere altın niteliğinde tavsiyeler vermiş.
Turizm veya Şehirlerarası İşletmek İçin Otobüs Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

öncelikle şunu söyleyeyim; bizim geçenlerde yozgat'tan bir arkadaşa aldığımız 2014 model bir travego'ya bir milyon dört yüz bin verdik. piyasa bu şekilde şu sıralar ve fiyatların yükseleceğinden kesinlikle şüpheniz olmasın. öyle bir hale geldi ki ortam, otobüsü alıp evin önünde yatırsanız ve sezonda satsanız yine kâr edersiniz. hatta az biraz elden geçirdiğiniz otobüsten çok daha fazla kâr elde edersiniz. şimdi bu arabayı satmaya kalksalar en az 1.800.000 tl yazacaklar. maalesef durum böyle oldu. piyasaya 2014 model altında girerseniz maalesef pek bir şey yapamazsınız. kurumsal firmalar yüksek oranda 2015 ve üstü tercih ediyorlar.


otobüs almaya karar vermeden önce nerede çalıştıracaksınız ona karar vermeniz ve mümkünse işi önceden ayarlamanız gerekir

keyfe keder gidip otobüs alırsanız eğer elinizde patlayabilir. krediyle falan almaya kesinlikle kalkmayın. hatta bundan da önce sağlam ve güvenilir bir şoför bulmanız gerekecektir. otobüslerin yaptığı arızalar öyle basit arızalar değildir ve örneğin bir motorun yapılması yüzbin lirayı rahat bulabilir. arabayı düzgün sürmeyen acemi bir şoför başınıza büyük dertler açabilir. rotarder kazanı patlatır, volant bozar, lastik yarar vs. inanın bana bir otobüsü kullanmak çok kolay fakat yönetmek çok ama çok zordur. direksiyona oturmak en son iştir ve şoför örneğin sabahları hava tüplerinin sularını boşaltması gerekir. boşaltmaz ise bir süre sonra kapı beyinlerinden tutun, havayla çalışan tüm parçalar tek tek bozulur. yağı kontrol eder, adblue koyar, hava dolmadan imdat salmaz. örneğin basit bir takografı bile bozan şoför, size binlerce lira masraf açar. 


ocağı susuz çalıştırır ve en kötüsü otobüsü yakar. şoförün gözü yolda olduğu kadar bir gözü de otobüsün içinde olmalıdır. arkalarda koltuğu kanırtan, dondurmayla içeri binen, turistler genelde bunu yapar ki bebek bezi değiştirip kirli bezi koltuk aralarına sıkıştıran kişileri kibarca uyarması gerekir. "bana ne lan" modunda gezen çok sayıda şoför vardır. ayrıca şoförün kulağı sürekli motorda olmalıdır, kulağına gelen farklı bir seste kesinlikle otobüsü durdurup kontrol etmelidir. kısacası şoför çok önemlidir. kaldırım köşesine lastiği takıp yaran bir şoförün size açtığı masraf 10 kağıt. siz evinizde yatarken güvendiğiniz, otobüsün başına bir şey geldiğinde hemen çözüm üretebilen, gerektiğinde gömleği çıkarıp onarım yapabilen adamları bulun. fakat firmaların koyduğu boğucu kurallar, turistlere yapılan yalakalık neticesinde adamların iyice şamar oğlanına dönmesi ve ehliyet kursundan direkt olarak gelip koltuğa oturan şoförler bir hayli çoğalınca, bu usta kaptanların çoğu işi bırakıp gittiler. tanıdığım en az on kişi vardır ki ya taksi kullanıyorlar, ya tır şoförlüğü yapıyorlar ya da boş boş geziyorlar. ustaların ustası diyebileceğim bir arkadaşım var ki konyaaltı sahilinde balıkçılara olta ve kurşun satıyor arabasının arkasında. maalesef böyle oldu.

öncelikle otobüsü almadan önce şoförü buluyoruz. ardından geçiyoruz nerede çalıştıracağımız konusuna. otobüsü alınca öyle kendi kafanıza göre yolcu taşıyıp gezi düzenleyemezsiniz. serbest çalışırım olayı yok bu piyasada. belirli yetki belgeleri lazım ki bunları firmalardan kiralayabilirsiniz. kiralasanız bile size piyasada çok iş yaptırmazlar. örneğin bir belediyenin çanakkale için düzenlediği gezi işini size vermezler. yıllardır o işi alan güvenilir adamları mutlaka vardır. bu demek oluyor ki mecburen arabanızı bir firmaya bağlayacaksınız.


turizm ya da şehirler arası. bu ikisinden birini seçmek zorundasınız

daha farklı iş kolları yok değil, örneğin bir firmanın ya da devlet kurumunun personel servisi işine kapağı atarsanız ömürlük kalırsınız orada ve hem arabanız eskimez hem de kazancınız stabil olur. fakat bu işler öyle kolay kolay bulunmaz. sağlam adamlarınız olacak.

turizm firmalarını seçerseniz eğer bunun da çeşitli dalları budakları vardır. sadece tur dönen ve türkiye içinde dolaşan bir turizm firmasından şoförünüz de iyi para kazanır ve iş yıllık olabilir. fakat antalya'da ya da marmaris bölgesinde kiraya verdiğiniz bir otobüs, rus turist taşır ve arabanız yorulabilir. sezon bitince de deponuzu doldurup güle güle derler. ayrıca şahıs arabası olduğunuz için ballı işlere göndermezler arabanızı ve şoförünüz de çok para kazanamaz. 

sezon başlamadan tüm firmalar otobüs arayışına girerler ve yağlı ballı geçen bir görüşme süresi sonrasında sözleşme imzalanır ve otobüs işe başlar

burada dikkat etmeniz gereken hususlar vardır, sözleşme dikkatlice incelenmelidir. örneğin motor yağı değişimi için bir gün otobüsü sanayiye bile çekmeniz o günün yevmiyesini kaybetmeniz demektir. sözleşme yaparken dikkatlice tüm detayları gözden geçirin. otobüsü kiraya verirken size gösterilen kibarlık, sezonun ortasında gösterilmez. turizmde siz çok iyi olursanız otobüsü hiç durdurmadan en kötü işlere gönderirler nasıl olsa sesiniz çıkmıyor diye. kötü olursanız da aynı şekilde. ortasını bulmanız çok önemli bu konuda.

aldığınız otobüs modelli temiz ise şehirler arası çalıştırmak mantıklı olabilir fakat bu işin de zorlukları vardır. şehirlerarası çalıştırdığınız bir otobüse üç hatta dört şoför ve muavin bulmak durumunda kalırsınız. ayrıca arabanız inanılmaz kilometreler yapabilir ve bakımları net olarak size aittir. lastik yağ değişimleri, bozulan tv'ler vesaire. yolcuya verdiğiniz ikram malzemeleri, şoförlerin gömlekleri bile sizin tarafınızdan karşılanacaktır. turizmde bu durum söz konusu değildir, bazı firmalar şoförlere verdiği gömlek parasını araç hesabından keserler fakat bazıları kesmez. anlaşmanıza bağlı. turizmde otobüsünüzde tek şoför çalışır. bir konuyu yanlış anlamayın; turizmde de otobüsün tüm teknik masrafları size aittir.

bu sebeple öncelikle koltuk düzenini önceden belirlemeniz gerekmektedir. 2+1 düzen daha çok şehirlerarası otobüsler için tercih sebebidir. 2+2'ler ise turizmde tercih edilir.

otobüsü ekspertize sokamazsınız. ikinci el aldığınız bir otobüsün birçok parçası değişmiş ya da boyanmıştır. örneğin; önü boyalı olmayan otobüs yoktur hemen hemen piyasada. bagajlar deseniz sürekli sök tak vesaire. fakat arabanın hasar durumu sorgulanmalıdır. hasar kaydı bir hayli kabarık çıkıyor ise kesinlikle o otobüs yatmış veya bir yerlere uçmuştur ve bu şekilde bir kazaya karışmış otobüs alınmaz. ciddi bir hasarı yok ise genelde bu otobüsü onarırlar çünkü. ve sonrasında asla dikiş tutmaz.

hangi otobüsü almalıyım?

turizmde genellikle alçak, şehirlerarası çalışan otobüslerde ise yüksek olanlar tercih edilir. bu işin babası mercedes travego ve tourismo'dur. 

yeni kasa travego: 


eski kasa travego:

 


yeni kasa tourismo: 


eski kasa tourismo: 


turizmde tourismo tercih edilirken, şehirlerarasında travego tercih edilir. dingilli dediğimiz daha büyük otobüsler ise genellikle doğu firmaları ya da uluslararası çalışan firmalarda tercih edilir. onlarda bagaj ihtiyacı çoktur. temsa safir alabilirsiniz fakat ikinci el piyasası bir hayli düşüktür. turizmde iyi iş yapar. man, neoplan, setra gibi otobüsler ise genellikle şehirler arası için uygundur. bu tamamen benim görüşüm fakat turizmde de yeri geldiğinde bu model otobüsler kullanılıyor.

travego 17shd:


otobüs alıyorsanız eğer az çok bu piyasanın içinde olmalısınız ya da size destek olacak birileri mutlaka vardır çevrenizde. fakat hiç anlamayıp da atılıyorsanız bu sektöre, işiniz biraz zor gibi görünebilir. otobüse parayı bağlamadan önce uzun uzun araştırın, firmalara gidin, mal sahipleri ile konuşun. bağlayacak olduğunuz para iki milyona yakın olacak çünkü.

otobüs seçerken bakılması gereken kriterler

kilometre: en önemlisi olmasa da önemli bir kriter. bir otobüs için bir milyon kilometre gayet normal sayılır. görünce "oha bu ne ya" falan demeyin. bunun düşüğünde bir şeyler bakıyorsanız zaten sıfır otobüs almaya bütçeniz yaklaşmış demektir ve seçenekler değerlendirilebilir.

motor: en önemli kriter budur. aracı satan kişinin dürüstlüğünden şüpheniz yok ise verdiği bilgiler önemlidir. motor yapıldı mı, yapılmadı mı veya kaç kilometrede yapıldı gibi soruları sorun. başta da dediğim gibi; sezon ortasında yağ kusan bir motor sizi tamamen batırır ve tüm emekleriniz boşa gider. motorun tam teşekküllü komple yapılmasının maliyeti ise yüzbin liraya yaklaşabilir. anlamıyorsanız kesinlikle bir motor ustası ile gidin otobüsü almaya. motor kaputu içinde ya da dışında yağ benekleri olmaması gerekir. motora dikkatlice bakın, içinize sinmeyen bir şey olmamalı.

bagaj ve diğer kapakları tamamen açın ve direklerde ya da bagaj tabanında çürüme var mı bakın. ayrıca ileriden bakıldığında bagajlar hizalı olmalı, yamuk yumuk bagajlar kötü bir görüntü oluşturur ve sorumsuz muavin ve şoförlerin arabada çalıştığını gösterir. motor kaputu içine bakarsanız, kasnakların sürtme izi olmaması gerekir. varsa eğer bu otobüsün arkadan kazalı olduğu anlamına gelir.

webasto sistemi kesinlikle çalışmalıdır. hemen orada test edin. kontrol panelinden tam sıcağa alıp peteklerden gelen sesleri dinleyin. petek altlarında su birikintisi olmamasına dikkat edin. en küçük bir delik yüzünden peteğin bulunduğu taraftaki bir sürü koltuk sökülür ve ciddi zaman kaybıdır.

koltuklar: özellikle koltuklar ve sehpaları sağlam olmalıdır. bir iki problem önemli değildir fakat hepsinin salkım saçak dökülmüş olması otobüsün bakımsız olduğu anlamına gelir. koltuk arkası televizyonları da açıp hepsini kontrol edin. uydu da buna dahil. özellikle uyduyu kontrol edin ki tası kırık çatlak olmasın. içine su girdiyse vay halinize.

camlar: ön camdan çatlak olması önemli değil fakat yan camlarda buhar gibi içeriden kireç lekesi olamaz. bu camın hava aldığını gösterir ve inanılmaz çirkin bir görüntüsü vardır.

hava sistemi: ağır vasıta araçlar hava kaçırabilir ve sorun teşkil etmez. fakat en kısa sürede kaçağın bulunup onarılması gerekir. bu genelde dağıtıcıdan kaynaklanır.

volant: aldığınız otobüste sabit volant var mı yok mu öğrenin. sabit değilse bir süre sonra mutlaka bozulacak ve otobüs rölantide sallanmaya başlayacaktır. daha sonra sesler gürültüler ve yolda kalış. volant onarımı uzun sürer ve pahalıdır. otobüs fabrikadan sabit volant ile gelmez, sabit olanı ne kadar sağlıklı bilmem ama kalkarken hafif titremeye alışın. fiyatı 10-15 civarı.

vites: tercihiniz kesinlikle manuel olsun. otomatik vites ikinci elde tercih edilmez. en küçük bir arızada şanzıman kendini korumaya alır ve vitese geçmez, dağın başında kalırsınız. onarım maliyeti çok yüksek olabilir.

lastikler: geldik en önemli noktaya. aldığınız otobüsün lastikleri kesinlikle kaplama olmamalı. mümkünse bir sezon sizi idare edecek lastik bulunmalı üzerinde ve buna stepne dahil. kaplama lastik yazın gümler, gümleyen lastik beraberinde birçok parçayı da götürür. o sebeple lastikler önemli. bu arada çelik jantlar siyah etiketli alcoa olursa parlatma derdiniz olmaz. mavi etikete sahip olanları sürekli parlatmak zorunda kalırsınız, yoksa kararır. fakat mavi etiketli olanlar patlatıldığı zaman siyah etiketli olanlardan daha iyi görünür. bunlara uğraşamam ben derseniz kara jant ve kapak ikilisi ile jant konusunu kapatabilirsiniz.

avadanlık: kriko, bijon anahtarı ve dolu bir alet çantası çok önemlidir. alet çantasını kimse size vermez ama kriko vs otobüste bulunmalı. daha sonra neler bulunması gerektiğini detaylıca yazacağım.

otobüsü alırken mümkünse tv ve uydu sistemlerinin kumandaları, ilk yardım çantaları, kullanım kılavuzları, yedek anahtarları vs isteyin. sonradan bunları çok ararsınız çok.

ocak: sağ bagajdan suyu doldurun, yukarı çektirin ve suyu kaynatıp bi kahve için. tüm sistem aktif olarak çalışmalı.

buzdolabı: ön ve arkada iki dolap bulunur, ikisininde çalışıp çalışmadığını kontrol edin. kapakları genelde kırık olur, yapılan şeylerdir fakat siz yine de bakın.

donanımlar: örneğin güneşlikler elektriklidir. yaptırmaya kalksanız dünyanın parası. tüm düğmeleri kontrol edin, her şeyin çalıştığından emin olun. sol camı mutlaka tam olarak açıp kapatın, kapıları test edin.

klima: klimayı devreye alın ve kompresörün sesini duyun. soğuk gelene kadar hem ön hem arka test edin.

temizlik: özellikle koltukların cam kısmında kalan aralarına bakın. tertemiz bir görüntü var ise emin olun o otobüse bakmışlardır.

yağ bakımları: araç sahibinden bu konuda bilgi alın. otobüslerin yağ değişimi öyle otomobillerin olduğu gibi değildir, bayağı tuzludur. rotarder yağı, motor yağı, filtreler, mazot filtresi vs derken bayağı bi paranız gider. yağ değişimi 45 bin kilometrede yapılır ortalama ve ona göre hesabınızı yaparsınız.


otobüsü aldığınız zaman test sürüşüne mutlaka profesyonel biri çıkmalı

arabanın temiz görünümüne aldanıp galeyana gelmeyin. rotarder, debriyaj, frenler, klima, ikas (indirme kaldırma) sistemi vs test edilmeli. vites geçişleri kusursuz, rölantide dengesizlik olmamalı. motor suyuna bakılmalı ve içerisinde yağ olup olmadığı sürüş sonrası kontrol edilmeli. direksiyonda uğultu, arabanın düz zeminde duruşunda dengesizlik var mı yok mu bakılmalı. kalkarken kesinlikle titreme olmamalı. ciddi bir hava kaçağı söz konusu olmamalı.
en önemli olanı ise en son muayene raporu istenmelidir ve hangi sebeple muayeneden kaldı ya da geçti bakılmalıdır. örneğin bizim almaya kalktığımız bir arabada, şasi çatlak sebebiyle muayenede kalmış ve orayı kaynatıp tekrar geçirmişler.

otobüs almak zorlu bir süreçtir. başka bir şehirden ilan resimlerine bakarak gittiğiniz araba tamamen haşat çıkabilir. bunlar gayet olağan şeyler. otobüsü aldıktan sonra elbette birçok masrafınız olacak. pasta cila, sağı solu kırığı çatlağı, havası yağı suyu ve en önemlisi kasko sigortası. otobüsü aldıktan sonra elinizde harcayacak paranız mutlaka olmalı. sanayi esnafına kesinlikle veresiye iş yaptırmayın, peşin paralarını verin geçin. bu altın kural size her zaman kazandırır.

sağlıcakla kalın.